AORT ANEVRİZMASINDA DAMAR BELLİ BİR ÇAPA ULAŞTIĞINDA PATLIYOR
Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selim İsbir: "Aort anevrizması sinsi seyreden ve çoğunlukla belirti vermeyen, hayatı tehdit eden çok ciddi bir hastalıktır. Sigara içen, 60 yaş üstü, yüksek tansiyon hastası olan erkeklerde daha sık görülmektedir."

28 Ocak 2019 Pazartesi 15:08
Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim İsbir, aort anevrizmasının sinsi seyreden ve çoğunlukla belirti vermeyen, hayatı tehdit eden çok ciddi bir hastalık olduğunu belirterek, "Sigara içen, 60 yaş üstü, yüksek tansiyon hastası olan erkeklerde daha sık görülmektedir. Tanı sıklıkla başka bir sebeple yapılan tetkikler sırasında şans eseri konulmaktadır." dedi.
Prof. Dr. İsbir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, aort anevrizmasının sıklıkla ileri yaşta sigara içen ve ailesinde anevrizma hikayesi olan kişilerde görülen oldukça önemli bir sağlık sorunu olduğunu söyledi.
Hastalığın tedavi edilmediği takdirde ölümle sonuçlanan komplikasyonlara yol açabildiğini aktaran İsbir, aort anevrizmasının kalpten çıkan ve vücuda kan taşıyan aort damarında oluşan genişleme olarak tanımlanabileceğini ifade etti.
İsbir, karın boşluğu içerisinde aort damarının genişlemesinin "Abdominal Aort Anevrizması" olarak adlandırıldığını, eğer bu genişlemenin göğüs boşluğu içinde aort damarının hemen kalpten çıktığı noktadan başlar ise "Çıkan Aort Anevrizması" adını aldığını belirtti.
Prof. Dr. İsbir, "Aort anevrizması sinsi seyreden ve çoğunlukla belirti vermeyen, hayatı tehdit eden çok ciddi bir hastalıktır. Sigara içen, 60 yaş üstü, yüksek tansiyon hastası olan erkeklerde daha sık görülmektedir. Tanı sıklıkla başka bir sebeple yapılan tetkikler sırasında şans eseri konulmaktadır." diye konuştu.
- "Hastalığın ilaçla tedavisi mümkün değildir"
Aort anevrizmasında tanının aslında çok basit olduğunu ifade eden İsbir, "Göğüs boşluğu içindeki anevrizmalarda ekokardiyografi, karın boşluğu içerisindeki anevrizmalarda ise ultrasonografi tanı koydurucudur. Esas tanı ise tomografi ile konulmaktadır." dedi.
İsbir, şu bilgileri verdi:
"Hastalığın en önemli sonucu, damarın belli bir çapa ulaştığında patlamasıdır. 'Rüptür' adını verdiğimiz bu olayda ölüm riski yüksektir. O nedenle hastalığın bu noktaya gelmeden tedavi edilmesi gerekmektedir. Genellikle bu oran damar çapı 5 santimetre ve üzerine çıktığında artmaktadır. Dolayısıyla bu anevrizmaların takibi ve müdahale sınırına geldiğinde ise tedavisi anevrizmanın beklenmedik bir şekilde yırtılmasının önüne geçmek açısından büyük önem taşımaktadır.
Hastalık daha çok sigara içen, yüksek tansiyonu olan ve ailesinde anevrizma hastalığı olan kişilerde görülmektedir. Kısaca kalp ve damar hastalıkları açısından genel risk faktörleri olarak tanımladığımız bu faktörlerden sigara ve yüksek tansiyon kontrol altına alınabilecek faktörlerdir. İnsanın genetik yapısı ise değiştirilemez. Öte yandan, hastalığın ilaçla tedavisi mümkün değildir."
Anevrizmanın yerine göre tedavi seçeneklerinin de değiştiğini belirten İsbir, anevrizma göğüs boşluğunda kalpten hemen çıkış noktasından başlıyor ise bu anevrizmalarda tek seçeneğin açık ameliyat yöntemiyle genişlemiş olan kısmın çıkarılıp yerine suni damar konulması olduğunu anlattı.
Öte yandan göğüs boşluğunda kalpten uzak bölgedeki anevrizma ve karın boşluğundaki anevrizmalarda ise günümüzde kasık bölgesinden yapılan ufak kesilerle damar içerisine stent yerleştirildiğini aktaran İsbir, endovasküler tamir adı verilen yöntemin hasta açısından büyük rahatlık sağladığını söyledi.
- "Aort ameliyatlarında son yılların en önemli yeniliği endovasküler tamir"
Açık cerrahiyle yapılan ameliyatlarda hastaların 1-2 gün süreyle yoğun bakım ünitesinde ve sonrasında değişen şartlara bağlı olarak 5-7 gün süreyle hastanede tutulduklarını aktaran İsbir, "Açık cerrahide, kanama dolayısıyla kan kullanımı, enfeksiyon oranları oldukça yüksektir. Ayrıca hastaların normal hayatlarına dönmeleri, her şey yolunda giderse 1-1,5 aylık bir süreci içermektedir." diye konuştu.
Endovasküler tamir yönteminde ise hastaların, 1-2 gün içerisinde hastaneden taburcu olabildiğini ve sonrasında yaklaşık 1 hafta içerisinde normal yaşamlarına dönebildiğini belirten İsbir, "Ayrıca kan kullanımı ve enfeksiyon oranları açık cerrahiyle karşılaştırıldığında yok denecek kadar azdır. Ancak bu yöntem, her abdominal aort anevrizması hastası için uygun olmayabilir. Bu durumda eski yöntemle tedavi yapılmalıdır." bilgisini verdi.
Aort ameliyatlarında son yılların en önemli yeniliğinin endovasküler tamir olduğuna işaret eden İsbir, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Aort anevrizmaları, kalp ameliyatları içerisinde kanama riski en yüksek olan ameliyatlardır. Ayrıca aort damarından beyin ve iç organlarımıza giden diğer damarlar nedeniyle bu ameliyatlar sırasında felç ve diğer organlarda yeni sorunların ortaya çıkması ihtimali yüksektir. Endovasküler tamir ise bu sorunları minimal düzeye indirgemiştir. Endovasküler tamir dediğimiz yöntemde, içi polyester ya da PTFE adı verilen özel yapıdaki bir kumaşla kaplı olan stent kasıktan bir kateter yardımı ile anevrizmanın içine yerleştirilmekte ve böylece anevrizmayı devre dışı bırakmaktadır."
Prof. Dr. İsbir, aort anevrizmalarında, anevrizmanın bulunduğu bölgeye göre değişik endovasküler girişimlerin yapılabildiğini ifade ederek, şunları kaydetti:
"İşlemin özel donanıma sahip ameliyathanelerde yapılması gerekmektedir. Hibrid ameliyathane adı verilen bu mekanlar, hastanelerin ameliyathane birimleri içerisinde aynı zamanda anjiyografi işleminin de yapılabildiği özel mekanlardır. Oldukça pahalı bir yatırım olduğundan, her hastanede bulunmamaktadır. Endovasküler tamir, aorttan çıkan, beyin ve iç organlarımıza giden damarlar nedeniyle her hasta için uygun olmayabilir. Bu durumda hibrid ameliyathanelerde gerçekleştirilen açık ameliyatlarla kombine endovasküler tamirler, klasik ameliyatlara oranla daha iyi sonuçlarla gerçekleştirilebilme şansına sahiptir."
Tıp Dünyasının Gözü İstanbul’da: 33 Yıl Sonra Dev Kulak Burun Boğaz Kongresi (IFOS) BaşladıDünyanın en köklü ve prestijli sağlık organizasyonlarından biri olan Uluslararası Kulak Burun Boğaz Dernekleri Federasyonunun (IFOS) Dünya KBB Kongresi, 33 yıl aranın ardından İstanbul’da kapılarını açtı.11 Eylül 2026 Cuma 16:39BASIN HABERLERİ
Bipolar Bozuklukta Tedavi Uyumsuzluğu Alarm Veriyor: Pekin’deki Araştırmada Hastaların %42,7’si İlk Yılda İlacı BıraktıPekin’de 3.034 bipolar bozukluk hastasını kapsayan kapsamlı gerçek yaşam araştırması, kronik ruhsal hastalıklarda tedavi sürekliliğinin en kritik sorunlardan biri olduğunu gözler önüne serdi.11 Eylül 2026 Cuma 16:36BASIN HABERLERİ
"Süper Besin" Hürafesine Son: Karaciğer Sağlığının Anahtarı Tek Yiyecekte Değil, Akdeniz Tipi BeslenmedeKaraciğeri detoks içecekleriyle veya tek bir mucizevi besinle temizleme iddialarının bilimsel temeli olmadığı açıklandı.11 Eylül 2026 Cuma 16:33BASIN HABERLERİ
Donuk Omuz Tedavisinde Doğru Bilinen Yanlışlar: Takviyeler Değil, Doğru Egzersiz ve Bütüncül Tedavi İyileştiriyorOmuzda şiddetli ağrı ve hareket kısıtlılığıyla seyreden donuk omuz (adezif kapsülit) hastalığında vitamin, mineral veya bitkisel takviyelerin iyileştirici etkisine dair güçlü bilimsel kanıt bulunmadığı açıklandı.11 Eylül 2026 Cuma 16:31BASIN HABERLERİ
Ölümcül Astım Atağında Şaşırtıcı Keşif: Bağışıklık İzleri Akciğerle Sınırlı Kalmıyor, Bağırsak Lenflerine Kadar UzanıyorNature Communications dergisinde yayımlanan çığır açıcı bir çalışma, ölümcül astım krizlerinde bağışıklık sistemindeki sapmaların yalnızca akciğerlerle sınırlı kalmadığını ortaya koydu.11 Eylül 2026 Cuma 16:27BASIN HABERLERİ
Afyonkarahisar’da Feci Kaza: 15 Yaşındaki Çocuğun Kopmak Üzere Olan Kolu Konya’da 8 Saatlik Ameliyatla KurtarıldıAfyonkarahisar'da motosiklet kazası geçiren 15 yaşındaki Muhammet Ali Şimşek'in omuz seviyesinden kopmak üzere olan sağ kolu, Konya'da 3 farklı branştan uzman ekibin katıldığı 8 saatlik zorlu bir multidisipliner operasyonla ampute edilmekten kurtarıldı.11 Eylül 2026 Cuma 16:25BASIN HABERLERİ
34 Haftalık Prematüre Bebeğe Mucize Müdahale: Kalbindeki Delik Kasıktan Girilerek KapatıldıManisa'da 34 haftalıkken prematüre doğan ve kalbinde 4 milimetrelik delik tespit edilen Mehmet Fatih bebek, İzmir Şehir Hastanesinde 16 günlükken gerçekleştirilen başarılı anjiyo operasyonuyla sağlığına kavuştu.11 Eylül 2026 Cuma 16:23BASIN HABERLERİ
Kongo’da Ebola Salgını Büyüyor: Doğrulanmış Vaka Sayısı 6 Biti Aştı, Can Kaybı 3 Bin 267’ye UlaştıDünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 10 Eylül 2026 tarihli raporuna göre, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde Bundibugyo virüsünün yol açtığı Ebola salgınında bilanço ağırlaşıyor.11 Eylül 2026 Cuma 16:22BASIN HABERLERİ
Kafein Hücresel 'Yaşlanma Şalterini' Kapatıyor: 500 Milyon Yıllık Genetik Mekanizma Keşfedildiİngiltere’de yürütülen uluslararası bir araştırma, kafeinin hücrelerde enerji dengesini ve DNA onarımını sağlayan 500 milyon yıllık evrimsel bir biyolojik mekanizmayı uyardığını ortaya koydu.11 Eylül 2026 Cuma 16:20BASIN HABERLERİ
Çocuklarda Okul Reddine Dikkat: Arkasında Ayrılık Kaygısı ve Zorbalık Yatıyor OlabilirKTÜ Farabi Hastanesi uzmanlarından Dr. Öğretim Üyesi Volkan Şahin, çocukların okula gitmek istememesinin hafife alınmaması gerektiğini vurguladı.11 Eylül 2026 Cuma 16:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










