BAYINDIR İÇERENKÖY HASTANESİ'NDEN "ASTIM KONTROL ALTINDA TUTULABİLİYOR" AÇIKLAMASI
Bayındır İçerenköy Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Muharrem Tokmak:

02 Mayıs 2023 Salı 19:23
"Astımın kontrol altına alınabilmesi için, hastalık ve tetikleyen faktörlerin iyi tanınması gerekiyor ve önerilen ilaçların düzenli kullanılması büyük önem taşıyor"
Bayındır İçerenköy Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Muharrem Tokmak, astımda tam tedavi söz konusu olmasa da astımı kontrol altına alabilmek için biyolojik, fiziksel ve psikososyal çevrenin etkilerinin anlaşılmasının büyük önem taşıdığını belirtti.
Hastaneden yapılan açıklamaya göre, tüm dünyada en sık görülen bulaşıcı olmayan kronik solunum hastalıklarından birisi olan astım, dünya çapında yaklaşık 300 milyon kişiyi etkiliyor. Oluşmasında genetik ve çevresel faktörlerin büyük rol oynadığı astım hastalığında, çeşitli tetikleyicilere yanıt olarak gelişen ataklar yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor.
Türkiye İş Bankası grup şirketlerinden Bayındır Sağlık Grubu, Bayındır İçerenköy Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Muharrem Tokmak, astım hakkında detaylı bilgiler paylaştı.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Dr. Muharrem Tokmak, tetikleyici faktörlerden uzak durularak ve doktor kontrolünde reçete edilen ilaçların düzgün kullanımı sağlanarak atakların önlenebileceğini belirtti.
Bronş etrafındaki kasların enflamasyonu sonucu ortaya çıkan astımın, sık geçirilen enfeksiyonlara ya da alerjiye bağlı olarak gelişebildiğini aktaran Tokmak, şunları kaydetti:
"Astımın oluşmasında genetik ve çevresel faktörler büyük rol oynuyor. Astım oluşmasında aile öyküsü en önemli faktörlerden birisi olarak biliniyor. Anne babadan birinin astımlı olması durumunda çocukta astım görülme riski yüzde 25'ken, anne ve babanın her ikisinin de astımlı olması durumunda risk yüzde 50'leri buluyor. Aile öyküsünde astım olmadan da genetik bazı bozukluklara bağlı olarak astım gelişebiliyor.
Ayrıca alerji, obezite, hava kirliliğine maruziyet, sigara kullanımı gibi çevresel faktörler de astım gelişiminde rol oynuyor. Nefes darlığı, öksürük, göğüste hırıltı, tıkanıklık ve sıkışma hissi gibi semptomlar astımın habercisi olarak biliniyor. Bu semptomlar aralıklı ve genellikle geceleri ya da egzersiz sırasında kötüleşiyor. Gece özellikle sabaha doğru olan şikayetler astımın habercisi oluyor. Astımın tanısı için, tüm şikayetlerin aynı anda görülmesi gerekmiyor. Sadece öksürük ile seyreden astım vakaları da olabiliyor."
- "Astım tanısı koyarken hasta öyküsü büyük önem taşıyor"
Tokmak, astım tanısı koyarken hasta öyküsünün büyük önem taşıdığını belirterek, "Kişinin yakınmaları, aile öyküsü ve eşlik eden hastalıkları göz önünde bulunduruluyor. Fizik muayenesinin yanı sıra bazı tanısal testlerin yapılması gerekiyor. En temel testler solunum fonksiyon testleri ve alerji testleri olarak biliniyor. Astımlı kişilerde aniden ilerleyen astım şikayetlerinin ortaya çıkması ve artması astım atağına neden oluyor.
Nefes darlığının derecesi, kalp atım hızı, solunum sayısı, oksijen satürasyonu ile PEF ve FEV1 değerleri atağın şiddetini ortaya koyuyor. Genellikle astım atağında rol oynayan bir dış etken bulunuyor. Enfeksiyon, alerjen maruziyeti, malignite, enflamasyon, hava kirliliği ve benzeri durumlar atağa sebep olabiliyor." ifadelerini kullandı.
Tetikleyicilerin kişiden kişiye değişiklik gösterebildiğini söyleyen Tokmak, astım atağına yol açabilen etkenler arasında ev tozu akarları, çimen, ağaç, küfler, kedi, köpek, kuş gibi hayvan tüyleri, viral, bakteriyel enfeksiyonlar, sigara dumanı, parfüm, saç spreyi, bazı sabunlar, sis, hava kirliliği, ortam değişikliği, ağır egzersiz, psikolojik faktörler, rutubetli hava, mesleki faktörlerin yer aldığını vurguladı.
Tokmak, astımda tam tedavi söz konusu olmasa da astımı kontrol altına alabilmek için biyolojik, fiziksel ve psikososyal çevrenin etkilerinin anlaşılmasının büyük önem taşıdığını aktararak, şu değerlendirmede bulundu:
"Astım tedavisinin amacı, kişinin gününü yakınmasız geçirmesi ve hastalık ile ilişkili ortaya çıkacak gelecekteki risklerden korunması olarak ifade ediliyor. Bu nedenle astımlı hastaların tedavi edilebilmesinin temel taşını eğitim oluşturuyor. Astımın kontrol altına alınabilmesi için, hastalık ve tetikleyen faktörlerin iyi tanınması gerekiyor ve önerilen ilaçların düzenli kullanılması büyük önem taşıyor. Ayrıca doktor kontrollerinin de ihmal edilmemesi gerekiyor. Astımın temel tedavisinde genellikle inhaler steroid ilaçlar kullanılıyor, zaman zaman bronkodilatörler (bronş açıcı) ile kombine edilebiliyor.
Ayrıca damar yoluyla ya da ağızdan alınan tabletlere de başvurulabiliyor. Tedavide hangi ilaç tercih edilirse edilsin, etkin bir sonuç alınabilmesi için ilaçların doğru alınması büyük önem taşıyor. İlaçlar bırakılır, düzensiz kullanılır ya da yanlış dozlarda alınırsa astım kontrol altında tutulamıyor. Bu nedenle tedavinin mutlaka göğüs hastalıkları uzmanının gözetiminde planlanması ve hasta-hekim iş birliğinin kurulması gerekiyor. Ayrıca astımda tedavi sürekli olmayabiliyor, dönemsel de olabiliyor. GINA kriterlerine göre astım tedavisine başlanılıyor, tedavi bitiriliyor ya da ilaç ayarlaması yapılıyor."
- "Sigara içiminin kesinlikle bırakılması gerekiyor"
Astımlıların pasif olarak sigaraya maruz kalmalarının dahi astım ataklarının sıklığını artırdığını ifade eden Uzm. Dr. Muharrem Tokmak, "Sigara içiminin kesinlikle bırakılması gerekiyor. Sigara içen astımlılarda KOAH riski de çok daha yüksek oluyor. Ayrıca sigara, astım tedavisinde kullanılan ilaçların etkinliğini azaltıyor. Gebeyken sigara içen ya da pasif olarak sigara dumanına maruz kalan annelerin bebeklerinde astım gelişme riski yüksek oluyor. Ayrıca çocukların sigara dumanına maruziyeti sonucunda akciğer gelişimi ve solunum fonksiyonları olumsuz etkileniyor, astım gelişme riski artıyor." ifadelerini kullandı.
Uzm. Dr. Muharrem Tokmak, astım ataklarından korunmanın yollarını şu şekilde sıraladı:
"Ev içi çevre kontrol önlemlerinin alınması, ev içinde çamaşır kurutulmaması, aktif ve pasif sigara içiminin önlenmesi, evcil hayvan tüyüne alerjinin olması durumunda evde hayvan beslenmemesi, saç spreyi, deodorant, kokulu deterjan & sabun, parfüm kullanılmaması, evin düzenli olarak havalandırılması, yatak odasında ev tozu akarları barındırabilecek eşyaların bulundurulmaması, yaşanılan yerde nem oranın düşük tutulması, bahçe işlerinden uzak durulması, maske takılarak evde sık sık temizlik yapılması, pamuklu ve yünlü eşyaların kullanımının bırakılması, polenlerin yoğun olduğu dönemlerde gerekli olmadıkça dışarıda vakit geçirilmemesi, polen sezonu boyunca antialerjik ilaçların kullanılması, soğuk ve kuru havaların yanı sıra kirli ve sisli havalarda egzersiz yapmaktan kaçınılması."
Bilim İnsanlarından Korkutan Sigara ve Nanoplastik Uyarısı: Akciğer Bariyerini Çökertiyor!İtalya ve Belçika’da yapılan ortak araştırmada, sigara dumanına maruz kalan solunum yolu hücrelerinin nanoplastikleri çok daha kolay bünyesine aldığı saptandı.30 Temmuz 2026 Perşembe 13:13DÜNYADA SAĞLIK
TÜİK Hayat Tabloları Açıklandı: Türkiye’de Beklenen Yaşam Süresi 78,5 Yıla Yükseldi!Kadınların erkeklerden ortalama 5,2 yıl daha uzun yaşadığı belirlenirken, eğitim seviyesi arttıkça ömrün uzadığı görüldü. Sağlıklı yaşam süresinde ise erkekler kadınların 2,2 yıl önünde yer aldı.30 Temmuz 2026 Perşembe 13:10BASIN HABERLERİ
Sağlık Bakanlığı'ndan Geçici Görevlendirmelere Yeni Düzenleme: İptal Kararı Sahada İstisna ve Kadro Talebi Doğurdu!Sağlık Bakanlığı'nın illere gönderdiği yeni talimatla il içi geçici görevlendirmelerin en fazla 6 ayla sınırlandırılması ve isteğe bağlı görevlendirmelerin sonlandırılması kararlaştırıldı.30 Temmuz 2026 Perşembe 13:06BASIN HABERLERİ
Yaz Aylarında Çocuklarda İshal Uyarısı: 5 Yaş Altında Sıvı Kaybı Hayati Risk Taşıyor!Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nimet Karataş Torun, 5 yaş altındaki çocuklarda sıvı kaybının (dehidratasyon) hayati tehlike oluşturabileceğini vurguladı.30 Temmuz 2026 Perşembe 11:59BASIN HABERLERİ
Sosyal Medyadaki Bilinçsiz Egzersiz Trendleri Bel Fıtığı Riskini Artırıyor!Dr. Merve Cemil, "Her egzersiz herkes için uygun değildir. Kişinin fiziksel durumuna göre planlanmayan bilinçsiz hareketler bel fıtığına ve ağır sakatlanmalara yol açıyor" dedi.30 Temmuz 2026 Perşembe 11:51BASIN HABERLERİ
Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesinde Yapılan Düzenlemeler Hakkında Duyuru 2026/29Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından "Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesinde Yapılan Düzenlemeler-2026/29" konulu duyuru yayımlandı.29 Temmuz 2026 Çarşamba 16:26DİĞER DUYURULAR
Prof. Dr. Canan Karatay’dan "Çin Tuzu" Uyarısı: Obezite, Unutkanlık ve Nörolojik Hastalıkları Tetikliyor!Ünlü iç hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, işlenmiş ve paketli gıdalarda yaygın olarak kullanılan monosodyum glutamat (MSG) hakkında korkutan uyarılarda bulundu.29 Temmuz 2026 Çarşamba 10:51BASIN HABERLERİ
4 Yıllık Çile Erzurum'da Bitti: Nadir Görülen "MALS" Hastası Kapalı Ameliyatla Sağlığına Kavuştu!Erzurum'da 4 yıldır yemek yedikten sonra şiddetli karın ağrısı, kusma ve kilo kaybı yaşayan 21 yaşındaki genç kadın, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi’nde sağlığına kavuştu.29 Temmuz 2026 Çarşamba 10:48BASIN HABERLERİ
Ameliyatta İnanılmaz Skandal: Kadının Karnında 18 Santimetrelik Cerrahi Makas Unutuldu!Brezilya'da rahim alma ameliyatı geçiren üç çocuk annesi kadın, aylarca süren şiddetli ağrıların ardından karnında 18 santimetrelik cerrahi makasla yaşadığını öğrendi.29 Temmuz 2026 Çarşamba 10:18BASIN HABERLERİ
Alerjide Aşı Tedavisi Hayat Kurtarıyor: 3 Yıllık Terapi Çocukların Yaşam Kalitesini Artırıyor!Dr. Berna Uzunoğlu, ilaç tedavisiyle kontrol altına alınamayan polen, ev tozu, evcil hayvan ve arı alerjilerinde uygulanan "alerjen immünoterapisi" (alerji aşısı) yönteminin hayat kurtarıcı olduğunu ve çocukların yaşam kalitesini artırdığını vurguladı.29 Temmuz 2026 Çarşamba 10:07BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










