CİNSEL EĞİTİM YETERSİZLİĞİ CİNSEL SUÇLARA YÖNLENDİRİYOR
Cinsel suçların, cinsel eğitim ve cinsel sağlıkla yakından ilişkili olduğunu belirten Psikiyatrist Doç. Şenol Turan, Türkiye’de cinsel suçların arttığını söyledi.

04 Kasım 2019 Pazartesi 12:03
Cinsel suçların, cinsel eğitim ve cinsel sağlıkla yakından ilişkili olduğunu belirten Psikiyatrist Doç. Şenol Turan, Türkiye’de cinsel suçların arttığını söyledi, “Sadece çocuklara yönelik cinsel suçlar dikkate alındığında, TÜİK 2019 verilerine göre 2016’da 16.877 olan cinsel suç mağduru çocuk sayısı, 2017’de 18.623. Bunlar bildirilmiş rakamlar. Bildirilmemiş olanları düşündüğümüzde bu suçların çok daha fazla işlendiğini söyleyebiliriz” dedi.
Cinsel sağlık konusunda konuşmak dünyanın birçok yerinde olduğu gibi ülkemizde de hala tabu. Cinselliğin tabu olarak görülmesinin, cinsel sağlık üzerinde konuşulmamasının ve cinsel eğitime gereken önemin verilmemesinin cinsel suçların artışında çok önemli bir rol oynadığını söyleyen İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şenol Turan, cinsel suçların azalması için çocukluktan itibaren yaşa ve gelişim düzeyine uygun bir biçimde verilen cinsellik eğitiminin, alınabilecek önlemlerin başında geldiğini söyledi.
“ÇOCUKLAR, KADINLAR VE ERKEKLER CİNSEL ŞİDDETE MARUZ KALABİLİR”
“Ruh sağlığı alanında çalışan profesyonellerin dahi bilinçli ya da bilinçdışı bir biçimde konuşmaktan geri durduğu bir konu ile karşı karşıyayız” ifadelerini kullanan cinsel sağlık ile cinsel suçlar alanında çalışan ve ntv.com.tr'den Tülay Karabağ'a konuşan Doktor Şenol Turan, dünyada ve ülkemizde çocukların, kadınların ve erkeklerin cinsel saldırıya maruz kalabildiğini belirterek saldırganı cinsel suç işlemeye yönelten nedenlerin çok farklı olabildiğini söyledi.
Saldırganın, güç kanıtlamaya yönelik, öfkenin dışavurumu biçiminde, sadistik bir eylem olarak ya da dürtüsellik sonucu cinsel saldırı gerçekleştirilebildiğini dile getiren Turan, Türkiye’deki cinsel suç artışına, özellikle de çocuklara yönelik cinsel suç rakamlarına dikkati çekti:
“Ülkemizde cinsel suçların arttığını maalesef söyleyebiliriz. Sadece çocuklara yönelik cinsel suçlar dikkate alındığında, Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2019 verilerine göre 2016 yılında 16.877 olan cinsel suç mağduru çocuk sayısı, 2017’de 18.623’e çıkmış görünüyor. Bunlar bildirilmiş rakamlar. Bildirilmemiş olanları düşündüğümüzde bu suçların çok daha fazla işlendiğini söyleyebiliriz.”
“CİNSEL SALDIRI ŞİDDETİN BİR ARACI OLABİLİR”
Cinsel suçların şiddete eğilimle bağlantısına vurgu yapan Turan, “Cinsel saldırılar öfkenin dışavurumu ya da sadistik bir eylem olarak yapılabilir. Bu bağlamda şiddet ile doğrudan ilişkilidir. Hatta cinsel saldırıların genellikle saldırganın birincil amacı olarak değil, şiddetin bir aracı olarak uygulandığı söylenebilir. Şiddet eylemini tetikleyen herhangi bir öfkenin ortaya çıkması cinselliği bir silah haline dönüştürülebilir. Öfke sonucu gerçekleştirilen eylemlerin önemli bir özelliği, saldırganın çoğu zaman plansız bir biçimde eylem(ler)ini gerçekleştirmesidir. Öte yandan sadistik eylemler cinsel fantezilerin etkisiyle, genel olarak pişmanlık duyulmadan gerçekleştirilirler. Sadistik eylemlerde mağdurun zayıf ya da güçsüz görünmesinin, saldırganın motivasyonunu arttırıcı etki yaptığı bilinmektedir. Saldırganın hedef seçtiği kitleyi (çocuklar, ruhsal ya da fiziksel hastalığı olanlar) düşündüğümüzde bunun önemi büyük” dedi.
“10 KİŞİDEN SADECE 1’İ CİNSEL SAĞLIKLA İLGİLİ BİLİMSEL BİLGİ ARAYIŞINA GİRİYOR”
Cinsel sağlık hakkında konuşmanın sadece Türkiye’de değil tüm dünyada tabu olarak kabul edildiğini söyleyen Üro-Androloji Uzmanı Prof. Dr. Halim Hattat ise Aile Sağlığı Araştırma Derneği olarak yaptıkları bir çalışmaya değinerek, “Çalışmamızda, Türkiye’de kadın ve erkeklerin %90’ının cinselliğe büyük önem verdiğini gördük. Ancak her 3 çiftten biri en az bir cinsel sorun yaşıyor. Maalesef birçok kişi cinsel probleminin sadece psikolojik olduğunu düşünüp doktora başvurmuyor. Hatta 10 kişiden sadece 1’i cinsel sağlık veya cinsel sorunlarla ilgili bilimsel bilgi arayışına giriyor. Oysa tüm cinsel sorunların tedavisi mümkündür” dedi.
“DSÖ AYRIMCILIĞIN, ZORLAMANIN VE ŞİDDETİN OLMAMASINA VURGU YAPIYOR”
Dünya Sağlık Örgütünün cinsel sağlığı, ‘cinsellikle ilgili olarak fiziksel, duygusal, zihinsel ve sosyal yönlerden iyi olma hali’ şeklinde tanımladığını vurgulayan Dr. Turan, “Bunun yanında DSÖ, cinsel sağlığı, sadece bütün cinsel işlevlerin yerinde olmasına veya hasta olmamaya bağlamaz; ayrımcılığın, zorlamanın ve şiddetin olmamasına vurgu yaparak cinselliğe ve cinsel ilişkilere olumlu ve saygılı bir yaklaşımın gerektiğini ifade eder. Bu bağlamda cinsel sağlığın içerisinde, cinsellikle ilgili kapsamlı ve doğru bilgiye ulaşabilme, üreme sağlığı, cinsel işlevlerdeki bozukluklar, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, cinsel sağlık hizmetlerine erişim ve cinsel şiddet gibi konular yer almaktadır. Cinselliğin biyolojik, psikolojik, sosyal, ekonomik, siyasal, kültürel, ahlaki, yasal, dini ve manevi faktörlerin etkileşimiyle şekillendiği söylenebilir. Oldukça geniş bir çevrenin cinsellikle ilgili söyleyeceği ya da söylemesi gerektiği sözler olmalı” diye konuştu.
“CİNSELLİK BİR ALT KÜLTÜR OLUŞTURULARAK KONUŞULUYOR”
Cinsellikle ilgili ifadelerin sansürlendiğinin her toplumda görüldüğünü, cinselliğin, çeşitli benzetmeler yoluyla, belki de bir alt kültür oluşturarak konuşulduğunu aktaran Dr. Turan, cinsel sağlığın kapsamlı ve düzeyli bir biçimde konuşulmadığını söyleyerek “Ruh sağlığı alanında çalışan profesyonellerin dahi bilinçli ya da bilinçdışı bir biçimde konuşmaktan geri durduğu bir konu ile karşı karşıyayız” dedi.
“SUÇ İŞLEMEYLE İLİŞKİLİ OLAN ANTİSOSYAL KİŞİLİK BOZUKLUĞU ERKEKLERDE DAHA FAZLA”
Cinsel suç işlemeye yatkınlık oluşturabilen durumlardan birinin de dürtü kontrolü bozukluğu olduğunu ve bu bozukluğu yaşayanlarda cinsel suçlara eğilimin arttığını söyleyen Turan’a göre, mağdur edilmeye de zemin hazırlayabilen bu sorun daha çok erkeklerde görülüyor:
“Antisosyal kişilik bozukluğu dediğimiz kişilik yapısı, suç işleme ile ilişkisi en iyi bilinen kişilik bozukluğudur. Dürtü kontrolü sorunu yaşanan antisosyal kişilik bozukluğu erkeklerde daha sık görülür. Dürtü kontrolünün sağlanmasında güçlük yaşanan dönemlerden biri de ergenliktir. Suça sürüklenen çocukların, ergenlik döneminin önemli bir özelliği olan dürtülerini kontrol etmede yaşadıkları güçlüğün, cinsel suçları işlemelerini kolaylaştırdığı söylenebilir. Ergenlikteki bu durum, mağdur edilmeye de zemin hazırlayabilir. Dolayısıyla bu dönemin iyi bir biçimde yönetilmesi gerekiyor. Parafili, yani ‘sapkınlık’ bozuklukları da cinsel suç işlemeye yatkınlık oluşturabilir. Sapkınlıkların başlıcaları ‘teşhircilik’, ‘dikizcilik’, ‘sürtünmecilik’, ‘fetişizm’, ‘cinsel sadizm’, ‘cinsel mazoşizm’, ‘transvestik bozukluk’ ve ‘pedofili’dir. Çeşitli ilaçlar ve psikoterapiler bu bozuklukların tedavisinde uygulanmaktadır. Yine hadım etme yöntemleri de etik bulunmasa da tartışılmaktadır. Ancak hem antisosyal kişilik bozukluğunun hem de parafililerin tedavilerinin oldukça güç ve başarı oranlarının düşük olduğu söylenebilir.”
“CİNSEL SORUNLAR KİŞİNİN ÖZGÜVENİNİ SARSIYOR”
“Birçok kişi cinselliği ayıp buluyor, bu nedenle yaşanan cinsel sorunlar da konuşulmuyor, anlatılmıyor” diyen Prof. Dr. Halim Hattat, cinsel sağlığın insan fizyolojisi ve psikolojisi için önemini, “Cinsel sorunlar öncelikle kişinin özgüvenini sarsıyor, iş ve aile hayatında sorunlara yol açıyor. Cinsel sorunlar asla bireysel problemler olarak algılanmamalı çünkü cinsel sorunlar çiftin ortak problemidir. Yaptığımız çalışmalarda, partnerlerin de en az hastalar kadar endişeli, kızgın, mutsuz ve öfkeli hissettiğini bulduk. Birçok çift cinsel problemleri konuşmadığı için bu duyguları biriktiriyor. Sonunda cinsel sorunlara ve farklı problemlere dönüşüyor” şeklinde anlatırken Doç. Turan, cinselliğin yaşamın ana unsurlarından biri olduğunu söyleyerek şu değerlendirmede bulundu:
“Düzenli bir eş ile yaşanan cinselliğin, hem beden hem de ruh sağlığına olumlu etkilerinin olduğu söylenebilir. Kalp üzerine olumlu etkilerinin olduğuna (özellikle kadınlarda), bağışıklık sisteminin etkinliğini arttırdığına, prostat kanseri riskini azalttığına dair çeşitli araştırmalar var. Öte yandan cinsel birleşme stresin doğal yoldan azaltılmasına yönelik işlev görebilir. Stres sonucunda kanda kortizol miktarı artmaktadır. İster cinsel olsun ister olmasın eşler arasındaki yakınlaşmaların her iki eşte de kandaki kortizol miktarını normal seviyelere çektiği araştırmalarla gösterilmiştir.”
CİNSEL SUÇLAR NASIL ÖNLENİR?
Cinsel sağlıkla ilgili sorunların ifade edilerek tedavi yoluna gidilmesinin cinsel suçların önlenmesinde etkili olacağının altını çizen uzmanlar cinsel eğitim vurgusu yapıyor.
Dr. Hattat, “Cinsel eğitimin artması, doğru ve anlaşılır cinsel bilgilerin özellikle ergenlikten itibaren topluma ulaştırılması ile tabuların kırılacağına inanıyoruz. Bununla birlikte bilimsel çalışmaların çoğalması da önemli” derken, Dr. Turan, 2015 tarihli UNESCO raporunda, cinsel sağlık eğitiminin erken çocukluk döneminde başlamasına, ergenlik ve yetişkinlik dönemi boyunca devam etmesine vurgu yapıldığını söyledi:
CİNSEL SAĞLIK EĞİTİMİ NE ZAMAN BAŞLAMALI?
“Her yaşa uygun cinsel sağlık ile ilgili bilgiler elbette farklıdır. Araştırmalar ebeveynlerin cinsellik konusunda çocuklarıyla konuşurken kendilerini rahat hissedemediklerini ve bu konuda okul temelli bir eğitimin verilmesini desteklediklerini göstermektedir. Oysa hem ebeveynlere hem de eğitimcilere bu konuda düşen görevler var. Ergenlerin hatta çocukların cinsellikle ilgili bilgilere çoğu zaman akranları ya da internet üzerinden ulaşabildikleri düşünüldüğünde sağlıklı ve güvenilir bilgilere ulaşamadıkları söylenebilir. Kitle iletişim araçları yoluyla, sağlıksız ve güvenilir olmayan bilginin insanlara iletimi noktasında ‘cinsellik’ belki de en önemli konudur. Bu bağlamda, çocuklar ve ergenler için cinsellik ve cinsel sağlık hakkındaki sağlıklı ve güvenilir bilgiler, bu konuda bilgi sahibi olan (eğitilmiş) ebeveynler ve eğitimciler aracılığıyla sağlanabilir. Bunun için hangi yaşta hangi cinsel sağlık bilgilerinin verileceğinin öğrenilmesi ile işe başlanabilir. İlkokul dönemindeki bir çocuğun cinsellikle ilgili uygun olmayan davranışları tanıması ve bunları ifade edebilmesi, kendi bedenine ve diğer insanlarla kurduğu ilişkilere karşı sağlıklı davranışlar geliştirebilmesi ancak bu yolla sağlanabilir.”
“YAŞA VE GELİŞİM DÜZEYİNE UYGUN CİNSELLİK EĞİTİMİ ÖNLEMLERİN BAŞINDA GELİR”
Aile yapısının ve yaşam koşullarının çocuğun sağlıklı ruhsal gelişimi üzerindeki etkisine işaret eden Turan, cinsel suçların önlenmesinde rol oynayan faktörlerle ilgili değerlendirmesini; “İyi ekonomik, sosyal ve kültürel koşullar, suç işlemeye eğilimli kişilerin ortaya çıkma olasılığını önemli oranda azaltacaktır. Çocukluktan itibaren yaşa ve gelişim düzeyine uygun bir biçimde verilen cinsellik eğitiminin, alınabilecek önlemlerin başında geldiği söylenebilir. Çocuğun kendi bedenini tanıması, vücut dokunulmazlığı, mahremiyet gibi kavramları ya da uygunsuz davranışları bilmesi, ‘hayır’ diyebilmeyi öğrenmesi, herhangi bir mağdur edilme durumunda kendini ifade edebilmesi, tehdit edilmesi durumunda neler yapacağını ya da nereye başvuracağını bilmesi eğitimin içerisinde yer almalı. Okullarda verilen sosyal ve rehberlik hizmetlerinin geliştirilmesi bir başka önemli nokta. Bu bağlamda konu ile ilgili olan Milli Eğitim Bakanlığının, Aile Sosyal Politikalar Bakanlığının ve Sağlık Bakanlığının birbirleriyle yaptıkları/yapacakları işbirliği ve koordinasyonun önemini vurgulamak gerekiyor” şeklinde tamamladı.
Tülay KARABAĞ
<
Gülme Krizlerini Oyun Sanan Aile Şokta: 3,5 Yaşındaki Çocuk 8 Kez Felç Geçirdiİngiltere’de 3,5 yaşındaki oğlunun aniden başlayan gülmelerini ve denge kaybını oyun sanan aile, acı gerçekle hastanede yüzleşti. Yapılan tetkiklerde minik çocuğun üst üste 8 kez felç geçirdiği ortaya çıktı.04 Ağustos 2026 Salı 11:39BASIN HABERLERİ
Türkiye Burun Estetiğinde Dünya İkincisi OlduUluslararası Estetik Cerrahi Derneği verilerine göre Türkiye, cerrahi tecrübe ve yeni teknolojilerin entegrasyonuyla rinoplasti alanında küresel ölçekte ikinci sıraya yerleşti.04 Ağustos 2026 Salı 11:36BASIN HABERLERİ
Afetlerin Görünmez Kahramanları: UMKE Dev Kadrosuyla Görev BaşındaSağlık Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren UMKE, 20 bini aşkın gönüllü personeli ve gelişmiş sahra hastaneleriyle afet ve acil durumlara müdahale etmeyi sürdürüyor.04 Ağustos 2026 Salı 11:35BASIN HABERLERİ
Günlük Hayattaki Bu Basit Hatalar Sivilce Oluşumunu TetikliyorDermatoloji uzmanları; yüzü sık sık yıkamak, sivilce sıkmak ve yastık kılıfı değiştirmemek gibi fark edilmeden yapılan rutin hataların akneye zemin hazırladığı uyarısında bulunuyor.04 Ağustos 2026 Salı 11:29BASIN HABERLERİ
Orman Yangını Dumanı Kalp Krizi ve İnme Riskini ArtırıyorYayımlanan yeni araştırmalar, orman yangını dumanının sadece solunum yollarını değil, damarlarda pıhtılaşmaya yol açarak kalp krizi ve felç riskini de önemli ölçüde artırdığını ortaya koydu.04 Ağustos 2026 Salı 11:27BASIN HABERLERİ
Çocuklarda Karın Ağrısını İhmal Etmeyin: Apandisit Habercisi OlabilirÇocuklarda sıkça karşılaşılan karın ağrılarının basit nedenlerden kaynaklanabileceği gibi apandisit gibi acil cerrahi müdahale gerektiren hastalıklardan da doğabileceği bildirildi.04 Ağustos 2026 Salı 11:23BASIN HABERLERİ
Diz Kireçlenmesinde Son Çare: Protez Ameliyatı İle Yaşam Kalitesi Artıyorİleri düzey diz kireçlenmesi nedeniyle hareket kabiliyeti kısıtlanan hastalarda uygulanan diz protezi ameliyatı, ağrıları sonlandırarak günlük yaşama dönüşü kolaylaştırıyor.03 Ağustos 2026 Pazartesi 17:42BASIN HABERLERİ
Astımlı Çocuklarda A Vitamini ile Akciğer Hacmi Arasında Bağlantı BulunduNefes darlığı ve astım şikayeti olan çocuklarda yürütülen araştırmada, kandaki A vitamini oranının yüksekliği daha büyük solunum kapasitesiyle ilişkili bulundu.03 Ağustos 2026 Pazartesi 17:40BASIN HABERLERİ
Omega-3 ve D Vitamini Biyolojik Yaşlanmayı Yavaşlatabilirİsviçre’de yürütülen DO-HEALTH araştırmasının analizi, günlük 1 gram omega-3 takviyesinin D vitamini ve egzersizle birleştiğinde hücresel yaşlanmayı yavaşlatabildiğini gösterdi.03 Ağustos 2026 Pazartesi 17:38BESLENME VE DİYET
Uçakta Rahatsızlanan Yolcuya İlk Müdahale Sağlık Bakanı Memişoğlu'ndan GeldiBatman ve Siirt programları dönüşünde Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun bulunduğu uçakta rahatsızlanan yolcuya ilk müdahaleyi Bakan Memişoğlu ve beraberindeki heyet yaptı.03 Ağustos 2026 Pazartesi 17:36BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










