ANALİZ - SALGIN SONRASI TÜRK İŞ DÜNYASI İÇİN FIRSATLAR VE SINAMALAR
İstanbul Ticaret Odası Meclis Üyesi Mehmet Cebeci, Kovid-19 salgını sonrası Türk piyasasını bekleyen fırsatlara ve krizlere dair bir değerlendirmeyi AA Analiz için kaleme aldı.

25 Kasım 2022 Cuma 12:08
“Evdekal”an müşteri, internetten alışverişinin belki 5 yılda alacağı mesafeyi 1 yılda aldırdı. Hem salgın hem siyasi etkiler nedeniyle enerji maliyetlerinin oldukça yükseldiği dünyada, enerji-yoğun ve işçilik-yoğun maliyetler içeren ürünlerin e-ihracat yoluyla satılması Türkiye’deki tüccarlar için bir fırsat olarak görünüyor. Salgın, sadece ticaret hayatını sürdürenler için değil, yeni başlayacaklar için de fırsatlar doğurdu.
***
Aralık 2019'da Çin'in Vuhan kentinde başlayıp dünyayı saran Kovid-19, hiç şüphesiz dünya ticaret düzenini değiştirdi. Ekonominin çarkları durakladı, tedarik zinciri bozuldu, arz-talep dengeleri sarsıldı. Her kriz gibi bu kriz de fırsatlar ve tehditler oluşturdu. Kriz, özellikle hizmet sektörü gibi bazı sektörlerin aylarca iş yapamamasına sebep olurken bazı sektörlerin ise mesai yapmasına ve üretimlerini 24 saat çalışma esasına dönüştürmelerine yol açtı.
İş dünyası, dinamizmin en yoğun yaşandığı yerlerden biridir. Neredeyse tüm parametreler değişkendir. Girişimciler; politik faktörler, savaşlar, sağlık sorunları, tüketim trendleri gibi pazarın talebini artıran ve düşüren nice değişkenlerle mücadele ederler. Kovid-19, iş dünyasını bugüne kadar karşılaşılmayan yeni bir değişkenle tanıştırdı; salgın.
- Pazardaki çatışmaların çevrim içine taşınması
Girişimciler, yatırım ve ticaret kararlarını salgın öncesi dönemde, ticaret savaşları, politik faktörler, coğrafi faktörler gibi birçok etmeni göz önünde bulundurarak alıyorlardı. Salgın dönemi ve sonrasında yaşanan gelişmeler bu çatışmaların çevrim içi pazarda da yaşanmasına sebep oldu. ABD ve Çin arasında yaşanan soğuk ticaret savaşı, Türkiye çevrim içi piyasasında da kendini hissettirdi.
Esnafın kepenk kapattığı dönemde, müşteri altın değerinde oldu. “Evdekal”an müşteri, internetten alışverişin belki 5 yılda alacağı mesafeyi 1 yılda aldırdı. Adrese paket ulaştırma servisleri çok hızlı büyüdü, çevrim içi ticareti önemsemeyen KOBİ’ler, fiziki müşteriye ulaşamayınca çevrim içi müşteriye ulaşmak için çareler aradı. Ticaret Bakanlığının 12 Nisan 2022 tarihinde yayımladığı rapora göre Türkiye’de 2021 yılında yapılan ticaretin yüzde 17,7 si çevrim içi gerçekleşirken bu oran, Amerika Birleşik Devletleri’nde yüzde 29,7 oldu.
- Uluslararası ticaretin dijitalleşmesi
Yerel ticaretin dijitalleşmesi gibi uluslararası ticaret de hızla dijitalleşiyor. "Business to consumer (B2C)" olarak adlandırılan, direkt tüketiciye satış yapan alışveriş siteleri, ev hanımlarının uluslararası ticaret sahasına girmelerine vesile oldu. Tedarik zinciri, salgın öncesinde “üretici-toptancı-yurt dışı distribütör-yurt dışı perakende satıcı-tüketici” şeklinde çok sayıda unsurdan meydana gelmekteyken yaşanan gelişmeler sonrasında “üretici-alışveriş sitesi-(yurtiçi/yurtdışı) tüketici” şeklinde oluştu.
Tedarik zincirindeki bu gelişmeler distribütörlük, toptancılık ve perakendecilik gibi faaliyetlerle iştigal eden tüccarların kendilerine alternatif gelir sahası oluşturmayı düşünmelerine sebep oluyor. Bu durum, tüccarın ciro azalmasına neden olmakla birlikte, yeni ticarete hızlı uyum sağlamak için çevrim içi ticaretin gündeme alınmasını da hızlandırdı.
- Çevrim içi ticaret, konvansiyonel ticaretten farklı değil
Çevrim içi alışveriş sitelerinde bir alışveriş gerçekleştiğinde kargo, komisyon ve tanıtım gibi giderler, kesinti yapılarak kalan tutar satıcı hesabına aktarılır. Konvansiyonel ticarete alışkın tüccarların bu platformlarda yapacakları satışlarda bu hesaplamaya önem göstermeleri gerekiyor. Bir ürün satışı gerçekleştiğinde, alıcıdan tahsil edilen tutarın tamamının kendi hesabına geçmeyeceğini bilmeli. Kesinti sonrası kalan tutardan, işletmenin genel giderleri ve ürün maliyeti çıktıktan sonra kar/zarar analizini gerçekleştirmesi gerektiği unutulmamalı.
Henüz çevrim içi ticarete başlamayanların önünde çevrim içi ticarete başlama fırsatı bulunurken yurt içinde bunu deneyimleyen tüccarların önünde e-ihracat fırsatı bulunuyor. Geçmişte, ülkeler arası ticarette parça başına düşen lojistik maliyetin asgariye indirilmesi için TIR veya konteyner bazında ticaret gerekiyordu. Ancak lojistik imkanlarının genişlemesi ve e-ihracatın artmasıyla tüketici, oturduğu yerden dünyanın diğer ucundaki bir satıcıdan bir adet ürünü dahi satın alabiliyor.
- E-ihracatı gündeme alacak tüccarların dikkat etmesi gereken hususlar
E-ihracata geçiş yapacak tüccarların dikkat edeceği hususlar da ortaya çıktı. İlk olarak, satışa çıkarılan ürünün, ilgili pazarda kabul gören bir ürün olup olmadığı; üründe yerel tüketicinin beklentilerine göre değişiklik gerekip gerekmediği gibi noktalar önem taşıyor. İkinci olarak, e-ihracat yapacak olan tüccarın lojistik maliyetleri ve e-pazaryeri giderlerini düşerek hesap ettiği gelirin kar getirmesi gerekiyor. Son olarak ise satışa çıkarılan üründe uluslararası rekabette nerede olunduğu ve avantajlı-dezavantajlı durumların neler olduğu da dikkat edilmesi gereken hususlar olarak öne çıkıyor.
Hem salgın hem siyasi etkiler nedeniyle enerji maliyetlerinin oldukça yükseldiği dünyada, enerji-yoğun ve işçilik-yoğun maliyetler içeren ürünlerin e-ihracat yoluyla satılması Türkiye’deki tüccarlar için bir fırsat olarak gözüküyor. Türk girişimciler, konvansiyonel ihracat departmanlarına ek olarak e-ihracat departmanları kurmalı ve çalışma saati dışındayken de satış yapmanın yollarını aramalı.
Yalnızca ürün değil, hizmet satışlarının da e-ihracat yoluyla satışı mümkün. Tasarım, çizim, fotoğraf, yazılım gibi fiziki taşıma gerektirmeyen ürün gruplarında Türkiye genç ve dinamik nüfusuyla ciddi bir ihracat potansiyeli barındırıyor.
Salgın, sadece ticaret hayatını sürdürenler için değil, yeni başlayacaklar için de fırsatlar doğurdu. Genç müteşebbislerin bu fırsatları iyi okuması ve girişimlerini sadece Türkiye pazarını düşünerek değil, dünya pazarını düşünerek oluşturmaları gerekiyor.
Enerji maliyetlerinin anormal yükselişi nedeniyle Türkiye gibi enerjide dışa bağımlı ülkelerin cari açığı azaltmak için yegane çıkış yolu katma değerli ürün ihracatının artışı olarak ifade edilebilir. Tüketimin artış dalgasının altında kalmak yerine, üstüne çıkıp sörf yapmak gerekir. Bütün inkişaflar zor zamanlarda ortaya çıkmıştır.
[Mehmet Cebeci, İstanbul Ticaret Odası Meclis Üyesi, Toptan-Dış Ticaret Komitesi]
*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Tıp Dünyasının Gözü İstanbul’da: 33 Yıl Sonra Dev Kulak Burun Boğaz Kongresi (IFOS) BaşladıDünyanın en köklü ve prestijli sağlık organizasyonlarından biri olan Uluslararası Kulak Burun Boğaz Dernekleri Federasyonunun (IFOS) Dünya KBB Kongresi, 33 yıl aranın ardından İstanbul’da kapılarını açtı.11 Eylül 2026 Cuma 16:39BASIN HABERLERİ
Bipolar Bozuklukta Tedavi Uyumsuzluğu Alarm Veriyor: Pekin’deki Araştırmada Hastaların %42,7’si İlk Yılda İlacı BıraktıPekin’de 3.034 bipolar bozukluk hastasını kapsayan kapsamlı gerçek yaşam araştırması, kronik ruhsal hastalıklarda tedavi sürekliliğinin en kritik sorunlardan biri olduğunu gözler önüne serdi.11 Eylül 2026 Cuma 16:36BASIN HABERLERİ
"Süper Besin" Hürafesine Son: Karaciğer Sağlığının Anahtarı Tek Yiyecekte Değil, Akdeniz Tipi BeslenmedeKaraciğeri detoks içecekleriyle veya tek bir mucizevi besinle temizleme iddialarının bilimsel temeli olmadığı açıklandı.11 Eylül 2026 Cuma 16:33BASIN HABERLERİ
Donuk Omuz Tedavisinde Doğru Bilinen Yanlışlar: Takviyeler Değil, Doğru Egzersiz ve Bütüncül Tedavi İyileştiriyorOmuzda şiddetli ağrı ve hareket kısıtlılığıyla seyreden donuk omuz (adezif kapsülit) hastalığında vitamin, mineral veya bitkisel takviyelerin iyileştirici etkisine dair güçlü bilimsel kanıt bulunmadığı açıklandı.11 Eylül 2026 Cuma 16:31BASIN HABERLERİ
Ölümcül Astım Atağında Şaşırtıcı Keşif: Bağışıklık İzleri Akciğerle Sınırlı Kalmıyor, Bağırsak Lenflerine Kadar UzanıyorNature Communications dergisinde yayımlanan çığır açıcı bir çalışma, ölümcül astım krizlerinde bağışıklık sistemindeki sapmaların yalnızca akciğerlerle sınırlı kalmadığını ortaya koydu.11 Eylül 2026 Cuma 16:27BASIN HABERLERİ
Afyonkarahisar’da Feci Kaza: 15 Yaşındaki Çocuğun Kopmak Üzere Olan Kolu Konya’da 8 Saatlik Ameliyatla KurtarıldıAfyonkarahisar'da motosiklet kazası geçiren 15 yaşındaki Muhammet Ali Şimşek'in omuz seviyesinden kopmak üzere olan sağ kolu, Konya'da 3 farklı branştan uzman ekibin katıldığı 8 saatlik zorlu bir multidisipliner operasyonla ampute edilmekten kurtarıldı.11 Eylül 2026 Cuma 16:25BASIN HABERLERİ
34 Haftalık Prematüre Bebeğe Mucize Müdahale: Kalbindeki Delik Kasıktan Girilerek KapatıldıManisa'da 34 haftalıkken prematüre doğan ve kalbinde 4 milimetrelik delik tespit edilen Mehmet Fatih bebek, İzmir Şehir Hastanesinde 16 günlükken gerçekleştirilen başarılı anjiyo operasyonuyla sağlığına kavuştu.11 Eylül 2026 Cuma 16:23BASIN HABERLERİ
Kongo’da Ebola Salgını Büyüyor: Doğrulanmış Vaka Sayısı 6 Biti Aştı, Can Kaybı 3 Bin 267’ye UlaştıDünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 10 Eylül 2026 tarihli raporuna göre, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde Bundibugyo virüsünün yol açtığı Ebola salgınında bilanço ağırlaşıyor.11 Eylül 2026 Cuma 16:22BASIN HABERLERİ
Kafein Hücresel 'Yaşlanma Şalterini' Kapatıyor: 500 Milyon Yıllık Genetik Mekanizma Keşfedildiİngiltere’de yürütülen uluslararası bir araştırma, kafeinin hücrelerde enerji dengesini ve DNA onarımını sağlayan 500 milyon yıllık evrimsel bir biyolojik mekanizmayı uyardığını ortaya koydu.11 Eylül 2026 Cuma 16:20BASIN HABERLERİ
Çocuklarda Okul Reddine Dikkat: Arkasında Ayrılık Kaygısı ve Zorbalık Yatıyor OlabilirKTÜ Farabi Hastanesi uzmanlarından Dr. Öğretim Üyesi Volkan Şahin, çocukların okula gitmek istememesinin hafife alınmaması gerektiğini vurguladı.11 Eylül 2026 Cuma 16:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










