BESİN ZİNCİRİNİ ZEHİRLEYEN MİKROPLASTİKLER DOĞAYI VE İNSAN SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR
Uzmanlar, besin zinciri yoluyla insan vücuduna giren mikroplastiklerin, doğaya ve insan sağlığına yönelik tehditlerine dikkati çekti.

22 Temmuz 2025 Salı 11:08
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Okay Abacı: "Kan dolaşımına karışan mikroplastikler, damar iç yüzeyinde birikerek inflamasyon denilen iltihabi durumu artırabilir, bağışıklık hücrelerini aktive ederek plak oluşumunu hızlandırabilir. Bu süreç, uzun vadede damar tıkanıklığı, hipertansiyon ve kalp krizi riskini artırabilir. Nitekim 2023'te Lancet'te yayımlanan bir çalışmada, kalp damarlarında mikroplastik tespit edilen hastaların daha kötü klinik sonuçlara sahip olduğu bildirildi"
İÜ Su Bilimleri Fakültesi Gıda Güvenliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuray Erkan: "Uzun vadede kanser riskini artırabilir. Kanalizasyon, yağmur suyu drenajı, tarım ve sanayi atıkları yoluyla karasal kaynaklı kirliliğin son durağı olan sulak ekosistem, bu sistemdeki tüm organizmalar ve gıda kaynakları, mikroplastik kirliliğinden daha çok etkileniyor"
Mikroplastiklerin insan sağlığına verdiği zararları AA muhabirine değerlendiren Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Okay Abacı, bu zararlı maddelerin hem çevre sağlığı hem de kardiyovasküler hastalıklar açısından önemli sorunlar içerdiğini söyledi.
Çapı 5 milimetreden küçük olan parçacıklara "mikroplastikler" denildiğini belirten Abacı, bu maddelerin genellikle şampuanlar, diş macunları, gıda ambalajları, plastik torbalar, şişeler gibi ürünlerin parçalanmasıyla veya endüstriyel üretim sırasında ortaya çıktığını dile getirdi.
Abacı, kalp ve damar sağlığına etkileri tam anlamıyla açıklığa kavuşmamış olsa da son yıllarda yapılan çalışmaların, mikroplastiklerin vücutta iltihabı tetikleyerek endotel denilen damarın iç yüzeyinde işlevsizliğe ve damar sertliği gelişimine neden olabileceğini ifade etti.
- Damar tıkanıklığı ve kalp krizi riski
Mikroplastiklerin, hava yoluyla solunarak, gıda ve su gibi sindirim yoluyla veya cilt teması gibi yollarla vücuda girebileceğini kaydeden Abacı, "Bağırsak duvarını geçip lenf sistemi veya doğrudan kan dolaşımına karıştıkları kanıtlanmıştır. Kan dolaşımına karışan mikroplastikler, damar iç yüzeyinde birikerek inflamasyon denilen iltihabi durumu artırabilir, bağışıklık hücrelerini aktive ederek plak oluşumunu hızlandırabilir. Bu süreç, uzun vadede damar tıkanıklığı, hipertansiyon ve kalp krizi riskini artırabilir. Nitekim 2023'te Lancet'te yayımlanan bir çalışmada, kalp damarlarında mikroplastik tespit edilen hastaların daha kötü klinik sonuçlara sahip olduğu bildirildi." dedi.
Kardiyovasküler hastalığı olanların daha fazla risk altında olduğunu vurgulayan Abacı, "Halihazırda kalp-damar hastalığı olan bireylerde damarlar daha hassas ve zaten iltihap halindedir. Mikroplastiklerin tetiklediği ek iltihabi durum (inflamasyon) bu hastalarda plak yırtılmasına neden olabilir. Bu da ani damar tıkanmaları veya kalp krizi riskini artırabilir. Ayrıca bu hastalarda bağışıklık sistemi düzensizliği veya ağrıyı hafifletmek ve iltihabı azaltmak için ilaç kullanımı, mikroplastiklere karşı daha savunmasız hale getirebilir." şeklinde konuştu.
Abacı, mikroplastiklerin bağışıklık sistemi tarafından yabancı cisim olarak algılandığını, bunun da iltihaplanma, damar iç yüzeyinde hasar, pıhtılaşma riskinde artış ve damar sertliği oluşumu gibi kalp hastalıklarına neden olabileceğini belirtti.
Plastik ambalajlı ürünlerden geçen mikroplastiklerin etkisini azaltmak için bazı önerilerde bulunan Abacı, "Bireysel önlemler oldukça etkilidir. Cam, metal veya seramik kaplar kullanılabilir. Plastik şişelerde su tüketimini azaltmaya, filtreli su sistemleri tercih etmeye dikkat edilmelidir. Hazır gıdalardan ve mikrodalgada plastik kapla ısıtılan yiyeceklerden kaçınmak gerekir. Bez çanta ve cam kavanoz gibi sürdürülebilir ambalajlara yönelmek, plastik ürünlerin etiketlerini okuyup plastik üretiminde kullanılan bir kimyasal olan 'BPA Free' yani bu kimyasalı içermeyen ürünleri tercih etmek önemlidir." ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Abacı, plastik kullanımını azaltmanın mikroplastiklerin neden olduğu iltihaplanmaların önüne geçileceğini ve kalp sağlığı açısından uzun vadeli faydaları olabileceğini dile getirdi.
- Tüm gıda maddelerine giriyor
İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Gıda Güvenliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuray Erkan da mikroplastiklerin petrol türevi plastiklerin parçalanmış çok küçük boyutlardaki hali olduğunu ve hayatın her noktasında bulunduğunu söyledi.
Mikroplastiklerin termal kıyafetler, sentetik iç çamaşırları, tüm ev tekstil ürünleri, mobilyalar, oyuncaklar, kozmetik ürünleri, plastik ambalajlar, araba lastikleri ve seralardaki malçlama malzemeleri gibi günlük hayatta kullanılan birçok malzemeden havaya, toprağa ve suya salındığını belirten Erkan, solunum ve deri temasıyla, tarım, hayvancılık ve balıkçılık kaynaklı tüm gıda maddelerinin tüketimiyle ve içme suyundan vücuda girerek sağlık riski oluşturabildiğine dikkati çekti.
Bilimsel çalışmaların bazı potansiyel hastalıklar ve sağlık riskleri ile mikroplastik kirliliği arasında kuvvetli ilişki kurduğunu dile getiren Erkan, hayvanlar üzerinde yapılan deneylerden mikroplastiklerin sindirim ve solunum sistemlerinde problemlere neden olabileceği, beyin sinir dokusu iltihabını tetiklediği, Alzheimer ve Parkinson gibi nörolojik rahatsızlıkları artırabileceği sonuçlarına varıldığını aktardı.
- Hormon sistemini bozucu kimyasallar
Prof. Dr. Erkan, çok küçük boyutlarda da olsa plastiklerin dokularda, organlarda sadece yırtılma, kümelenme gibi mekanik zarar vermekle kalmadığını, hormon sistemini bozucu kimyasalları salabildiğini kaydetti.
Mikroplastiklerin tiroid bozuklukları, üreme sistemi sorunları, obezite, diyabet gibi hastalıklara etkisine değinen Erkan, "Uzun vadede kanser riskini artırabilir. Kanalizasyon, yağmur suyu drenajı, tarım ve sanayi atıkları yoluyla karasal kaynaklı kirliliğin son durağı olan sulak ekosistem, bu sistemdeki tüm organizmalar ve gıda kaynakları, mikroplastik kirliliğinden daha çok etkileniyor. Su ekosisteminde akıntılarla hem yatay yoğunluk ve çökelme ile hem dikey yayılım gösterebiliyorlar. Birincil oksijen üreticisi dediğimiz planktondan, suyu filtre ederek beslenen kabuklulara, balıklara, besin zincirinin son noktası insana kadar kolaylıkla ulaşıp ekosistemde döngüsel olarak birikiyorlar. Doğal olarak mikroplastik sağlık riski ve diğer boyutları konusunda da en fazla bilimsel çalışma su ve su ürünleri üzerinde yapıldığı için akuatik gıda kaynaklarının daha fazla mikroplastik içerdiği gibi bir algı oluşuyor. Oysa tarım ve hayvancılık ürünleri de en az balıkçılık kaynakları kadar mikroplastik kaynaklı tehlikeleri bünyesinde barındırmakta ve sağlık riski oluşturabiliyor." diye konuştu.
Gıda güvenliği açısından mikroplastik kirliliğin ciddi tehdit oluşturduğunu vurgulayan Erkan, bu kirliliği ve etkilerini azaltmak için plastik kullanımının azaltılması, sanayi üretiminde ekosisteme plastik kaynaklarının salınımını azaltıcı arıtma sistemi yatırımlarının ve çevre sağlığı farkındalığının artırılması gerektiğini kaydetti.
Prof. Dr. Erkan, yaklaşık 5 yıldır tüm AB ülkelerinde tek kullanımlık çatal, kaşık, pipet gibi plastik kullanımının yasak olduğunu, 10 yıldan fazladır pek çok ülkede kişisel bakım ve kozmetik ürünlerinde plastik kullanımının yasaklandığını, 2002'den beri de 150'ye yakın ülkenin plastik poşet kullanımını tamamen veya kısmen yasakladığını hatırlattı.
Gürültü kirliliği kalp ve damar sağlığını etkiliyorÇağın önemli sorunlarından gürültü kirliliği, kalp ve damar sağlığını da olumsuz etkiliyor. 53 desibelin üstündeki gürültü kalp hastalığı riskini artırıyor, 45 desibelin üstündeki gürültü ise kalp ritmini bozuyor.03 Şubat 2026 Salı 14:19BASIN HABERLERİ
Her öksürükte 'antibiyotiğe sarılmayın' uyarısıUzmanlar, solunum yolu enfeksiyonlarının birçoğunun sebebinin viral enfeksiyonlar olduğunu, viral enfeksiyonlarda da antibiyotiğin yeri bulunmadığını söyledi.03 Şubat 2026 Salı 14:13BASIN HABERLERİ
Dişlerinizin durumu erken ölüm riskinin habercisi olabilirYapılan araştırmalar, kaybedilen diş sayısının beklenenden daha erken ölüm riskine işaret ettiğini gösterirken; yeni bir çalışma, ağızda kalan dişlerin durumunun da hayati önem taşıdığını ortaya koyuyor.03 Şubat 2026 Salı 14:11BASIN HABERLERİ
Türkiye'nin ilk 'Doğum Dostu Ebe Destek Merkezi', Ankara'da açıldıSağlık Bakanlığı tarafından yürütülen Normal Doğum Eylem Planı ve 'Her Gebeye Bir Ebe' yaklaşımı kapsamında, Ankara Etlik Şehir Hastanesi Kadın Doğum Hastanesi bünyesinde Türkiye'nin ilk 'Doğum Dostu Ebe Destek Merkezi' hizmete açıldı.03 Şubat 2026 Salı 14:05BASIN HABERLERİ
En yaygın böbrek taşlarının içinde bakteri bulunduAraştırmacılar, en yaygın böbrek taşı türünün içinde bakteri bulunduğunu ortaya koydu. Bu keşif, böbrek taşı oluşumunda daha önce fark edilmemiş bir biyolojik bileşenin rol oynayabileceğine işaret ediyor.03 Şubat 2026 Salı 14:02BASIN HABERLERİ
Tarama, aşı, erken tanı ve tütünden uzak yaşam kanserden korunmada etkin rol oynuyorTürk Jinekolojik Kanser Vakfı Başkanı Prof. Dr. Polat Dursun, birçok kanser türünde, tarama programlarına katılım, İnsan Papilloma Virüsü (HPV) ile Hepatit B aşılarının yaygınlaştırılmasıyla kanserden korunmanın mümkün olduğunu belirtti.03 Şubat 2026 Salı 12:03BASIN HABERLERİ
Farelerdeki pankreas kanserini tedavi eden araştırmacılara klinik deneyler için en az 30 milyon avro gerekiyor"Üçlü kombinasyon tedavisi"yle farelerdeki pankreas tümörünü yok eden İspanyol araştırmacılar, klinik deneyler için en az 30 milyon avroya ihtiyaç duyulduğunu bildirdi.03 Şubat 2026 Salı 11:56DÜNYADA SAĞLIK
Depremlerde sağlık altyapısı zarar gören Hatay'ın her ilçesine devlet hastanesiDepremlerde 11 devlet hastanesinden 5'i yıkılan Hatay'da, sağlık altyapısının ayağa kaldırılması için 9 yeni hastane yapılarak vatandaşların hizmetine sunuldu.03 Şubat 2026 Salı 11:54BASIN HABERLERİ
Tatvan Devlet Hastanesinde Uyku Laboratuvarı hizmete açıldıBitlis Tatvan Devlet Hastanesinde Uyku Laboratuvarı hizmete açıldı. Laboratuvarda, uyku apnesi, huzursuz bacak sendromu, narkolepsi ve parasomnia gibi uyku bozukluklarının tanı ve tedavisi yapılmaya başlandı.03 Şubat 2026 Salı 11:52BASIN HABERLERİ
AB'den bebek mamalarında toksinin düşürülmesi tavsiyesiAvrupa Birliğinin (AB) gıda güvenliğinden sorumlu kurumu, bebek mamalarında bulunan sereulid toksini için kabul edilebilir eşik değerinin düşürülmesini tavsiye etti.03 Şubat 2026 Salı 11:51DÜNYADA SAĞLIK
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










