BİTKİLERİN PROFESÖRÜ PROF. DR. AYSUN BAY KARABULUT, EÜ İLETİŞİM’E KONUK OLDU
Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğrencilerinin konuğu olan Bitkilerin Profesörü Prof.

07 Aralık 2023 Perşembe 14:33
Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğrencilerinin konuğu olan Bitkilerin Profesörü Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, egzersizin önemine de değinerek son yıllarda yapılan bir araştırmaya göre egzersizin kansere yakalanma riskini en az yüzde 20 oranında azalttığını söyledi.
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Tıbbi Biyokimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, Cumhuriyet'in 100. Yılı etkinlikleri kapsamında İzmir Ege Üniversitesi'ne (EÜ) konuk oldu.
İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Elif Yıldız'ın "Topluma Hizmet Uygulamaları" dersi kapsamında Egeli İletişimcilerle bir araya gelen Prof. Dr. Bay Karabulut, "Sağlıklı Yaşam ve İletişim" konulu konferans bir verdi. Konferans öncesi Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak'ı makamında ziyaret etti.
Düzenlenen konferansa İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilgehan Gültekin, akademisyenler, Polis Emeklileri Derneği İzmir Şubesi üyeleri ve öğrenciler katıldı. Konferansta konuşan Karabulut, sağlıklı beslenme, egzersiz, sağlıklı yaşamın sırları ve bitkiler hakkında öğrencilere bilgiler verdi.
İnsanların en büyük bağışıklığının immün sistemi olduğunu belirten Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, "İnsan, hayalî şehirde olduğu gibi işleyişi için gereksinim duyduğu şeylerin bir kısmını bizzat kendi bedensel mekanizması içerisinde yani hormonlar ile oluşturabilmekte, bir kısmını ise aklını ve bedenini kullanarak ürettiği besinlerden vitaminler, mineraller, antioksidanlar, proteinlerden elde etmektedir. Bizim büyük bağışıklığımız immün sistemimizdir. Bağışıklık mekanizması, kısaca insan bedenini hastalıklara karşı koruyan, hastalığa neden olan patojenleri ve tümör hücrelerini tanıyarak onlarla mücadeleye giren işleyişlerin bütününe karşılık gelen doğal biyolojik koruma refleksi olarak tanımlanabilir. Bakteriler ve virüsler olmak üzere, birçok yabancı maddenin öncelikli hedef olarak çökertmeye çalıştığı bağışıklık sistemini güçlendirebilmek, büyük ölçüde bireysel çaba ile ilişkilidir. Kişisel hijyen ve temizlikten başlayan söz konusu bireysel çaba, ancak sağlıklı bir beslenme ve yaşam rejimi ile başarıya ulaşabilir. Bu bakımdan, bağışıklık sistemimizin güçlü olabilmesi düzenli uyku, egzersiz, temiz hava ve oksijen gereksinimimize ilave olarak sağlıklı beslenme hayatî bir önem taşımaktadır" şeklinde konuştu.
"Paketli gıdalar, beyaz un ve şekerden uzak durmalıyız"
Sağlıklı beslenmenin önemine değinen Karabulut, "Sağlıklı beslenmenin bir tarafı bağışıklık sistemimizi tahkim edecek gıdalarla beslenmekse, diğer tarafı da sağlıksız gıdalardan uzak durmaktır, öncelikle bunu not etmek lazım. Bağışıklık sistemimizi korumaya, özellikle de günlük hayat içerisindeki paketli gıdalardan beyaz un ve şekerden uzak durarak başlamamız gerekiyor. Zengin antioksidan ve vitamin kaynağı gıdalar öncelikli dostlarımız olacak. Ayrıca mevsiminde doğru sebze ve meyvelerden besleneceğiz. Kış aylarında olduğumuz için kış kabağı ve balkabağı, karnabahar, brokoli, ıspanak, lahana, pancar gibi sebzelerden olabildiğince çok faydalanmamız gerek. Bu arada ekmek ve makarna yapmak için kepekli un kullanacak, pilav için ise bulguru tercih edeceğiz. Tatlı yerine de kuru meyve ve pekmez. Yeşil çayı gözümüzün önünden ayırmayalım, kendisi ziyadesiyle önemli bizim için. Yine meyvelerden portakal, mandalina, greyfurt, kivi, elma, hurma, nardan bamyaya yeterli derece faydalanmalıyız" dedi.
"Detoks tek başına doğru bir kilo verme yöntemi değil"
Son yıllarda sıkça duyulan "detoks" kavramına da değinen Prof. Dr. Bay Karabulut, "İnsan bedeninde biriken toksinler ve zararlı maddeler esasen karaciğer, akciğer ve böbrek gibi organlar aracılığıyla vücuttan atılmaktadır. Fakat sağlıksız yaşam koşullarına, yanlış beslenme uygulamalarına, sigara ve alkol gibi zararlı maddelerin kullanımına, bilinçsiz ilaç tüketimine, yoğun strese ya da çevresel etkenlere bağlı olarak vücuttaki birikimi olağan seviyelerin üzerine çıkan toksin yükünü gidermek için detoks uygulamalarından istifade edilebilmektedir. Bu bakımdan detoksun, vücudun toksin birikimini atmaya dönük doğal pratiğine bilinçli ve kısa süreli bir katkı olduğu da söylenebilir. Doğru detoks uygulamalarının örneğin böbrekleri dinlendirebileceğini ve karaciğer fonksiyonlarını düzene sokabileceğini not etmeden geçmemek gerekir. Ancak detoksun tek başına doğru bir kilo verme yöntemi olmadığı vurgulanmalıdır. Salt detoks uygulamaları ile kilo vermeye gayret etmek, vücudun dengesini bozacağı için orta vadede ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir" ifadelerini kullandı.
"Egzersiz kansere yakalanma riskini yüzde 20 azaltıyor"
Konuşmasında egzersizin önemine de değinen Prof. Dr. Karabulut, son yıllarda yapılan bir araştırmaya göre egzersizin kansere yakalanma riskini en az yüzde 20 oranında azalttığını söyledi. Karabulut, "Egzersiz yemek borusu kanseri riskini yüzde 42, karaciğer kanseri riskini yüzde 27, akciğer kanseri riskini yüzde 26, kan kanserinin bir türüne ait riski yüzde 20, göğüs kanseri riskini yüzde 10 oranında azaltıyor" ifadelerine yer verdi.
Sağlıklı bir yaşam sürmeye yönelik genç iletişimcilere önerilerde de bulunan Prof. Dr. Karabulut, "Doğadan uzaklaşan insanın mümkün mertebe doğaya geri dönmesi, en azından doğa ile irtibatını güçlendirmesi, hayatında doğaya ve doğal olana daha fazla yer açması gerekiyor. İlke basit, doğal olmayan her şeyden uzak duracağız. İşe gıda alışverişlerimiz ile ilgili alışkanlıklarımızı değiştirerek başlayabiliriz. Öncelikle mevsiminde yetişmeyen ürünlerden uzak durmak iyi bir başlangıç olacaktır. Etiket okuma alışkanlığı ve satın aldığımız ürünlere dair bilinçli bir bakış açısı geliştirmek kesinlikle gerekli. Market raflarından uzaklaşıp yolumuzu köy pazarlarına, artık iyice yaygınlaşan ve organik tarım ile yetiştirilen ürünlerin satıldığı satış tezgâhlarına düşürmek sandığımızdan çok daha kolay. Aynı mantığa sadece gıdada değil, giyim ve kozmetik gereksinimlerimizde de müracaat ettiğimiz takdirde doğayla ilişkimizi olması gerektiği gibi yapılandırmada önemli bir mesafe kat etmiş olacağız" diye konuştu.
Konferans sonunda Dekan Prof. Dr. Bilgehan Gültekin katkılarından dolayı Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut'a teşekkür belgesi takdim etti. Karabulut, daha sonra Ege Üniversitesi rektörü ile de bir araya geldi.
02 Ekim 2026 Değişiklik Tebliğleri İşlenmiş Güncel 2013 SUT (SGK)Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından 1 Mayıs 2013 tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Uygulama Tebliğinde 02 Ekim 2026 Tebliği ile yapılan değişiklikler işlenmiş güncel hali yayımlandı.02 Ekim 2026 Cuma 17:38TEBLİĞLER - SUT, DEĞİŞİKLİKLERİ VE DUYURULARI
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










