DİJİTAL ÇAĞDA ANNE BABALARI "MEGALOMAN" ÇOCUKLARI KONTROL EDİYOR
"Toplumsal çözülmenin etkisiyle kişilik bozukluğu olan büyüklenmeci tavırlı ve megaloman bireyler, kendi kompleks ve yetersizliklerini normal ve masum insanlara yönelterek travmatik hayatlarının intikamını onlardan almaktadırlar"

10 Şubat 2022 Perşembe 21:52
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Sosyal Bilimler Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdinç Öztürk: "Dijital çağ dinamiklerinden dolayı anne ve babalar, çocukları üzerindeki kontrollerini kaybetmişler hatta kendi çocukları tarafından kontrol edilen bir konuma gelmişlerdir"
"Toplumsal çözülmenin etkisiyle kişilik bozukluğu olan büyüklenmeci tavırlı ve megaloman bireyler, kendi kompleks ve yetersizliklerini normal ve masum insanlara yönelterek travmatik hayatlarının intikamını onlardan almaktadırlar"
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adli Tıp ve Adli Bilimler Enstitüsü Müdürü ve Sosyal Bilimler Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdinç Öztürk, dijital çağ dinamiklerinden dolayı anne ve babaların çocukları üzerindeki kontrollerini kaybettiklerini belirterek, "Toplumsal çözülmenin etkisiyle kişilik bozukluğu olan büyüklenmeci tavırlı ve megaloman bireyler, kendi kompleks ve yetersizliklerini normal ve masum insanlara yönelterek travmatik hayatlarının intikamını onlardan almaktadırlar." dedi.
Öztürk, AA muhabirini sorularını yanıtlarken, geleneksel toplumu oluşturan bireyler gündelik hayatta deneyimledikleri sorunlar karşısında suskunluğa ve kendi başlarına çözüm bulabileceklerine dair özgüvene sahipken, modern toplumu oluşturan bireylerde benzer sorunlar için duygusal dışa vurumculuğa ve yardım aramaya doğru kültürel bir paradigma değişimi gerçekleştiğini anlattı.
Dijital iletişim ağları veya teknoloji araçlı iletişimlerin, günümüz toplumunda bireylerin psikolojik, sosyolojik ve politik boyutlarda oldukça önemli psikososyopolitik dönüşümlerine ve gelişimlerine neden olduğunu, yeni insan profillerini ortaya çıkarıp "toplumsal çözülmeyi" ve özellikle "toplumsal bilinç tutulmasını" hem normlaştırdığını hem de normalleştirdiğini kaydetti.
Öztürk, dijital çağın, görünürde daha fonksiyonel bir yaşam deneyimi vaadiyle bireylere "bölünerek uyum sağlamayı" dayattığını belirterek, artık bireylerin "siber alter ego" aracılığıyla daha fonksiyonel bir hale gelebilmenin çabasını verdiğini dile getirdi.
Öztürk, "Baskı, yanlış çocuk yetiştirme stilleri ve travmatik yaşam deneyimleri olan bazı insanlar bir yandan hayvan hakları adına mücadele ederken diğer yandan mobbing yapan bir idareci veya öfke patlamaları olan bir ebeveyn olabilmektedirler. Artık 'iyi bir insan' diyebilmek oldukça zorlaşmıştır ki çoğu insanın tahmin edilemeyen yönleri anlık süreçlerde ortaya çıkabilmektedir. En kötüymüş gibi algılanabilen biri sosyal dayanışma derneklerinde iyi işler yapabilmekte ya da bir mahallede herkese güzel nasihatler veren biri madde bağımlısı olabilmekte hatta bir insanı öldürebilmektedir." diye konuştu.
- "Narsisizm kültürü, nezaketsiz, doyumsuz ve merhametsiz insan kitlesi yarattı"
Son yıllarda psikiyatrik hastalık oranlarındaki artışın dikkati çekici olduğunu belirten Öztürk, şunları söyledi:
"Bu artış daha çok büyüklenmeci, narsistik ve megaloman kişilik yapılanmalarını taşıyan insanlar yönündedir. Günümüz postmodern toplumlarının narsisizm kültürü, hırslı, rekabetçi, teşhirci, nezaketsiz, doyumsuz, yalancı ve merhametsiz bir insan kitlesini yaratmıştır. Artık büyük oranda bir hayat felsefesi, bir inancı ya da geleneği olmayan insanlar öteki insanları adeta bir obje gibi algılayarak onları dövebilmekte, yaralayabilmekte hatta öldürebilmektedir. Anne ve babalar özellikle ödül ve ceza sistemlerini kötüye kullanarak hissizleşmiş ve empati yoksunu bireyler yetiştirmişlerdir ki artık ebeveynler kendi çocuklarından şiddet görmeye başlamışlardır. Çocuktan, ergenden ve yetişkinden ebeveyne yöneltilen şiddet aslında şiddet odaklı çocuk yetiştirme stilini kullanan anne ve babaların yarattıkları bir toplumsal patolojidir. Anne ve babalar çocuklarını döverek, aşağılayarak, ihmal ederek ya da şımartarak onları acımasız ve empati yoksunu bireyler haline getirmişlerdir."
Öztürk, sosyal medyadaki iletişim ve temasın yüksek uyarı seviyesinin bireylerde dijital ortamdaki uyarılara uyum çabasına yol açtığına değinirken, bireylerin iletişim sırasında sahip oldukları veya yarattıkları dijital kimlikleriyle aktüel kimliklerini birbirine entegre edebildikleri ve ikisi arasındaki etkileşimi yönetebildiklerinde spontanlıkları bozulmadan dijital iletişimden çıkıp tekrar kendi gündelik yaşamlarına devam edebildiğini kaydetti.
- "Anne ve babalar çocukları üzerindeki kontrollerini kaybetti"
Erdinç Öztürk, Kovid-19 pandemisinin bireylerin hayatını dijital platforma yönlendirme sürecini hızlandırdığını dile getirerek, alışveriş, eğitim, sağlık ve benzeri pek çok temel insani hizmetlerin çevrim içi verilmeye başlandığını hatırlattı.
Pandemi sırasında dünyanın neredeyse genelinde evden çalışma, sosyal mesafe, fiziksel mesafe gibi için düzenlemeler getirilmesi sonucunda uzun bir izolasyon sürecine girildiğine değinen Öztürk, tecritin anksiyete, depresyon, stres ve benzeri zihinsel/ruhsal sağlık semptomlarını tetiklemiş olabileceğinin düşünüldüğünü aktardı.
Öztürk, teknoloji araçlı iletişimlerin bireylerde önemli psikososyopolitik dönüşüm ve gelişime yol açtığını ve yakın geçmişteki bireylere oranla oldukça farklılaşan yeni insan profillerini ve psikopatolojilerini ortaya çıkardığını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Dijital çağ dinamiklerinden dolayı anne ve babalar çocukları üzerindeki kontrollerini kaybetmişler hatta kendi çocukları tarafından kontrol edilen bir konuma gelmişlerdir. Toplumsal çözülmenin etkisiyle kişilik bozukluğu olan büyüklenmeci tavırlı ve megaloman bireyler, kendi kompleks ve yetersizliklerini normal ve masum insanlara yönelterek travmatik hayatlarının intikamını onlardan almaktadırlar. Aileler kendi huzurları kaçmasın diye çocuklarına olması gereken sınırları ve mesafeyi öğretememekte ve onların önemli bir oranı, internet, oyun ve madde bağımlısı olarak hayatlarını devam ettirmektedirler. Bu eksende anormalliğin, normalleştirildiği yeni bir dünya normali yapılanmaya başlamıştır.
Çoğu masum insan bu patolojik kitle ve bireylerle baş edebilme yeteneğinden maalesef ki yoksundurlar, hatta bu bireylerin hedef kişileri ya da kurbanları haline gelmektedirler. Toplumsal patoloji yayılım göstermekte ve çoğu insan tarafından model alınmaktadır ki çünkü ortalama bir çocuk gözünden psikopatoloji güç olarak hem algılanmakta hem de benimsenmektedir. Bu nedenle çocuklar küçümsenemeyecek bir oranda psikopatolojik olan ebeveyn ya da yakınlarını ya model alırlar ya da taklit ederek ona dönüşürler. Şiddet odaklı çocuk yetiştirme stili kullanan ve çocuklarını şımartan ebeveynler günümüzün katillerini, istismarcılarını ve merhametsiz insanlarını maalesef ki yetiştirmeye devam etmektedirler. En çok çocuklarına zarar veren anne ve babalar ise onları okutmayan ya da bir meslek sahibi yapmayanlardır. Üretkenliği olmayan, bir felsefesi bulunmayan ve travmatize edilmiş ya da şımartılmış bir nesle adaleti, insanlığı ve merhameti asla öğretemezsiniz."
Günümüz toplumunda anne ve babaların artık çocukları adına rol model olmaktan çıktığını kaydeden Öztürk, "Çocukların anne ve babalarını model alabilmeleri için onlardan bir şeyler öğrenmeye devam etmeleri şarttır. Dünyanın her toplumunda model alınan anne ve babalar, çocuklarına rehber olmayı başarmış ve kendilerini geliştirebilmiş anne ve babalardır. Evlatlarına dürüstlüğü, adaleti, nezaketi, üretmeyi, güveni ve kendini geliştirebilmeyi öğretebilen ebeveynler şüphesiz ki iyi bir nesil yetiştirirler." ifadesini kullandı.
Silopi Devlet Hastanesinde İlk: Kaburga Kıkırdağı ile Burun Deliği Onarımı Başarıyla GerçekleştirildiŞırnak'ın Silopi ilçesinde, burun iç bölmesindeki geniş deliği (septal perforasyon) nedeniyle nefes darlığı ve kanama yaşayan hasta, kendi kaburga kıkırdağı ve kas fasyası kullanılarak yapılan ameliyatla sağlığına kavuştu.20 Ağustos 2026 Perşembe 16:53BASIN HABERLERİ
2026-TUS 1. Dönem Uzmanlık Dalı Değişikliği Tercihleri BaşladıÖSYM, 2026-TUS 1. Dönem sonuçlarına göre uzmanlık dalı değişikliği yapmak isteyen adaylar için tercih sürecinin başladığını duyurdu. Tercihler 23 Ağustos saat 23.59'a kadar alınacak.20 Ağustos 2026 Perşembe 16:48BASIN HABERLERİ
Yunanistan'da Batı Nil Virüsü Alarmı: Vakalar Tırmanışta, Ölü Sayısı 13'e YükseldiYunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu (EODY) Başkanı Prof. Dr. Theodoros Vasilakopulos, iklim değişikliği ve sivrisinek popülasyonundaki patlama nedeniyle Batı Nil virüsü vakalarında büyük artış yaşandığını duyurdu.20 Ağustos 2026 Perşembe 16:47DÜNYADA SAĞLIK
Beyin Savunmasında Ezber Bozan Keşif: Kafatası Kemik İliği Hastalıklara Karşı Kalkan OluyorWashington Üniversitesi Tıp Fakültesi araştırmacıları, kafatası kemik iliğinde beyne özgü bağışıklık yanıtı oluşturan ve daha önce bilinmeyen biyolojik yapılar keşfetti.20 Ağustos 2026 Perşembe 16:45DÜNYADA SAĞLIK
Türkiye’de HPV Aşısı Tartışması: Sağlık Bakanlığı "Profil Farklı" Derken TTB Bilimsel Veri İstiyorSağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun HPV aşısının ulusal takvime alınması konusunda bilim kurulunun ikiye bölündüğünü açıklaması, aşı tartışmalarını yeniden alevlendirdi.20 Ağustos 2026 Perşembe 16:28BASIN HABERLERİ
Kanser Tedavisinde Tarihi Dönüm Noktası: Kişiselleştirilmiş mRNA Melanom Aşısı başa çıktı!ABD’li tıp devleri Moderna ve Merck tarafından geliştirilen kişiye özel mRNA melanom aşısının 3. faz klinik deneyleri başarıyla tamamlandı. Aşının, cilt kanserinin nüksetmesini ve diğer organlara yayılmasını büyük oranda engellediği duyuruldu.20 Ağustos 2026 Perşembe 16:26BASIN HABERLERİ
TTB Merkez Konseyi’nden Sağlık Bakanı Memişoğlu’na Ziyaret: 13 Maddelik Talep Dosyası SunulduTürk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, Sağlık Bakanı Dr. Kemal Memişoğlu ile gerçekleştirdiği görüşmede hekimlerin çalışma koşulları, nöbet hakları, sağlıkta şiddet ve uzmanlık eğitimi gibi 13 kritik başlığı içeren çözüm dosyasını Bakanlığa iletti.20 Ağustos 2026 Perşembe 16:21BASIN HABERLERİ
Mersin Şehir Hastanesi Çalışanlarından "Birbirimize Candan Bağlıyız" Kan Bağışı EtkinliğiMersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi personeli, Türk Kızılay iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte kan bağışında bulunarak hayat kurtarma mücadelesine destek verdi.20 Ağustos 2026 Perşembe 13:27BASIN HABERLERİ
Cell Press’te Yayımlanan Çalışma: 100 Yaşını Aşanların Sağlık Sırrı "Öldürücü T Hücreleri" OlabilirOsaka Üniversitesi bilim insanlarınca yürütülen araştırmada, 100 yaşını aşmış bireylerin bağışıklık sisteminde kanser ve enfeksiyonlarla savaşan nadir bir T hücresi türünün oranının yüksek seviyelere ulaştığı saptandı.20 Ağustos 2026 Perşembe 13:26DÜNYADA SAĞLIK
"Belirtiler Başlarsa Tedavisi Yok": Prof. Dr. Harun Albayrak’tan Hayati Kuduz UyarısıProf. Dr. Harun Albayrak, kuduzun klinik belirtileri başladıktan sonra %100 ölümcül olduğunu belirterek, evcil hayvanların aşılanmasının ve şüpheli temas anında sağlık kuruluşlarına başvurulmasının önemini vurguladı.20 Ağustos 2026 Perşembe 11:34BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










