HAVA KİRLİLİĞİNİN BÜYÜK KISMI İNSAN KAYNAKLI
Hacettepe Üniversitesi Çevre Bilimleri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gülen Güllü: "Termik santraller, fosil yakıtların yakılması,

07 Eylül 2025 Pazar 11:08
çimento, petro-kimya tesisleri, madencilik faaliyetleri, ulaşım, yanlış tarımsal uygulamalar, atık yönetiminin doğru yapılmaması, inşaat çalışmaları gibi faktörler hava kirliliğine yol açan etmenler arasında yer alıyor"
"Hava kirliliğiyle mücadelede atılacak en önemli adım fosil yakıtları terk etmek"
"Ayrıca, tarımda kontrollü gübre kullanımı, anız yakımının önüne geçilmesi, hayata geçirilen politikaların takip edilmesi ve vatandaşların bilinçlendirilmesi de önem arz ediyor"
Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Çevre Bilimleri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gülen Güllü, hava kirliliğiyle mücadelede atılacak en önemli adımın fosil yakıtları terk etmek olduğunu belirterek, "Tarımda kontrollü gübre kullanımı, anız yakımının önüne geçilmesi, hayata geçirilen politikaların takip edilmesi ve vatandaşların bilinçlendirilmesi de önem arz ediyor." dedi.
Birleşmiş Milletlerin (BM) hava kalitesini iyileştirmeye dönük çalışmaları teşvik etmek ve kamuoyunda farkındalık yaratmak amacıyla 2019'da aldığı kararla her yıl 7 Eylül, "Mavi Gökyüzü İçin Uluslararası Temiz Hava Günü" olarak kutlanıyor.
Mavi Gökyüzü İçin Uluslararası Temiz Hava Günü'nün teması bu yıl "hava için yarış" olarak belirlendi.
Prof. Dr. Gülen Güllü, AA muhabirine, gaz, partikül veya sıvı bileşiklerin insan ve çevre sağlığı üzerinde etki edecek boyuta ulaşmasının hava kirliliği olarak tanımlandığını söyledi.
Havadaki moleküllerin birçoğunun ölçülebilir olduğunu ve belirli seviyelere ulaştıklarında havanın temiz ya da kirli olduğunu gösterdiğini işaret eden Güllü, partikül madde denilen havadaki katı parçacıkların çaplarına göre PM2,5 ve PM10 şeklinde sınıflandırıldığını kaydetti. Güllü 2,5 mikronun altındaki ince partiküllerin PM2,5, 10 mikronun altındaki partiküllerin ise PM10 olarak tanımlandığını ifade etti.
Güllü, küçük partiküllerin akciğerin derin kısımlarına inerek dolaşım sistemine ulaşabildiğini ve damar rahatsızlıklarına yol açabildiğini belirterek, "Havada 30 mikrondan 100 mikrona kadar partikül görebiliyoruz ama 10 mikron bizim soluyabildiğimiz partikül seviyesi. Burnumuzdaki kılcal tüyler ve oradaki mukus yapı 10 mikronun altındaki parçacıkların vücudumuza girmesine sebep oluyor. O yüzden toplam partiküllere bakmak yerine 10 mikron seviyesinin ne kadar olduğuna bakıyoruz." ifadelerini kullandı.
Havada gaz formunda bulunan kükürt dioksit, azot dioksit, karbon monoksit ve ozon gibi kirleticilerin insan sağlığını tehdit ettiğini vurgulayan Güllü, ozonun astım gibi sağlık problemlerine ve bitkilerin yapraklarına zarar vererek bitkisel kayıplara yol açabildiğini aktardı.
Güllü, orman yangını ve toz bulutu gibi doğal nedenlerin yanı sıra hava kirliliğinin büyük kısmının insan kaynaklı olduğuna dikkati çekerek, termik santraller, fosil yakıtların yakılması, çimento, petro-kimya tesisleri, madencilik faaliyetleri, ulaşım, yanlış tarımsal uygulamalar, atık yönetiminin doğru yapılmaması, inşaat çalışmaları gibi faktörlerin hava kirliliğine yol açan etmenler arasında bulunduğunu kaydetti.
- Hava kirliliği nedeniyle her yıl 8,1 milyon erken ölüm yaşanıyor
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, hava kirliliğinin, insanların ölüm nedenleri arasında ikinci sırada olduğunu anımsatan Güllü, "Özellikle biyokütle yakımından iç ortamda kaynaklanan hava kirliliği çok ciddi oranda problem yaratabiliyor. DSÖ, dünya nüfusunun yüzde 99'unun yine kendi kılavuz değerlerinin üzerinde kirlilik soluduğunu söylüyor. Bu da her yıl 8,1 milyon insanın erken ölümüne sebep oluyor." diye konuştu.
Güllü, dünyanın en kirli havasının, ısınma sistemlerinin en kötü olduğu Hindistan, Pakistan, Bangladeş gibi yerlerde olduğunu hatırlatarak, Delhi, Lahor, Dakka gibi kentlerde DSÖ'nün belirlediği sınır değerlerin kat kat üstünde hava kalitesi seviyelerinin gözlemlendiğini aktardı.
Kuzey Avrupa ülkelerinde nemli ve bitki örtüsünün toprağı kapladığı ekosisteme sahip olmasının büyük bir avantaj olduğuna dikkati çeken Güllü, Güney Asya ülkelerinin kurak ve tozlu iklime sahip olmasının hava kirliliği üzerinde etkili olduğunu anlattı.
- Hava koşulları hava kirliliğini etkiliyor
Güllü, Çin'in ciddi önlemler almasına rağmen hava kalitesi bakımından kötü durumda bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Orada yüksek nem seviyesi mevcut, çok doğal ama yüksek nem partikül oluşumunu hızlandırıyor ve ışığın yer seviyesine ulaşmasına engel oluyor. Havanın kalitesini düşürüyor. Afrika, hızlı kentleşme, düşük kaliteli yakıt yakılması, kontrolsüz sanayi nedeniyle yoğun kirlilik yaşayan yerlerden. Avrupa aslında çok büyük ölçüde çözdü. Emisyonlarını çok ciddi azaltmış ve çok kirli emisyon yayan sanayiyi kendi bölgelerinden uzaklaştırmış durumda. Hava kalitesi çok daha iyi. Yine de trafiğin yoğun olduğu Londra ve Paris gibi yerlerde risk söz konusu."
Hava kirliliğiyle mücadele edilmesi gerektiğinin altını çizen Güllü, "Hava kirliliğiyle mücadelede atılacak en önemli adımın fosil yakıtları terk etmek. Ayrıca, tarımda kontrollü gübre kullanımı, anız yakımının önüne geçilmesi, hayata geçirilen politikaların takip edilmesi ve vatandaşların bilinçlendirilmesi de önem arz ediyor." dedi.
Güllü, hava kirliliği nedeniyle, başka hastalıkları bulunan yaşlılar ile bebek ve çocukların en fazla risk altında olan gruplar olduğunu sözlerine ekledi.
- PM2,5 yoğunluğunun en yüksek olduğu ülke Çad
Hava kalitesi teknoloji şirketi IQAir tarafından 138 ülke, bölge ve toprak parçasındaki 8 bin 954 şehirden elde edilen PM2,5 hava kalitesi verilerini içeren 2024 Dünya Hava Kalitesi Raporu, ülkelerdeki hava kirliliği boyutunu gözler önüne seriyor.
Rapora göre, PM2,5 yoğunluğunun en yüksek olduğu ülkeler arasında ilk sırada metreküp başına 91,8 mikrogram ile Çad yer alıyor. Çad'ı, 78 mikrogram ile Bangladeş, 73,7 mikrogram ile Pakistan, 58,2 mikrogram ile Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve 50,6 mikrogram ile Hindistan takip ediyor. Türkiye, 15,3 mikrogram ile listenin 67. sırasında yer alıyor.
Dünya Meteoroloji Örgütüne (WMO) göre ise 2003–2024 referans dönemi boyunca PM2,5 anomalileri incelendiğinde, 2024'te Kanada'nın kuzeyi, Amazon, Sibirya ve Orta Afrika'da biyokütle yanmalarıyla ilişkili artışlar yaşandı.
Kuzey Hindistan'da, insan kaynaklı kirlilik ve biyokütle yanmalarının görüldüğü bölgelerde PM2,5 seviyeleri yükseldi. Sahra Çölü'nden kuzeybatı Afrika üzerinden Atlantik Okyanusu'na taşınan çöl tozu nedeniyle PM2,5 konsantrasyonlarında artış kaydedildi. Doğu Çin'de, insan kaynaklı emisyonların azalmasıyla PM2,5 seviyelerinde düşüş ve kuzeydoğu Afrika'da da toz emisyonlarına bağlı azalma etkili oldu.
Alkollü Sürücünün Çarparak Öldürdüğü Üniversite Öğrencisinin Davasında İlk Duruşma GörüldüBartın'da alkollü sürücünün çarptığı üniversite öğrencisi Edanur Tatlıoğlu'nun hayatını kaybettiği kazaya ilişkin davanın ilk duruşması görüldü.04 Haziran 2026 Perşembe 17:15BASIN HABERLERİ
Microsoft ve Mayo Clinic'ten Sağlıkta Yapay Zekâ Hamlesi: Yeni Klinik AI Modeli GeliştiriliyorMicrosoft ile Mayo Clinic, tanı süreçlerini hızlandırmak ve kişiselleştirilmiş tedavi planlarını desteklemek amacıyla sağlık sektörüne özel yeni bir yapay zekâ modeli geliştirmek için iş birliğine gitti.04 Haziran 2026 Perşembe 17:11BASIN HABERLERİ
İstanbul'daki Hastane Yöneticiliğini Bıraktı, Sinop'ta Tavuk Çiftliği Kurdu: Sağlığını ve Huzurunu Geri KazandıSağlık sektöründe yıllarca yöneticilik yapan İsmail Demir, yoğun stres ve sağlık sorunları nedeniyle İstanbul’daki kariyerini bırakarak Sinop’ta tavuk çiftliği kurdu.04 Haziran 2026 Perşembe 17:08BASIN HABERLERİ
Türkiye'deki Yüzme Sularının Yüzde 90'ından Fazlası "Mükemmel" ve "İyi" KalitedeSağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, yüzme sezonu boyunca Türkiye genelindeki deniz ve göl sularını düzenli olarak analiz ediyor. Yetkililer, yüzme sularının yüzde 90'dan fazlasının "mükemmel" ve "iyi" kalitede olduğunu açıkladı.04 Haziran 2026 Perşembe 17:05BASIN HABERLERİ
NKÜ Hastanesi'nde Ameliyathane Kapasitesi Yüzde 50 ArtırıldıTekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi'nde gerçekleştirilen yenileme ve kapasite artırımı çalışmaları kapsamında ameliyat masası sayısı 10'dan 15'e çıkarıldı. Artışla birlikte aylık ameliyat sayısı yaklaşık yüzde 40 yükselerek 1400'e ulaştı.04 Haziran 2026 Perşembe 17:02BASIN HABERLERİ
Konya'da Psikiyatri Doktoruna Uyuşturucu Reçetesi Davasında 15 Yıl HapisKonya'da özel kliniğinde para karşılığı uyuşturucu etkisi taşıyan ilaçlar reçete ettiği iddiasıyla yargılanan psikiyatri uzmanı doktor F.K., "Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçundan 15 yıl 9 ay hapis cezasına mahkûm edildi.04 Haziran 2026 Perşembe 16:26BASIN HABERLERİ
Yüksek Tansiyon Tedavisinde Hangi İlaçlar Daha İyi Tolere Ediliyor? 159 Bin Kişilik Araştırmadan Çarpıcı SonuçlarYüksek tansiyon tedavisinde ilaçların yan etkileri, hastaların tedaviye uyumunu zorlaştıran en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.04 Haziran 2026 Perşembe 15:03BASIN HABERLERİ
GLP-1 ilaçları kanserle mücadelede yeni bir umut olabilirASCO 2026'da sunulan üç araştırma, GLP-1 sınıfı kilo verme ilaçlarının meme kanseri riskini azaltabileceğini, ölüm oranlarını düşürebileceğini ve bazı kanser türlerinde hastalığın ileri evrelere ilerlemesini yavaşlatabileceğini gösterdi.04 Haziran 2026 Perşembe 15:00BASIN HABERLERİ
Büyük ameliyatlar yaşlılarda kalıcı bilişsel gerileme riskini artırabilirYeni bir araştırma, büyük cerrahi operasyonlar geçiren bazı yaşlı hastalarda hafıza ve düşünme becerilerinde kalıcı gerileme görülebildiğini ortaya koydu. En önemli risk faktörlerinden biri ise ameliyat sonrası gelişen deliryum olarak öne çıktı.04 Haziran 2026 Perşembe 14:58BASIN HABERLERİ
Kongo'da Ebola vakaları yeniden değerlendirildi: Salgının boyutu sanılandan küçük olabilirKongo Demokratik Cumhuriyeti'nde devam eden Ebola salgınında vaka sayıları aşağı yönlü revize edildi. DSÖ, test sonuçlarının birçok şüpheli vakanın Ebola olmadığını ortaya koyduğunu açıkladı.04 Haziran 2026 Perşembe 14:56BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










