BAKAN SOYLU'DAN AİLE İÇİ VE KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEYE İLİŞKİN VİDEOLU PAYLAŞIM:
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, aile içi ve kadına yönelik şiddetle mücadelede Türkiye'nin yaptığı çalışmalara değinerek, kadına ve çocuğa zulmetmenin dinde ve vicdanda yeri olmadığını bildirdi.

04 Kasım 2022 Cuma 23:21
"Bir kadına, bir çocuğa, bir anneye, ayrılmak isteyen eşe, ayrıldığı eşine, nişanlıya şiddet göstermek, sırf kadın ve çocuk olduğu için zulmetmek. Bunlar bize yakışmıyor. Bu ne haktır, bu ne insanlıktır ne de erkeklik. Dinde de vicdanda da yeri yoktur"
Soylu, sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda, aile içi ve kadına yönelik şiddetle mücadeleye ilişkin açıklamalarda bulundu.
Bakan Soylu, aslında pek çok sorunu dünya ile yaşadıklarını ifade ederek, problemlerin içlerinden özellikle kadına şiddetin asla Türk milletine yakışmadığını söyledi.
"Cennet annelerin ayakları altındadır" diyen, "kadına el kalkmaz" diyen bir medeniyete kadına şiddet uygulamanın hiç ama hiç yakışmadığını vurgulayan Soylu, "Bir kadına, bir çocuğa, bir anneye, ayrılmak isteyen eşe, ayrıldığı eşine, nişanlıya şiddet göstermek sırf kadın ve çocuk olduğu için zulmetmek. Bunlar bize yakışmıyor. Bu ne haktır, bu ne insanlıktır, ne de erkeklik. Dinde de vicdanda da yeri yoktur." ifadesini kullandı.
Dünyanın olduğu gibi Türkiye'nin de aile içi ve kadına yönelik şiddetle mücadele ettiğini belirten Soylu, şöyle devam etti:
"21. yüzyılın başında Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde bu alanda ülkemizde devrim niteliğinde adımlar atıldı. Her şeyden önce anayasa değiştirerek kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık yapmayı ilk defa bir anayasa kuralı haline getirdik. Aile içi ve kadına yönelik şiddeti engellemek için kanunlar, yönetmelikler ve uygulamalar yapıldı. Namus cinayeti ve töre cinayetlerinde yapılan ceza indirimleri, mahkemedeki iyi hal indirimleri de kaldırıldı. Diğer konularda olduğu gibi bu konuda da bizim stratejilerimiz var."
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatlarıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinesinde Milli Eğitim, Adalet, Sağlık ve İçişleri bakanlıkları ve Diyanet İşleri Başkanlığınca kadına yönelik şiddetle mücadelede IV. Ulusal Eylem Planı'nın (2021-2025) hazırlandığını hatırlatan Soylu, bu plana ek olarak 2022'de her birimin sorumlu olduğu faaliyet planının da yayınlandığını ifade etti.
Bakanlık olarak kendilerine düşen görevler çerçevesinde pek çok uygulamayı hayata geçirdiklerini anlatan Soylu, şunları kaydetti:
"Tedbirlerin bir kısmı, önleyici olmaya yönelik, modern teknolojinin tüm imkanlarını sahaya öncelikle sürdük. Mesela 2018'de KADES adlı uygulamayı devreye aldık. Kadınlarımız bunu cep telefonlarına indiriyorlar. Bir panik butonu gibi çalışıyor. Acil durumda tek dokunuşta 112 Acil Çağrı Merkezimize ihbar düşüyor. En yakın ekibi yönlendiriyoruz. 27 Ekim itibariyle 4 milyon 105 bin kadın bu uygulamayı telefonuna indirdi. 536 bin ihbar aldık. Ekiplerimiz hepsine gitti. Bunların 318 bini gerçek ve tehlike içeren ihbarlardı ve hepsine müdahale edildi. Küçük bir not, başarısından dolayı KADES uluslararası ödül aldı. Fransa ve Belçika da uygulamayı örnek aldı."
Bakanlık olarak aldıkları tedbirlerden bir diğerinin GAMER'deki Elektronik Kelepçe İzleme Merkezi olduğunu söyleyen Soylu, "Riski yüksek vakalarda mahkeme kararıyla takılan elektronik kelepçeler, söz konusu merkezden 7 gün 24 saat izlenmektedir. Aynı anda 1500 vakayı takip edebiliyoruz. Uzaklaştırma kararı olan erkek, kadına yaklaştığında sistem uyarıyor ve ekiplerimiz anında müdahale ediyor. Şu ana kadar 1950 vaka izledik. Halen 747 vakanın izlemesi de devam ediyor." diye konuştu.
Kadınların şikayet imkanlarını ve şikayet takip kapasitesini artırmak için çalışmalar yaptıklarını ifade eden Soylu, şu bilgileri paylaştı:
"Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde 1005, Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde 242 olmak üzere 1247 yerde Aile İçi ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Büro Amirliği kurduk ve her ilçede ulaşılabilir oldu. 100 bin nüfusun üzerindeki kadın konuk evi olmayan belediyeler, konuk evi açmaları konusunda uyarıldı ve süre verildi.
Ayrıca Polis Merkezi amirlikleri ve jandarma karakollarındaki Güven Masaları'na 3 bin kadın personel görevlendirerek kadınlarımızın kendilerini daha rahat ifade etmelerini sağladık. Öte yandan valilik ve ilçelerimizde bulunan Açık Kapı birimlerimizde de bu şikayetlerin alınmasını ve ŞÖNİM'lere yönlendirilmesini sağladık. Bu kanalları açtıkça alınan şikayetler de elbette ki tedbir kararları da ulaşılabilirlikle arttı."
Kadına yönelik şiddet olaylarında temel yaklaşımlarının önleyici olduğunun altını çizen Soylu, işin risk analizi boyutuna ayrı bir önem verdiklerini belirtti.
Dünyada kullanılan risk analiz formlarını ve yöntemlerini de kullandıklarını ifade eden Soylu, "Her olayda, olaya özel bir kayıt ve risk değerlendirme formu doldurup analiz ediyoruz. Bu formlarımızı sürekli yeni kriterlerle güncelliyoruz. Şimdi de yeni bir projeyle bu analizleri yapay zeka algoritmalarıyla yapmak için çalışma başlattık. Şu an test aşamasındayız. İnşallah çok kısa bir süre içerisinde her olay için daha isabetli, daha erken uyarı veren ve daha önleyici bir sisteme hep birlikte kavuşmuş olacağız." dedi.
Her konuda olduğu gibi aile içi ve kadına yönelik şiddetle mücadelede de işin en önemli unsurunun insan, uzman personel ve toplumsal farkındalık olduğunu ifade eden Soylu, şöyle devam etti:
"Son 3 yılda toplam 327 bin kolluk personelimize bu konuda eğitim verdik. Ayrıca son 2 yılda 38 bin erbaş ve ere, Polis Akademisi ile Jandarma Sahil Güvenlik Akademisinde öğrenim gören yaklaşık 24 bin öğrenciye, 1327 mülki idare amirine yani kaymakamlarımıza, valilerimize, 18 bin muhtarımıza bu konuda eğitim verdik."
Yepyeni bir projeye başladıklarını duyuran Soylu, buna ilişkin şu bilgileri paylaştı:
"'Kadına el kalkamaz' adını verdiğimiz bu projeyle erkek odaklı yaygın bir bilgilendirme çalışması yapıyoruz. Şu ana kadar tam 5 milyon erkeğe ulaşıldı. 100 binden fazla afiş ve pankart hazırlandı. Bir buçuk milyondan fazla broşür dağıtıldı. Tüm bu çalışmalar sonucunda geldiğimiz nokta şudur, 2015'de yıllık maalesef 360 kadın cinayeti yaşanmıştı. Nüfusumuz yüzde 7 buçuk artmasına rağmen geçen yıl 309'a indi. Bu yıl da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8'lik bir azalış var. Yani bir iniş trendi var. 2015'de şüpheliye yönelik verilen önleyici tedbir kararı sayısı 295 bin, 2021 yılının sonunda bu sayı 726 bin olmuştur. Bu yıl ise halen 608 bin yani devletin bütün organları, aile içi ve kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda tam bir seferberlik halindedir."
Dünyada yaşanan olaylarla Türkiye'dekilerin verilerini de paylaşan Soylu, şunları kaydetti:
"Aile içi ve kadına yönelik şiddette ölüm oranı Türkiye'de milyonda 5 ve hala düşüyorken Amerika'da milyonda 22, yani 4 katımız. Ukrayna'da milyonda 21, Belçika, Avustralya ve Romanya'da milyonda 8, İsrail, Hırvatistan milyonda 7, Finlandiya, Avusturya, Çek Cumhuriyeti milyonda 6, Almanya, Hollanda, İsveç, İspanya, Norveç bizimle aynı yani milyonda 5. Birçok ülkede bu ölüm oranları sadece eşi, ayrıldığı eşi ve kız arkadaşını kapsamasına rağmen bizde aile içi anne, kız kardeş gibi bireyleri de kapsamaktadır. Elbette bir sayısına bile tahammülümüz yoktur. Bir aile içi şiddete, bir kadına şiddete bir ölüme dahi tahammülümüz yoktur. Hedefimiz sıfır şiddet. Bu sayıların tamamı sıfır olana kadar şiddet sıfır, can kaybımız sıfır, gözyaşı sıfır olana kadar tüm kadınlarımız kendini her zaman güvende hissedene kadar çalışmaya, çalışmaya ve çalışmaya devam. Aile içi şiddet ve kadına şiddet insanlık dışıdır. Kadına el kalkamaz."
Kilo Yönetiminde GLP-1 İlaçları Kullanımı: Sindirim Yan Etkileri ve Beslenme ÖnerileriObezite tedavisinde kullanılan GLP-1 temelli zayıflama ilaçları, mide boşalmasını yavaşlatarak iştahı baskılarken bulantı ve reflü gibi yan etkilere yol açabiliyor.29 Eylül 2026 Salı 16:15BASIN HABERLERİ
29 Eylül Dünya Kalp Günü: Türkiye’de Her 3 Öldümden Biri Kalp ve Damar Hastalıklarından KaynaklanıyorTÜİK’in 2025 verilerine göre Türkiye’deki ölümlerin yüzde 34,7’si dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle gerçekleşti. Tütün kullanımı ve obezitedeki artış gelecek riskini büyütüyor.29 Eylül 2026 Salı 16:13BASIN HABERLERİ
Böbrek Sağlığını Korumada Yanlış Bilinenler: Yalnızca Bol Su İçmek Yeterli DeğilUzmanlar, böbrekleri korumanın yolunun sadece bol su tüketmekten geçmediğini; kan basıncı, kan şekeri ve tuz kontrolü gibi adımların hayati önem taşıdığını vurguluyor.29 Eylül 2026 Salı 16:04BASIN HABERLERİ
JAMA Network Open Araştırması: 12 Yaşında Akıllı Telefon Sahibi Olmak Ergenlerde Yeme Bozukluğu Riskini Artırıyor8 bin 957 ergenin izlendiği araştırmada, 12 yaşında akıllı telefon edinmenin 14 yaşında yeme bozukluğu belirtileriyle ilişkili olduğu saptandı.29 Eylül 2026 Salı 15:58DÜNYADA SAĞLIK
FDA'dan Ergenler İçin Saçkıran Kararı: Baricitinib Kullanım Alanı GenişletildiFDA, şiddetli alopecia areata hastası 12 yaş ve üzerindeki ergenlerde baricitinib kullanımını onayladı.29 Eylül 2026 Salı 15:56BASIN HABERLERİ
Finlandiya’da Araştırıldı: Kahve Tüketimi Erkeklerde Testosteron ve Hormon Düzeylerini Nasıl Etkiliyor?Finlandiya'da 2 bin 264 kişiyle yapılan çalışma, fazla kahve tüketiminin erkeklerde toplam testosteron ve SHBG seviyeleriyle ilişkili olduğunu gösterdi.29 Eylül 2026 Salı 15:55DÜNYADA SAĞLIK
Erzurum'da Ameliyat Sonrası Ölen Hastayla İlgili Uzman Doktora Hapis Talebiyle Dava AçıldıErzurum'da böbrek taşı ameliyatından iki gün sonra hayatını kaybeden Seval Günaydınlı'nın ölümü üzerine doktor M.B.K. hakkında dava açıldı.29 Eylül 2026 Salı 15:54BASIN HABERLERİ
Uluslararası AlliGatOr Araştırması Açıklandı: Apandisitte Gecikme Perforasyon Riskini İki Katına Çıkarıyor112 ülkede yürütülen AlliGatOr çalışması, apandisit belirtilerinin başlamasından cerrahiye kadar geçen sürenin uzamasının perforasyon riskini artırdığını gösterdi.29 Eylül 2026 Salı 15:49BASIN HABERLERİ
Prof. Dr. Kiraz'dan COP31 Öncesi Çağrı: İklim ve Sağlık Destek Fonu Acilen OluşturulmalıProf. Dr. Emine Didem Evci Kiraz, COP31 öncesinde iklim krizinin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine karşı destek fonunun kurulmasını istedi.29 Eylül 2026 Salı 15:47BASIN HABERLERİ
Lokalize Prostat Kanserinde SBRT ve Cerrahi Karşılaştırmasında Uzun Dönem Sonuçları AçıklandıASTRO 2026 Toplantısında sunulan araştırmaya göre 5 seanslık SBRT, sekiz yıllık takipte cerrahiye benzer kanser kontrolü sağlarken daha az yan etki gösterdi.29 Eylül 2026 Salı 15:45BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










