BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ DEKANI BOZBAYINDIR, SEDNAYA HAPİSHANESİ'NDEKİ İNSAN HAKLARI İHLALLERİNİ ANLATTI:
Boğaziçi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Emrah Bozbayındır, Suriye'de devrilen Beşşar Esed rejiminin işkence merkezi olarak bilinen Sednaya Hapishanesi'ni "Esed rejiminin sivillere karşı en büyük silahı" olarak nitelendirdi.

13 Aralık 2024 Cuma 11:43
"30 binden fazla kişinin bu hapishanede infaz edildiği biliniyor ve (burası) çok ağır işkencelerin yapıldığı bir işkence merkezi"
"Burada işkence sonucu ölen birçok kişinin hapishanenin hastanesinde kalp krizi veya solunum yetmezliğinden öldüğü şeklinde bir rapor hazırlanıp bu şekilde defnedildiklerini biliyoruz"
Bozbayındır, Esed rejiminin işkence merkezi olarak bilinen Sednaya Hapishanesi'nde yaşanan insan hakları ihlallerine dair AA muhabirinin sorularını yanıtladı ve değerlendirmelerde bulundu.
Sednaya Hapishanesi'nin 1987'de kurulduğunu kaydeden Bozbayındır, askeri bir hapishane olarak kurulmasına rağmen zamanla sivillerin de tutulduğu bir hapishane haline geldiğini söyledi.
Bozbayındır, hapishanenin, 2011'de başlayan Suriye iç savaşından sonraki süreçte "Esed rejiminin sivillere karşı en büyük silahı" haline geldiğini belirterek, "30 binden fazla kişinin bu hapishanede infaz edildiği biliniyor ve (burası) çok ağır işkencelerin yapıldığı bir işkence merkezi." dedi.
Sednaya Hapishanesi'nde tutulan ve kaybolan kişilerle ilgili kurulan bir dernek olduğunu kaydeden Bozbayındır, bu derneğin 1987'den bu yana bu hapishanenin direktörlüğünü yapmış isimlerin, burada görev yapmış kişilerin ve burada işlenen suçları raporladığını dile getirdi.
Hapishanenin yapısına değinen Bozbayındır, şunları kaydetti:
"Etrafının bir mayın tarlasıyla sarılı olduğu kırmızı ve beyaz hapishane iki kısımdan oluşuyor. Kırmızı bölümde, kırmızı binada yatan kişilerin hemen hemen hiçbir hakkı yok. Genelde bunlar incomunicado dediğimiz, aileleriyle, yakınlarıyla hiçbir iletişim kurulmadan, nerede oldukları bilinmeden tutulan, orada tutuldukları dahi bilinmeyen kişiler niteliğinde. Yıllarca burada kalıp, hiç kimsenin orada kaldığını bilmediği kişiler var. Ve buradaki modele baktığımız zaman herhangi bir adil yargılanma hakkının olmadığı ve her türlü işkence yöntemlerinin, kadınlara ve erkeklere cinsel saldırı, kişilerin gözlerinin çıkartıldığı ve benzeri elim işkence hadiselerinin yaşandığı bir hapishane burası."
"Bu hapishanede 2007'de 1500 kişi kalırken, 2011'den itibaren 30 bine yakın insan hayatını kaybetmiş." ifadelerini kullanan Bozbayındır, Birleşmiş Milletler (BM) soruşturmacılarının buradaki fiillerin insanlığa karşı suç teşkil ettiği kanaatine ulaştığını aktardı.
- Ölüm nedenleri "kalp krizi veya solunum yetmezliği" gibi gösterilmiş
Bozbayındır, uluslararası raporlardan Sednaya Hapishanesi'ndeki işkence yöntemlerinden bazılarının elektronik şok, kulakların kesilmesi gibi yöntemler olduğunu bildiklerini söyledi.
Hapishanenin muhalifler tarafından ele geçirilmesinin ardından hapishanenin altında daha önce bilinmeyen bir bölümün olduğunun ortaya çıktığını belirten Bozbayındır, gelen görüntülerde sağlık koşullarının hiç iyi olmadığının gözler önüne serildiğini vurguladı.
Bozbayındır ayrıca cesetleri imha etmek için kullanılan pres makinesi görüntülerini de anımsatarak, "Burada işkence sonucu ölen birçok kişinin hapishanenin hastanesinde kalp krizi veya solunum yetmezliğinden öldüğü şeklinde bir rapor hazırlanıp bu şekilde defnedildiklerini biliyoruz. Bazı idam edilen kişilerle ilgili de bu pres makinesine yerleştirilip adeta bir kağıda dönüştürüldüklerini de medyadan öğrenmiş bulunmaktayız." değerlendirmesini yaptı.
Sednaya Hapishanesi'nde kimlerin tutulduğuna ilişkin soruya yanıt veren Bozbayındır, "Raporlara baktığımızda doktorların, çeşitli meslek gruplarının, öğretmenlerin, gazetecilerin tutulduğunu görüyoruz. Burası askeri bir hapishane olarak geçse de toplumun her kesiminden sivil vatandaşların burada zorla alıkonulduklarını raporlardan ve bize yansıyan bilgilerden görüyoruz." dedi.
Bozbayındır, iç savaşın ardından Sednaya Hapishanesi'nin "sivil muhalefete karşı Esed rejiminin ana silahı" haline geldiğini vurguladı.
- İşkenceler "sindirmek ve korku salmak amacıyla yapılmış"
İşkencenin kişilerden delil elde etme ve cezalandırma gibi ana nedeni olduğunu kaydeden Bozbayındır, Sednaya Hapishanesindeki işkencelerin yapısına bakıldığında burada sindirme ve dışarıdakilere korku salmanın hedeflendiğini aktardı.
Bozbayındır, fakat dışarıdakilerin bunun hakkında bilgi edinmesinin çok da mümkün olmadığını, çünkü raporlara göre dünyanın en iyi korunan hapishanelerinden biri olduğunu dile getirdi.
Suriye'deki hapishanelerin genelinin bu amaçla kullanıldığını aktaran Bozbayındır, "Esed rejimi sırasında burada rutin bir şekilde kişilerin öldürüldüğünü, işkence yapan kişilerin adeta bunu bir kutlamaya çevirdiklerini, yani insani duygulardan arınmış bir şekilde bu fiilleri icra ediyor olduklarını, maddi ve manevi bakımdan her türlü eziyetin bu kişilere yapıldığını görüyoruz." ifadelerini kullandı.
- Anadolu Ajansı'nın çektiği görüntüler delil niteliği taşıyabilir
Anadolu Ajansı'nın Sednaya Hapishanesi'nde çektiği görüntülere değinen Bozbayındır, bu tür suçlarla ilgili en büyük sorunun delillerin muhafaza edilmesi olduğunu, toplanan değerli kanıtların kullanılması gerektiğini belirtti.
BM Genel Kurulunun 2016'da kurduğu bir özel bir mekanizmada bilgi, belge, fotoğraf ve dokümantasyonun ilgili devletlere sunulduğunu hatırlatan Bozbayındır, "Burada toplanan her türlü bilgi ve belgenin delil olma niteliği ileride taşıyabileceğini söylemem lazım. Anadolu Ajansı'nın benzer çatışma noktalarındaki değerli çalışmalarını biliyoruz ve bu da bu anlamda en azından muhafaza altına alma anlamında önemli bir dokümantasyon faaliyeti olarak değerlendiriyorum." diye konuştu.
- "Sezar bir nevi Suriye Savaşı'nda bir kırılma noktasını teşkil etti"
Bozbayındır, Suriye rejim ordusunda görev yapan ve iç savaş boyunca askeri hastanelere getirilen cesetleri kayıt altına almakla sorumlu "Sezar" kod adlı askeri personelin çektiği fotoğrafların uluslararası adli tıp uzmanları ve hukukçular tarafından incelendiğini belirterek, "Bu fotoğraflarda ölmüş kişilerin cesetlerinin üzerinde yapılan incelemelerde bunların birçoğunun sistematik işkence neticesinde öldüğüne dair önemli bulgular var. Sezar aslında bir nevi Suriye Savaşı'nda bir kırılma noktası, uluslararası toplum bakımından da önemli bir kırılma noktası teşkil etti. Sezar'ın bu ortaya çıkardığı fotoğraflardan sonra ABD'de 2019'da bir yasa çıkartıldı ve Suriye'ye uygulanan yaptırımlar ağırlaştırıldı. Bunu Sezar Kanunu, yaptırım kanunu olarak adlandırdılar." değerlendirmesini yaptı.
"Sezar" kod adlı askeri personelin sağlamış olduğu dosyanın hem Fransa hem Almanya'daki Suriye istihbarat yetkililerine yönelik yargılamalarda delil olarak kullanıldığını kaydeden Bozbayındır, bunun sonucunda bazı tutuklama kararlarının çıktığını hatırlattı.
- Suriye hapishanelerinde işlenen suçlar "insanlığa karşı suç"
Suriye'nin genelinde işlenen suçların ekseriyetle insanlığa karşı suç olarak değerlendirildiğini vurgulayan Bozbayındır, insanlığa karşı suçun sivil bir gruba karşı yaygın veya sistematik işkence, zorla kaybettirme, öldürme, ülke dışına sürme gibi birçok fiili içeren bir üst kavram olduğunu, Suriye cezaevlerinde insanlığa karşı suç işlendiğine ilişkin önemli deliller olduğunu dile getirdi.
Bozbayındır, Suriye'nin Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) taraf olmadığını, BM Güvenlik Konseyi kararıyla Rusya'nın vetosu nedeniyle olayların Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne taşınmasının mümkün olmadığını belirterek, "Burada iki ihtimal ortaya çıkıyor UCM açısından. Bir, Ürdün taraf olduğu için Suriye'nin dışına taşan, zorla oraya sürülen kişilerle ilgili suçlarda belki Uluslararası Ceza Mahkemesi yetkili olabilir. Ya da şu andaki geçici hükümet ki, bunun üzerine çok dikkatle düşünülmesi lazım böyle bir karar alırken, 2011'den sonra işlenen suçlarla ilgili olarak UCM'yi yetkilendirebilir." değerlendirmesini yaptı.
Öte yandan ulusal yargılamaların çok önemli olduğunu vurgulayan Bozbayındır, "Uluslararası Ceza Mahkemesinden ziyade Refik Hariri suikastinden sonra kurulan Lübnan mahkemesi veya Sierra Leone mahkemesi gibi ya yerel ya da karma mahkeme diyeceğimiz mahkemeler eliyle önceki rejimin suçlarının yargılanması daha faydalı olabilir diye değerlendiriyorum. Ama Esed özelinde Fransızların halihazırda bir tutuklama kararı var. Ve uluslararası toplumda bu kişiyi Lahey'e teslim etme noktasında ileride bir UCM'nin de yetkilendirilmesiyle bir irade de oluşabilir diye değerlendiriyorum." şeklinde konuştu.
Bozbayındır, Suriye’de çöken Baas rejiminin devrik lideri Esed'in ve suçluların yargılanmasının nasıl yapılacağının, kurulan geçici yönetimin oturmasıyla belli olacağına işaret etti.
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
2026-YÖK-YKDS Başvuruları Başladı: Sınav 28 Kasım'da YapılacakÖlçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Yükseköğretim Kurumlarının Öncelikli Alanlardaki Doktora Programlarına Öğrenci Seçme Sınavı (2026-YÖK-YKDS) başvurularının başladığını açıkladı.02 Ekim 2026 Cuma 15:13BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










