BU TESTİ YAPTIRMAK ÖLÜME NEDEN OLABİLİYOR
Gıda intoleransı testlerine karşı halkı uyaran Prof. Dr. Hale Akpınar, "Bu test sonucuna bakarak hastanın diyetine ölümcül olabilecek bir gıda maddesi eklenebilir. Bu şekilde kaybedilen hastalar olmaktadır" diyor

02 Ocak 2018 Salı 09:03
Mert İNAN
Milliyet, son yıllarda 'besin duyarlılığı' veya 'gıda hassasiyeti' başlıklarıyla özellikle gelir düzeyi yüksek kesimlerde trende dönüşen, gıda intoleransı testlerini masaya yatırdı. Gıda intoleransı testi tartışmasında bugün söz, Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta ve Türk Gastroenteroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hale Akpınar'da. Uzmanların ortak fikri bu testlerin, klinik olarak anlamsız, bilimsel olarak geçersiz olduğu yönünde.
'Mağdurlar artıyor'
Prof. Dr. Küçükusta, gıda intorelansı testleri nedeniyle birçok kişinin beslenme sorunu yaşadığı görüşünde. Test sonrası diyet değişikliği yapan çok sayıda kişiden şikayet aldığını belirten Küçükusta, "Kazanç kapısı haline gelen testleri Avrupa ve Amerikan firmaları üretiyor. Özellikle internet ve sosyal medya üzerinden algı operasyonu yapılıyor. IgG serisi testlerin pozif olması, testi yaptıran kişinin karşılaştığı gıdayı gösterir. Test gıda interolansının herhangi bir hastalıkla ilişkisini göstermez. Ticari firmalar yorgun olan, kilo veremeyen vatandaşları bile test yaptırmaya yönlendirmeye çalışıyor. Özellikle sağlıklı beslenme için gerekli birçok tahıl ve süt ürünü bu testler nedeniyle yasaklanırken, insanlarda beslenme bozuklukları baş gösteriyor. 2 bin liralık testlerin mağduru olup başvuran çok sayıda hastamız var. Gıda intoleransı testleriyle vücudun hangi besinlere tahammül edemediği bulunamaz ve bunlardan uzak kalarak obeziteden kronik yorgunluğa, kabızlıktan migrene, romatizmadan sedefe hiçbir hastalık da iyileştirilemez" dedi.
'Günlük tutulabilir'
Bu testlerin işe yaradığını ispat edecek yeterli bilimsel veri olmadığına dikkat çeken Küçükusta sözlerini şöyle sürdürdü: "Zaten hiçbir üniversite hastanesinde bu testler yapılmıyor. Dünyanın alerji ve immünoloji ile ilgili önde gelen bilim kuruluşlarından hiçbiri ve hiçbir bilimsel kılavuz gıda intoleransının belirlenmesinde bu testleri tavsiye etmiyor. Gıda intoleransı diye bir klinik tablo elbette var ve çok yaygın olduğu ve giderek de arttığı kanaatindeyim ama bu tabloların ortak bir mekanizması yoktur. Mesela 'laktoz intoleransının' sebebi bağırsaklarda laktaz enzimi eksikliğidir ve bunu gıda intoleransı testi ile göstermek mümkün değildir. Gıda intoleransını göstermenin en basit yolu, doğru ve detaylı olarak gıda ve semptom günlüğü tutulmasıyla beraber şüpheli yiyeceğin diyetten çıkarılması (eliminasyon) ve tekrar diyete sokulmasıdır. Teşhis için altın standart metot ise çift-kör plasebo kontrollü besin yükleme testidir."
'Bilimsel kanıt yok'
Prof. Dr. Hale Akpınar da gıda intoleransı tastlerine karşı vatandaşları şu sözlerle uyardı: "Son yıllarda parmak ucu kandan spesifik gıdalara yönelik IgG ve IgG4 antikorların bakıldığı gıda intolerans testleri oldukça popüler hale geldi. Ancak; gıdalara karşı saptanan IgG ve IgG4 antikorlar bu gıdalara sadece maruz kalındığını gösterir. Testlerin gıda intoleransını göstermesi söz konusu olamaz. Bu nedenle testlerin herhangi bir klinik anlamı olmadığı gibi, kullanımları için bilimsel bir kanıt bulunmamaktadır. Hastaların bedeli yüksek bu testlere yönlendirilmesini doğru bulmuyoruz."
Yanlış öneriler
Testler sonucu birçok yararlı besin maddesinin sakıncalı bulunup diyetten uzaklaştırıldığına değinen Prof. Dr. Akpınar sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu tür aşırı kısıtlama hastalarda bazı önemli besin eksikliklerine yol açarken hastaların yaşam kalitesi de bozulabiliyor. Daha da önemli olan, gerçek IgE'ye bağlı gıda alerjisi olup, yaşamı tehdit eden anafilaksi riski taşıyan hastalarda, belli alerjenlere karşı IgG'nin normal olmasıdır. Bu test sonucuna bakarak hastanın diyetine potansiyel olarak ölümcül olabilecek bir gıda maddesi yanlışlıkla eklenebilir. Bu şekilde kaybedilen hastalar olmaktadır. Amerikan Allerji, Astım İmmünoloji Akademisi'ne göre gıda alerjisi için IgG ve IgG alt sınıf antikorların bakıldığı testler klinik olarak anlamsız, doğrulanmamış, yeterli kalite kontrolleri olmayan uygulamalar. Avrupa Alerji ve Klinik İmmünoloji Akademisi ise gıda allerjisinde IgG4 testinin tanısal değeri ile ilgili herhangi bir kontrollü çalışma bulunmadığını belirtiyor."
Uykudan kaşıntıya...
"Piyasada çok sayıda gıda intolerans testi bulunmakta ve kilo, migren, gaz, kolit, irritabl bağırsak sendromu, yorgunluk, kaşıntı, uyku bozuklukları, anksiyete depresyon, cilt döküntüleri gibi birçok alanda önerilmekte. Birçok kişi genel sağlık ve iyi yaşam amacıyla bu testleri yaptırıyor. Tüm dünyada artan talep nedeniyle 'Global gıda alerjen ve intolerans test pazarının 2020'de 266 milyon dolara çıkması bekleniyor. Gıda intelorans muayenelerinda olması gereken, ilk basamak ayrıntılı öykü ve fizik muayene. Bazı hastalara organik bir hastalığı dışlamak üzere kan, dışkı, radyolojik ve endoskopik incelemeler uygulanır. Gıda intoleransı tanısında yararlı testler oldukça sınırlı. Altın standart tanı yöntemi, sorumlu olabilecek gıdaların diyetten çıkarılması, aşamalı olarak gıdanın yeniden verilmesi ile yakınmaların oluştuğunun izlenmesidir. Burada hekim ve diyetisyen işbirliği büyük önem taşır."
Avrupa genelinde bebek mamaları neden toplatılıyor: Toksin bulaşması şirketleri alarma geçirdiKüresel süt ürünleri devleri, cereulide bulaşması skandalı sürerken bebek mamalarını geri çağırmayı sürdürüyor; Fransa, iki bebeğin ölümünü soruşturuyor.30 Ocak 2026 Cuma 16:46DÜNYADA SAĞLIK
Araştırma: Torun bakımı özellikle büyükannelerin zihinsel sağlığını destekliyorYeni bir araştırmaya göre, torunlarla ilgilenmek özellikle büyükanneleri hafıza ve ifade yeteneği kaybına karşı koruyor.30 Ocak 2026 Cuma 16:44BASIN HABERLERİ
İspanya'da tarihi geçmiş aşı skandalı: Çoğu bebek 250'den fazla kişi etkilendiSağlık yetkilileri, süresi geçmiş aşıların yapıldığı kişiler arasında herhangi bir yan etki bildirilmediğini ve etkilenen herkesle iletişime geçildiğini vurguladı.30 Ocak 2026 Cuma 16:42BASIN HABERLERİ
Tıpta bir ilk: En yaygın böbrek taşlarının içinde bakteri bulunduAraştırmacılar, en yaygın böbrek taşı türünün içinde bakteri bulunduğunu ortaya koydu. Bu keşif, böbrek taşı oluşumunda daha önce fark edilmemiş bir biyolojik bileşenin rol oynayabileceğine işaret ediyor.30 Ocak 2026 Cuma 16:40BASIN HABERLERİ
Nipah virüsü nereden çıktı ve COVID-19 gibi bir pandemiye dönüşür mü?Uzmanlara göre Nipah virüsü, yalnızca bir sağlık sorunu olarak değil, çevresel yıkım, insan davranışları ve zayıf sağlık sistemlerinin beslediği 'sosyal ve ekolojik' bir hastalık olarak ele alınmalı.30 Ocak 2026 Cuma 16:37DÜNYADA SAĞLIK
ABD'de beklenen yaşam süresi 79 yıla çıkarak rekor kırdıABD’de ortalama yaşam süresi 2024 yılında 79 yıla yükselerek ülke tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı.30 Ocak 2026 Cuma 16:35DÜNYADA SAĞLIK
Bulaşıkta Bitkisel DevrimYıllardır alışılagelen bulaşık yıkama alışkanlıkları tarihe karışıyor. Artık bulaşık yıkarken sert kimyasallara maruz kalmadan, doğaya zarar vermeden ve elleri yıpratmadan temizlik mümkün.30 Ocak 2026 Cuma 16:27BASIN HABERLERİ
Özel Hastanelere GSS Başvuruları Dibe VurduÖzel hastanelere GSS kapsamındaki başvuru sayısı, 2015 yılında 90 milyon ulaşmasının ardından gerilemeye başladı. 2024 sonunda 66 milyona kadar inen başvuruların 2010 yılındaki 71 milyon başvurunun altında kaldığı görülüyor.30 Ocak 2026 Cuma 16:26BASIN HABERLERİ
Diş Tedavisinde Yapay Zeka DönemiDiş hekimliğinde yapay zeka giderek daha yaygın kullanılıyor. Tanıdan tedavi planlamasına, gülüş tasarımından çocuk diş hekimliğine kadar pek çok alanda devreye giren bu teknoloji hasta konforunu artırıp tedavi sürecini kolaylaştırıyor.30 Ocak 2026 Cuma 16:24BASIN HABERLERİ
Yenidoğanlarda Kritik Kalp Hastalıkları İçin Ulusal Tarama Programı BaşlıyorSağlık Bakanlığı, yenidoğan bebeklerde hayati risk oluşturan doğuştan kalp hastalıklarının erken tanısı için 'Neonatal Kritik Doğuştan Kalp Hastalıkları Tarama Programı'nı ülke genelinde hayata geçiriyor.30 Ocak 2026 Cuma 16:23BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










