DOKUZ FARKLI HORMON İÇEREN "DOĞUM KONTROL HAPLARI" KADINLARI NASIL ETKİLİYOR?
Doğum kontrol hapları dokuz farklı hormon içeriyor. Bunların bazıları kadınlarda hafif 'erkekleşme' etkisi gösteriyor. Bunun nedeni ne, endişe duymalı mıyız?

03 Eylül 2018 Pazartesi 14:50
Pensilvanyalı kimya profesörü Russell Marker 1942'de projesteron hormonu üretebileceği bir bitki arıyordu. O sıralar bu hormon kadınlarda menopoz sürecine yardımcı olmak ve düşüğü önlemek gibi birçok amaçla kullanılıyordu.
Yüzlerce bitki türünü inceledikten sonra Meksika'da yam (hint yer elması veya tatlı patates adıyla bilinir) kökünde karar kıldı.
Kısa bir süre sonra bu bitkiden üretilen hormon doğum kontrol haplarına kaynaklık etti.
Doğum kontrol sayesinde hamilelik korkusu yaşamadan seks mümkün hale geldi. Kadınlar artık 20-30'lu yaşlarını evde oturup çocuk bakmak yerine eğitime ve işe ayırabilir hale gelecekti.
Ama ta en başından beri doğum kontrol hapının bir sırrı vardı.
BEYİNDE BAZI BÖLGELERİN KÜÇÜLMESİNE YOL AÇIYOR
Az miktarda erkeklik hormonu testosteron bile kadınların beyninde bazı bölgelerin küçülmesine neden olabiliyor.
Son yıllarda bilim insanları doğum kontrol hapı kullanan kadınların beyninin diğer kadınlardan farklı olduğunu fark etti. Bu kadınların beynindeki bazı bölümler erkek beynini andırıyordu.
Ayrıca davranışlarda da değişim gözleniyordu. Bazı doğum kontrol haplarını kullanan kadınlar, kadınların genel olarak yetenekli olduğu sözel becerilerde gerileme yaşıyor, erkeklerin yetenekli olduğu başka becerilerde daha iyi hale gelebiliyordu.
Bilim insanları bu duruma şaşırıyor, ne olduğunu anlamaya çalışıyordu.
Doğum kontrol haplarının östrojen ve projesteron hormonu içerdiği söylenir genellikle. Oysa hiçbir doğum kontrol hapında bu hormonlar yoktur.
Zira bu hormonlar ağızdan alındığında çok çabuk parçalandığı için işe yaramaz. Onun yerine bu hormonların sentetik türleri üretilir. Burada hammadde o iki hormonu taklit edebilen daha dayanıklı hormonlardır.
Bu hormonların ikisini de içeren karma doğum kontrol haplarında sentetik östrojen (etinel estradiol) ve sekiz farklı sentetik projesteron (projestin) türünden biri kullanılır. Sentetik östrojen vücudun her ay yumurta üretmesini engellerken projesteron da rahim ağzındaki mukusun koyulaşmasına neden olarak döllenmeyi engeller.
Doğum kontrolü hapları kadınların kelimeleri hatırlama hızını, dolayısıyla konuşma akışını etkileyebiliyor.
SENTETİK HORMANLAR TÜYLENME YAPIYOR
Ancak bu hormonlar gebeliği önlemede başarılı olsa da doğal hormonlarla tam uyum göstermiyor. Bu yüzden sentetik hormonların akne, terleme, tüylenme gibi istenmeyen farklı etkileri ortaya çıkıyor.
Fakat bunun nedeni de şaşırtıcı. 2012'de ABD'de yapılan bir araştırmada, kadınların yüzde 83'ünün erkek hormonlarından üretilen bir projestin içeren hapları kullandığı görüldü.
Nandrolon adlı bu hormon erkek üreme organlarının gelişimini sağlıyor ve vücut geliştirme, boks gibi alanlarda bazı sporcular tarafından doping için kullanılıyor.
Bu yan etkiler yıllardır biliniyor. 1940-60'larda bazı gebe kadınlara düşük riskine karşı bu hormonlardan verilmiş ve vücutlarında terleme, kıllanma, sivilce gibi yan etkilerin yanı sıra bebeğin cinsel organlarında da erkekleşme izleri görülmüş, bazılarında ameliyata başvurulmak zorunda kalınmıştı.
Doğum kontrol hapı kullanan kadınların insanlardaki üzüntü gibi yüz ifadelerini algılama özelliğinin azaldığını gösteriyor.
Bugün kullanılan projestinlerde ise erkekleşme etkisi çok daha az. Zira doğum kontrol haplarında bu hormonlar daha düşük dozda kullanılıyor ve östrojen hormonu da içermesi nedeniyle etkisi büyük ölçüde giderilmiş oluyor.
Son zamanlarda üretilen sentetik projesteronlarda ise tersine 'kadınlaştırıcı' etki söz konusu olduğundan akne ve kıllanma gibi şikayeti olan kadınlara bu haplar veriliyor.
İşte bu güçlü sentetik hormonlar beyni de etkiliyor. Ancak doğum kontrol haplarının fiziksel ve duygusal yan etkileri üzerine çok sayıda araştırma yapılmış olsa da beyin ve algı üzerindeki etkileri pek incelenmemiş.
Salzburg Üniversitesi'nde nörolog Belinda Pletzer sekiz yıl önce bu konuyu araştırdı. Sonuçlar oldukça ilginçti.
Doğum kontrol hapı kullanan kadınların beyninde bazı bölgeler diğer kadınlarınkine kıyasla daha büyüktü. Tıpkı erkeklerde olduğu gibi.
Başka araştırmalarda da benzer sonuçlar elde edildi. 'Erkekleşme' etkisi gösteren androjenik projestinleri kullanan kadınlarda hızla yeni kelime düşünüp akıcı konuşma becerisinin diğer kadınlara kıyasla düştüğü, ama erkeklerde daha gelişkin olan uzamsal algı alanında becerilerinin arttığı görülüyordu.
Belli ki bazı haplar kadınların beyninde 'erkekleşme' etkisi gösteriyordu. Pletzer'in 2015'te yaptığı başka bir araştırmada ise iki farklı tür doğum kontrol hapı kullanan kadınların beyinleri karşılaştırıldı. Bu kez 'kadınlaştırıcı' etkisi yüksek yeni hapları kullananların beyinlerinde birçok bölgenin hap kullanmayan kadınlara kıyasla daha fazla büyümüş olduğu görüldü. Bu durum davranışlarına da yansımış, yüz tanıma özellikleri artmıştı.
Kadınların hap kullanma süresi uzadıkça bu bölgelerdeki büyüme de artıyordu. Üstelik sentetik östrojen de içeren karma hapları kullanan kadınların beyninde hem 'erkekleştirici' hem de 'kadınlaştırıcı' etkiler birlikte ortaya çıkıyor olabilirdi.
Kim derdi ki yam gibi bir bitkinin feminist devrimi destekleyen bir etkisi olacaktı. Doğum kontrol hapı 20. yüzyılın en büyük icadı olarak adlandırılıyor ve 1960'lardan bu yana kadınların ücretlerinde üçte bir artış olmasında payı olduğu söyleniyor.
Ancak bu hapların karanlık yönleri de olabilir. Atletler bu tür steroidleri kullandığında bu 'doping' olarak adlandırılıyor ve istismar olarak görülüp toplum tarafından iyi karşılanmıyor. Ama milyonlarca kadının her gün bu hormonları almasında bir sorun görülmüyor.
Bu hapların beyin ve davranış üzerindeki etkilerini tüm ayrıntılarıyla ortaya koymak için yeni araştırmalar yapılması ihtiyacı gün gibi ortada.
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
2026-YÖK-YKDS Başvuruları Başladı: Sınav 28 Kasım'da YapılacakÖlçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Yükseköğretim Kurumlarının Öncelikli Alanlardaki Doktora Programlarına Öğrenci Seçme Sınavı (2026-YÖK-YKDS) başvurularının başladığını açıkladı.02 Ekim 2026 Cuma 15:13BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










