“AŞIRI TUZDAN VAZGEÇEREK 2.5 MİLYON KİŞİNİN ÖLÜMÜ ENGELLENEBİLİR”
Daha sağlıklı bir hayat sürebilmek için yaşamsal önemi tartışılmaz olan tuzdan vazgeçmenin mümkün olmadığını ancak günlük alımını azaltarak...

14 Mart 2023 Salı 09:53
Daha sağlıklı bir hayat sürebilmek için yaşamsal önemi tartışılmaz olan tuzdan vazgeçmenin mümkün olmadığını ancak günlük alımını azaltarak fazlasının getireceği ölümcül sağlık sorunlarından korunmanın mümkün olduğunu belirten Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Murathan Uyar, "İşe sofraya getirilen tuzluğu kaldırmak ve tadına bakmadan yemeğe tuz eklemek huyundan vazgeçmekle başlayın. Tuz alımı kısıtlanırsa, dünyada 2.5 milyon kişinin ölümünün engellenebileceği hesaplanmaktadır" dedi.
VM Medical Park Florya Hastanesi Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Murathan Uyar, 14-20 Mart Dünya Tuza Dikkat Haftası dolayısıyla aşırı tuz tüketiminin zararları konusunda bilgiler verdi. Tuzun tanımını yapan Prof. Dr. Uyar, "Tuz, sodyum (Na) ve klorür (Cl)'den oluşan ve dünyada yaygın olarak bulunan bir maddedir. Tuzun yüzde 40'ı sodyum, yüzde 60'ı klorür iyonlarından oluşur. 2.5 gram tuzda 1 gram sodyum bulunur" diye konuştu.
"Birçok besinde doğal olarak bulunuyor"
Tuzun hangi besinlerde bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Uyar, "Besinlerin çoğunda doğal olarak bulunan sodyum, tuzla işlenmiş besinlerde, kabartma tozunda, karbonatta, maden sularında ve birçok ilacın bileşiminde de bulunur. Lezzet verici özelliği nedeniyle besin hazırlamada kullanılan tuz, besinlerin dayanıklılığının artırılması ve saklanmasında da kullanılmaktadır. Örneğin; zeytin, peynir, sucuk, pastırma gibi besinlerin üretiminde, turşu ve konserve yapımında, besinlerin salamura edilmesinde vazgeçilmezdir. Tuz, antiseptik olması ve nem çekici özelliğinden dolayı besinlerde bozulmaya neden olan bakterilerin üremesine engel olmaktadır" şeklinde konuştu.
Yaklaşık 5 bin yıl önce Çinlilerin besinlerin tuzda bozulmadan saklanabildiğini keşfetmeleriyle tuzun ekonomik açıdan çok önemli hale geldiğini, Roma imparatorluğunda bir dönem askerlerin maaşlarının bile tuzla ödendiğini hatırlatan Prof. Dr. Uyar, "Dondurucu ve buzdolaplarının keşfiyle tuzun kullanımı sanayide besin işlenmesine kaymış; evlerde daha çok lezzet amaçlı kullanılır olmuştur" dedi.
"Tuz hayatın vazgeçilmezidir"
Tuzun insanlar için öneminden bahseden Prof. Dr. Uyar, "Tuz vücuda alındığında çözünerek sodyum ve klorür iyonlarına ayrılır. Sodyum, kasların kasılmasında, kan hacminin ayarlanmasında, kan basıncının ayarlanmasında, sinirsel iletilerin düzgün çalışmasında, vücudun asitliğinin düzenlenmesinde rol oynar. Hayat için vazgeçilmezdir. Ancak fazlası da birçok hastalığı beraberinde getirir" ifadelerini kullandı.
"Farklı hastalıklara neden olabilir"
Günlük önerilen tuz alımının 5 gram (1 silme tatlı kaşığı) ile sınırlandırılması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Uyar, şu bilgileri paylaştı: "Bunun üzerinde her artış, kan basıncında yükselmeye yol açar. Kan basıncında aşırı yükseklik (hipertansiyon) ise felçlerin yüzde 62'sinin, kalp damar hastalıklarının ise yüzde 49'unun oluşumundan sorumludur. Ne yazık ki ülkemizde en sık ölüm nedeni, dolaşım sistemi hastalıklarıdır. Hipertansiyon da bunların ana nedenidir. Tuz alımı kısıtlanırsa dünyada 2.5 milyon kişinin ölümünün engellenebileceği hesaplanmaktadır. Kan basıncını artırmak dışında mide kanseri riskini artırmak, böbrek taşı gelişimini kolaylaştırmak, kemik erimesine yol açmak, kalp kasında kalınlaşmaya yol açmak, böbrek yetmezliğine yol açmak gibi kan basıncından bağımsız zararlı etkileri de gösterilmiştir."
"Ekmek ve kahvaltılıklar en çok tuzun alındığı besinler"
Tüketilen tuz miktarının değerlerine değinen Prof. Dr. Uyar, "Ülkemizde yapılan SALTURK araştırmasında günlük tuz tüketiminin 15-16 gram/gün gibi çok yüksek değerlerde olduğu görülmüştür. Tuz kaynakları olarak da en çok ekmek (yüzde 31.9) ve yemeğe katılan tuz (yüzde 55,5) olduğu saptanmıştır. Besin türlerine göre ise kahvaltılıklar en çok tuzun alındığı besinlerdir. Gıda sanayisinde tuz, tatlandırıcı, koruyucu, su tutucu, susamayı artırıcı (daha çok sıvı gıda tüketimi) olarak kullanılmaktadır. Piyasada farklı tuz çeşitleri satılmaktadır. Bunlarının yüzde 98'inin sodyum ve klorürden oluşan bildiğimiz tuz olduğu unutulmamalıdır. Sonuçta hepsi tuzdur. Etkileri de aynıdır" açıklamasında bulundu.
"Sofradan tuzluğu kaldırın"
Günlük tuz tüketimini azaltarak yaşadığımız sağlık sorunlarını azaltabileceğimize dikkat çeken Prof. Dr. Uyar, "Daha sağlıklı bir hayat sürebilmek için yaşamsal önemi tartışılmaz tuzdan vazgeçmek mümkün değildir. Ancak günlük alımını azaltarak fazlasının getireceği ölümcül sağlık sorunlarından korunmak da mümkündür. İşe sofraya getirilen tuzluğu kaldırmak ve tadına bakmadan yemeğe tuz eklemek huyundan vazgeçmekle başlanabilir" diyerek sözlerini noktaladı.
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
2026-YÖK-YKDS Başvuruları Başladı: Sınav 28 Kasım'da YapılacakÖlçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Yükseköğretim Kurumlarının Öncelikli Alanlardaki Doktora Programlarına Öğrenci Seçme Sınavı (2026-YÖK-YKDS) başvurularının başladığını açıkladı.02 Ekim 2026 Cuma 15:13BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










