ELEKTRONİK SİGARA İÇENLER DE "KANSER" SOLUYOR
Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ayşegül Karalezli: "Ayrıca normal sigarada bulunmayan bakır, çinko, demir, kurşun, krom, nikel gibi maddeler de e-sigarada fazladır"

30 Mayıs 2018 Çarşamba 17:33
YEŞİM SERT KARAASLAN - Elektronik sigaralarda, grup 1 kanser yapıcı madde olarak kabul edilen aldehitlerin ve normal sigarada bulunmayan bakır, çinko, demir, kurşun, krom, nikel gibi maddelerin bulunduğu belirtildi.
Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ayşegül Karalezli, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) 31 Mayıs'ın "Dünya Tütünsüz Günü" olarak ilan edildiğini anımsatarak, bu yıl ele alınacak temanın, tütünün kalp ve damar hastalıklarına etkisi olarak belirlendiğini ifade etti.
Tütünün, 1985 yılında Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC) tarafından grup 1 kategorisinde kanser yapıcı madde olarak kabul edildiğini hatırlatan Karalezli, artık sigara başta olmak üzere diğer tütün ürünlerinin insan sağlığına olumsuz etkisinin bilindiğini söyledi.
Karalezli, tütün ürünlerinin akciğer ve gırtlak kanseri başta olmak üzere birçok kanser gelişiminden sorumlu olduğunu vurgulayarak, "Koroner kalp hastalıkları, KOAH, kronik bronşit ise neden olduğu diğer önemli hastalıklardır. Tütün kullanımı, astım krizini başlatabilir. Aile bireyleri sigara içen çocuklarda solunum yolu enfeksiyonları ve astım görülme sıklığı diğer çocuklara oranla daha yüksektir." diye konuştu.
Tütün ve tütün ürünlerini kullanan ya da dumanına maruz kalanlarda üst solunum yolu enfeksiyonları olarak isimlendirilen farenjit, larenjit, orta kulak iltihabı görülme sıklığının da yüksek olduğuna dikkati çeken Karalezli, tütünün tüm sistemleri etkileyebilen bağımlılık yapıcı bir madde olduğunu ifade etti.
Karalezli, Türkiye'de sigara kullanımının 2012 yılında yapılan Küresel Tütün Araştırması raporu sonuçlarına göre yüzde 27 oranına düştüğünü, bu oranın erkeklerde yüzde 41, kadınlarda yüzde 15 olduğunu anlattı.
Prof. Dr. Karalezli, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, son yıllarda ise sigara kullanım sıklığının yüzde 32-34 oranlarına çıktığına işaret etti.
- "e-sigarada bakır, çinko, demir, kurşun, krom, nikel fazla"
Tütün endüstrisinin, pazar payı düştükçe yeni pazarlama ürünleri ortaya çıkardığına işaret eden Karalezli, son yıllarda piyasaya sürülen elektronik sigara (e-sigara, vapor, vaporing) ve dumansız tütün ürünlerinin de bunlar arasında yer aldığını söyledi.
Karalezli, elektronik sigara kullanımının özellikle gençler arasında hızla yayılmaya başladığını ve bunun çok tehlikeli olduğunu ifade ederek şunları kaydetti:
"Endüstri tarafından desteklenen çalışmalar, 'zararsız olduğu, daha az zararlı olduğu, sigara bırakmaya yardımcı olduğu' şeklindeki yanlış inanışa neden olmaktadır. Oysaki özellikle grup 1 kanser yapıcı bir madde olarak kabul edilen aldehitler, e- sigarada daha fazla oranda saptanmıştır. Ayrıca normal sigarada bulunmayan bakır, çinko, demir, kurşun, krom, nikel gibi maddeler de e-sigarada fazladır. Bunlar e-sigara yapımında kullanılan maddelerden dolayıdır, ısıtılınca lehim yerlerinden, aletin metal karışımından ve kablolarından açığa çıkmaktadır.
Filmlerde ve sahnelerde duman ve sis yapımında kullanılan bir madde olan propilen glikol, e- sigarada duman çıkarmak üzere bulunmaktadır. Propilen glikolün parçalanması ile kanserojen aldehitler ortaya çıkmaktadır. Yapılan çalışmalarda inflamasyon sonucu enfeksiyonlara, astım gibi bronşlarda aşırı duyarlılığa neden olduğu gösterilmiştir. Birçok çalışmada e-sigaraya maruz bırakılan farelerde akciğer gelişiminin yavaşladığı görülmüştür."
Elektronik sigaranın içine katılan, doğal gıda takviyesi olarak belirtilen katkı maddelerinin de kanserojen maddeleri açığa çıkardığını vurgulayan Karalezli, "Hiç kuşkusuz gıdalar solunum yoluyla değil sindirim yoluyla alınmak içindir. Üstelik bazı e-sigara kullanıcıları kullandıkları e-sigara sıvısını kendileri hazırlamaktadır. İçinde ne kadar katkı maddesi olduğu da belli değildir. Bu nedenle zatürre olup hastaneye yatırılan hastalar vardır. Bazı e-sigara sıvılarında propilen glikol yerine arabalarda kullanılan antifirizin olduğu saptanmıştır." diye konuştu.
Prof. Dr. Karalezli, e-sigaranın içinde bağımlılık yapıcı madde olan "nikotin" bulunduğunun altını çizerek, bunun, sigara içmeye olan bağımlılığın devam etmesini sağladığını aktardı.
Elektronik sigara içen gençler ve çocukların içmeyenlere göre yaklaşık 5 kat daha fazla oranda normal sigaraya başladıklarının ortaya konduğunu dile getiren Karalezli, "Yani e-sigara aslında ileride sigara içecek potansiyel bir pazar olan gençlerin sigara içmesini sağlayan bir tuzaktır." değerlendirmesinde bulundu.
- "Yaklaşık 450 sigara bırakma polikliniği mevcut"
Sigara ve diğer tütün ürünlerinin hem sağlık hem de sosyal hayat üzerindeki olumsuz etkilerini ortadan kaldırmanın kolay olmadığını, çıkarılan kanunlara uyumun bunun ilk adımı olduğunu ifade eden Karalezli, Türkiye'de yaklaşık 450 sigara bırakma polikliniği mevcut." dedi.
Karalezli, hastanelerinde 2006 yılından bu yana göğüs hastalıkları uzmanları tarafından düzenli olarak sigara bırakma poliklinik hizmeti verildiğini belirterek, "Polikliniğimizin sigara bırakmadaki başarısı yüzde 32'dir." diye konuştu.
Karalezli, sigara bırakma tedavisinde kullanılan ilaçların bir kısmının şu anda ücretsiz olarak hastalara verildiğini sözlerine ekledi.
Kilo Yönetiminde GLP-1 İlaçları Kullanımı: Sindirim Yan Etkileri ve Beslenme ÖnerileriObezite tedavisinde kullanılan GLP-1 temelli zayıflama ilaçları, mide boşalmasını yavaşlatarak iştahı baskılarken bulantı ve reflü gibi yan etkilere yol açabiliyor.29 Eylül 2026 Salı 16:15BASIN HABERLERİ
29 Eylül Dünya Kalp Günü: Türkiye’de Her 3 Öldümden Biri Kalp ve Damar Hastalıklarından KaynaklanıyorTÜİK’in 2025 verilerine göre Türkiye’deki ölümlerin yüzde 34,7’si dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle gerçekleşti. Tütün kullanımı ve obezitedeki artış gelecek riskini büyütüyor.29 Eylül 2026 Salı 16:13BASIN HABERLERİ
Böbrek Sağlığını Korumada Yanlış Bilinenler: Yalnızca Bol Su İçmek Yeterli DeğilUzmanlar, böbrekleri korumanın yolunun sadece bol su tüketmekten geçmediğini; kan basıncı, kan şekeri ve tuz kontrolü gibi adımların hayati önem taşıdığını vurguluyor.29 Eylül 2026 Salı 16:04BASIN HABERLERİ
JAMA Network Open Araştırması: 12 Yaşında Akıllı Telefon Sahibi Olmak Ergenlerde Yeme Bozukluğu Riskini Artırıyor8 bin 957 ergenin izlendiği araştırmada, 12 yaşında akıllı telefon edinmenin 14 yaşında yeme bozukluğu belirtileriyle ilişkili olduğu saptandı.29 Eylül 2026 Salı 15:58DÜNYADA SAĞLIK
FDA'dan Ergenler İçin Saçkıran Kararı: Baricitinib Kullanım Alanı GenişletildiFDA, şiddetli alopecia areata hastası 12 yaş ve üzerindeki ergenlerde baricitinib kullanımını onayladı.29 Eylül 2026 Salı 15:56BASIN HABERLERİ
Finlandiya’da Araştırıldı: Kahve Tüketimi Erkeklerde Testosteron ve Hormon Düzeylerini Nasıl Etkiliyor?Finlandiya'da 2 bin 264 kişiyle yapılan çalışma, fazla kahve tüketiminin erkeklerde toplam testosteron ve SHBG seviyeleriyle ilişkili olduğunu gösterdi.29 Eylül 2026 Salı 15:55DÜNYADA SAĞLIK
Erzurum'da Ameliyat Sonrası Ölen Hastayla İlgili Uzman Doktora Hapis Talebiyle Dava AçıldıErzurum'da böbrek taşı ameliyatından iki gün sonra hayatını kaybeden Seval Günaydınlı'nın ölümü üzerine doktor M.B.K. hakkında dava açıldı.29 Eylül 2026 Salı 15:54BASIN HABERLERİ
Uluslararası AlliGatOr Araştırması Açıklandı: Apandisitte Gecikme Perforasyon Riskini İki Katına Çıkarıyor112 ülkede yürütülen AlliGatOr çalışması, apandisit belirtilerinin başlamasından cerrahiye kadar geçen sürenin uzamasının perforasyon riskini artırdığını gösterdi.29 Eylül 2026 Salı 15:49BASIN HABERLERİ
Prof. Dr. Kiraz'dan COP31 Öncesi Çağrı: İklim ve Sağlık Destek Fonu Acilen OluşturulmalıProf. Dr. Emine Didem Evci Kiraz, COP31 öncesinde iklim krizinin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine karşı destek fonunun kurulmasını istedi.29 Eylül 2026 Salı 15:47BASIN HABERLERİ
Lokalize Prostat Kanserinde SBRT ve Cerrahi Karşılaştırmasında Uzun Dönem Sonuçları AçıklandıASTRO 2026 Toplantısında sunulan araştırmaya göre 5 seanslık SBRT, sekiz yıllık takipte cerrahiye benzer kanser kontrolü sağlarken daha az yan etki gösterdi.29 Eylül 2026 Salı 15:45BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










