ANALİZ - KÜRESEL REKABET GÖLGESİNDE AFRİKA KRİZLERİ
Trump idaresi ilk döneminde Çin’in Afrika kıtasında artan varlığını önemli bir tehdit olarak algılamıştı. Bu bakış açısı bugün de geçerliliğini koruyor.

05 Şubat 2025 Çarşamba 11:33
Fransa ve ABD'nin nüfuzunun azaldığı Sahel'de bölge ülkeleriyle stratejik ittifaklar kuran Çin, Rusya ve Türkiye gibi ülkeler en önemli aktörler olarak öne çıktı. Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde yaşanan istikrasızlığın çevreye sıçraması ve kıtanın tam orta yerinde bölgesel bir savaşa yol açma olasılığı gerçekten korkutucu bir senaryo olarak karşımıza çıkıyor.
Haliç Üniversitesinden Dr. Serhat Orakçı, Afrika kıtasında yaşanan güncel krizleri AA Analiz için kaleme aldı.
***
Sudan'da iki yıldır devam eden kriz henüz çözülememişken Afrika kıtası bugünlerde Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde (KDC) cereyan eden olayların gölgesinde yeni bir bölgesel krize doğru savruluyor. Bu durum, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump'ın ikinci döneminin Afrika'ya nasıl yansıyacağı, Fransa’nın son yıllarda kıtada yaşadığı güç kaybı ve Çin, Rusya ve Türkiye gibi aktörlerin Afrika coğrafyasında icra ettikleri daha cesur hamlelerle kendilerini daha fazla hissettirmeleriyle oluşan iç ve dış dinamikleri içeren çok katmanlı bir analiz gerektiriyor. Bu minvalde, Afrika kıtasında var olan kriz hatlarına daha yakından bakmak ve yaşanan son gelişmeler ışığında Afrika siyasetini irdelemek yerinde olacaktır.
-Trump’ın yeni dönemi ve Afrika
Her alanda Amerika’yı önceleyen (America First) söyleme sahip Trump idaresinin ikinci dönemde nasıl bir Afrika siyaseti izleyeceği ilgili çevrelerce epeydir tartışılan bir konu. Trump idaresinin ilk döneminde dile getirdiği öncelikler bu konuda bazı yararlı ipuçları sunuyor. Trump idaresi ilk döneminde Çin’in Afrika kıtasında artan varlığını önemli bir tehdit olarak algılamıştı. Bu bakış açısı bugün de geçerliliğini koruyor. Bu bağlamda, Trump idaresinin Afrika kıtasından önemli oranda hammadde ithal eden ve bitmiş ürün ihraç eden Çin’in etkinliğini azaltmak ya da en azından onu dengelemek için güvenebileceği Afrikalı müttefiklerden müteşekkil bir blok oluşturma arzusu içerisinde olduğu anlaşılıyor. Çin’in Afrika ülkeleriyle yaptığı ikili ticaret hacmi 280 milyar dolar seviyesini geçerken ABD-Afrika ticari ilişkileriyse kan kaybetmeye devam ediyor.
Yardım yerine yatırımın önceleneceği sinyalini veren Trump'ın gelir gelmez yaptığı ilk icraatlarından biri "dış yardımları" 90 günlüğüne durdurmak oldu. ABD’nin Dünya Sağlık Örgütü’nden (DSÖ) çekileceğini açıklaması ve dış yardımları durdurmasının Afrika kıtasında özellikle HIV/AIDS ve Malarya (sıtma) gibi hastalıklarla mücadele için DSÖ öncülüğünde yürütülen programları olumsuz etkilemesi bekleniyor. Zira DSÖ verilerine göre dünyada HIV/AIDS virüsü taşıyan insanların yüzde 67’si yani yaklaşık 26 milyon insan Sahra Altı Afrika ülkelerinde yaşıyor ve dünya genelinde sıtmaya bağlı ölümlerin yüzde 95'i Afrika ülkelerinde gerçekleşiyor.
İlk döneminde İsrail ile normalleşme anlaşması olan Abraham Anlaşmalarına garantörlük yapan Trump’ın bu siyasetten sapmayarak Orta Doğu’da güttüğü çıkarlar uğruna Gazze’de yaşananlar sonrasında imaj kaybına uğrayan İsrail’i desteklemeye devam etmesi bekleniyor. 2020'de Fas, Sudan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn’i İsrail ile normalleşmeye ikna eden Trump İsrail’in güvenliği için Afrika kıtasında stratejik açılımlar yapma arayışına ikinci döneminde de kaldığı yerden devam edeceğinin sinyallerini veriyor. Bu noktada, son zamanlarda Trump idaresine yakın bazı bürokrat, akademisyen ve kongre üyelerinin dillendirdiği kritik konuların başında Somaliland'in resmen tanınması yer alıyor.
Ayrıca ABD, Afrika topraklarında en büyük askeri üssünün bulunduğu Cibuti’den rahatsızlık duyuyor. Zira ABD'nin, Çin’in askeri beklentilerini olumlu karşılayarak askeri üs açmasına müsaade eden Cibuti’ye alternatif olarak Somaliland’in desteklenmesini tavsiye eden Amerikalı analist, akademisyen ve kongre üyesinin sayısı az değil. Belli çevreler tarafından ikna çalışmasının yürütüldüğü aşikar olan bu propaganda ABD’nin ve İsrail’in Kızıldeniz ve Aden Körfezi gibi son derece stratejik bir lokasyonda stratejik bir ortağa sahip olması için pompalanıyor. Somali ve Etiyopya arasında anlaşmazlığa yol açan ve 2024'e damga vuran Somaliland anlaşmazlığı şimdilik Türkiye’nin arabuluculuğuyla sona ermiş gibi görünse de Trump’ın Afrika Boynuzu’nda izleyeceği siyaseti Çin ve Husiler üzerinden İran gibi bu bölgeye etki etmeye çalışan aktörleri frenleme arayışı şekillendirecek.
-Sahel’de Fransa’nın düşüşü ve oluşan yeni konjonktür
Sahel bölgesinde etkinliği neredeyse tamamen kaybolan Fransa Afrikalı liderlere yönelik sitemkar bir tavır takınırken Fransa’dan kurtulmak isteyen Afrikalı ülkeler kervanına Senegal, Çad ve Fildişi Sahilleri de dahil oldu. Özellikle Sahel Kuşağı’nda hissedilen anti-Fransız tepkiler ABD’nin Sahel bölgesindeki askeri yatırımlarını da olumsuz etkiledi. ABD kurmuş olduğu iki drone üssüne rağmen Nijer’den çekilmek durumunda kaldı. Bununla birlikte, Burkina Faso, Nijer ve Mali Batı Afrika’da ABD ve Fransa’nın etki edebildiği en önemli bölgesel örgüt olan Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu'ndan (ECOWAS) resmen ayrılarak Sahel Devletleri İttifakı (AES) ismini verdikleri yeni bir ittifak kurdu.
1975’de kurulan ve 50 yıldır yürürlükte olan ECOWAS'a alternatif yeni bir birliğin oluşması Batı Afrika’da dengeleri etkileyen yeni bir konjonktür yarattı. Fransa ve ABD'nin nüfuzunun azaldığı Sahel'de, bölge ülkeleriyle stratejik ittifaklar kuran Çin, Rusya ve Türkiye gibi ülkeler en önemli aktörler olarak öne çıktı.
Ancak uranyum, altın, doğalgaz gibi stratejik yeraltı kaynaklarına sahip olan bölgede Mali krizi merkezi bir konum işgal etmeye devam ediyor. Nijer, Burkina Faso, Moritanya ve Cezayir’in de olumsuz etkilendiği Mali krizinde Wagner'den destek gören Mali ordusu; bir yandan Tuareg isyancıları diğer yandan ise El Kaide ve DAEŞ gibi terör örgütleriyle mücadele etmeye devam ederken Türkiye ile de savunma sanayi üzerinden stratejik ittifak kurma eğilimini sürdürüyor.
-Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Ruanda’yı karşı karşıya getiren bölgesel kriz
Kıtada yaşanan son sıcak gelişmelerden biri 23 Mart Hareketi (M23) isyancılarının geçtiğimiz günlerde Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin Kuzey Kivu eyaletinde yer alan Goma şehrini ele geçirmesiydi. Demokratik Kongo’da yaşanan gelişmeler ve çevre ülkelerin reaksiyonları maalesef bölgesel bir savaşın kapıda olduğuna işaret ediyor. Ruanda’nın M23 milislerine alan açtığı ve lojistik sağladığı dile getirilirken Demokratik Kongo'da Güney Afrika Kalkınma Topluluğu (SADC) bünyesinde barış gücü bulunduran Güney Afrika ve Burundi de şimdiden bu krize dahil olan ülkeler arasında yer alıyor.
Kivu Gölü'nün kenarında yer alan Goma şehri 1994’de Ruanda’da yaşanan soykırımla birlikte ilk kez uluslararası medyanın gündemine girmişti. Ruanda sınırında yer alan şehir Ruanda katliamından kaçan Tutsiler için güvenli sığınak olurken KDC ve Ruanda yönetimleri arasında da zaman zaman krize yol açmaya devam etti. Şehrin bulunduğu Kuzey Kivu eyaleti 3 milyona yakın yerinden edilmiş insana ev sahipliği yapıyor. Yaşanan son gelişmelere bakıldığında M23 milislerinin Goma'da kalmayarak Güney Kivu bölgesine sarkmak istedikleri görülüyor ki son günlerde yaşanan çatışmalarda Goma’yı terk eden insan sayısı şimdiden 400 bine ulaştı. Eğer olaylar yatışmaz ve taraflar geri adım atmazsa çatışmaların büyük bir insani krize yol açması olası görünüyor. Birleşmiş Milletler (BM) İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre Sudan’dan sonra en büyük yerinden edilme krizine sahne olan Demokratik Kongo'da 25 milyon insan insani yardıma ihtiyaç duyuyor.
Çin, İsrail, Küba ve Güney Afrika gibi devletler Soğuk Savaş yıllarında ABD-Sovyetler Birliği çekişmesine sahne olan Demokratik Kongo'da kıyasıya mücadele etmişti. O zamandan bu yana zengin maden yataklarına sahip olan Demokratik Kongo'nun kaderi pek fazla değişmedi. Ne var ki KDC'de yaşanan istikrasızlığın çevreye sıçraması ve kıtanın tam orta yerinde bölgesel bir savaşa yol açma olasılığı gerçekten korkutucu bir senaryo olarak karşımıza çıkıyor. Ülkede yaşanan silahlı çatışmalar KDC'de bulunan BM barış misyonu BM İstikrar Misyonu (MONUSCO) ve Güney Afrika ülkelerinin yer aldığı SADC barış misyonunu da olumsuz etkiliyor.
-Devam eden Sudan krizi
Sudan, yakın dönemin en büyük yerinden edilme krizini yaşasa da Gazze'de ve Ukrayna'da cereyan eden çatışmaların gölgesinde kaldı. 13 milyon insanın yerinden edildiği Sudan krizi dış aktörlerin jeopolitik çekişmelerinin gölgesinde neredeyse ikinci yılını dolduruyor. Ordu ve Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında yaşanan mücadele ülkeyi ve Sudanlıları bir hayli yıprattı. Türkiye’nin de arabuluculuk için adının geçtiği Sudan krizi dolayısıyla ülke nüfusunun yarısı yani 25 milyon insan insani yardıma ihtiyaç duyuyor. Eski ABD Başkanı Joe Biden döneminde kendi haline terkedilen Sudan için Riyad, Kahire ve Cenevre’de yürütülen barış girişimleri başarısız oldu. 2023 ve 2024 yıllarına damgasını vuran bu krizin çözümü için en büyük umut son dönemde Türkiye’nin arabuluculuk için daha net ve görünür adımlar atmaya başlaması oldu.
[Dr.Serhat Orakçı, Haliç Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü]
* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Yapay Zekâya Uyarak İlacını Bıraktı, Hastanelik Oldu: OpenAI'a Dev Tıbbi Tavsiye DavasıABD'de bir kullanıcı, ChatGPT'nin doktor reçetesini dikkate almama ve ilaç bırakma yönündeki izinsiz tavsiyeleri yüzünden ruh sağlığının bozularak hastaneye kaldırıldığını öne sürüp OpenAI'a dava açtı.19 Ekim 2026 Pazartesi 16:51BASIN HABERLERİ
Soğuk Algınlığından Bir Günde Kurtulmak Mümkün Mü? Uzmanlardan Evde Bakım RehberiSoğuk algınlığında dinlenme, bol sıvı tüketimi ve destekleyici uygulamaların semptomları hafiflettiğini belirten uzmanlar, hastalığı bir günde ortadan kaldıran bir tedavinin bulunmadığını bildirdi.19 Ekim 2026 Pazartesi 16:19BASIN HABERLERİ
Her Yorgunluk Depresyon Değil: Tiroid, Kansızlık ve Uyku Apnesi Benzer Semptomlar GösteriyorUzmanlar; yorgunluk, isteksizlik ve odaklanma güçlüğünün yalnızca depresyona özgü olmadığını, tiroid yetmezliği, kansızlık veya uyku apnesi gibi bedensel rahatsızlıkların da benzer tablolara yol açabileceğini bildirdi.19 Ekim 2026 Pazartesi 16:17BASIN HABERLERİ
Kanserden Korunmanın Bilimsel Yolları Açıklandı: DSÖ Verilerine Göre Vakaların Yüzde 38’i ÖnleyebilmektedirDünya Sağlık Örgütü ve kanser kuruluşlarının verilerine göre tütün ve alkolden uzak durmak, ideal kiloyu korumak, HPV/Hepatit B aşıları ve düzenli taramalar kanser riskini belirgin şekilde düşürüyor.19 Ekim 2026 Pazartesi 16:15DÜNYADA SAĞLIK
Kanserli Dokularda Mikroplastik Alarmı: Prostat Tümörlerinde 2,5 Kat Daha Fazla Saptandı2026 yılında yayımlanan araştırmalar prostat ve kalın bağırsak kanserli dokularda daha yüksek miktarda mikroplastik tespit edildiğini ortaya koyarken, uzmanlar bu durumun henüz doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kanıtlamadığını vurguladı.19 Ekim 2026 Pazartesi 16:14BASIN HABERLERİ
Marmara Bölgesi'ndeki Eczaneler İçin Reçete Teslim Süresi UzatıldıSGK, 8 ildeki sözleşmeli eczanelerin reçete ve eki belgelerini teslim etme son gününü 30 Ekim'e erteledi.19 Ekim 2026 Pazartesi 15:25BASIN HABERLERİ
İstanbul'da Yapay Zeka Destekli Erken Teşhis Mucizesi: Hiçbir Şikayeti Olmayan 500 Kadına Meme Kanseri Tanısı KonulduA. Emre Güner, Meme Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla yaptığı açıklamada bu yıl 125 bin kişiye tarama yapıldığını ve yapay zeka destekli mamografi okumaları sayesinde hiçbir şikayeti olmayan 500 kadına erken evre meme kanseri tanısı konulduğunu açıkladı19 Ekim 2026 Pazartesi 15:23BASIN HABERLERİ
Almanya Sağlık Sisteminde Radikal Öneri: "Yasal ve Özel Sağlık Sigortaları Tamamen Kaldırılsın"Techniker Krankenkasse (TK) Yönetim Kurulu Başkanı Jens Baas, ülkede uygulanan yasal ve özel sağlık sigortası sistemlerinin tamamen kaldırılarak iki modelin güçlü yönlerini birleştiren yeni bir sistem kurulması çağrısında bulundu.19 Ekim 2026 Pazartesi 15:21BASIN HABERLERİ
Samsun Sağlıkta Bölgenin Üssü Oldu: 9 Ayda 14 Milyondan Fazla Muayene YapıldıSamsun İl Sağlık Müdürü Mustafa Uras, 2026'nın ilk 9 ayında kentte 14 milyondan fazla muayene, 300 binin üzerinde ameliyat ve 4 milyondan fazla görüntüleme işlemi gerçekleştirildiğini açıkladı.19 Ekim 2026 Pazartesi 14:17BASIN HABERLERİ
Sağlık Turizminde Hasta Sayısı Düşerken Gelir Arttı: Kişi Başı Harcama 2 Bin 600 Dolara YükseldiTürkiye'de sağlık turizminde 2026'nın ilk yarısında turist sayısı azalırken, hasta başına düşen ortalama gelir 2 bin 600 dolara çıktı.19 Ekim 2026 Pazartesi 14:15BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










