DÜZENLİ EGZERSİZ, PARKİNSONUN SEYRİNİ DEĞİŞTİRİYOR
Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Dr. Ömer Karadaş: "Günlük egzersizler ve fiziksel tedavi yöntemleri, vücut sertliğini azaltır, parkinsonun diğer olumsuz bulgularının ilerlemesini yavaşlatır"

11 Nisan 2019 Perşembe 15:57
DUYGU YENER - Uzmanlara göre, düzenli egzersiz ve fiziksel tedavi yöntemleri, beynin dopamin salgılayan hücrelerinin azalması ve hasarıyla oluşan, hareket bozukluklarına ve istem dışı hareketlere yol açan parkinsonda vücut sertliğini azaltarak olumsuz bulgularının ilerlemesini yavaşlatıyor.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Doç. Dr. Ömer Karadaş, "Dünya Parkinson Hastalığı Günü" dolayısıyla, AA muhabirine yaptığı açıklamada, parkinsonun 40 yaş ve üzeri bireylerde görüldüğünü, her yıl 100 bin kişiden 8'inin parkinsona yakalandığını belirtti.
Parkinson hastalığının oluşma riskinin erkeklerde, kadınlara göre daha fazla olduğunu ifade eden Karadaş, "Parkinson, 40 yaşın altındaki kişilerde nadir görülür ve hastalığın görülme sıklığı 60 yaşın üzerinde hızlı bir şekilde artar. Yaşam süresinin uzaması dolayısıyla toplumda yaşlı nüfusunun artması da parkinson hastalarının sayısında da artışa neden olmaktadır." dedi.
Doç. Dr. Karadaş, parkinson hastalarında hareketlerde yavaşlama ile istemsiz hareketlerin görüldüğünü dile getirerek, bu durumun beyindeki hareket becerilerini kontrol eden merkezlerin düzensiz çalışmasına bağlı olarak ortaya çıktığını söyledi.
"Parkinson erkeklerde daha sık görülüyor"
Parkinson belirtilerinin 40-70 yaşlarında yaygın, görülme sıklığının ise 60'lı yaşlar olduğu bilgisini veren Karadaş, şunları kaydetti:
"Tüm parkinson hastalarının sadece yüzde 5'inde hastalık başlangıç yaşı 20 ila 40 yaşları arasındadır. Genç yaş grubundaki bu hastalarda genetik nedenler söz konusu olabilir. Anne veya baba da ya da kardeşte parkinson hastalığı varlığında, o kişide hastalık gelişme riski toplum geneline kıyasla biraz daha yüksek olabilir. Erkeklerde kadınlara oranla biraz daha sık görülür.
Toplumda bir yılda yeni parkinson hastalığı tanısı konulma oranı binde 1 ya da 2 kişidir. Görülme sıklığı yaklaşık 100 binde 100-150 arasındadır. Toplum da 65 yaş üzerinde her 100 kişiden birinin parkinson hastası olduğu kabul edilmektedir."
Doç. Dr. Karadaş, vücut hareketlerinden sorumlu beyin hücreleri arasındaki iletişimi sağlayan en temel maddelerden birisinin dopamin olduğunu ifade ederek, dopamini üreten beyin hücrelerinin kaybıyla vücut hareketlerinde azalma, düzensizlik, özellikle istirahat halindeyken ortaya çıkan titremeler, kaslarda sertlik, denge sorunları, koordinasyon bozukluğu, kontrol edilemeyen kıvrılmalar, yürüme ve yutmada yavaşlama sorunlarının ortaya çıktığını aktardı.
"Parkinson ilaca yanıt veren bir hastalıktır"
Parkinsonun birden çok nedene bağlı ortaya çıktığını belirten Karadaş, bazı psikiyatrik, sara, bağırsak düzenleyici, hipertansiyon ve mide bulantısı ilaçlarının kullanımı esnasında da parkinson benzeri bulguların ortaya çıkabildiğine dikkati çekti.
Karadaş, hastalığın tanısını kesinleştirmek amacıyla herhangi bir beyin görüntülemesi veya özel bir kan tahlili yapılmasının zorunlu olmadığını vurgulayarak, "Parkinson hastalığı beyinde hücre kaybı süreci sonucunda gelişen nörodejeneratif hastalıklar arasında ilaç tedavisine yanıt veren bir hastalıktır. Hastalık süreklidir, bu hastalık belirtileri tedavi altında bile zamanla şiddetlenir. Bu şiddetlenme kişiden kişiye farklılıklar gösterir. Kimi yatağa bağımlı hale gelirken kimi hafif bulgularla hayatını sürdürür. Hangi hastanın hızla bozulacağını hangisinin daha yavaş seyredeceğini önceden bilmek mümkün değildir." diye konuştu.
Nöroloji Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Doç. Dr. Ömer Karadaş, parkinsonun uzun süreli, yavaş ilerleyen bir hastalık olması nedeniyle, tedavide hastanın ve ailesinin hekimle iş birliği yapması gerektiğinin önemine işaret ederek, "Beraberce gösterilecek çaba, hem hastanın kendisini rahatsız eden belirtilerin tatmin edici bir şekilde kontrolünü, hem de hastanın daha iyi bir yaşam düzeyine kavuşmasını sağlayacaktır." dedi.
"Parkinson hastaları günlük yaşamdan kopmamalı"
Parkinsonun belirtilerinden sorumlu olan dopamin hücrelerinin hasarına yönelik kesin bir tedavi bulunmadığını ancak hastalık belirtilerinin ilaçlarla önemli ölçüde azaltılabildiğini belirten Karadaş, mevcut ilaçların beyinde eksilen dopamini yerine koyduğunu ve onun etkisini taklit ettiğini söyledi.
Doç. Dr. Karadaş, parkinson hastalarının daha kaliteli bir yaşam sürmeleri için ilaç kullanımı dışında yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:
"Günlük egzersizler ve fiziksel tedavi yöntemleri, vücut sertliğini azaltır, parkinsonun diğer olumsuz bulgularının ilerlemesini yavaşlatır. Sosyal destek gruplarına katılmak, benzer durumdaki diğer insanlarla iletişim günlük yaşam aktiviteleri üzerine olumlu etki yapar. Evinizi daha güvenli tutarsanız güvenli evler ile düşme olasılığı da azalır. Gevşek halılardan ve dağınıklıklardan kurtulun, tüm elektrik kablolarının düzgünce sıkıştırıldığından emin olun. Parkinson hastalığı hakkında bilgi edinin. Bu şekilde, bakımınıza aktif olarak dahil olabilirsiniz."
Kardiyoloji Uzmanından Kahve Açıklaması: Günde 4 Bardağa Kadar GüvenliKahvenin kalp sağlığına etkileri üzerine yürütülen araştırmaların sonuçlarını değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, ölçülü kahve tüketiminin kalp-damar sağlığı açısından güvenli olduğunu ifade etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:26BESLENME VE DİYET
Dışarıdan Fark Edilmiyor Ama Belirtileri Var: Gizli Varis Sağlığı Tehdit EdiyorBacaklarda gözle görülür mor damarlar oluşmadan da ortaya çıkabilen gizli varis; gece krampları, kaşıntı ve ödemle kendini gösteriyor. Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Koçyiğit, erken teşhis için Doppler ultrasonografinin önemine dikkat çekiyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:23BASIN HABERLERİ
Yıllardır Burun Tıkanıklığı Çekiyordu: Dişçi Muayenesinde Burun Boşluğundan Diş ÇıktıKronik nefes alma güçlüğü yaşayan 38 yaşındaki bir hasta, diş hekimi kontrolünde sıra dışı bir tıbbi durumla karşılaştı. Yapılan röntgen incelemesinde hastanın burun boşluğunda gelişmiş bir diş olduğu belirlendi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:18BASIN HABERLERİ
En Küçük İşitme Cihazı Her Zaman En İyisi Değil: Doğru Cihaz Seçiminde 8 Önemli Kriterİşitme cihazı seçerken yalnızca estetik kaygılara veya cihazın küçüklüğüne odaklanmak en sık yapılan hatalar arasında yer alıyor. Uzmanlar; işitme kaybının derecesi, kulak yapısı ve el becerisinin doğru cihaz seçiminde belirleyici olduğunu vurguluyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:15BASIN HABERLERİ
Semaglutid ve Biyolojik Yaşlanma: 84 Kişilik Araştırma Ne Söylüyor, Ne Söylemiyor?GLP-1 reseptör antagonisti semaglutidin, HIV ile ilişkili lipohipertrofisi bulunan hastalarda bazı epigenetik yaşlanma göstergelerini yavaşlattığı saptandı.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:13BASIN HABERLERİ
Küçük Sanılan Alışkanlıklar Kalbi Yoruyor: Kalp-Damar Sağlığını Tehdit Eden 8 Gizli TehlikeKalp sağlığı sadece ağır hastalıklar veya sigara kullanımıyla bozulmuyor. Günlük hayatta fark etmeden sürdürülen fazla tuz tüketimi, uzun süreli hareketsizlik, kalitesiz uyku ve ertelemeler zaman içinde kalp-damar riskini ciddi oranda artırabiliyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:11BASIN HABERLERİ
Deodorant ve Terleme Önleyici Ürünler Meme Kanseri Yapıyor mu? Bilimsel Veriler Ne Söylüyor?Koltuk altı kozmetik ürünleri ile meme kanseri arasındaki ilişkiye dair araştırmalar yeniden gündeme geldi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:08BASIN HABERLERİ
Erzurum Şehir Hastanesinden Kalp Sağlığı Uyarısı: Akdeniz Tipi Beslenme ve Haftada 150-300 Dakika Egzersiz29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Dr. Fikret Sefa Yağış, kalp ve damar sağlığını korumak için Akdeniz tipi beslenme ile haftada 150-300 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapılmasını tavsiye etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:04BASIN HABERLERİ
Prof. Dr. Alper Şener’den Solunum Yolu Enfeksiyonu Uyarısı: Grip Aşısını Geciktirmeyinİzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, havaların soğumasıyla başlayan solunum yolu enfeksiyonlarına karşı uyardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:50BASIN HABERLERİ
Türkiye Yükseköğretimde Küresel Başarı: THE 2027 Sıralamasında Dünya Üçüncülüğü GeldiTimes Higher Education (THE) 2027 Dünya Üniversite Sıralaması’nda Türkiye, 124 üniversitesiyle temsil edilerek ABD ve Hindistan’ın ardından dünyada 3’üncü sıraya yükseldi. İlk 500’e 4 Türk üniversitesi girmeyi başardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










