FELÇ RİSKİNİ DÜŞÜREN BASİT YÖNTEM NE?
Halk arasında “felç” olarak bilinen inme, sakatlanma ve ölüm riski oldukça yüksek bir hastalık. Öyle ki gelişmiş ülkelerde kalp hastalıkları ve kanserden sonra 3. ölüm nedenini oluşturuyor.

26 Ekim 2015 Pazartesi 12:52
Dünyada her yıl 15 milyon insan inme geçiriyor ve bunların üçte biri hayatını kaybederken, üçte biri de sürekli bakım ya da yardıma muhtaç kalıyor. 55 yaşın üzerinde, her 10 yılda bir risk yaklaşık 2 kat artsa da, inme her yaşta görülebiliyor. Tedavide geç kalındığında beyinde kalıcı hasar oluşturan inme aslında özellikle erken dönemde tedavi edilebilen, hatta önlenebilen bir hastalık.
Nöroloji Uzmanı Dr. Beyza Çitçi Yalçınkaya, tüm inme hastalarının yüzde 80 gibi oldukça yüksek bir oranının, yaşam alışkanlıklarında alınacak tedbirlerle engellenebildiğine dikkat çekerek, “Özellikle düzenli yürüyüş, inmeyi önlemede ‘ilaç’ kadar etkili oluyor’ diyor.
BEYİNDE KALICI HASAR OLUŞTURUYOR
İnme; beyinde bir ya da daha fazla bölgenin ani gelişen beslenme bozukluğu nedeniyle hasara uğraması ve nöron denilen sinir hücrelerinin kalıcı kaybı sonucu oluşuyor. Beyindeki bu beslenme bozukluğu, o bölgeyi besleyen damarın bir pıhtı ile ani olarak tıkanması, damar cidarında gelişen ateroskleroz nedeniyle damarın kapanması ya da damarın yırtılarak o bölgede gelişen kanama sonucu gelişiyor. Yalçınkaya, hasara uğramış sinir hücrelerinin yenilenme kapasitesinin oldukça düşük olması nedeniyle de beyinde kalıcı hasar oluştuğunu belirtiyor.
ÇOK ÇEŞİTLİ BELİRTİLERLE ORTAYA ÇIKIYOR
Vücutta oluşan hasar, inmenin beynin hangi bölgesinde oluştuğuna bağlı olarak çok çeşitli belirtilerle ortaya çıkıyor. Hastanın konuşma, yürüme, hissetme, anlama, denge sağlama, yutma, görme, solunum, mesane ile bağırsak fonksiyonları gibi pek çok işlevinde bozulma oluşuyor. Dr. Beyza Çitçi Yalçınkaya, genel olarak vücudun yarısında felç ya da duyu bozukluğunun, inmenin en önemli kinik belirtisini oluşturduğunu vurgulayarak, “Bu belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi ‘inme’ anlamına geliyor” diyor.
ÖNCÜ BELİRTİLER HAFİFE ALINMAMALI
İnme belirtilerinin (vücudun bir yarısında uyuşma ve/veya güçsüzlük, konuşma bozukluğu ile görme bozukluğu ) 24 saatten kısa sürüp, düzelmesi “geçici iskemik atak” olarak adlandırılıyor. Bu durum inmenin öncü işareti olabiliyor. Örneğin 1 saat süren konuşma bozukluğu, beynin konuşma merkezinin beslenmesinde bir sorun olduğunu gösteriyor. Üstelik geçici iskemik atak geçiren kişilerin inme riski yaklaşık 10 kat artıyor. Dr. Yalçınkaya semptomların kendiliğinden kaybolmasının sorunun ortadan kalktığını göstermediği ve mutlaka bir doktora başvurmak gerektiği uyarısında bulunarak “Hızla nedene yönelik araştırma ve tedavi, kişiyi kalıcı inmeden koruyabiliyor. Bu durum önemsenmediği takdirde ise kalıcı hasar gelişebiliyor” diyor.
30 DAKİKALIK YÜRÜYÜŞ İNMEYİ ÖNLEYEBİLİYOR
İnme son derece ciddi komplikasyonlara yol açsa da, erken müdahale edildiğinde tedavi edilebiliyor, hatta yaşam alışkanlıklarına dikkat edildiği takdirde önlenebiliyor. “Örneğin orta derecede egzersiz yapmak, inme riskini yaklaşık yüzde 25 oranında azaltıyor” diyen Dr. Yalçınkaya sözlerine şöyle devam ediyor:” Yapılan çalışmalar 30 dakika düzenli orta derecede yürüyüş ya da egzersizin inmeyi önlemede ilaç tedavisi kadar etkin olabildiğini göstermiş. Bu nedenle inme riskine karşı düzenli yürüyüş çok önemli. Yine taze sebze meyve ağırlıklı beslenmek de inmeden korunmada önemli bir etkeni oluşturuyor”
HASTALIKLARA VE HATALI ALIŞKANLIKLARA DİKKAT
İnmede risk faktörleri değiştirilebilen ve değiştirilemeyen olarak 2 başlık altında toplanıyor. Yalçınkaya, değiştirilemeyen en önemli risk faktörünün ilerleyen yaş olduğunu belirtiyor. Bunun dışında genetik faktörler (ailede damar hastalığı öyküsü), cinsiyet, daha önce geçirilen inme, geçici iskemik atak ya da kalp krizi, diğer önemli değiştirilemeyen risk faktörlerini oluşturuyor. Değiştirilebilen risk faktörlerinin başında ise yüksek kan basıncı geliyor. Kalp ritim bozukluğu tiplerinden biri olan ve yaygın görülen atriyalfibrilasyon, diğer kalp hastalıkları, yüksek kolesterol, diyabet, migren, sigara tüketimi, fiziksel hareketin azlığı, alkol ve madde kullanımı, bazı ilaçlar, beyni besleyen şah damarında darlık ile beslenme alışkanlıkları da diğer değiştirilebilen risk faktörleri arasında yer alıyor.
İLK SAATLER ÇOK ÖNEMLİ
“İnme, tedavinin çok hızlı yapılması gereken bir hastalıktır” diyen Dr. Yalçınkaya, tedavinin, semptomların ortaya çıkışından itibaren ne kadar erken yapılırsa, o kadar etkili olduğuna dikkat çekiyor. İlk saatler içinde müdahale edildiğinde beynin beslenmesini bozan pıhtının tedaviyle ortadan kaldırılabileceğini ve kalıcı hasarın önlenebileceğini belirten Yalçınkaya şu bilgileri veriyor: “İnme beyin krizidir, hastaların donanımlı bir hastaneye ulaştırılması kalp krizinde olduğu gibi çok hızlı olmalı. Ayrıca tromboliz denen bu tedavinin, belirtilen zaman dilimi içerisinde, tecrübeli nöroloji hekimleri tarafından, yoğun bakım, radyoloji ile 24 saat nöroloji hekiminin bulunduğu hastanelerde uygulanması çok önemli.”
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
2026-YÖK-YKDS Başvuruları Başladı: Sınav 28 Kasım'da YapılacakÖlçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Yükseköğretim Kurumlarının Öncelikli Alanlardaki Doktora Programlarına Öğrenci Seçme Sınavı (2026-YÖK-YKDS) başvurularının başladığını açıkladı.02 Ekim 2026 Cuma 15:13BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










