BÖCEK BİLİMCİLERDEN ASYA KAPLAN SİVRİSİNEĞİ UYARISI
Uzman bilim insanları, son zamanlarda İstanbul'da sıklıkla görülen sivrisineğin, seller ve yıllık toplam yağış miktarları dikkate alındığında Karadeniz Bölgesi'nde ciddi bir tehdit haline gelebileceğini ifade ediyor.

24 Temmuz 2021 Cumartesi 11:23
Uzman bilim insanları, son zamanlarda İstanbul'da sıklıkla görülen sivrisineğin, seller ve yıllık toplam yağış miktarları dikkate alındığında Karadeniz Bölgesi'nde ciddi bir tehdit haline gelebileceğini, bu türle mücadelenin etkin şekilde yapılması gerektiğini ifade ediyor. Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Barış Kovancı: "Karadeniz Bölgesi'nde belediyeler tarafından temmuz, ağustos ve eylül aylarında Asya Kaplan Sivrisineği'ne karşı biyosidal ürünlerle yoğun mücadele yapılmasına rağmen Giresun, Ordu, Rize ve Trabzon illerinde popülasyonların hızla artış gösterdiği bildirilmiştir"
"Pencere ve kapı sinekliği ile mekanik mücadele, araba tekerlekleri, su kapları gibi bulaşma kaynaklarının yok edilmesi ile habitat kontrolüne dayalı kültürel mücadele, sivrisinek yumurtlama tuzakları ve kairomonlar ile biyoteknik mücadele, sivrisinek balığı ile biyolojik mücadele gibi alternatif mücadele yöntemleri de kullanılmalıdır"
İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Başkan Yardımcısı Dr. Fatih Dikmen: "Daha larva aşamasındayken bu sivrisinek yavrularını yiyen doğal düşmanların (çeşitli balıklar, topraktaki bazı yuvarlak solucanlar gibi) sivrisineklerin habitatına bırakılması, yine aynı habitata sivrisinekleri öldüren biyolojik bakteri preparatlarının bırakılması gibi yöntemler onların daha çok fazla sayıya ulaşamadan popülasyonlarının düşmesine yardımcı olacaktır"
Böcekler konusunda uzman bilim insanları, son zamanlarda İstanbul'da görülmeye başlayan Asya Kaplan Sivrisineği'nin, seller ve yıllık toplam yağış miktarları dikkate alındığında Karadeniz Bölgesi'nde de ciddi bir tehdit haline gelme potansiyelinin bulunduğunu bildirdi.
Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Barış Kovancı ve İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Başkan Yardımcısı Dr. Fatih Dikmen, Türkiye'de ilk kez 2011 yılında Edirne'nin İpsala ve Keşan ilçelerinde tespit edilen bu sineğin insan sağlığını tehdit eden boyutlarını, alınması gereken önlemleri ve nasıl mücadele edilmesi gerektiğini AA muhabirine anlattı.
Prof. Dr. Kovancı, Asya Kaplan Sivrisineği'nin, Güneydoğu Asya'nın tropikal ve subtropikal bölgelerine özgü olduğunu, ilk defa 1894 yılında İngiliz-Avustralyalı entomolog Frederick Askew Skuse tarafından Hindistan'ın kaplanları ile ünlü Bengal bölgesinde bulunduğunu belirtti.
Buradan doğudaki Pasifik Okyanusu ile batıdaki Hint Okyanusu adalarına 19. yüzyılda yayıldığını aktaran Kovancı, "Asya Kaplan Sivrisineği, artan seyahatler ve küresel ısınma gibi sebeplere bağlı olarak özellikle 1980'li yıllarda Avrupa (ilk defa 1979'da Arnavutluk), Kuzey Amerika (ilk defa 1985'te Teksas-ABD) ve Güney Amerika (ilk defa 1986'da Brezilya) kıtalarına da dramatik bir şekilde yayılmıştır. Türkiye'de Asya Kaplan Sivrisineği ilk defa 2011 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Veteriner Fakültesi Parazitoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kerem Öter ve arkadaşları tarafından Edirne'nin İpsala ilçesinde bulunan Türkiye-Yunanistan sınır kapısında ve Keşan ilçesindeki bir restoran etrafına kurulan sivrisinek yumurtlama tuzaklarında saptanmıştır." dedi.
Kovancı, takip eden yıllarda sivrisineğin Türkiye'de hızlı yayılım gösterdiğini, aralarında Artvin, Bursa, Çanakkale, Düzce, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Giresun, Ordu, Rize, Sakarya, Tekirdağ ve Trabzon'un da olduğu çoğu ilde kaydedildiğini bildirdi.
Larvaların araba lastikleri ve su saklama kapları gibi yapay kaplarda üreme yeteneği kazanması ile Asya Kaplan Sivrisineği'nin banliyö ve kentsel ortamlara adapte olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Kovancı, "Bu türün dişileri insanlardan kan emme yoluyla Dang ateşi virüsü, Batı Nil Virüsü, sarı humma virüsü, Zika virüsü ve Chikungunya virüsü gibi viral hastalıkları insanlara bulaştırmalarının yanında Dirofilaria immitis gibi bazı filarya türündeki nematod parazitlerin insanlara bulaşmasından da sorumludur." diye konuştu.
- Karadeniz için Asya Kaplan Sivrisineği uyarısı
Prof. Dr. Kovancı, küresel ısınmaya bağlı olarak dünyanın bazı bölgelerinde sıcaklık artarken bazı bölgelerinde ise yağışların ve sellerin çoğaldığını söyledi.
Kovancı, "Karadeniz Bölgemizde yazın yaşanan seller ve yıllık toplam yağış miktarları dikkate alındığında Asya Kaplan Sivrisineği bu bölgemiz için ciddi bir tehdit haline gelme potansiyeline sahiptir. Karadeniz Bölgesi'nde belediyeler tarafından temmuz, ağustos ve eylül aylarında Asya Kaplan Sivrisineği'ne karşı biyosidal ürünlerle yoğun mücadele yapılmasına rağmen Giresun, Ordu, Rize ve Trabzon illerinde popülasyonların hızla artış gösterdiği bildirilmiştir." değerlendirmesini yaptı.
Küresel ısınma sebebiyle sivrisineğin ve buna bağlı bulaşıcı hastalıkların Türkiye'de hızla yayılacağının öngörüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Kovancı, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünün ilgili birimlerince ülke çapında Asya Kaplan Sivrisineği ile Mücadele Eylem Planı hazırlanmasının önerildiğini belirtti.
Kovancı, illere göre biyosidal mücadele takvimi oluşturulması gerektiğini vurgulayarak, "Sadece yazın yapılan tedavi edici mücadele yetersiz kalabilir. Böcek ilaçlarının (insektisitler) halk sağlığı ve çevre üzerinde olumsuz etkileri olduğu unutulmamalıdır. Pencere ve kapı sinekliği ile mekanik mücadele, araba tekerlekleri, su kapları gibi bulaşma kaynaklarının yok edilmesi ile habitat kontrolüne dayalı kültürel mücadele, sivrisinek yumurtlama tuzakları ve kairomonlar ile biyoteknik mücadele, sivrisinek balığı ile biyolojik mücadele gibi alternatif mücadele yöntemleri de kullanılmalıdır. " ifadelerini kullandı.
- İstilacı bir tür
İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Başkan Yardımcısı Dr. Dikmen ise bu sivrisineğinin, ana vatanı olan Güneydoğu Asya'nın tropik kuşak bölgelerinden zamanla dünyanın farklı yerlerine taşındığının ve istilacı bir tür olarak yerleştiğinin rapor edildiğini söyledi.
Asya Kaplan Sivrisineği'nin insanların yaşadığı yerlerde gece ve gündüzleri aktif olabildiğini belirten Dikmen, şöyle devam etti:
"Asya Kaplan Sineği insan sağlığı açısından risk barındıran bir türdür. Çünkü Zika virüsü, Sarı humma, Deng humması, Chikungunya ateşi gibi hastalıkların patojenlerini taşıyabilme potansiyeli barındırmaktadır. Ancak Türkiye'de henüz bu hastalıkların yerel kaynaklı olarak bulaştığına dair bir vaka tespit edilmemiştir. Yurt dışı kaynaklı olarak bazı birkaç vaka bildirilmiştir. Bununla birlikte yapılan bazı genel tarama testi çalışmalarında alınan örneklem içinde nüfusun 1000'de 4'ünde bu tarz virüs patojenlerine karşı antikor oluştuğu tespit edilmiştir. Bu da nüfusumuzda belli oranda bu hastalık patojenlerini barındırdığımızı ancak bunun şimdilik çok ciddi bir risk oluşturmadığını göstermektedir."
- "Mücadelede iyi bir strateji geliştirmek önemli"
Dikmen, sivrisineklerle mücadelede iyi bir strateji geliştirmenin önemli bir adım olacağını, ilgili sağlık personelini hastalıkların semptomları hakkında bilgilendirmenin, bu sineklerin popülasyonlarını takip etmenin ve farklı mücadele yöntemleriyle bunu kontrol altında tutmanın önemli olacağına değindi.
Sivrisineklerle mücadeledeki bazı yöntemleri anlatan Dikmen, "Daha larva aşamasındayken bu sivrisinek yavrularını yiyen doğal düşmanların (çeşitli balıklar, topraktaki bazı yuvarlak solucanlar gibi) sivrisineklerin habitatına bırakılması, yine aynı habitata sivrisinekleri öldüren biyolojik bakteri preparatlarının bırakılması gibi yöntemler onların daha çok fazla sayıya ulaşamadan popülasyonlarının düşmesine yardımcı olacaktır. Bunların yanında çevreye daha az zararlı kimyasal mücadele yöntemleri de popülasyonun çok aşırı artması durumunda kullanılabilir." dedi.
Küresel ısınma veya iklim değişiminin hayvan ve böcek popülasyonları üzerindeki etkilerini henüz çok net görmeye başlamadıklarını aktaran Dr. Dikmen, şunları kaydetti:
"Şu an yaşadığımız şey, canlıların farklı sıcaklık koşullarında aniden popülasyonlarının artması. Ayrıca ticaret yüzünden ülkeler arasında çok fazla malzeme transferi yapıldığından bu ürünlerin taşınması sırasında pek çok yabancı böcek türünün daha önce görülmeyen ülkelere kazara taşındığına şahit oluyoruz. Böyle durumlarda bazen taşınan yabancı böcek orada uygun şartlar bulup çok aşırı çoğalabiliyor ve hatta orada kalıcı hale gelebiliyor. Başka bir ülkeden gelen yabancı bir tür olduğu için onu tüketecek bir doğal düşman da bulunmayabiliyor. Neticede kontrolsüz bir böcek nüfusu artışı meydana gelebiliyor."
Tıp Dünyasının Gözü İstanbul’da: 33 Yıl Sonra Dev Kulak Burun Boğaz Kongresi (IFOS) BaşladıDünyanın en köklü ve prestijli sağlık organizasyonlarından biri olan Uluslararası Kulak Burun Boğaz Dernekleri Federasyonunun (IFOS) Dünya KBB Kongresi, 33 yıl aranın ardından İstanbul’da kapılarını açtı.11 Eylül 2026 Cuma 16:39BASIN HABERLERİ
Bipolar Bozuklukta Tedavi Uyumsuzluğu Alarm Veriyor: Pekin’deki Araştırmada Hastaların %42,7’si İlk Yılda İlacı BıraktıPekin’de 3.034 bipolar bozukluk hastasını kapsayan kapsamlı gerçek yaşam araştırması, kronik ruhsal hastalıklarda tedavi sürekliliğinin en kritik sorunlardan biri olduğunu gözler önüne serdi.11 Eylül 2026 Cuma 16:36BASIN HABERLERİ
"Süper Besin" Hürafesine Son: Karaciğer Sağlığının Anahtarı Tek Yiyecekte Değil, Akdeniz Tipi BeslenmedeKaraciğeri detoks içecekleriyle veya tek bir mucizevi besinle temizleme iddialarının bilimsel temeli olmadığı açıklandı.11 Eylül 2026 Cuma 16:33BASIN HABERLERİ
Donuk Omuz Tedavisinde Doğru Bilinen Yanlışlar: Takviyeler Değil, Doğru Egzersiz ve Bütüncül Tedavi İyileştiriyorOmuzda şiddetli ağrı ve hareket kısıtlılığıyla seyreden donuk omuz (adezif kapsülit) hastalığında vitamin, mineral veya bitkisel takviyelerin iyileştirici etkisine dair güçlü bilimsel kanıt bulunmadığı açıklandı.11 Eylül 2026 Cuma 16:31BASIN HABERLERİ
Ölümcül Astım Atağında Şaşırtıcı Keşif: Bağışıklık İzleri Akciğerle Sınırlı Kalmıyor, Bağırsak Lenflerine Kadar UzanıyorNature Communications dergisinde yayımlanan çığır açıcı bir çalışma, ölümcül astım krizlerinde bağışıklık sistemindeki sapmaların yalnızca akciğerlerle sınırlı kalmadığını ortaya koydu.11 Eylül 2026 Cuma 16:27BASIN HABERLERİ
Afyonkarahisar’da Feci Kaza: 15 Yaşındaki Çocuğun Kopmak Üzere Olan Kolu Konya’da 8 Saatlik Ameliyatla KurtarıldıAfyonkarahisar'da motosiklet kazası geçiren 15 yaşındaki Muhammet Ali Şimşek'in omuz seviyesinden kopmak üzere olan sağ kolu, Konya'da 3 farklı branştan uzman ekibin katıldığı 8 saatlik zorlu bir multidisipliner operasyonla ampute edilmekten kurtarıldı.11 Eylül 2026 Cuma 16:25BASIN HABERLERİ
34 Haftalık Prematüre Bebeğe Mucize Müdahale: Kalbindeki Delik Kasıktan Girilerek KapatıldıManisa'da 34 haftalıkken prematüre doğan ve kalbinde 4 milimetrelik delik tespit edilen Mehmet Fatih bebek, İzmir Şehir Hastanesinde 16 günlükken gerçekleştirilen başarılı anjiyo operasyonuyla sağlığına kavuştu.11 Eylül 2026 Cuma 16:23BASIN HABERLERİ
Kongo’da Ebola Salgını Büyüyor: Doğrulanmış Vaka Sayısı 6 Biti Aştı, Can Kaybı 3 Bin 267’ye UlaştıDünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 10 Eylül 2026 tarihli raporuna göre, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde Bundibugyo virüsünün yol açtığı Ebola salgınında bilanço ağırlaşıyor.11 Eylül 2026 Cuma 16:22BASIN HABERLERİ
Kafein Hücresel 'Yaşlanma Şalterini' Kapatıyor: 500 Milyon Yıllık Genetik Mekanizma Keşfedildiİngiltere’de yürütülen uluslararası bir araştırma, kafeinin hücrelerde enerji dengesini ve DNA onarımını sağlayan 500 milyon yıllık evrimsel bir biyolojik mekanizmayı uyardığını ortaya koydu.11 Eylül 2026 Cuma 16:20BASIN HABERLERİ
Çocuklarda Okul Reddine Dikkat: Arkasında Ayrılık Kaygısı ve Zorbalık Yatıyor OlabilirKTÜ Farabi Hastanesi uzmanlarından Dr. Öğretim Üyesi Volkan Şahin, çocukların okula gitmek istememesinin hafife alınmaması gerektiğini vurguladı.11 Eylül 2026 Cuma 16:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










