HASTA BEKLEME SÜRESİ GİDEREK ARTIYOR
Aile Hekimliği Derneğinden Tamur yapmış olduğu açıklamada sorunun giderilmesine dair önerilerini de ekledi.

24 Ocak 2019 Perşembe 12:05
Kronik hastalıkların belirlenmesinin gerekli olduğunu söyleten Tamur “bu tanıları içeren ilaçların altına şu tarihe kadar kullanacak notu eklenerek o tarihe kadar hastalar ilaçlarını hekime uğramadan tedarik edebilmelidir.
Böylece hem yatalak ve evden çıkmakta zorlanan hastaların birkaç ayda bir ilaçlarının tekrarı için bin bir zahmete girmeleri ya da bir yakınları aracılığı ile ilacı yasal olmayacak şekilde bir hekime reçete etmeye çalışmaları önlenecek, hem de sadece ilaç yazımı için ayrı bir iş gücü ve muayene girdisinin önü alınmış olacaktır.
Yapılan açıklama şu şekilde:
Hastalarımızın ilaç kullanım raporlarının 1 Şubat 2019’dan itibaren artık elektronik ortamda düzenleneceği, kâğıt raporların artık kullanılmayacağı bilgisini almış bulunmaktayız.
Bu raporların elektronik imza ile imzalanacak olması sahte ilaç kullanım raporu olasılığını ekarte ediyor olsa da aslında ilaç kullanım raporlarının kendisi ile ilgili temel sorunları çözmeyecektir.
SGK’nın bu konuda yaptığı duyuruda:
Sağlık raporlarının MEDULA sistemini kullanan tüm sağlık hizmeti sunucularında (2. ve 3. basamak) 1 Kasım 2011 tarihinden itibaren, Aile Hekimliklerinde ise 1 Ocak 2017 tarihinden itibaren “e-rapor” olarak çıkarılması zorunlu hale getirilmiş olup “manuel (kağıt)” ilaç raporları kabul edilmemektedir.
Sistemsel alt yapı eksikliği nedeniyle “e-rapor” olarak çıkarılmasının zorunlu olmadığı sağlık hizmeti sunucularınca 01 Şubat 2019 tarihinden itibaren düzenlenen “manuel (kağıt)” ilaç raporları, sistemsel alt yapı çalışmalarının tamamlanması nedeniyle Kurumumuzca kabul edilmeyecektir.” denmektedir.
Buradan hasta alt bezi, beslenme solüsyonları ve mamalar ile majistral (Eczanede manuel hazırlanan) ilaçlar dahil olmak üzere şimdiye dek bir kısmı manuel yazılan raporlarının da elektronik hale geleceği anlaşılmaktadır. Diğer ilaçlar zaten e-rapor halinde verilmekte idi.
Dediğimiz gibi teknolojiyi yerinde ve en sonuna kadar kullanmamız gerekir. Bu genellemeye elbette karşı çıkacak değiliz.
Kaldı ki bu haliyle düzgün işleyen bir medula sistemi ve bu raporlara, kullandığımız hasta bilgi sistemlerinden kolayca ulaşabildiğimiz sürece e-rapor uygulaması hepimiz için hem güvenlik hem de kolaylık sağlayacak.
Sahte reçete çetelerinin bir miktar önü kesilecek, hastalar alt bezi gibi raporların tekrar aslı gibidir onayına ihtiyaç duymayacak ve biz de önümüze çıkan raporun gerçek olup olmadığı konusunda şüpheci davranmamız da gerekmeyecek.
Bu açılardan bakınca sistemin düzenli ilerleyeceğini varsayarsak e-rapor zorunluluğunun fayda sağlayacağı aşikardır ne var ki mevcut durumda pratikte onlarca yere şifre ve web tabanlı uygulama ile girerek adeta bir bilişimci gibi çalışmakta olan hekimlerin; bu sitelere girişleri, buradan yanıt almaları ve istedikleri hızda işlem yapmaları hala mümkün değil.
Bu günlerde RRS (renkli reçete sistemi) denen ve hayatımıza bir anda giren reçete sistemi bunun çok açık bir örneği olmuştur.
Hastalarımız hekimlerinden sık sık ‘Sistem yok o yüzden bekletiyorum’ lafını duymaya başlamışlardır.
İlaç kullanım raporu tanımı ve kapsamı tekrar değerlendirilmeli
Bunun dışında ”ilaç kullanım raporu” tanımının ve kapsamının da tekrar değerlendirilmesi uygun olacaktır. Bir hekim tedavisinde kendisini yetkin gördüğü her konuda hastasına yardım edebilmelidir.
İlaç kullanım raporlarının anlamı; SGK düzeyinde ilgili uzmanca, konulan tanıya özgün ilaçların belli bir süreliğine ve o süre boyunca yetecek kadar reçete edilip bu ilaçlar için katılım payı ödenmemesi anlamını taşımaktadır.
Ancak bu raporlara sahip olan hasta o raporun süresi içinde ilacını temin için tekrar bir hekime gitmeli, reçete düzenletmelidir.
Oysa reçete, o reçetenin altındaki imza sahibi hekimin sorumluluğundadır. İlaç kullanım raporu bu sorumluluğu değiştiren bir belge değildir.
Hastanın başka bir hekimin verdiği rapordaki ilaçları talep etmesi reçeteyi yazan hekimle hastayı, karşı karşıya getirebilmektedir.
Bu raporlar o hastanın o ilaçları kullanması gerektiğine dair kanıyı her hekimin taşıması gerektiği ve o ilaçları yazması gerektiği anlamına taşımasa da, hastalarımız hatta bazı idarecilerimizce de böyle olduğu algısı yaratmaktadır.
Bu raporlarda hastalığa dair birçok etken madde yazılabilmekte, hastanın şu anda kullanmadığı, ilerde kullanabileceği etken maddeler de eklenmektedir.
Ya da hastalığın takibinde lazım olan ek etken maddeler eksik kalabilmekte, hekim bu ilaçları kendisi reçeteye eklediğinde SGK bunların bedelini ödememekte; bu da ayrıca bir karışıklık sebebi olmakta ve hastanın tedavisinde sorunlara yol açabilmektedir.
Hastalarımızın böylesine anlatmakta bile zorlandığımız bir meseleyi her zaman kolayca kavramasını beklemek doğru değildir. Bu durumdaki hastalar reçeteyi yazan hekimin hata yaptığını düşünmektedir.
İlaç kullanım raporu kaldırılmalıdır
Tüm bu sorunların aşılması için, çok özel bazı tedaviler dışında tümden ilaç kullanım raporu uygulamasının kaldırılmasıdır.
Bunun yerine kronik hastalık grupları belirlenmeli; hipertansiyon, diyabet, astım, depresyon ve hiperlipidemi gibi tüm hekimlerce teşhis ve tedavisi düzenlenebilir olmalı, kronik hastalıklar için ödeme kısıtlamaları tümüyle kaldırılıp, bu tanıları içeren ilaçların altına şu tarihe kadar kullanacak notu eklenerek o tarihe kadar hastalar ilaçlarını hekime uğramadan tedarik edebilmelidir.
Böylece hem yatalak ve evden çıkmakta zorlanan hastaların birkaç ayda bir ilaçlarının tekrarı için bin bir zahmete girmeleri ya da bir yakınları aracılığı ile ilacı yasal olmayacak şekilde bir hekime reçete etmeye çalışmaları önlenecek, hem de sadece ilaç yazımı için ayrı bir iş gücü ve muayene girdisinin önü alınmış olacaktır.
Bu nedenle SGK’nın birçok hekime soruşturma açtığı, ödeme emirleri çıkardığı yakın tarihli vakıa olarak hafızalarımızdadır.
Sağlık Bakanlığı SGK ve ilgili kurumlar bu konuda bir anlayış değişikliğine gitmek zorundadır. Kronik hastalık tanılarında bir hekim reçetesini yazmalı, kontrol tarihini kendisi belirlemeli ve o tarihe kadar tüm hastalarımız ilacına belli periyodlarla eczaneye uğrayarak ulaşabilmelidir.
Sorunun temel çözümü buradadır. Glokom (göz tansiyonu) raporu olan bir hastanın ilacını aile hekimine tekrar tekrar yazdırmaya çalışması hem ekonomik hem de bilimsel olarak doğru değildir.
Sistemin bu şekilde düzenlenmesi halinde e-rapor sayısının da oldukça azalacağı ortadadır.
Prof. Dr. Canan Karatay'dan D Vitamini Uyarısı: "Bağışıklık Zırhımız İçin Değer 100'ün Üzerinde Olmalı"Prof. Dr. Canan Karatay, D vitamini eksikliğinin bağışıklıktan kas ağrılarına ve kronik rahatsızlıklara kadar pek çok soruna yol açabileceğini belirterek kan değerinin 100'ün üzerinde olması gerektiğini savundu.06 Kasım 2026 Cuma 17:18BASIN HABERLERİ
ABD'de Kızamık Alarmı: Wisconsin ve New York'tan Yıllar Sonra Gelen İlk Çocuk Can KayıplarıWisconsin'de 36 yıl sonra bir bebek kızamık nedeniyle hayatını kaybetti; New York'ta da 30 yıl aradan sonra benzer bir ölüm bildirilmişti.06 Kasım 2026 Cuma 17:00DÜNYADA SAĞLIK
Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen'den Organ Bağışı Çağrısı: "Kadavradan Bağış Oranları Yetersiz"Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen, böbrek naklinin sağlık bütçesine ve yaşam kalitesine büyük katkı sağladığını belirterek kadavradan organ bağışı oranlarının artırılması gerektiğine dikkat çekti.06 Kasım 2026 Cuma 16:58BASIN HABERLERİ
Türk Bilim İnsanlarından Kanser Tedavisinde Umut Veren Buluş: Yerli İlaç Adayına Ulusal ve Avrupa PatentiZonguldak Bülent Ecevit ve İstanbul Medipol üniversitelerinden akademisyenler, meme, prostat ve akciğer kanserine karşı etkili yeni tirozin kinaz inhibitörleri geliştirerek ulusal ve Avrupa patenti aldı.06 Kasım 2026 Cuma 16:57BASIN HABERLERİ
COP31 İçin Antalya'da Kapsamlı Sağlık Önlemi: 5 Tam Donanımlı Revir ve Mobil Ambulanslar Görev BaşındaAntalya'da düzenlenecek COP31 organizasyonu süresince katılımcılara kesintisiz sağlık hizmeti sunmak amacıyla 1,1 milyon metrekarelik alanda 5 revir, mobil ambulanslar ve 40 sağlık personeli görevlendirildi.06 Kasım 2026 Cuma 16:56BASIN HABERLERİ
Türkiye'nin Nakil Öncüsü Akdeniz Üniversitesinde Kalp Bekleyen 450 Hasta Bağış Müjdesi BekliyorGeçen yıl Türkiye'de en çok kalp nakli yapan merkez olan Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde Prof. Dr. Ömer Bayezid, kadavra bağışlarının artırılması çağrısında bulunarak 450 hastanın umutla organ beklediğini belirtti.06 Kasım 2026 Cuma 16:48BASIN HABERLERİ
Hacettepe'de Kalp Nakli Bekleyen Kadirhan ve Elifsu'dan Umut Dolu Bekleyiş: "Tek Çaremiz Organ Bağışı"Organ Bağışı Haftası'nda Hacettepe Üniversitesi Çocuk Hastanesi'nde kalp nakli bekleyen Elifsu ve Kadirhan, hastane sınıfında eğitimlerine devam ederken aileleriyle birlikte bağış müjdesi bekliyor.06 Kasım 2026 Cuma 16:41BASIN HABERLERİ
Gana'dan İstanbul'a Uzanan Yaşam Mücadelesi: 11 Santimetrelik Aort Genişlemesi Ameliyatla Tedavi EdildiGana'da aort damarı 11 santimetreye ulaşıp yırtılan Huseın, ikili işbirliği protokolüyle getirildiği İstanbul'da başarılı bir kalp ameliyatıyla sağlığına kavuştu.06 Kasım 2026 Cuma 16:40BASIN HABERLERİ
İstanbul'da Ambulansın Önünü Kesen Şüpheli Hastanede Gözaltına AlındıFatih'te sosyal medyada paylaşılan görüntülerde ambulansın önünü keserek uygunsuz hareketlerde bulunan M.T., annesini hastaneye götüren ambulansın geç geldiği iddia ederek hastanede yakalandı.06 Kasım 2026 Cuma 16:39BASIN HABERLERİ
Elektronik Sigara Tehlikesine Karşı Uzman Uyarısı: "Masum Değil, Kalp Yetmezliği ve Akciğer Hasarına Yol Açıyor"Cem Akaş'ın oğlunun ölümüyle yeniden gündeme gelen elektronik sigara tehlikesine dikkat çeken Doç. Dr. Pelin Duru Çetinkaya, 16 bin farklı aromayla gençleri hedef alan bu ürünlerin kalp yetmezliği, akut akciğer hasarı ve ölüme neden olduğunu belirtti.06 Kasım 2026 Cuma 16:37BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










