ANALİZ- GAZZE'DE PLANLI KITLIK: AÇLIK BİR SAVAŞ SİLAHI, İNSANİ YARDIM ÖLÜMCÜL BİR TUZAK
İsrail güçleri, yardım konvoylarına ve un çuvalı almaya çalışan sivillere yönelik saldırılarını artırdı. Bunlar rastlantısal kayıplar değil, bilinçli hedef alma taktikleriydi.

26 Temmuz 2025 Cumartesi 11:28
BM eski Gıda Hakkı Özel Raportörü ve BM Dünya Gıda Güvenliği Komitesi’nin (CFS) Yüksek Düzeyli Uzmanlar Paneli (HLPE) üyesi Hilal Elver, Gazze’de İsrail'in açlığı savaş silahına dönüştürmesini AA Analiz için kaleme aldı.
***
Gazze Şeridi’nde sivil halka yönelik korkunç ve soykırım boyutundaki saldırının ikinci yıldönümü yaklaşırken, uluslararası hukukun ve insan haklarının sistematik biçimde yok sayıldığına ve insani hukuk prensiplerinin İsrail tarafından savaş silahına dönüştürüldüğüne tanık oluyoruz. Uluslararası ceza hukukuna göre, çatışma ve savaş anında gıda ve suya erişimi engellemek açık bir savaş suçudur. Ancak Gazze’deki kitlesel açlık _kısa sürede insan eliyle yaratılmış bir kıtlığa dönüşen bu tablo_modern çağda benzeri görülmemiş bir trajediyi temsil ediyor.
Gazze’de yalnızca gıda ve suya erişim kasıtlı olarak engellenmiyor; insani yardım da bir savaş aracına dönüştürülüyor, baskı unsuru olarak kullanılıyor ve toplu şekilde cezalandırmanın bir yöntemi haline geliyor. Krizin bu kadar görünür olması, savaş suçlarına dair güçlü ve somut kanıtların varlığı, sivillerin, özellikle kadın ve çocukların yaşadığı ağır acılar ve güçlü aktörlerin cezasızlığı, bu durumu hem insani normların çöküşünü gösteren bir sınav hem de uluslararası hukuk tarihinde eşi benzeri görülmemiş trajik bir istisna haline getiriyor.
Gazze’ye yönelik abluka ve halkın açlığa mahkum edilmesi yeni bir durum değil. Bunun uzun bir geçmişi var ve diğer çatışma kaynaklı kıtlıklarla karşılaştırıldığında çok daha karanlık bir geleceğe işaret ediyor. 2007’den bu yana Gazze, İsrail’in ablukası altında. İsrail, abluka yıllarında Gazzelileri yalnızca hayatta kalma sınırında tutacak kalori miktarını sistematik olarak hesapladı ve bu uygulamaya “Gazze Diyeti” adını verdi. Savaşın başından beri İsrail, halkın temel ihtiyaçlarına dair ayrıntılı bilgiye sahipti ve 21 ay boyunca yeterli gıda ve temiz suya erişimi bilinçli bir şekilde engellemeyi bilerek planladı.
Dünyadaki diğer çatışma alanlarından farklı olarak Gazze’de, savaş alanından kaçış mümkün değil. Bütün Gazze Şeridi bir savaş alanına dönüşmüş durumda ve 2,3 milyon Filistinlinin tamamı düşman olarak görülüyor, topluca cezalandırılıyor ve askeri hedef haline getiriliyor. İnsani yardım konvoyları, yükleriyle birlikte sınır kapılarında bekletiliyor ancak geçişlerine izin verilmiyor. Yiyecekler ise açlıktan kıvranan ailelerin gözleri önünde, bazen bir kilometreden daha yakın mesafede çürümeye terk ediliyor.
Gazze’deki bütün bu koşullar nedeniyle kıtlık hızla yayıldı; önce kuzeyde, ardından merkezde ve en nihayetinde güneyde. 2023 Aralık ayında, kış yaklaştığında, evlerin ve yerleşim alanlarının büyük kısmı yıkılmıştı. Halkın çoğu çadırlarda veya yıkıntıların arasında yiyecek, su, pişirme imkanı, ısınma ve hijyen olmadan yaşamaya çalışıyordu. Uzun süredir felaket düzeyindeki yaşam koşulları, çökmüş sağlık sistemi, düzensiz ve son derece yetersiz insani yardımların, kitlesel yetersiz beslenmeye ve yaklaşan bir kıtlığa kısa zamanda yol açtığını hep birlikte gördük.
- Bilinçli hedef alma taktikleri
İsrail, Gazze’de açlığın bir silah olarak kullanıldığına dair BM ve sivil toplum kuruluşlarının raporlarını defalarca reddetti. ABD hükümeti de açık uyarıları ve çok sayıda somut kanıtı görmezden geldi. Aylar boyunca Batılı ülkelerin çoğu Gazze için "kıtlık" veya "soykırım" kelimelerini kullanmaktan özellikle kaçındı. Açlık değerlendirmelerinde küresel otorite kabul edilen BM Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC), artan delillere rağmen faillerin siyasi baskısı nedeniyle hala Gazze’de resmi olarak kıtlık ilan edemedi. Bilimsel verilere dayanan BM Özel Raportörlerinin açıklamaları ve Uluslararası Adalet Divanı’nın "kıtlık ihtimali" uyarısı yapan çok sayıda ara kararı da dikkate alınmadı. Bunun yerine İsrail güçleri, yardım konvoylarına ve un çuvalı almaya çalışan sivillere yönelik saldırılarını artırdı. Bunlar rastlantısal kayıplar değil, bilinçli hedef alma taktikleriydi.
Günden güne kötüleşen durum en nihayetinde felakete dönüştü. 2 Mart 2025’te, ateşkesin bozulmasından sonra İsrail, tüm uluslararası insani yardımların Gazze’ye girişini durdurdu ve yalnızca kendi kontrolündeki militarize, insanlık dışı bir dağıtım sistemi üzerinden bir yardım sistemi geliştirdi. Böylece Mart 2025, zulmün yeni bir evresinin başlangıcı oldu. Yiyecek ve sudan yoksun geçen iki ayın ardından, İsrail ordusunun denetimi altında, ABD, özel şirketler ve paralı askerlerle birlikte, uzun süredir planlanan bir yapıyı hayata geçirdi: Gazze İnsani Yardım Vakfı (GHF) .
Bu yeni sistem, BM’ye ait 400’den fazla sivil dağıtım noktasını ortadan kaldırarak, özellikle seçilmiş güvenliksiz bölgelerde yalnızca dört dağıtım merkezini hayata geçirdi. İnsanlık, tarafsızlık, ayrım gözetmeme ve bağımsızlık gibi temel insani ilkeler tamamen yok sayıldı. BM kurumları ve uluslararası yardım kuruluşları, özelleştirilmiş, militarize edilmiş ve ölümcül derecede aldatıcı bu yapının parçası olmayı reddetti.
En başından beri korkulan senaryo gerçeğe dönüştü. Bu dağıtım noktalarında, İsrail’in keskin nişancı saldırılarında binden fazla kişi hayatını kaybetti, 5 binden fazla kişi yaralandı. İnsanlar, tehlikeli ve bozuk yollarda saatlerce yürüyerek bu merkezlere ulaşıyor, kavurucu güneşin altında bekliyor ve GHF’nin kapıları keyfi olarak kapatmasından önce yalnızca 11 dakikada 25 kilo un alabilmek için çabalıyorlar. Ancak çile burada bitmiyor. Çıkışta, çoğu zaman saldırılar devam ediyor, birçok kişi İsrail askerleri, özel güvenlik birimleri veya silahlı gruplar tarafından vuruluyor. Gazze’de siviller, keskin nişancı kurşunuyla ölmek ya da açlıktan ölmek arasında bir seçim yapmaya zorlanıyor. Bugün, sözde insani yardımın izinden gitmek bile ölüm fermanı anlamına geliyor.
- İsrail savaş suçunda sınır tanımıyor
20 Temmuz 2025’te, İsrail tankları ve keskin nişancıları Zikim geçişinde 25 kamyondan oluşan Dünya Gıda Programı konvoyuna saldırarak BM’in bölgeye yardım sokmasını durduruyor. Yiyecek bekleyen 100’ün üzerinde Filistinli hayatını kaybediyor. Bu durum artık insaniyetin karanlık bir parodisi haline geldi, açlık bir savaş aracı, yardım ise ölümcül bir tuzak oldu. Yiyecek arayan siviller, hayatta kalma çabaları nedeniyle katlediliyorlar. Henüz resmen ilan edilmemiş olsa da, kıtlık artık Gazze’de tartışmasız bir gerçek haline geldi. BM’in gıda güvencesi gözleme sistemi IPC harekete geçemeyecekse varlığının ne anlamı var? Son birkaç gün içinde, aralarında bebeklerin de bulunduğu 100’den fazla kişi açlıktan ölmeye başladılar. İnsani yardım çalışanları ve sağlık personeli, bitkinlik ve yetersiz beslenme nedeniyle yıkılıyor, görevlerini yapamaz hale geliyorlar. Her gün 10 ila 15 kişi açlığa yenik düşüyor.
Açlık sessiz bir ölümdür, acımasızlığı gizler. Toplumsal bir işkenceye dönüşür. İnsanlar yardım isteyecek gücü bulamaz, çocuklar ağlamayı bırakır. Aynı zamanda en acı verici ölümlerden biridir; beden yavaş yavaş kendi kendini tüketir. Önce çocuklar etkilenir ve hayatta kalabilenler bile ömür boyu fiziksel ve zihinsel hasarla yaşar. Gazze’deki kıtlığın izleri nesiller boyunca silinmeyecek.
Ölü sayısı bile artık siyasi bir savaş alanına dönüşmüş durumda. İsrail, Gazze’nin sağlık otoritelerini rakamları abartmakla suçluyor; oysa saygın araştırma kurumları çok daha yüksek tahminler bildiriyor. Temmuz 2024’te, önemli bir sağlık dergisi olan The Lancet, ölüm sayısının 186 bini aşabileceğini öngörmüştü. Nedeni ise ölümlerin büyük bir kısmının açlık, susuzluk ve soğuğa maruz kalma, bulaşıcı hastalığa yakalanma gibi dolaylı nedenlerden kaynaklanması idi. Yine, uluslararası alanda saygın bir yeri olan Oxfam örgütü ise son 100 günde Gazze’de günlük ölüm oranının 250’nin üzerinde olduğunu ve bunun 21. yüzyıldaki herhangi bir çatışmadaki en yüksek sayı olduğunu rapor ediyor.
Acilen kalıcı bir ateşkes sağlanmadığı ya da uluslararası toplum anlamlı bir adım atmadığı takdirde, Gazze daha da vahşi bir ölüm alanına dönüşecek ve Açlık Oyunları’nın gerçek hayattaki bir versiyonunu izleyeceğiz. Bir zamanlar yalnızca distopik bir kurgu gibi görünen sahneler, bugün gözlerimizin önünde ürkütücü bir gerçeğe dönüşüyor. Bütün bu gerçekleri öğrenmek, yaymak ve toplumdaki adalet ve insaniyet bilincini artırmak Gazze’deki bu acımasız ölümleri durdurmaya yetecek mi?
[Hilal Elver, BM eski Gıda Hakkı Özel Raportörü ve BM Dünya Gıda Güvenliği Komitesi’nin (CFS) Yüksek Düzeyli Uzmanlar Paneli (HLPE) üyesidir.]
*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.
Almanya’da "Ölüm Meleği" Doktor Skandalı: 12 Hastayı Öldürdüğünü İtiraf Eden Doktora Müebbet!Almanya'nın başkenti Berlin'de bir palyatif bakım merkezinde ağır hasta 15 kişiyi ilaç karışımıyla öldürmekle suçlanan 41 yaşındaki Alman doktor Johannes M., hakim karşısına çıktı.10 Temmuz 2026 Cuma 17:54DÜNYADA SAĞLIK
Bursa’da Kanserle Mücadelede Erken Tanı Seferberliği: Başarılı Hekimlere Teşekkür Belgesi!Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, Ulusal Kanser Kontrol Programı kapsamında kent genelinde yürütülen ücretsiz tarama çalışmalarının hayati önem taşıdığını vurguladı.10 Temmuz 2026 Cuma 17:49BASIN HABERLERİ
İstanbul’un Sağlık Ağı Genişliyor: 1120. Aile Sağlığı Merkezi Arnavutköy’de Hizmete Açıldı!İstanbul Valiliği, yerel yönetimler ve hayırseverlerin iş birliğiyle yapımı tamamlanan Durusu Şehit Polis Ayhan Ölçer Aile Sağlığı Merkezi törenle açıldı.10 Temmuz 2026 Cuma 17:47BASIN HABERLERİ
Sağlıkta Kurumsal Dönüşüm: Sağlık Bakanlığı’nın Yeni Çalışma Kıyafetleri ve Kimlik Kılavuzu Hatay’da Tanıtıldı!Sağlık Bakanlığı, sağlık hizmetlerinde standartlaşmayı sağlamak ve kurumsal duruşu güçlendirmek amacıyla yeni "Kurumsal Kimlik Kılavuzu" ve modern çalışma kıyafetlerini uygulamaya aldı.10 Temmuz 2026 Cuma 17:46BASIN HABERLERİ
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu Karabük’te: "Dünyanın Neresinde Muhtaç Varsa Türkiye Orada!"Sağlık yatırımlarını incelemek üzere Karabük’e gelen Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye'nin sağlık alanında dünya liginin en üst sıralarında yer aldığını vurguladı.10 Temmuz 2026 Cuma 17:43BASIN HABERLERİ
Kırıkkale’de Çevre Dostu Hamle: Atık İlaçlar ASM’lerde Toplanarak İmha Edilecek!Kırıkkale Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü, tarihi geçmiş ve kullanılmayan ilaçların doğaya zarar vermesini önlemek amacıyla şehir genelindeki Aile Sağlığı Merkezlerine (ASM) "Atık İlaç Getirme Kutuları" yerleştirmeye başladı.10 Temmuz 2026 Cuma 17:41BASIN HABERLERİ
Kireçlenmeye Karşı Doğal Formül: Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’ndan Çınar Yaprağı Kürü!Bitkisel tedavi yöntemleriyle tanınan Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, kireçlenme ve eklem ağrılarından şikayetçi olanlar için çınar yaprağı kürünü önerdi.10 Temmuz 2026 Cuma 17:05BASIN HABERLERİ
Türk Tabipleri Birliği’nde Yeni Dönem: TTB’nin Yeni Başkanı Dr. Pınar Mualla Saip Oldu!Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) 78. Büyük Kongresi’nde seçilen Merkez Konseyi, yaşanan istifaların ardından yedek üyelerin katılımıyla son şeklini aldı.10 Temmuz 2026 Cuma 16:57BASIN HABERLERİ
Türk Bilim İnsanı Öncülüğünde Dünya Çapında Keşif: Nemden Enerji Üreten Doğada Çözünür Batarya Geliştirildi!TÜBİTAK destekli projesiyle ABD'de araştırmalar yürüten Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bünyamin Şahin ve uluslararası ekibi, tıp dünyasında çığır açacak yeni nesil bir giyilebilir sağlık teknolojisine imza attı.10 Temmuz 2026 Cuma 16:38BASIN HABERLERİ
Şanlıurfa’da Kaçak Diş Kliniklerine Dev Operasyon: İki İş Yeri Mühürlendi!Şanlıurfa'nın Haliliye ilçesinde, İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen baskında, ruhsatsız şekilde diş tedavisi uygulayan iki kaçak klinik suçüstü yakalandı.10 Temmuz 2026 Cuma 16:36BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










