DÜNYA NÜFUSU 8 MİLYARI AŞARKEN DOĞURGANLIK ORANININ DÜŞMESİ KÜRESEL KRİZE DÖNÜŞÜYOR
Dünya nüfusu artmayı sürdürürken, küresel doğurganlık oranının 2,3'ün altına düşmesi "gerçek doğurganlık krizi"ne işaret ediyor.

11 Temmuz 2025 Cuma 12:53
Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu verilerine göre, 65 yaş üstü kişilerin sayısının 2050'de 1,6 milyara, yüzyıl sonunda ise 2,4 milyara ulaşacağı öngörülüyor. Dünya genelinde çocuk sahibi olma oranı kadın başına ortalama 2,2 olarak kaydedilirken bu oran, Avrupa ülkelerinde genellikle 1,3 ila 1,6 arasında değişiyor.
Birleşmiş Milletler Nüfus Fonunun (UNFPA) "Gerçek Doğurganlık Krizi" başlığıyla yayımladığı "2025 Dünya Nüfusunun Durumu Raporu"na göre, dünya genelinde büyük oranda kadın ve erkek, istenen sayıda çocuk sahibi olma hedeflerine ulaşamıyor.
UNFPA ve kamuoyu araştırma şirketi YouGov tarafından, küresel nüfusun yüzde 37'sinden fazlasını oluşturan 14 ülkede toplamda 14 binden fazla kişiyle yürütülen anket, bireylerin yaşam boyu sahip olmak istediği ideal çocuk sayısını çoğu zaman değiştirmek zorunda kaldığını gösterdi.
Ankete katılan, üreme çağındaki yetişkinlerin yaklaşık yüzde 18'i, istedikleri sayıda çocuk sahibi olamayacaklarına inandıklarını aktardı. Üreme çağında olan kişilerin yüzde 11'i istediklerinden daha az, yüzde 7'si ise daha fazla çocuk sahibi olduklarını ifade etti.
Raporda üreme çağlarını geçtiği belirtilen 50 yaş üstü kişilerin ise yüzde 31'i istediklerinden daha az, yüzde 12'si ise daha fazla çocuk sahibi olduklarını söyledi.
Bu verilerden yola çıkan raporda, dünyanın 8,2 milyarı aşan nüfusunun önemli bir kısmının doğurganlık hedeflerine ulaşamadığı tespitinde bulunuldu.
AA muhabiri, Dünya Nüfus Günü dolayısıyla dünya nüfusunun güncel durumunu, bölgesel artış ve azalış eğilimlerini UNFPA 2025 Dünya Nüfusunun Durumu Raporu'ndan derledi.
- Son 50 yılda ortalama yaşam süresi 73 yıla yükseldi
Buna göre, küresel ölçekte ortalama yaşam süresindeki artış ve doğurganlık oranlarındaki düşüş, dünya nüfusunun giderek yaşlanmasına neden oluyor.
UNFPA raporuna göre, 2023 itibarıyla dünyada 65 yaş ve üzeri 809 milyon kişi bulunuyor. Bu sayının 2050'de 1,6 milyara, yüzyıl sonunda ise 2,4 milyara ulaşacağı öngörülüyor.
Yaşlanma eğilimi uzun süredir sosyal güvenlik sistemleri ve sağlık harcamaları açısından bir yük olarak görülse de rapor, bu grubu aynı zamanda "ekonomik katkı sağlayan" önemli bir kesim olarak tanımlıyor. Buna göre, 2020'de 50 yaş üstü kişiler küresel ekonomiye 45 trilyon dolarlık katkı sağladı.
Yaşlı nüfus oranı en fazla gelişmiş ülkelerde görülse de en hızlı yaşlanma eğilimi gelişmekte olan ülkelerde yaşanıyor. Bu ülkelerin sağlık, emeklilik ve sosyal destek sistemlerini yaşlanmaya hazırlıklı hale getirmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.
Son 50 yılda ortalama yaşam süresi 59 yıldan 73 yıla yükseldi. Bu gelişmeye paralel olarak birçok ülkede doğurganlık oranlarında da ciddi düşüş yaşandı. Bu iki faktör birlikte yaşlı nüfusun artışına yol açıyor.
- Bireyler, üremek için uygun yaşam standardını yakalayamıyor
Raporda tanımlandığı şekliyle "reproductive agency (üreme ajandası)", yalnızca istememe hakkını değil, aynı zamanda çocuk sahibi olmayı isteme ve bu kararı uygulayabilme kapasitesini de içeriyor.
UNFPA, bu krizin temelinde bireylerin "üreme ajandası"nı hayata geçirebilecek uygun ortamların bulunmamasının yattığını vurguladı. Buna göre, insanların sadece çocuk sahibi olma hakkına değil, bu kararı zamanında, bilinçli ve özgürce verebilme kapasitesine sahip olması gerektiği vurgulandı.
Raporda, bu hak, ekonomik istikrar, eşitlikçi sosyal ortamlar ve kaliteli sağlık hizmetleriyle desteklenmediği sürece, bireylerin çocuk sahibi olma kararlarının sınırlandığı tespit edildi.
UNFPA İcra Direktörü Dr. Natalia Kanem, raporda kaleme aldığı yazısında, politika yapıcıların doğurganlık oranlarını düşürmeye ya da yükseltmeye yönelik müdahalelerden ziyade, bireylerin kendi doğurganlık tercihlerini gerçekleştirebileceği sosyal ve ekonomik ortamların oluşturulmasına odaklanması gerektiğini savundu.
- Afrika, küresel nüfus artış oranında birinci
Küresel nüfus artışında Afrika'nın başı çektiği belirtilen raporda, Asya'da farklı hızlarda seyreden doğurganlık oranları dikkati çekti. Avrupa'da ise nüfus düşüşü ve yaşlanma eğiliminin sürdüğü belirlendi.
UNFPA verilerine göre, Batı ve Orta Afrika'da kadın başına ortalama 4,3 çocuk, Doğu ve Güney Afrika'da ise 4 çocuk düştüğü görüldü. Bu oranların, dünya ortalaması olan 2,2'nin oldukça üzerinde seyrettiği aktarıldı.
Bu bölgelerde nüfusun yaklaşık yüzde 40'ının 14 yaşın altında olduğuna işaret edilen raporda, bölgede son derece genç bir nüfus yapısının hakim olduğu kaydedildi.
Raporda, gelişmiş ülkelerde yaşlı nüfus oranının artışta olduğu, Afrika'nın ise genç nüfusuyla gelecekteki küresel iş gücü açısından kritik önem taşıdığının altı çizildi.
Özellikle Hindistan, Çin, Kore ve Japonya gibi ülkelerde düşük doğurganlığın ve yaşlanan nüfusun, büyüme hızını sınırladığı tespit edilen raporda, buna karşılık, Endonezya, Filipinler ve bazı Güneydoğu Asya ülkelerinde hafif bir büyüme eğiliminin gözlemlendiğine dikkat çekildi.
Avrupa ve Orta Asya bölgesinde kadın başına doğurganlık oranı 2,1 olarak kaydedilse de bu oranın Avrupa ülkelerinde genellikle 1,3 ile 1,6 arasında değiştiği görüldü.
Almanya, İtalya ve Rusya gibi ülkelerin azalan iş gücü ve yaşlanan nüfusunun olduğu ifade edilen raporda, bu ülkelerin söz konusu sebeplerden dolayı zorluklarla karşı karşıya olduğu belirtildi.
- Kişiler ideal çocuk sayılarını değiştirmek zorunda kalıyor
Rapor, bireylerin doğurganlık hedeflerine ulaşmalarını zorlaştıran başlıca nedenlerin, ekonomik güvencesizlik, sağlık hizmetlerine erişim eksikliği, uygun partner bulunamaması ve evdeki cinsiyet temelli iş bölümü olduğunu ortaya koydu.
Katılımcılardan çocuk sahibi olan veya olmak isteyen 10 bin kişinin yüzde 39'unun çocuk sahibi olma kararlarını maddi sorunların etkilediği kaydedilen raporda, yüzde 21'inin işsizlik ve iş güvencesizliği, yüzde 19'unun da emlak piyasasına bağlı sorunların bu konudaki kararlarında etkili olduğunu söylediği aktarıldı.
Raporda, özellikle 40 yaş altı bireylerde ev içi işlerin eşit paylaşılmaması da doğurganlık hedeflerinin gerçekleşmemesine neden olduğu vurgulanırken kadınların, erkeklere kıyasla bu konuda yaklaşık iki kat daha fazla sorun yaşadıkları belirlendi.
Gürültü kirliliği kalp ve damar sağlığını etkiliyorÇağın önemli sorunlarından gürültü kirliliği, kalp ve damar sağlığını da olumsuz etkiliyor. 53 desibelin üstündeki gürültü kalp hastalığı riskini artırıyor, 45 desibelin üstündeki gürültü ise kalp ritmini bozuyor.03 Şubat 2026 Salı 14:19BASIN HABERLERİ
Her öksürükte 'antibiyotiğe sarılmayın' uyarısıUzmanlar, solunum yolu enfeksiyonlarının birçoğunun sebebinin viral enfeksiyonlar olduğunu, viral enfeksiyonlarda da antibiyotiğin yeri bulunmadığını söyledi.03 Şubat 2026 Salı 14:13BASIN HABERLERİ
Dişlerinizin durumu erken ölüm riskinin habercisi olabilirYapılan araştırmalar, kaybedilen diş sayısının beklenenden daha erken ölüm riskine işaret ettiğini gösterirken; yeni bir çalışma, ağızda kalan dişlerin durumunun da hayati önem taşıdığını ortaya koyuyor.03 Şubat 2026 Salı 14:11BASIN HABERLERİ
Türkiye'nin ilk 'Doğum Dostu Ebe Destek Merkezi', Ankara'da açıldıSağlık Bakanlığı tarafından yürütülen Normal Doğum Eylem Planı ve 'Her Gebeye Bir Ebe' yaklaşımı kapsamında, Ankara Etlik Şehir Hastanesi Kadın Doğum Hastanesi bünyesinde Türkiye'nin ilk 'Doğum Dostu Ebe Destek Merkezi' hizmete açıldı.03 Şubat 2026 Salı 14:05BASIN HABERLERİ
En yaygın böbrek taşlarının içinde bakteri bulunduAraştırmacılar, en yaygın böbrek taşı türünün içinde bakteri bulunduğunu ortaya koydu. Bu keşif, böbrek taşı oluşumunda daha önce fark edilmemiş bir biyolojik bileşenin rol oynayabileceğine işaret ediyor.03 Şubat 2026 Salı 14:02BASIN HABERLERİ
Tarama, aşı, erken tanı ve tütünden uzak yaşam kanserden korunmada etkin rol oynuyorTürk Jinekolojik Kanser Vakfı Başkanı Prof. Dr. Polat Dursun, birçok kanser türünde, tarama programlarına katılım, İnsan Papilloma Virüsü (HPV) ile Hepatit B aşılarının yaygınlaştırılmasıyla kanserden korunmanın mümkün olduğunu belirtti.03 Şubat 2026 Salı 12:03BASIN HABERLERİ
Farelerdeki pankreas kanserini tedavi eden araştırmacılara klinik deneyler için en az 30 milyon avro gerekiyor"Üçlü kombinasyon tedavisi"yle farelerdeki pankreas tümörünü yok eden İspanyol araştırmacılar, klinik deneyler için en az 30 milyon avroya ihtiyaç duyulduğunu bildirdi.03 Şubat 2026 Salı 11:56DÜNYADA SAĞLIK
Depremlerde sağlık altyapısı zarar gören Hatay'ın her ilçesine devlet hastanesiDepremlerde 11 devlet hastanesinden 5'i yıkılan Hatay'da, sağlık altyapısının ayağa kaldırılması için 9 yeni hastane yapılarak vatandaşların hizmetine sunuldu.03 Şubat 2026 Salı 11:54BASIN HABERLERİ
Tatvan Devlet Hastanesinde Uyku Laboratuvarı hizmete açıldıBitlis Tatvan Devlet Hastanesinde Uyku Laboratuvarı hizmete açıldı. Laboratuvarda, uyku apnesi, huzursuz bacak sendromu, narkolepsi ve parasomnia gibi uyku bozukluklarının tanı ve tedavisi yapılmaya başlandı.03 Şubat 2026 Salı 11:52BASIN HABERLERİ
AB'den bebek mamalarında toksinin düşürülmesi tavsiyesiAvrupa Birliğinin (AB) gıda güvenliğinden sorumlu kurumu, bebek mamalarında bulunan sereulid toksini için kabul edilebilir eşik değerinin düşürülmesini tavsiye etti.03 Şubat 2026 Salı 11:51DÜNYADA SAĞLIK
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










