DEĞİŞEN BESLENME ALIŞKANLIKLARI BESİN ALERJİLERİNİN GÖRÜLME SIKLIĞINI ARTIRIYOR
Lokman Hekim Sağlık Grubu Etlik Hastanesi Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Bozkurt, son yüzyılda değişen beslenme alışkanlıklarının besin alerjilerinin görülme sıklığını artırdığını belirtti.

27 Aralık 2025 Cumartesi 09:38
Lokman Hekim Sağlık Grubu Etlik Hastanesi Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Bozkurt: "Daha büyük çocuklar ve erişkinlerde sorumlu besinin kesin olarak saptanması ve diyetten tamamen çıkarılmasıyla belirtiler büyük ölçüde kontrol altına alınabiliyor"
Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Bülent Bozkurt, bazı alerjik reaksiyonların hayatı tehdit edebilecek boyutlara ulaşabildiğini vurguladı.
Bozkurt, nüfus artışı, gıda çeşitliliğinin çoğalması ve sık öğün tüketimiyle insanların çok daha fazla besine maruz kaldığını ifade ederek, "Geçmişte insanlar günde iki öğünle beslenirken, günümüzde 3 ana öğün ve ara öğünlerle çok daha yoğun bir beslenme düzeni oluştu. Batılı ülkelerde bir insanın yaşamı boyunca 2-3 ton besin tükettiği düşünüldüğünde, besin kaynaklı hastalıkların artması sürpriz değildir." değerlendirmesinde bulundu.
Besin alerjisinin tarihsel olarak yeni bir durum olmadığına dikkati çeken Bozkurt, ilk bulguların yaklaşık 2400 yıl önce Hipokrat tarafından tanımlandığını, sonraki yüzyıllarda süt, yumurta ve çeşitli besinlerle ilişkili alerjik reaksiyonların tıp literatüründe yer aldığını aktardı.
Son yüzyılda değişen beslenme alışkanlıklarının besin alerjilerinin görülme sıklığını artırdığını aktaran Bozkurt, besinlerle oluşan reaksiyonların alerjik ve alerjik olmayan olarak sınıflandırıldığına değinerek, besin intoleranslarının en sık görülen reaksiyon türü olduğunu, gerçek besin alerjisinin ise bağışıklık sistemi aracılığıyla geliştiğini vurguladı.
- Genetik yatkınlığı olanlarda erken ortaya çıkıyor
Genetik yatkınlığı olan bireylerde besin alerjisinin erken yaşlarda ortaya çıkabildiğini ifade eden Bozkurt, "Bazı kişilerde besin alımını takiben dakikalar içinde gelişen anafilaktik şok, nefes darlığı, tansiyon düşmesi ve şuur kaybına yol açarak ölümle sonuçlanabilir." uyarısında bulundu.
Bozkurt, besin alerjisinin çocuklarda yüzde 2,4 oranında, erişkinlerde ise yüzde 1,6 oranında görüldüğünü belirterek, acil servislere besin ilişkili reaksiyonlar nedeniyle sık başvuru yapıldığını, ölümlerin ise nadir olsa da görüldüğünün altını çizdi.
Bazı alerjik reaksiyonların egzersizle ortaya çıkabildiğine işaret eden Bozkurt, "Besin alımından 2-4 saat sonra yapılan egzersiz, özellikle susam, balık, deniz ürünleri, süt ve kereviz gibi besinlerle ilişkili alerjik reaksiyonları tetikleyebilir." ifadelerini kullandı.
Bozkurt, çocuklarda süt, yumurta, yer fıstığı, soya ve buğdayın, erişkinlerde ise yer fıstığı, balık, kabuklu deniz ürünleri ve fındığın alerjik reaksiyonların büyük bölümünden sorumlu olduğunu, son yıllarda kivi, mango, kavun ve susam gibi besinlerin de öne çıktığını kaydetti.
Besin alerjisinin tanısının alerji uzmanları tarafından konulması gerektiğini vurgulayan Bozkurt, deri testleri, kanda besine özgü "IgE ölçümleri" ve gerektiğinde kontrollü besin yükleme testlerinin kullanıldığını belirtti.
Piyasada çok sayıda besine karşı alerjiyi ölçtüğü iddia edilen IgG testlerinin bilimsel geçerliliği olmadığını ifade eden Bozkurt, bu testlerin Avrupa ve Türkiye'deki alerji otoriteleri tarafından önerilmediğine dikkati çekti.
Bozkurt, tedavinin temelinin alerjen besinden tamamen kaçınmak olduğunu belirterek, ağır alerjisi olan hastaların yanlarında adrenalin oto-enjektörü taşımasının hayati önem taşıdığını ifade etti.
Besin alerjisi olan çocukların ailelerinin ve okul personelinin bilgilendirilmesi gerektiğini vurgulayan Bozkurt, alerjik bireylerin tanımlayıcı kart veya bileklik taşımasının olası acil durumlarda kritik rol oynadığını hatırlattı.
- Besin alerjisi her zaman tamamen önlenebilir bir hastalık değil
Bozkurt, besin alerjisinin her zaman tamamen önlenebilir bir hastalık olmadığını ancak bazı risklerin azaltılabileceğini belirtti.
Besin alerjisi olan çocuklarda ilerleyen yıllarda egzama, alerjik nezle ve astım gibi diğer alerjik hastalıkların görülme olasılığının daha yüksek olduğunu kaydeden Bozkurt, besin alerjisi bulunan bebeklerin yaklaşık yüzde 50'sinde şikayetlerin 5 yaşına kadar kaybolabildiğini aktardı.
Bozkurt, "Daha büyük çocuklar ve erişkinlerde sorumlu besinin kesin olarak saptanması ve diyetten tamamen çıkarılmasıyla belirtiler büyük ölçüde kontrol altına alınabiliyor. Ancak erişkinlerde alerjiye neden olan besin bir daha tüketilmemelidir." ifadelerini kullandı.
Anne sütünün koruyucu etkisine de dikkati çeken Bozkurt, Amerikan Pediatri Akademisi verilerine göre, en az 4 ay anne sütü alan bebeklerde atopik dermatit, inek sütü alerjisi ve astım gelişme riskinin azaldığına veya geciktiğine dikkati çekti.
Bozkurt ayrıca, gıda etiketlerinin denetlenmesi ve yüksek alerjen içeren ürünlerde açık uyarıların bulunmasının toplum sağlığı açısından büyük önem taşıdığını belirtti.
Uzmanlar Beklentiyi Netleştirdi: "Günde 8 Bardak Su" Kuralı Herkes İçin Geçerli DeğilSağlıklı yetişkinlerde günlük toplam su ihtiyacı kadınlarda 2,7 litre, erkeklerde ise 3,7 litre olarak kabul ediliyor; ancak uzmanlar bu miktarın yalnızca bardakla içilen sudan ibaret olmadığını vurguluyor.21 Eylül 2026 Pazartesi 16:30BASIN HABERLERİ
Yeni Nesil Zayıflama İlaçları İnsan Ömrünü Uzatıyor mu? Bilimsel Araştırmalarda Yeni DönemSemaglutid etken maddeli yeni nesil zayıflama ilaçlarının yaşlı farelerde yaşam süresini yüzde 12 oranında uzattığı saptandı; ancak bu etkinin insanlarda yaşlanmayı geciktirdiği veya ömrü uzattığı henüz kanıtlanmadı.21 Eylül 2026 Pazartesi 16:28BASIN HABERLERİ
Bilimsel Araştırmalar Yanıtlıyor: Hayatta Bir Amaca Sahip Olmak Ömrü Uzatır mı?Yüz binlerce kişinin katılımıyla yıllara yayılan bilimsel veriler, yaşamında güçlü bir amaç duygusu taşıyan bireylerde erken ölüm riskinin daha düşük olduğunu gösteriyor.21 Eylül 2026 Pazartesi 16:23BASIN HABERLERİ
Yunanistan'da Batı Nil Virüsü Alarmı: Bir Haftada 46 Yeni Vaka ve 3 Can KaybıYunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu (EODY), ülkede son bir hafta içerisinde 46 yeni Batı Nil virüsü vakasının tespit edildiğini ve virüse bağlı 3 kişinin daha yaşamını yitirdiğini duyurdu.21 Eylül 2026 Pazartesi 16:21BASIN HABERLERİ
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde Modern Preklinik Fantom Laboratuvarı Hizmete AçıldıOndokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Diş Hekimliği Fakültesi, öğrencilerin klinik öncesi mesleki ve el becerilerini artırmak amacıyla 86 öğrencinin aynı anda eğitim alabileceği Preklinik Fantom Laboratuvarı'nı kullanıma sundu.21 Eylül 2026 Pazartesi 16:18BASIN HABERLERİ
Sağlık Bakanlığı'ndan Dünya Alzheimer Günü Uyarısı: Değiştirilebilir Risklerle Demans %45 Oranında ÖnlenebilirSağlık Bakanlığı, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü dolayısıyla yayımladığı açıklamada, küresel ölçekte 55-57 milyon kişinin demansla yaşadığını ve her 3 saniyede bir yeni bir demans vakasının geliştiğini belirtti.21 Eylül 2026 Pazartesi 15:42BASIN HABERLERİ
Ordu Şehir Hastanesi Hizmete Açıldı: 1200 Yatak Kapasiteli Dev Sağlık Kompleksinde Hasta Kabulü BaşladıOrdu Üniversitesi Cumhuriyet Yerleşkesi bünyesinde inşası tamamlanan 1200 yatak kapasiteli Ordu Şehir Hastanesi, Atatürk'ün kente gelişinin yıl dönümü olan 19 Eylül tarihi itibarıyla kademeli olarak hasta kabulüne başladı.21 Eylül 2026 Pazartesi 15:39BASIN HABERLERİ
Güney Afrika’da M Çiçeği Alarmı: Vakaların Çoğunluğu Son Bir Ayda KaydedildiGüney Afrika Sağlık Bakanlığı, yılbaşından bu yana ülkede 18 doğrulanmış ve 1 muhtemel M çiçeği (Mpox) vakasının tespit edildiğini açıklarken, vakaların büyük bölümünün son bir ayda görülmesi nedeniyle "hızlı yerel bulaş" uyarısında bulundu.21 Eylül 2026 Pazartesi 15:37BASIN HABERLERİ
NIH'den Tıpta Çığır Açan Gelişme: Beyin Sinyalleriyle Konuşma ve Beden Dili Aynı Anda Dijital Karakterlere AktarılıyorKaliforniya Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen çalışmada, felçli hastaların beyin dalgalarını hem konuşma hem de beden hareketleriyle eş zamanlı olarak sanal bir karaktere aktaran yeni bir beyin-bilgisayar arayüzü teknolojisi geliştirildi.21 Eylül 2026 Pazartesi 15:32BASIN HABERLERİ
Uzmanlardan Hayati Uyarı: Bilinçsiz "Boyun Kütletme" İşlemleri Felç ve Ölüme Yol AçabilirBaş Boyun Cerrahisi uzmanları, boyun ağrılarını hafifletmek amacıyla kontrolsüz ve gelişigüzel yapılan "boyun kütletme" manevralarının tıbbi bir tedavi yöntemi olmadığını, aksine felç ve ani ölüm gibi telafisi imkansız sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.21 Eylül 2026 Pazartesi 15:28BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










