'BAZI VAKIF ÜNİVERSİTELERİ ŞEFFAF YÖNETİLMİYOR'
YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç: YÖK'ün istediği, bütün üniversitelerin devlet veya vakıf, şeffaf bir şekilde yönetilmesi...

01 Aralık 2015 Salı 12:32
Balçiçek İLTER
Balçiçek İlter'in bu haftaki konuğu YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç: YÖK'ün istediği, bütün üniversitelerin devlet veya vakıf, şeffaf bir şekilde yönetilmesi. Ama sayısı çok az olmakla birlikte, bazı vakıf üniversiteleri hesap hareketlerini beyan etmiyor. Veyahut öğrenciden toplanan gelir, kurucu vakfın sahiplerinin yakınlarına doğrudan doğruya havale edilmiş.
-Röportajın dün yayınlanan bölümünde YÖKyetkilerini devrediyor diye başlamıştık, oradan devam edelim. Pedagojik formasyon...
Bu konuyu da yetki devri çerçevesinde ele alıyoruz.MEB'in planlamaları ve önerileri doğrultusunda gerçekçi bir rakam olarak 15.000 kontenjan belirlemiştik. Fakat bir taraftan öğrencilerin yoğun talepleri diğer taraftan üniversitelerimizden gelen öneriler ile konuyu başka bir çerçevede değerlendirdik. Pedagojik formasyon aslında bir sertifika programı. Biz YÖK olarak akademik derece ve diploma programları ile ilgili düzenleme yapıyoruz. Üniversiteler bu bağlamda konunun değerlendirilmesini istediler, bizler de kabul ettik. Eğitim fakülteleri bulunan ve altyapısı elverişli üniversitelerimize kontenjanları belirleme yetkisini devrettik. Akademinin doğasına uygun olan, konuya ilişkin YÖK'ün dışında bir üst planlamanın yapılması gerektiğidir. Öğretmenlik mesleğinin önemi azaltılmadan havuzun geniş tutulması ve özellikle lise öğretmenliğinin lisansüstü derecesi ile ilişkilendirilmesi daha doğru olur diye düşünüyoruz.
-Vakıf üniversitelerinde durum nedir?
19 Kasım 2014'te bir yasa değişikliği oldu ve kanunun amir hükmü doğrultusunda vakıf üniversiteleriyle ilgili bir düzenleme yapılması icap etti. Bu yasal bir zorunluluktu. Biz de bunun üzerine yönetmelik değişikliği yaptık. Daha önceki mevzuatta faaliyetten men ve kapatma zaten vardı. Kanun gereği tedricilik getirildi ve düzeltici, kısıtlayıcı veya faaliyet iznini kaldırıcı önlemlerle kaynak aktarımına dair hükümler getirildi. Yönetmelik taslağı şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşıldı. Gelen öneriler üzerine pek çok maddesi değiştirildi ve son şekli verildi. Yapılan budur.
-Vakıf üniversitelerinde her şey şeffaf değil mi?
Sayısı çok az olmakla birlikte, bazı vakıf üniversiteleri hesap hareketlerini beyan etmiyor. Veyahut öğrenciden toplanan gelir, kurucu vakfın sahiplerinin yakınlarına doğrudan doğruya havale edilmiş. Ya da üniversite gayrimenkullerini izahı zor şartlarda satmış ve sattıktan sonra tekrar yüksek rayiçlerle kiralamış. Gerekli şartları taşımayan öğrenciler eğitime başlatılmış, izin alınmadan programlar açılmış ve öğrenciler mezun edilmiş. Bu ihlallerin örneği çok az, ama var. Yine bazı şikayetlerde YÖK'e bildirilen programlardaki hocaların aslında o kurumda öğretim üyesi olarak çalışmadığı ya da uzmanlığını gösteren bölümlerin o yıllarda belirtilen üniversitelerde bulunmadığı da yer almakta. Bu ihlallere karşı nasıl müeyyide uygulanacağının mevzuatta karşılığı yoktu. Bu boşluk yeni düzenlemeyle dolduruldu.
-İnanılır gibi değil.
Üstelik son zamanlarda bu üniversiteler maalesef kolayca alınıp satılmaya başlandı. Kurucu vakfın mütevellisinin değiştirilmesi ile bu çok kolay bir şekilde gerçekleşiyor. Bu ve benzeri durumların örnekleri az, ama sistemi zedeliyor. Vakıf üniversitelerimizin çoğu da durumdan şikayetçi. Vakıf üniversiteleri yükseköğretim sistemimizin çok önemli bir unsuru. Aralarında uluslararası başarılara imza atanları var. Bundan dolayı, yönetmelik değişikliğinin vakıf üniversitelerinin büyük ekseriyeti tarafından memnuniyetle karşılandığını söyleyebiliriz. YÖK'ün istediği, bütün üniversitelerin devlet veya vakıf, şeffaf bir şekilde yönetilmesi.
SINAV EMNİYETİ KONUSUNDA ÖSYM YENİ TEDBİRLERİ DEVREYE SOKTU
-Bir başka tartışmalı konu daha... Üniversiteye girişi sınavı eskiden "hakkaniyetli'' bulunurken, bugün onun da üzerine gölge düştü, ne düşünüyorsunuz bu konuda?
Sizin de ifadenizin gösterdiği gibi son yıllarda kamuoyunun bildiği bazı ihlaller yaşandı. Bu ihlaller adalet duygusunu zedeledi ve merkezi sınavları yapan kuruma karşı olan güveni sarstı. Fakat son yıllarda sınav emniyeti konusunda ÖSYM yeni tedbirleri devreye soktu ve eski güveni tekrar kazanma yolunda ilerliyor. Son yıllarda yapılan sınavlarda bir usulsüzlük görülmemektedir.
-Sizce merkezi sınav kaldırılmalı mı?
Arz-talep dengesi, programların sürdürülebilmesi için belli bir yetkinliğin gerekmesi ve öğrencilerin seçiciliği gibi faktörler dolayısıyla merkezi sınavlara ihtiyaç var. Merkezi sınavlar olduğu için fakir fukara çocukları bu ülkenin en iyi üniversitelerine girebiliyor. Sistemin adil oluşu konusunda kimsenin şüphesi yok. Kaldırılması toplumda adalet duygusunu zedeler. Bugün geçerli mevzuata göre sınavların usul ve esaslarına dair yetki YÖK'e aittir. Diğer taraftan yükseköğretim lise eğitimine dayalı olduğu için Milli Eğitim'in yaptığı düzenlemeleri göz önünde tutmak durumundayız. Pek çok ülkede olduğu gibi MEB tarafından lise sonrası belli bir standardı sorgulayan bir sınavın yapılması, giriş sisteminin özellikle ilk sınavını doğrudan etkiler. Bu çerçevede merkezi sınavlara ilişkin yalınlaştırıcı, ikmal edici düzenlemeler yapılabilir, ama önümüzdeki yıl için radikal bir değişiklik düşünmüyoruz. Öğrencilerimiz rahat bir şekilde çalışmalarına devam etsinler.
"SIRALAMAYA GİREN ÜNİVERSİTELERLE TOPLANACAĞIZ"
-Türkiye'nin en iyi üniversiteleri hangileri?
O konuda da bir tartışma var biliyorsunuz... Bu sorunun cevabı hangi bakış açısıyla baktığınızla ilgili. Mesela araştırma açısından mı yoksa eğitim açısından mı?
-Dünyada bunun belli bir kriteri yok mu?
Sıralama yapan kuruluşların kriterleri birbirinden farklı. Birisinin kullandığı veriyi diğeri kullanmıyor veya o veriye atfettiği kıymet farklı oluyor. Bir sıralama eğitimi önceler iken diğeri üretilen patenti, diğeri bilimsel olmayan bir alanda da olsa Nobel kazanmayı önemsiyor. Bu arada bu sıralamaların tek bir dille üretilen bilimsel faaliyetleri niye odak haline getirdiği de sorgulanmaya başlandı Fransa gibi pek çok ülkede. Endeksler önemlidir, fakat her şey değildir. Ayrıca ülkemizde Amerika'nın en iyi üniversiteleri olan şu üniversiteler ayarında üniversitemiz yoktur, deniliyor; ama hiçbir üniversitemiz o ülkedeki bir kısım tabela üniversiteleri gibi de değil. Yani belli bir standardı koruyor bütün üniversitelerimiz.
-Peki YÖK'ün kriterlerine göre nedir?
Bu konuda bir çalışma başlattık. Çeşitli sıralamalara giren üniversitelerimizle önümüzdeki günlerde toplanıyoruz. Üniversitelerimizin sıralamalardaki durumlarını değerlendireceğiz ve belki de birden fazla kategoride ulusal bir sıralama sistemini de YÖK'ün gündemine alacağız.
-Hangi üniversitelerle bir araya geleceksiniz?
ODTÜ, Boğaziçi, İTÜ, İstanbul, Hacettepe, Sabancı, Bilkent, Koç... Türkiye'de ilk defa böyle bir çalışma yapılacak. Yükseköğretimde yapısal bir değişim süreci başladı. Kurulan Kalite Kurulu ve üniversitelerimiz için misyon farklılaşmasına gitme yolunda attığımız adımlarla bu hissedilmeye de başlandı. Bu konuyu da bu çerçevede ele alacağız.
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
2026-YÖK-YKDS Başvuruları Başladı: Sınav 28 Kasım'da YapılacakÖlçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Yükseköğretim Kurumlarının Öncelikli Alanlardaki Doktora Programlarına Öğrenci Seçme Sınavı (2026-YÖK-YKDS) başvurularının başladığını açıkladı.02 Ekim 2026 Cuma 15:13BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










