BOŞANMA SÜRECİNDEN EN ÇOK ÇOCUKLAR ETKİLENİYOR
Boşanma sürecinin travma etkisi oluşturabileceğine dikkat çeken Psikiyatrist Dr. Başak Mutluer, "Bu, evlilik sürecinin yasını tutmakla eşdeğer bir süreç...

03 Eylül 2023 Pazar 09:24
Boşanma sürecinin travma etkisi oluşturabileceğine dikkat çeken Psikiyatrist Dr. Başak Mutluer, "Bu, evlilik sürecinin yasını tutmakla eşdeğer bir süreç olabilir. Çalışmalara göre, boşanma, eşin vefatı sonrası geride kalan eşin yaşadığı stresin yüzde yetmişine eşdeğer bir strese sebep oluyor. Boşanma sürecinde en çok etkilenenlerin çocuklar olduğunu ve eşlerin çocukların yararını gözetmesi gerekiyor" dedi.
Günümüzde boşanma oranlarının arttığını vurgulayan Acıbadem Bursa Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Başak Mutluer, pandemi süresince işten çıkarılmalara bağlı ekonomik güçlükler, kapanma dönemlerinde evde geçirilen vaktin artması, evdeki iş yükünün değişmesi, çocuklu ailelerde ebeveynlerin eğitim sürecindeki yükümlülüklerinin artması gibi durumların bir grup ailede çiftleri ortak hedefler istikametinde birbirine yakınlaştırdığını, pek çok ailede ise çiftlerin birbirinden uzaklaşarak boşanmalarına yol açtığını dile getirdi.
"Yakın çevrenin müdahalesi de bir boşanma sebebi"
Psikiyatri Uzmanı Dr. Başak Mutluer, boşanmanın hukuki bir süreç olmakla birlikte kişilerin psikolojisiyle doğrudan ilgili olduğuna değinerek, en sık karşılaşılan boşanma sebeplerini, yakın çevrenin evliliğe müdahalesi, aldatma, ekonomik sorunlar, şiddet, genç yaşta evlenmek, eğitim düzeyinin düşük olması, iş yaşamı ve çocuk bakımından kaynaklanan beklentileri karşılamaya çabalamak ve bunlara bağlı olarak çiftlerin yoğun stres altında olmaları olarak sıraladı. Dr. Mutluer, olumsuz hayat tecrübeleri sonucunda eşler tarafından algılanan mutluluğun azalması ve evliliğin kurtarılamayacak derecede ağır zarar görmesi dışında, evlilik tatmininin olmadığı durumlarda da boşanma sürecine gidildiğini ifade etti.
"Evlilik sürecinin yas dönemi"
Boşanma sürecine girmiş ailelerin büyük kayıplar ve değişim yaşadığına dikkat çeken Dr. Mutluer, "Eşler hayat arkadaşlarını, hayatlarındaki rollerini, desteklerini, güçlerini, statülerini, güvenlerini, alıştıkları hayatlarını, arkadaşlarını kaybederler. Bu dönemde kaos, başarısızlık, çözümsüzlük, ümitsizlik, hayal kırıklığı, keder, öfke, suçlama, agresiflik, savunma, belirsizlik, korku, şaşırma, ne yapacağını bilmemek, kaybolmuşluk gibi başa çıkması zor duygular ortaya çıkar. Bu süreç devam eden evlilik sürecinin yasını tutmakla eşdeğer sayılabilir. Bu dönemde yaşanan yoğun duygular, etraftan yöneltilen yanlış yönlendirmeler, ego merkezli düşünce yapısı ve sosyal etmenler boşanma sürecini karmaşıklaştırır. Bu karışıklık çözüm yollarının üretilmesini ve uzlaşmanın sağlanmasını büyük ölçüde zorlaştırır. İnsanların olaylardan ders alarak olgunlaşmasına ve onları bekleyen yeni hayat düzenlerine başlamasına engel olabilir. Bu süreçte yaşanan çatışmaların çözülmeden bırakılması kişilerin aynı sorunlu kalıpları diğer ilişkilerinde de tekrar etmelerinin önünü açar" diye konuştu.
"Sağlıklı boşanma nedir?"
Aile bireylerinin ilişkileri koparmadan, mevcut saygıyı ve sevgiyi yitirmeden, kendilerini ve başkalarının ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak bu süreci yaşamasına "sağlıklı boşanma" denildiğini belirten Dr. Mutluer, "Sağlıklı boşanmanın gerçekleştiği ailelerde kişiler daha olgunlaşmış, kendine güvenen, güçlü; geçmişle barışmış ve aynı zamanda geleceğe dair umutlu insanlar olarak hayatlarına devam ederler. Boşanma, kazanan ve kaybedenin olduğu bir süreç olarak değerlendirilirse aile bireyleri olumsuz etkilenir. Aile terapilerinde bu sürecin barışçıl, her birey için kısmen de olsa bir kazanç sağlayan, varsa özellikle çocukların koruma altına alındığı bir ortamın sağlanması için çalışılır" dedi.
Boşanma sırasındaki duygusal denge bulma sürecinin kişiden kişiye farklılıklar gösterdiğine değinen Dr. Mutluer, yas sürecinde gözlemlenen inkar, öfke, depresyon ve kabullenme evrelerinin boşanmada da görülebileceğini ve bu evrelerin bazen psikiyatrik destek almayı gerektirecek düzeyde olabileceğini söyledi.
"Terapist hakem değildir"
Bu süreçte terapistin nötr olarak, görüş bildirmeden ve bir taraf olmaktan kaçınarak danışanı eğitmek ve ihtiyaçlarını karşılamasına yardım etmek için çiftin sürecine eşlik ettiğini vurgulayan Dr. Mutluer, "Terapist karar vermez. Aralarındaki anlaşmazlıklar için hakem ya da avukat rolünde değildir. Terapist doğru-yanlış, iyi-kötü, hastalıklı-sağlıklı insanları ayırt etmeye çalışmaz. Terapist aile içi ilişkileri, etki tepki döngüsünü fark ederek adil bir şekilde kişilerin gerçek ihtiyaçlarının karşılanmasına yardım eder. Bunu; danışanların duygularını kontrol altına alması, ulaşmak istediği hedefleri ve adımları belirlemesi, yardım alabileceği bir destek sistemi geliştirmesi, zararlı düşünce kalıplarını belirleyip değiştirmesi, daha pozitif duygular geliştirmesi için çiftlere yardımcı olarak sağlar. Eğer çocuklu bir aile ise çocukların yararı gözetilir" diye konuştu.
Bazen eşlerden birinin yaşadığı duygusal acıya tepki olarak boşanma kararı alabileceğini ve terapistin böyle durumlarda yaşanan yoğun duyguların anlaşılması ve çözülmesine yardımcı olarak daha olgun ve sağlıklı bir karara varılmasını hedeflendiğinden bahseden Dr. Mutluer, "Kısa vadeli ayrılık denemeleri gündeme gelebilir. Ucu açık ya da zamanlı ayrılık denemesi, evden ayrılma ya da boşanma öncesi uzun ayrılık kararları planlanabilir. Boşanma sürecine giren çiftlerin terapiye geldiklerinde, birlikte kalıp evliliği kurtarmak; birlikte kalıp, taraflardan biri ya da ikisi boşanmaya hazırlanmak; birlikte kalıp, evliliği kurtarmak isteyip istemediklerine karar vermek; birlikte kalmak ama ilişkiyi kurtarmak için çalışmamak ya da boşanmaya karar vermek gibi hedefleri olabilir. Her bir eşin beklentisi ve ihtiyaçları adil bir şekilde gözetilerek hedefleri istikametinde ilerlenmeye çalışılır" dedi.
"Travma etkisi oluşturabilir"
Dr. Mutluer, yapılan değerlendirmelerde boşanmada; eşin vefatı sonrası geride kalan eşin yaşadığı stresin yüzde 70'ine eşdeğer bir stres ortaya çıktığının tespit edildiğini aktararak ekonomik kayıplar, sosyal statü kaybı, hayat şartlarının, bireysel alışkanlıkların, uyku biçiminin, aile içi tartışmaların, aile toplantılarının sayısının değişimi, duygusal kayıplar, güven kaybı, sosyal çevre kaybı gibi faktörler eklendiğinde ise bu etkilenmenin, bir travma etkisi oluşturacak ölçüde arttığını anlattı. Bu süreçte en çok etkilenen bireylerin çocuklar olduğunun altını çizen Dr. Mutluer, eşlerin, çocukların ihtiyaçları için ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi.
"Çocuklar kendini sorumlu tutabilir"
Küçük çocukların, boşanmadan kendilerini sorumlu tutma eğiliminde olduğunu belirten Dr. Mutluer, "Ebeveynlerin birbirleriyle iletişimde çocukları aracı olarak kullanmaları, çocukların yaşlarından beklenenin çok üstünde sorumluluk altına girmelerine neden olur. Terk edilme korkusu yaşayabilirler. Ergenlerde görülen intihar girişimlerinde boşanma sonrası yaşanan ebeveyn çatışmaları önemli bir etkendir. Gerek duyulursa aileler, çocukları için Çocuk ve Ergen Psikiyatristi'ne yönlendirilir" diye konuştu.
Dr. Mutluer, belirsizliklerin yaşandığı bu dönemde yavaş hareket etmek; sürpriz ataklardan kaçınmak; temel kuralları ve sınırları belirlemek gerektiğini vurgulayarak "Çift/Aile Terapisti'nden boşanma için olduğu gibi evlilikte yaşanan sorunların üstesinden gelebilmek adına da destek alınabileceği unutulmamalıdır" dedi.
28 Yıllık Araştırmadan Çarpıcı Sonuç: Günde Yarım Çorba Kaşığı Zeytinyağı Kalp Hastalıkları ve Kanser Riskini DüşürüyorAmerikan Kardiyoloji Koleji Dergisi'nde yayımlanan ve 92 bin kişinin 28 yıl boyunca izlendiği araştırmaya göre, günde yarım çorba kaşığı zeytinyağı tüketmek kalp ve damar hastalıkları, kanser ve nörodejeneratif hastalık riskini belirgin şekilde azaltıyor.01 Ekim 2026 Perşembe 16:17BASIN HABERLERİ
Üniversite Hastanelerinin Araştırması Tehlikeyi Ortaya Koydu: Ergenlerin Yüzde 12,5'i Elektronik Sigara KullanıyorGazi Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde yapılan araştırma, 10-19 yaş arasındaki gençlerin yüzde 12,5'inin son bir ayda elektronik sigara kullandığını gösterdi.01 Ekim 2026 Perşembe 16:15BASIN HABERLERİ
Gündüz Bastıran Aşırı Uyku Hali Hastalık Habercisi Olabilir: Uzmanından Uyku Laboratuvarı UyarısıNöroloji Uzmanı Dr. Demet Aslan, gece 7-8 saat uyunmasına rağmen gün içinde aniden bastıran aşırı uyku halinin (hipersomni) ciddi sağlık sorunlarına işaret edebileceğini belirtti.01 Ekim 2026 Perşembe 16:13BASIN HABERLERİ
Uzmanlardan Okula Başlayan Çocuklar İçin Tuvalet Uyarısı: İdrarı Tutmak Mesaneye Zarar VeriyorÇocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Cihangir Akgün, idrarın uzun süre tutulmasının tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarına ve mesane kas yapısının bozulmasına yol açabileceği uyarısında bulundu.01 Ekim 2026 Perşembe 16:09BASIN HABERLERİ
Diyabetik Ayak Hastalarında Magnezyum Düzeyi ile Kalp Damar Sağlığı Arasında Bağlantı SaptandıFrontiers in Endocrinology dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, diyabetik ayak yarası bulunan hastalarda yüksek kan magnezyum düzeyi, düşük kalp krizi, inme ve ölüm riskiyle ilişkili bulundu.01 Ekim 2026 Perşembe 15:59BASIN HABERLERİ
Sağlık Bakanı Memişoğlu Açıkladı: Normal Doğum Oranları Yüzde 15,8 Artış GösterdiSağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Normal Doğum Eylem Planı kapsamında yürütülen çalışmalar sayesinde Temmuz 2024’ten bu yana normal doğum oranının yüzde 15,8 arttığını duyurdu.01 Ekim 2026 Perşembe 15:56DÜNYADA SAĞLIK
Kumluca Devlet Hastanesinde Onkoloji Ünitesi İçin Çalışmalar BaşladıAntalya'nın Kumluca ilçesinde kanser hastalarının kent merkezine gitmeden yerinde tedavi görebilmeleri amacıyla Kumluca Devlet Hastanesi bünyesinde 8 yataklı Onkoloji Tedavi Takip Ünitesi kuruluyor.01 Ekim 2026 Perşembe 15:55BASIN HABERLERİ
Sağlıkta Yeni Finansman Modeli: Sağlıklı Hayata Katkı Fonu GeliyorSağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan 25 maddelik yasa teklifi taslağı kapsamında Sağlıklı Hayata Katkı Fonu kurulması planlanıyor.01 Ekim 2026 Perşembe 15:54BASIN HABERLERİ
Uzmanlardan Tütün Uyarısı: Akciğer Kanseri Riskini 20 Kat ArtırıyorProf. Dr. Esengül Koçak, tütün ürünlerinde bulunan 7 binin üzerinde zararlı maddenin hücre DNA'sına hasar vererek kansere yol açtığını belirterek, tütün kullanımının akciğer kanseri riskini 15 ila 20 kat artırdığı uyarısında bulundu.01 Ekim 2026 Perşembe 15:52BASIN HABERLERİ
Beypazarı Devlet Hastanesinde Yeni Dönem: Op. Dr. Ayberk Karaman Başhekimlik Görevine BaşladıDaha önce Beypazarı'nda uzman hekim ve Güdül Devlet Hastanesinde başhekim olarak görev yapan Op. Dr. Ayberk Karaman, Beypazarı Devlet Hastanesi Başhekimliğine atandı.01 Ekim 2026 Perşembe 15:51BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










