DİYABETTE DOĞRU BİLİNEN 25 YANLIŞ
Son yıllarda görülme sıklığı gittikçe artan Diyabet, toplumsal sosyal ve ekonomik boyutları olan bir salgın şeklini almış olup önlenmesi, zamanında tedavi altına alınması ve en önemlisi bilinçlendirilmesi gereken mühim bir hastalık halini almıştır.

09 Kasım 2016 Çarşamba 13:42
Özellikle sağlıksız yaşam biçimi olan sağlıksız beslenme, hareketsizlik kilo alımına yol açmakta kilo alımı da bilhassa Tip 2 diyabete sebep olmaktadır. Bu majör unsur olan obezite sebebiyle Diyaobezite diye bir tabirde ortaya atılmıştır.
Özellikle büyük şehirlerde ulaşım zorlukları sebebiyle yol için aşırı zaman kaybı, ekonomik, sosyal ve çevresel faktörlerin olumsuzluğu sebebiyle spora yönelememe veya vakit ayıramama. İş yoğunluğundan dolayı atıştırmaya yönelik sağlıksız gıda alımı, ekonomik imkansızlıklar sebebiyle tek yönlü beslenme biçimi obeziteyi dünya çapında ve ülkemizde adeta patlatmıştır.
Dünyanın iletişim sebebiyle yakınlaşmasından ötürü gıda tercihleri değişmiş olup bilhassa yüksek yağ içeren yiyeceklerin, fastfood ların tüketiminin artışı, lifli gıdaların alınmaması veya seyrek tüketimi, ailelerin evde yemek yapma yerine dışardan yemek söylenmesi hazır yiyecekleri tercih etmeleri bu sağlıksız ve tehlikeli zemini meydana getirmiştir.
Masa başı, büro hayatı, bilgisayar ve televizyon alışkanlıkları insanları küçük yaşlardan itibaren hareketsizliğe itmekte egzersiz alışkanlığının toplumdan uzaklaşmasına sebep olmaktadır.
Bütün bu durumlar diyabetin büyüyüp gelişip bir salgın haline gelmesine uygun bir vasat oluşmasına sebep olmaktadır.
Bütün bu tablonun bize verdiği en önemli mesaj diyabet, diyabet öncesi ve obezite hastalarının bilinçlendirilmesi gerektiği gerçeğini göstermektedir.
Bu itibarla diyabet hastalarına uygun yeterli ve gerekli eğitim verilmesi şarttır. Toplumda diyabete yönelik eğitim verilirken birçok doğru bilinen yanlışla karşılaşmaktayız. Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümünden, Doç. Dr. Haluk Sargın 26 soruda diyabette doğru bilenen yanlışları açıklıyor;
Diyabet çok şeker yiyen insanlarda görülen bir rahatsızlıktır!
Bu düşünce tamamen yanlış olup çok şeker yeme yüksek kalori alımına sebep olmakta obeziteye sebep olmakta genetik yatkınlığı olan kişilerde diyabetin oluşumuna zemin hazırlamaktadır.
1) İnsülin bağımlılık yapan bir ilaçtır.
İnsülin bir ilaç değil hormondur. Eksik olan bünyeye dışardan verilen takviye bir hormondur. Yani vücudun ihtiyaç duymasından kaynaklanır. Bağımlılık yapma özelliği katiyen yoktur.
2) İnsüline başlandığı zaman bırakılmaz.
İnsülin rezervleri tamamıyla tükenmiş olan diyabetik hastalar istisna, hap kullanan hastaların ağır enfeksiyonlarında, cerrahi girişimlerinde ve gebeliklerinde geçici olarak kullanılıp bırakılabilir. Bazı aşırı kilolu hastalarda insülin rezervi uygunsa ciddi kilo verimi sonucu haplara dönülebilmektedir.
3) İnsülin şişmanlatır.
Egzersiz ve diyetine dikkat eden hastalarda insülin kilo yapmaz. İnsülin direnci sebebiyle iştah artışı olan hastalarda insülin direncini kıran haplarla kombinasyonlar yapılarak iştah artışı engellenebilir.
4) Bazı bitkilerin, tarçın ve limonun kan şekerini düşürmesi iddiası Bilimsel karşılığı olmayan ispatlanmamış söylentilerdir bunlar.
5) Diyabet yaşlandırır.
Bu görüşte tamamiyle yanlıştır. İlaç, diyet ve egzersiz insülin uygulayan hastalarda bir sorun görülmemiştir. Tip 1 Diyabet olup iyi kan şekeri seviyesi yakalanamamışsa gelişme geriliği olabilmekte, yine iyi kan şekeri düzeyi yakalanamamış Tip 2 Diyabetli hastalarda yaşam kalitesi azalmakta diyabetin sorunlarına bağlı maduriyetler ortaya çıkmaktadır.
6) Diyabet hastası spor yapamaz.
Bu bilgide son derece yanlıştır. Bilakis spor yapması önerilmektedir. Spor öncesi ve sonrası kan şekerine bakarak gerekirse bir ara öğün ilave edebilir. Açken (bilhassa sabah) spor yapmak sakıncalı olur. Hipoglisemi riski artar. Kesinlikle doğru değildir. Ayrıca istikrarlı spor yapanlarda insüline olan ihtiyaç azalır, insülin direnci küçülür veya ortadan kalkar.
7) Diyabetikler çocuk sahibi olamaz.
Buda gerçek dışı bir bilgidir. Kan şekeri düzeyi iyi ise üç aylık ortalama HbA1c referans aralıklarda ise gayet sağlıklı çocuk sahibi olunur doğum yapılabilir.
Erkeklerde iyi kan şekeri seviyesi seksüel fonksiyon bozukluğu görülmesine mani olacağından sağlıklı bir cinsel yaşam ve çocuk sahibi olma yeteneğini muhafaza edilmesini sağlar.
8) Meyve suyu tüketimi zararlı değildir.
Meyvenin suyundan ziyade kendisi porsiyon (1 adet) olarak önerilir. Meyve suyu elde etmek için o meyveden 3-4 adet sıkmak, kullanmak gerekir. Bunun tabii sonucu olarak fazla meyve tüketimi glukozun aşırı alımına sebep olur. Ayrıca sıvı gıdalar çabuk emildiğinden kan şekerlerinde ani yükselmelere sebep olur.
9) Sadece kan şekeri çok yüksek olanlar insülin kullanmalıdır.
İnsülin eksikliği, yetersizliği diyabetin oluşumunda esas mekanizmadır. Bu durumun tedavisi insülin salgılatıcı ilaçlar ve etkisini arttırıcı olanları almaktır. Tip
Diyabette insülin rezervi kalmamış veya çok azalmıştır. Bu grupta sadece insülin kullanımı zorunludur. Diğer grupta hapların yetersiz kaldığı durumlarda insülin verilebilir. Ayrıca kan şekeri normal giden hap kullanan hastalarda karaciğer veya böbrek hastalığı (yetersizliği) geliştiyse, gebelerde, ameliyat olacak diyabetiklerde, göz sorunları veya kalp damar hastalığı gelişen diyabetiklerde kan şekeri yüksek seyretmese de insüline geçilir.
10) İnsülin tedavisi böbrek ve gözlere zarar verir körlüğe sebep olur iddiası
Tamamıyla gerçek dışıdır. Bilakis iyi regüle olamamış diyabetliler kalp damar hastalığının yanı sıra ağır böbrek hasarı sonucu böbrek yetmezliği ve diyaliz, gözlerde kanamalar ve körlük akıbetiyle karşılaşırlar.
11) Diyabet hastalığı bulaşıcı bir hastalıktır.
Kronik ve metabolik bir hastalıktır. Bulaşıcı özelliği yoktur. Kalıtsal özelliği vardır.
12) Diyabet hastaları göz rahatsızlığı yoksa göz doktoruna gitmemelidir.
Diyabet göz, böbrek ve kalp damar açısından hedef organ hasarı yapan bir metabolik hastalıktır.
Tip 1 Diyabetiklerde tanıdan 5 yıl sonra Tip 2 Diyabetiklerde tanı konulduğunda göz ve böbrek kontrolleri yapılmalıdır. Sonra da her yıl göz dibi muayeneleri tekrarlanmalıdır.
13) Ailede şeker hastalığı varsa bende muhakkak şeker hastası olurum.
Tip 1 DM ailevi geçiş seyrektir.
Tip 2 DM de ailevi geçiş oranı daha fazladır.
Yaşam tarzı değişiklikleri (yeme içme) disiplini ve egzersiz uygulamalarıyla gerekirse insülin etkisini arttırıcı ilaçlarla diyabetin gidişi durdurulur veya geciktirilir.
14) Diyabet hastası ekmek, patates, makarna yiyemez.
Diyabetik hastalar nişasta tüketebilir. Ancak alınan gıdanın miktarına dikkat etmek gerekir. Diyabetik olmayan hastalara da önerildiği üzere kepekli ürünler tercih edilmelidir.
15) Diyabet hastaları tatlı ve çikolata yiyemez.
Egzersiz ve diyet uyumu olan hastalar zaman zaman ölçülü bir oranda bu gıdaları tüketebilirler.
16) Şişman hastalar muhakkak diyabet olurlar.
Obez ve fazla kilolu olmak diyabet riskini arttırır. Ancak bu hastaların muhakkak diyabet olacağı anlamına gelmez. Tip 2 Diyabet olup obez olmayan çok sayıda hasta vardır. Keskin bir genelleme doğru değildir.
17) Diyabet ciddi bir hastalık değildir.
Diyabet kötü yönetilir veya hasta uyumsuzluğu olup kan şekeri yüksek seyreden bir hal alınca cidden ürkütücü ve akıbeti hiç de iyi olmayan bir hastalıktır. Yavaş ve eziyetli bir ölüm sürecine sebep olur. En sık kalp damar hastalıkları, felç, böbrek yetmezliği, göz hastalıkları sonucu görme kaybı ve körlüktür.
18) Ekşi meyvelerde daha az şeker bulunur.
Tatlı ve ekşi meyvenin içerdiği şeker miktarı aynıdır. Meyveler olgunlaştıkça içindeki şeker miktarı artar emilimi hızlanır. Bu sebeple armut, muz, şeftali, kayısı gibi meyvelerin yumuşak ve sulu olduğu dönemde yenilmemesi veya daha sert olanları tercih edilmelidir.
19) Doğal balda şeker yoktur serbestçe yenebilir.
Hem doğal hem yapay balda glukoz ve früktoz vardır. Bal kan şekerini yükseltir.
20) Hamileyken insülin kullanımı bebeğe zarar verir.
İnsülin bebeğe geçemediğinden herhangi bir olumsuz etkisi yoktur. Plasenta anne rahmi ve bebek arasında kan alışverişi sağlamada bariyer oluşturur. Her maddenin geçişine izin vermez.
21) İnsülin iğne uçları değiştirilmeden birkaç gün kullanılabilir.
İğne uçları her kullanımda değiştirmek zaruridir. İnce iğne uçları ilk bastırmadan sonra dik kalma vasfını kaybetmekte ve yamulmaktadır. Bu yamulma sonraki iğne uygulamalarında can acımasına sebep olmakta, kanama ve enfeksiyon riskini arttırmaktadır. İnsülin protein yapısında bir hormondur. İğne ucu kalemde takılı kalınca bakteriler yerleşir. Kalem içi insüline bu bakteriler ulaşıp ilacın vasfını bozabilir. Deride oluşan bakteriyel enfeksiyonlara sebep olur.
22) Diyabet cinsel hayatı bitirir.
İyi yönetilmeyen ve yüksek kan şekeri seviyesiyle seyreden hastalarda cinsel hayatı olumsuz etkiler. Dikkat edildiği taktirde sağlıklı bir cinsel hayat mümkündür.
23) Diyetisyene başvurmadan diyet uygulamalar.
Diyabet hastaları Diyabet hastalarına özel kişisel özellikleri de dikkate alınacak şekilde özel spesifik bir diyet programına diyetisyen eşliğinde muhakkak başlamalı ve sürdürmelidir.
24) Diyabet hastaları sinirli olurlar.
Hipoglisemi dediğimiz kan şekeri düşüklüğünde rastladığımız bir durumdur. İlaç ve diyet uyumu sağlandığında bu tür bir yakınma olmaz.
25) Kan şekeri normalize edildikten sonra hastanın kontrolleri yaptırmaması ve iyileşme hali olduğu düşüncesi
Bu durum uyumlu tedavi sonucu elde edilen iyilik hali sonrası ortaya çıkar. Hastanın kan şekeri ortalaması iyi de çıksa doktorunun önerdiği zamanlarda muhakkak kontrollere gelmesi gereklidir. İyileştim zannıyla ilaç alımını terk etme, kontrollere gelmeme son derece hatalı bir tutumdur.
İklim Değişikliği Hastalık Haritasını Değiştiriyor: Afrika'da 123 Milyon İlave Sıtma Vakası RiskiKüresel ısınma ve aşırı hava olayları sivrisinek ile kene gibi hastalık taşıyan vektörlerin coğrafi dağılımını değiştirirken, araştırmalar Afrika'da 2050'ye kadar 123 milyon ek sıtma vakası görülebileceğini ortaya koydu.22 Ekim 2026 Perşembe 16:55BASIN HABERLERİ
Afrika'da Ebola Alarmı: KDC'de Başlayan Salgın Nijerya'ya SıçradıKongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) ortaya çıkan ve 4 bin 600'den fazla kişinin ölümüne yol açan Ebola salgını, Kenya'nın ardından Nijerya'da da ilk vakanın görülmesiyle kıta genelinde yayılma endişesini artırdı.22 Ekim 2026 Perşembe 16:53DÜNYADA SAĞLIK
İstanbul'da Son Bir Ayda 559 Bin Kişi Üst Solunum Yolu Enfeksiyonuyla Hastaneye Başvurduİstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, sonbaharla birlikte hastanelere başvuruların arttığını, ancak yatak kapasitesi açısından herhangi bir sıkıntı bulunmadığını açıkladı.22 Ekim 2026 Perşembe 16:46BASIN HABERLERİ
Japonların Uzun Yaşam Sırrı: "Shokuiku" İle Okulda Başlayan Sağlıklı BeslenmeTokyo Üniversitesinden Prof. Dr. Kentaro Murakami, Japonya'nın küresel obeziteyle mücadelede örnek gösterilen beslenme modelini ve çocukluk çağından başlayan "Shokuiku" kültürünü anlattı.22 Ekim 2026 Perşembe 16:45BASIN HABERLERİ
Menopozda Kontrolsüz Takviye Uyarısı: 3 Temel Destek YeterliKadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Pınar Yalçın Bahat, menopoz döneminde aşırı ve bilinçsiz gıda takviyesi kullanımına karşı uyararak D3-K2, Omega-3 ve magnezyumun yeterli olduğunu belirtti.22 Ekim 2026 Perşembe 16:42BASIN HABERLERİ
Ütü Kazalarında Korkutan Gerçek: Yanıkların Yüzde 70'i Cihaz Soğurken YaşanıyorBaşkent Üniversitesi araştırmacılarının 21 yıllık incelemesinde, çocuklardaki ütü kaynaklı yanık vakalarının %70,3’ünün cihaz kapatılıp soğumaya bırakıldığı sırada meydana geldiği saptandı.22 Ekim 2026 Perşembe 15:02BASIN HABERLERİ
Keratokonusta Crosslink Tedavisi: Temel Hedef Gözlük Bırakmak Değil İlerlemeyi DurdurmakKorneal çapraz bağlama (crosslink) ameliyatı, keratokonus hastalarında korneayı güçlendirerek hastalığın ilerlemesini durdurmayı hedeflerken uzmanlar işlemin gözlük numarasını sıfırlama amacı taşımadığı uyarısında bulundu.22 Ekim 2026 Perşembe 14:57BASIN HABERLERİ
Yaşlılıktaki Güç Kaybı Kader Değil: Kırılganlığın Gerilemesi Kalp Sağlığını Koruyorİngiltere'de yaklaşık 470 bin kişinin verileriyle yapılan araştırmada, fiziksel kırılganlıktaki azalmanın kalp ve damar hastalığı riskini düşürdüğü ve kandaki 309 proteinle ilişkili olduğu belirlendi.22 Ekim 2026 Perşembe 14:56DÜNYADA SAĞLIK
Biyolojik Saat Depresyonu Etkiliyor Mu? Avustralya'da 11 Bini Aşkın Kişiyle Dev AraştırmaAvustralya'da yürütülen araştırmada, depresyon öyküsü bulunan katılımcıların %23'ünde uyku ve biyolojik saatle ilişkili ortak belirtiler saptandı; uzmanlar "sirkadiyen depresyon" olasılığını tartışıyor.22 Ekim 2026 Perşembe 14:55DÜNYADA SAĞLIK
Sağlıkta Yerlileşme Hamlesi: Diş Hekimleri Yerli Tıbbi Cihaz Üretim Tesislerini İncelediSağlık Bakanlığının yerlileşme çalışmaları kapsamında düzenlenen Hekim-Sanayi Buluşması'nın 3'üncüsünde, ağız ve diş sağlığı alanında çalışan hekimler yerli medikal üreticilerin tesislerini ziyaret etti.22 Ekim 2026 Perşembe 14:42BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










