HEKİMLER'DEKİ DAVA ENDİŞESİ TEDAVİYİ ETKİLİYOR!
Son yıllarda hekimlere yönelik davalarda belirgin bir artış görülüyor. Doktorlar bu nedenle defansif tıp uygulamalarına ağırlık verirken, ‘her an dava edilebilirim’ endişesi, hekimlik performansını da etkiliyor.

30 Aralık 2013 Pazartesi 15:43
Dava endişesi tedaviyi etkiliyor
Son yıllarda hekimlere yönelik davalarda belirgin bir artış görülüyor. Doktorlar bu nedenle defansif tıp uygulamalarına ağırlık verirken, ‘her an dava edilebilirim’ endişesi, hekimlik performansını da etkiliyor.
Tıbbi tedaviler, her an, hekimin önleyemeyeceği ve ceza veya hukuk davalarına sebep olabilecek riskler içeriyor. Medimagazin’den Dr. İbrahim Ersoy konuyla ilişkili bir araştırmayı haberleştirdi. “Defansif tıp uygulamalarının gerçekleştirilmesindeki en güçlü etken, dava edilme korkusu olarak karşımıza çıkıyor” diyen Dr. Ersoy, şu bilgileri aktarıyor:
İyi düzenlenmemiş yasal sistemler, hekimleri yüksek maliyetli defansif tıp uygulamalarına zorluyor. Malpraktis davalarının hekimleri bireysel olarak tehdit etmesi, sağlık sisteminin genel performansını da olumsuz yönde etkiliyor. Son günlerde tıp mesleği sadece toplumdan, basından ve hukuki düzenlemelerden gelen baskılardan değil, hekimlerin tıbbi hatalarından dolayı artan iddialar nedeni ile de giderek huzursuz ve endişeli bir hâl aldı.
Yapılan bir çalışmada, Türkiye’de görev yapan anesteziyologların defansif tıp uygulamalarının boyutu araştırıldı. Üniversite, özel ve devlet hastanelerinde çalışan anesteziyologlara, anket yöntemiyle uygulanan araştırmaya 425 kişi katıldı. Ankette, Türkiye’de görev yapan anesteziyologların defansif tıp uygulamalarını özdeğerlendirme ile saptamak amaçlandı.
Malpraktis, bir meslek mensubunun, mesleğini icrası esnasında ortaya çıkan “hatalı ve kusurlu uygulamaları” olarak tanımlanır. Tıbbi malpraktis, “hekimin mevcut şartlarda makul olan hizmet ve bakımı başaramaması, meslekte tecrübeli bir hekimin aynı şartlar altında sergileyebileceği performansı gösterememesi, normal uygulamanın gereklerinden sapması ve standartlarını düşürmesi, bundan dolayı da bir zararın doğmuş olmasıdır.
Defansif tıp uygulamaları; “Hekimin kendisini malpraktis dava tehdidine karşı korumak amacıyla, tanı ve tedaviye yönelik gereksiz isteklerde bulunması ve medikal olarak onaylanmamış uygulamalara yönelmesini içermektedir.”
Defansif tıp anket sonuçlarına bakıldığında, katılımcıların kıdemleri (unvanları) arttıkça fazladan tetkik isteme oranlarının istatistiksel olarak anlamlı şekilde azaldığı tespit edildi. Fazladan tetkik isteme sıklığı uzmanlarda yüzde 30, doçentlerde yüzde 25, profesörlerde ise yüzde 0 olarak görüldü.
Anesteziyologların çalıştığı kurumla fazladan tetkik isteme oranları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu. Sağlık Bakanlığı bünyesindeki kamu hastanelerinde çalışan anesteziyologların fazladan tetkik isteme sıklığı yüzde 31, üniversite hastanelerinde yüzde 19, özel hastanelerde yüzde 21 olduğu belirlendi.
Kıdemleri düşük olan anesteziyologlar dava etme olasılığı yüksek olan hastalardan daha fazla kaçındıklarını bildirirken, bu oran uzmanlarda yüzde 18, doçentlerde yüzde 3, profesörlerde yüzde 0 olarak belirlendi. Dava edilme riskinden dolayı hastalardan kaçınma en çok (yüzde 22) devlet hastanelerinde görülürken, en az (yüzde 2) üniversite hastanelerinde izlendi. Ayrıca, uzman olarak çalışılan süre arttıkça da dava etme olasılığı yüksek olan hastalardan kaçınmanın azaldığı görüldü.
Anesteziyologların tıbbi malpraktis iddialarından kendilerini korumak için konsültasyon isteme oranlarının da unvan ve uzmanlık yılı arttıkça azaldığı belirlendi. Sağlık Bakanlığı bünyesindeki kamu hastanelerinde konsültasyon isteme oranının yüzde 40, özel hastanelerde yüzde 39, üniversite hastanelerinde ise yüzde 28 olduğu görüldü.
Katılımcıların uzmanlık yılı arttıkça, “endikasyonsuz hasta yatırma” ve “kompleks medikal problemleri olan hastalardan kaçınma” oranları azalıyor. Kompleks medikal problemleri olan hastalardan kaçınma üniversite hastanelerinde çalışan anesteziyologlarda yüzde 5 iken, devlet hastanelerinde çalışanlarda bu oran yüzde 11 olarak tespit edildi.
Unvan ve uzmanlık yılı arttıkça görüntüleme tetkiklerini kullanma sıklığı da azalıyor. Uzmanlarda görüntüleme tetkiki isteme sıklığı yüzde 26, doçentlerde yüzde 22, profesörlerde ise yüzde 13 olarak saptandı.
KAYITLARI KADINLAR DAHA AYRINTILI TUTUYOR
“Tıbbi malpraktis iddialarından kendinizi korumak için kayıtları daha detaylı tuttuğunuz oluyor mu?” sorusuna uzmanların yüzde 82’si, doçentlerin yüzde 69’u, profesörlerin yüzde 70’inin “Evet” dediği görüldü. Ayrıca, kadın anestezi uzmanları erkeklere göre, tıbbi malpraktis iddialarından kendilerini korumak için kayıtları daha detaylı tuttuklarını bildirdi.
Kayıtları daha detaylı tuttuğunu en fazla özel hastanelerdeki anesteziyologlar (yüzde 94) ifade ederken, daha sonra Sağlık Bakanlığı bünyesindeki kamu hastanelerinde çalışan anesteziyologlar (yüzde 83) ve üniversite hastanelerinde çalışan anesteziyologlar (yüzde 74) ifade etti.
Tedavi olanağı olduğu halde riskli hastaları sevk etme oranlarının unvan arttıkça azaldığı görülürken, bu oran uzman anesteziyologlarda yüzde 7, doçent ve profesörlerde yüzde 0 olarak görüldü. Sevk etme Sağlık Bakanlığı bünyesindeki kamu hastanelerinde yüzde 9 iken üniversite hastanelerinde yüzde 2 oldu.
HER AN DAVA RİSKİ VAR!
“Tıbbi hata yapmaktan çekiniyor musunuz?” sorusuna uzmanların yüzde 49’u, yardımcı doçentlerin yüzde 23’ü, doçentlerin yüzde 28’i ve profesörlerin yüzde 30’u “Evet” dedi. “İçinde bulunduğunuz şartlara göre, her an bir tıbbi malpraktis davası ile karşılaşma riskiniz nedir?” sorusuna ise anesteziyologların yüzde 90’ı “Yüksek” yanıtını verdi.
ÖZEL HASTANEDEKİLER DAHA ÇOK SİGORTALI
Malpraktis sigorta poliçesini ise en çok özel hastanedekiler, daha sonra Sağlık Bakanlığı bünyesindeki kamu hastanelerinde çalışan anesteziyologlar, en az ise üniversitede çalışanların yaptırdığı belirlendi. Resmi Gazete’de yayımlanan “Hasta Hakları Yönetmeliği”ni de en çok Sağlık Bakanlığı bünyesindeki kamu hastanelerinde çalışan anesteziyologlar, daha sonra özel hastanedekiler, en az ise üniversitede çalışanlar okuduğunu ifade etti.
DAVA ENDİŞESİ HEKİMLİK PERFORMANSINI ETKİLİYOR
“Tıbbi malpraktis davalarının sayısında artış olduğuna inanıyor musunuz?” sorusuna uzmanların yüzde 91’i, doçentlerin yüzde 100’ü ve profesörlerin yüzde 96’sı “Evet” yanıtını verdi. “Hakkınızda açılacak tıbbi malpraktis davası hekimlik performansınızı azaltır mı?” sorusuna en fazla “Evet” diyenler uzmanlar iken (yüzde 76), doçentlerin yüzde 68’i, profesörlerin yüzde 57’si ve yardımcı doçentlerin yüzde 45’i “Evet” dedi.
CEZA KANUNU TEDİRGİN EDİYOR
“Yeni Türk Ceza Kanunu’nun 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra hekimlik uygulamalarınızda tedirginlik hissettiniz mi ?” sorusuna verilen yanıtlar incelendiğinde; uzmanların yüzde 80’i, profesörlerin yüzde 48’i, tedirginlik hissettiğini ifade etti. Hastanelere göre bakıldığında ise en fazla tedirginliğin Sağlık Bakanlığı bünyesindeki kamu hastanelerinde (yüzde 85), daha sonra özel hastaneler (yüzde 79) ve üniversitede çalışan anesteziyologlarda olduğu görüldü.
SORUMLULUK ENDİŞESİ
“Sizce, ‘Yapılacak tüm tıbbi girişimleri kabul ediyorum, zarar oluştuğunda hekimimi dava etmeyeceğim.’ şeklinde düzenlenen bir belge hekimi sorumluluktan kurtarır mı?” sorusuna uzmanların yüzde 76’sı “Evet” derken, yardımcı doçentlerin yüzde 45’i, doçentlerin yüzde 69’u ve profesörlerin yüzde 57’si “Evet” dedi.
“Tıbbi hatanız olduğu iddiası ile aleyhinize dava açıldığı oldu mu?” sorusuna “Hiç olmadı” yanıtını veren anesteziyologların oranı yüzde 82, “Bir defa ve daha fazla” yanıtını verenlerin oranı yüzde 18 oldu. “İçinde bulunduğunuz şartlara göre her an bir tıbbi malpraktis davası ile karşılaşma riskiniz nedir?” sorusuna anesteziyologların yüzde 90’ı “Çok yüksek/yüksek”, yüzde 10’u “Yüksek değil” yanıtını verdi.
SONUÇLAR NE ANLAMA GELİYOR?
Tıbbi bilginin her geçen gün katlanarak artması, tıbbi teknolojinin gelişmesi, bu teknolojiyi kullanan hekim sayısının artması, hekimleri geçmişte yapamadıkları bazı uygulamaları yapmaya itiyor ve çoğunlukla ağır riskleri içeren bu uygulamalar sonucunda da malpraktis şikâyetleri ve davaları artıyor.
Son yıllarda Türkiye’de hekimlere yönelik mesleki sorumlulukla ilgili davaların sayısında belirgin derecede artış meydana geldi. Bu davaların çoğu, tıbbi müdahale sonucu istenmeyen veya sonucu kaçınılmaz olan durumlarda açıldı. Bu şekildeki davalara karşı yapılabilecek en güvenilir savunma, standartları belirleyen tanı¬tedavi protokollerinin anlaşılması ve bunlara uyum gösterilmesi ile olabilir.
Türk Ceza Kanunu’nda hekimlerin tıbbi uygulama hatalarından yargılandığı taksir ile ilgili suçlarda cezalar arttırıldı. Bu durum hekimliği daha riskli ve tehlikeli bir meslek hâline getirdi. Hekimler uygulamaları esnasında, yaralama ve ölüme sebebiyet verdikleri takdirde Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleriyle yargılanıyor. Uygulanan tıbbi müdahalelerin ister bir kısmı isterse tamamı için ceza hükmünün icra edilmemesi için, yapılan eylemin hukuka uygun olması gerekiyor.
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Anestezi ve Reanimasyon ABD'dan Dr.Seda B. Akıncı ve arkadaşları tarafından yapılan araştırma Anestezi Dergisi'nde yayınlandı.
Dr. İbrahim ERSOY
medimagazin
DSÖ'den "Gizli İnsan Kaynağı Krizi" Uyarısı: Dünya Genelinde Doktorların Çeyreği 10 Yıl İçinde Emekli OlacakDünya Sağlık Örgütü (DSÖ), sağlık iş gücüne ilişkin küresel düzeydeki ilk yıllık serisini yayımladı.28 Eylül 2026 Pazartesi 17:09BASIN HABERLERİ
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde Ebola Salgını Bilançosu Ağırlaşıyor: Vaka Sayısı 8 Bini AştıKongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) Sağlık Bakanlığı, ülkede devam eden Ebola salgınında doğrulanmış vaka sayısının 8 bin 67’ye, hayatını kaybedenlerin sayısının ise 3 bin 901’e ulaştığını bildirdi.28 Eylül 2026 Pazartesi 16:45BASIN HABERLERİ
Prof. Dr. Ayşe Bahadır'dan Puff ve Elektronik Sigara Uyarısı: Gençler Arasında "Havalı" Görülmesi Büyük TehlikeUzmanlar, gençler arasında hızla yayılan elektronik sigara, puff ve ısıtılmış tütün ürünlerinin akciğer dokusunda kalıcı zararlar bırakarak solunum yetmezliği ve KOAH riskini artırdığı konusunda ciddi uyarılarda bulundu.28 Eylül 2026 Pazartesi 16:44BASIN HABERLERİ
AB Ülkelerinden Tarihi İlaç Paketi Reformu: Pazar Koruma Süreleri ve Jenerik İlaç Kuralları Yeniden DüzenlendiAvrupa Birliği Konseyi, yeni ilaçlara yönelik fikri mülkiyet koruma sürelerini yeniden yapılandıran, ilaç tedarik güvenliğini artıran ve jenerik ilaçların pazara erişimini hızlandıran kapsamlı yeni yasal düzenlemeyi onayladı.28 Eylül 2026 Pazartesi 16:42BASIN HABERLERİ
MİT Eski Görevlisi Kaşif Kozinoğlu Davasında Şüpheli Doktor Turgay Tamer Evinde Ölü BulunduMilli İstihbarat Teşkilatı (MİT) eski mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevindeki ölümüne dair yürütülen soruşturmada gözaltına alınıp serbest bırakılan eski cezaevi doktoru Turgay Tamer, Büyükçekmece'deki evinde hayatını kaybetmiş halde bulundu.28 Eylül 2026 Pazartesi 15:40BASIN HABERLERİ
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Doğum Kontrolünde Seçenek Yelpazesini Genişleten Yeni Kılavuzunu YayımladıDünya Sağlık Örgütü, bireylerin kendi ihtiyaçlarına uygun korunma yöntemlerini tercih edebilmeleri amacıyla doğum kontrol seçeneklerini genişletmeyi hedefleyen yeni tavsiye kararını kamuoyuna duyurdu.28 Eylül 2026 Pazartesi 15:38BASIN HABERLERİ
DSÖ Uyardı: Demokratik Kongo'daki Ebola Salgını Yeni Bölgelere Spread Ediyor, Ölüm Oranı Yüzde 48'i AştıDünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde devam eden Bundibugyo Ebola virüsü salgınının iki yeni sağlık bölgesine daha sıçradığını açıkladı. Ülke genelinde doğrulanmış vaka sayısı 7 bin 890’a, can kaybı ise 3 bin 799’a yükseldi.28 Eylül 2026 Pazartesi 15:36BASIN HABERLERİ
UCLA Araştırması: Uykusuzluk Terapisi Biyolojik Yaşlanma Hızını YavaşlatıyorABD’de yürütülen klinik bir çalışma, kronik uykusuzluk çeken ileri yaştaki bireylerde uygulanan bilişsel davranışçı terapinin biyolojik yaşlanma temposunu düşürdüğünü ve hücresel düzeydeki hasarı azalttığını ortaya koydu.28 Eylül 2026 Pazartesi 15:35BASIN HABERLERİ
Sağlık Bakanlığı Sigara Bırakma Poliklinikleri Başvurularında Rekor Artış: 8 Ayda 179 Bin BaşvuruSağlık Bakanlığınca tütün kullanımıyla mücadele ve sigarayı bırakma danışmanlığını yaygınlaştırmak amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, sigara bırakma polikliniklerine bu yılın ilk 8 ayında 179 bin 779 başvuru yapıldı.28 Eylül 2026 Pazartesi 15:34BASIN HABERLERİ
Tohoku Üniversitesi Araştırması: Rüya Gören Beyin Ürettiğinden Hızlı Enerji TüketiyorJaponya'da yürütülen yeni bir araştırma, REM uykusu sırasında beyne giden kan ve yakıt akışı artmasına rağmen nöronların kullandığı hücresel enerjinin (ATP) hızla tükendiğini ve bu durumun sabahları zihinsel yorgunluğa yol açtığını gösterdi.28 Eylül 2026 Pazartesi 15:32BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










