ANAYASA MAHKEMESİNDEN "KIZAMIK AŞISI" KARARI
Yüksek Mahkeme, kızamık aşısı yaptırmalarına rağmen, kızamık hastalığına bağlı ortaya çıkan SSPE rahatsızlığı sonucunda çocukları sakat kalan anne babanın, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının ihlal edilmediğine karar verdi.

08 Ocak 2019 Salı 13:42
Anayasa Mahkemesi, kızamık aşısı yaptırmalarına rağmen, kızamık hastalığına bağlı ortaya çıkan Subakut Sklerozan Panensefalit (SSPE) rahatsızlığı sonucunda çocukları sakat kalan anne babanın, "maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı"nın ihlal edilmediğine karar verdi.
Anayasa Mahkemesinin kararına göre, Diyarbakır'da bir anne baba, 2000'de dünyaya gelen çocuklarına dokuz aylıkken kızamık aşısı yaptırdı. Aşıya rağmen bir yaş civarında kızamık hastalığı geçiren çocuk, 2007'de kızamık hastalığına bağlı olarak ortaya çıkan Subakut Sklerozan Panensefalit (SSPE) hastalığına yakalandı ve vücut fonksiyonlarını kaybederek yatağa bağımlı hale geldi.
Anne-baba, çocuklarının SSPE hastalığına yakalanmasında ve bu nedenle sakat kalmasında hizmet kusuru bulunduğunu ileri sürerek, 2008'de Sağlık Bakanlığına müracaat etti.
Sağlık Bakanlığı, "SSPE ve kızamığa bağlı diğer komplikasyonların aşılanmamış, aşılandığı halde yeterli bağışıklık düzeyine ulaşmamış veya aşılanmadan önce kızamık hastalığı geçirmiş çocuklarda ortaya çıktığını, somut olayda SSPE hastalığının ortaya çıkmasında hizmet kusurunun bulunmadığını" belirterek başvuruyu reddetti.
Başvurucular, bunun üzerine Diyarbakır 1. İdare Mahkemesinde dava açarak, tazminat talebinde bulundu. Mahkemenin davayı reddetmesi ve kararın kesinleşmesi üzerine çift, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu.
Başvuruda, çocuklarının sakat kalınması nedeniyle kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının, olay hakkında açılan tam yargı davasının yaklaşık yedi yıl sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği öne sürüldü.
- Anayasa Mahkemesi "ihlal yok" dedi
Başvuruyu görüşen Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının ihlal edilmediğine oy birliğiyle karar verdi.
Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia ise başvuru yolları tüketilmediğinden kabul edilemez bulundu.
Yüksek Mahkemenin kararında, devletin, bireylerin yaşam hakkı ile maddi ve manevi varlıklarını koruma hakkı kapsamında, sağlık hizmetlerini, ister kamu isterse özel sağlık kuruluşları tarafından yerine getirilsin, hastaların yaşamları ile maddi ve manevi varlıklarının korunmasına yönelik gerekli tedbirlerin alınabilmesini sağlayacak şekilde düzenlemek zorunda olduğu belirtildi.
Somut olayda başvurucuların, çocuklarına kızamık aşısı yaptırdıkları halde bu aşının yeterli dozda ve uygun koşullarda yapılmaması nedeniyle önleyici etki gösteremediğini ileri sürdükleri kaydedildi.
- SSPE Bilimsel İnceleme Komisyonu raporu
Kararda, derece mahkemelerince hükme esas alınan SSPE Bilimsel İnceleme Komisyonu raporuna yer verildi.
Raporda, kızamık hastalığından ve hastalığın yol açtığı komplikasyonlardan korunmanın tek yolunun duyarlı nüfusun yaygın ve etkin aşılanması ile toplumun bağışıklığının yükseltilmesi olduğunun ifade edildiği aktarıldı.
Türkiye'de 1970'te başlatılan rutin kızamık aşı uygulamasının, Dünya Sağlık Örgütü ve Bağışıklama Danışma Kurulu önerileri doğrultusunda giderek artış gösterdiğinin anlatıldığı raporda, 2003-2005 yılları arasında gerçekleştirilen kızamık aşı günleri kapsamında on beş yaş altı 18,5 milyon çocuğa aşı yapıldığının belirtildiği kaydedildi.
- Hastalığının yok edilememiş olmasındaki sorumluluk
Anayasa Mahkemesinin kararında, şöyle denildi:
"Veriler dikkate alındığında, başvurucuların çocuklarının dünyaya geldiği dönemde kızamık hastalığının eliminasyonu tam olarak gerçekleştirilememiş ise de bunun için sürekli artan aşılama oranlarına ulaşıldığı ve bu kapsamda rutin aşılamaların yanı sıra çeşitli aşı kampanyaları yürütüldüğü görülmektedir.
İhtiyaçların öncelik sıralamasının belirlenmesinde ve kamusal kaynakların hangi sağlık hizmetine ne kadar tahsis edileceği hususunda idari makamların daha elverişli konumda oldukları dikkate alındığında, somut olayda anılan dönemde kızamık hastalığının tamamen yok edilememiş olmasında yetkili makamlara bir sorumluluk atfedilemeyeceği değerlendirilmiştir."
Kararda, başvuru formu ve eklerinde, başvurucuların yaşadığı bölgede başvuruya konu olayın meydana geldiği dönemde rutin aşılamaların yanı sıra ek bazı önlemlerin alınmasını gerektirebilecek bir durumun olduğuna ve bu hususta o dönemde yetkili olan kamu makamlarına bildirimde bulunulduğuna ilişkin bir kayıt da bulunmadığı aktarıldı.
Başvurucuların, olayların meydana geldiği dönemde, yani çocuk henüz kızamık hastalığına yakalanmamışken, "yakın çevrelerinde kızamık hastalığı görülmesi üzerine yetkili kamu makamlarına durumu bildirdiklerini, kamu makamlarının durumu bildiğini ancak gerekli tedbiri almadığını ileri sürmedikleri" belirtildi.
Kararda, "Esasında bulaşıcı hastalığa ilişkin bir vakanın görülmediği ve/veya bir salgının ya da salgın tehlikesinin olmadığı normal durumlarda, derece mahkemelerinin kararlarında da belirtildiği üzere aşı takip sorumluluğunun asıl olarak anne babalar üzerinde olduğu kabul edilmelidir." denildi.
- "Devletin yükümlülüklerini yerine getiremediği söylenemez"
Dünya Sağlık Örgütünün, 1970 yılı sonlarında kızamık aşısını bebeklik çağında yapılması gereken aşılar arasına aldığı hatırlatılan kararda, aşı uygulama zamanını 1986-1989 yılları arasında dokuzuncu ayda tek doz olarak önerdiği, ancak 2000'de dokuzuncu aydaki ilk doz kızamık aşısına ek olarak ikinci dozun da önerildiği anlatıldı. Kararda, şunlar kaydedildi:
"Başvuru formu ve eklerindeki bu bilgi ve belgeler dikkate alındığında, Türkiye'de belli bir dönem tek doz olarak uygulanan kızamık aşısının anılan dönemdeki uluslararası standartlarla uyumlu olduğu, o dönemdeki uluslararası standartlara uygun olarak hareket eden kamu makamlarının sonradan ortaya çıkan sonuçlardan sorumlu tutulamayacağı değerlendirilmiştir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde somut olayda devletin koruyucu sağlık hizmetleri kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getiremediğini söylemek mümkün değildir. Ayrıca dava reddedilmiş bile olsa başvurucuların etkili bir yargısal korumadan yararlanamadığı da söylenemez. Açıklanan gerekçelerle başvuru konusu olayda kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir."
87 Klinik Araştırmanın Dev Meta-Analizi: Tam Tahıllar Kalp ve Damar Sağlığını Destekliyor!Tam tahıl tüketiminin kolesterol, kan basıncı, kan şekeri ve vücut ağırlığı gibi temel kardiyometabolik risk faktörlerinde ölçülebilir iyileşmeler sağladığını ortaya koydu.16 Eylül 2026 Çarşamba 12:22BESLENME VE DİYET
Diz Kireçlenmesinde Yeni Dönem: GLP-1 Zayıflama İlaçları Rehbere Girdi!Amerikan Romatoloji Koleji (ACR), 14 Eylül 2026’da yayımladığı güncellenmiş osteoartrit rehberinde tarihi bir değişikliğe imza attı.16 Eylül 2026 Çarşamba 12:19BASIN HABERLERİ
Mide İlaçlarında Tıp Dünyasını Rahatlatan Araştırma: PPI Kullanımı Mide Kanseri Tanısını Geciktirmiyor!Kamuoyunda mide koruyucu olarak bilinen Proton Pompa İnhibitörlerinin (PPI) mide kanseri belirtilerini baskılayarak tanıyı geciktirdiği ve hastalığın ilerlemesine yol açtığı yönündeki endişelere bilimden yanıt geldi.16 Eylül 2026 Çarşamba 12:14BASIN HABERLERİ
Sağlık Tarihine Işık Tutan Müze: Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Müzesi Ziyarete Açıldı!Erzurum Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi bünyesinde kurulan Hastane Müzesi, tıp alanındaki tarihsel ve kültürel mirası gelecek kuşaklara aktarıyor.16 Eylül 2026 Çarşamba 12:11BASIN HABERLERİ
Tırnak Diplerindeki Renk Değişimine Dikkat: Gizli Sistemik Hastalıkların Habercisi Olabilir!Tırnak diplerindeki kızarıklığın yayılım biçimi doğru teşhis için hayati önem taşıyor.16 Eylül 2026 Çarşamba 12:00BASIN HABERLERİ
İçme Sütlerinde Yeni Dönem: Glukoz ve Fruktoz Şurubuna Geçit Yok!Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan Türk Gıda Kodeksi İçme Sütleri Tebliği'nde yapılan değişiklikle içme sütlerinde şeker, yağ ve "doğal" ifadesi kullanımına kritik sınırlamalar getirildi.16 Eylül 2026 Çarşamba 11:57BASIN HABERLERİ
Ada Ülkesi Fiji'de Korkutan Artış: HIV Nedeniyle "Ulusal Kriz" İlan Edildi!Güney Pasifik'in ada ülkesi Fiji'de, İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü (HIV) vakalarındaki hızlı tırmanış nedeniyle "ulusal kriz" ilan edildi.16 Eylül 2026 Çarşamba 11:55BASIN HABERLERİ
Uluslararası Araştırma: D Vitamini Eksikliği Ameliyat Sonrası Ağrı Riskini 3 Kat Artırıyor!Meme kanseri ameliyatı geçiren 184 kadın hasta üzerinde yürütülen uluslararası bir araştırma, D vitamini düşüklüğünün operasyon sonrası ağrıyı doğrudan tetiklediğini ortaya koydu.16 Eylül 2026 Çarşamba 11:53DÜNYADA SAĞLIK
TEİS Açıkladı: Grip Aşıları Eczanelere Geldi! İşte Ödeme Koşulları ve FiyatıTüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS), 2026-2027 sezonu grip aşılarının eczanelere ulaşmaya başladığını duyurdu.16 Eylül 2026 Çarşamba 11:51BASIN HABERLERİ
DEHB’li Çocuklarda Göz Bebeği Tepkilerine Dair Yeni Çalışma: Tanı Aracı Olmak İçin Henüz ErkenScientific Reports dergisinde yayımlanan araştırmada, DEHB'li çocukların zihinsel görevler esnasında göz bebeği tepkilerinin kontrol grubuna göre yüzde 23 daha değişken olduğu tespit edildi.16 Eylül 2026 Çarşamba 11:47BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










