İÇ MEKANDA KULLANILAN KİMYASALLAR VE BAZI AKTİVİTELER KİRLETİCİ YAYIYOR
Ortamda güzel koku oluşturmak için kullanılan ürünlerin insan sağlığını kötü etkileyen zararlı nanoparçacıkları havaya saldığı...

10 Mart 2025 Pazartesi 11:38
Ortamda güzel koku oluşturmak için kullanılan ürünlerin insan sağlığını kötü etkileyen zararlı nanoparçacıkları havaya saldığı, bunların ise çok yüksek konsantrasyonlara ulaşarak özellikle solunum sağlığı üzerinde ciddi zararlara yol açabileceği belirlendi. Hacettepe Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülen Güllü, sigara dumanı, yemek pişirirken çıkan gazlar ve temizlik yapmak için kullanılan kimyasalların iç ortamda birikmesinin iç mekan kirliliğine neden olduğunu bildirdi.
Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Çevre Bilimleri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gülen Güllü, iç mekanda sigara içilmesi ve kimyasal içerikli temizlik ürünleri kullanılması gibi eylemler sonucu ortama yayılan kirleticilerin sağlık üzerinde ciddi riskler oluşturduğunu kaydetti.
Ağaç ve çiçeklerin yaydığı güzel kokuları evine taşımak isteyen birçok kişi, hava ve yer temizleyicisi, oda kokusu, oda parfümü gibi kimyasallar barındıran ürünlere yöneliyor. ABD'deki Purdue Üniversitesi tarafından yayımlanan çalışmaya göre, doğal kokulara sahip olmayan bu ürünler insan sağlığı açısından riskler içeriyor.
Araştırmacılar, doğal olmayan bu ürünlerin içeriğinde, solunduğunda akciğerlerin derinlerine kadar ulaşabilen çok küçük parçacıklar olduğunu tespit etti. Ortamda güzel koku oluşturmak için kullanılan ürünlerin, insan sağlığını kötü etkileyen zararlı nanoparçacıkları havaya saldığı, bunların ise çok yüksek konsantrasyonlara ulaşarak özellikle solunum sağlığı üzerinde ciddi zararlara yol açabileceği belirlendi.
Farklı bir çalışmada evde gazla pişirme yönteminin tercih edilmesinin de nanoparçacık yaydığı tespit edildi. Sadece 1 kilogram pişirme yakıtı 3 nanometreden küçük 10 katrilyon parçacık yayarken, bu miktar, içten yanmalı motorlu araçlardan yayılan parçacık miktarına denk geliyor.
Scientific Reports dergisinde yayımlanan makaleye göre bir evin konumu, havalandırma sistemi gibi faktörler partikül madde seviyesini etkiliyor ve bu durum iç mekan hava kalitesinde değişimlere neden oluyor.
Bilim insanları, İngiltere'nin Birmingham şehrinde, her birinde 4-5 kişinin yaşadığı, gazla çalışan merkezi ısıtma sistemi, gazla çalışan kombi, ocak ve fırına sahip 3 evdeki kirletici seviyelerini iki hafta takip etti. Bu kapsamda ikisi iç, üçü dış faktörlerle ilgili 5 madde belirlendi. Büyük partiküllerin (PM10), daha küçük partiküllere (PM1, PM2,5) kıyasla daha hızlı çökelme eğiliminde olduğu, küçük partiküllerin ise havada kalma eğiliminin daha uzun sürede gerçekleştiği gözlemlendi.
Konsantrasyonlar, aynı yerleşim alanındaki evler arasında önemli ölçüde farklılık gösterirken, bu durum sadece iç mekan ortamının izlenmesinin bir yerleşim alanındaki konsantrasyonları temsil etme olasılığının düşük olduğunu ortaya koydu. Araştırmacılar, 3 evdeki PM2,5 seviyelerinde önemli farklılıklar bulurken, ölçüm yapılan bir evde Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 24 saatlik PM2,5 sınır değeri, 14 günün 9'unda aşıldı.
- İç mekan kirleticileri neler?
İç mekan hava kirliliğinin nedenleri ve etkilerine ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Gülen Güllü, havanın içinde insan sağlığı ve ekosisteme zarar verecek düzey ve miktarda bulunan kirleticilerin varlığının hava kirliliği olarak adlandırıldığını söyledi.
İç ve dış ortamda farklı kaynaklardan meydana gelen ve canlılar üzerinde etki oluşturabilecek kirlilikler olduğunu belirten Güllü, bunların arasında kimyasal bileşikler, biyolojik faktörler, küf, mantar, bakteri gibi etkenler olduğunu anlattı.
İç ortam hava kirleticilerinin genellikle kirlenmeye neden olan aktivitelerden kaynakladığını vurgulayan Güllü, sigara dumanı, yemek pişirirken çıkan gazlar ve temizlik yapmak için kullanılan kimyasalların iç ortamda dışarıya kaçamadan birikmesinin iç mekan kirliliğine neden olduğunu bildirdi.
Güllü, "İç ortamda kullandığımız temizleyici maddelerin içinde pek çok organik çözücüler, onların yaydığı emisyonlar var, o yüzden de zararlı. Özellikle çamaşır suyu gibi içinde klorlu bileşiklerin olduğu kirleticilerin iç ortamda çok sağlıklı bir şekilde solunması çok mümkün değil." diye konuştu.
Kirliliğin iç ortamda birikmesinin önüne geçmek için düzenli havalandırma yapılması gerektiğini ifade eden Güllü, trafiğin yoğun olduğu veya sanayi faaliyetlerinin gerçekleştirildiği bölgelerde cam açmanın da kirliliğe yol açabileceği uyarısında bulundu.
Kimyasal kirleticilerin uçucu organik bileşik adı altında oda sıcaklığında buharlaşabilen kirleticiler olduğunu, kolonya, boya, temizlik malzemeleri, yapıştırıcılar, cila, vernik, sigara dumanı gibi ürünlerin uçucu organik bileşiklere sahip olduğunu aktaran Güllü, bunların pek çoğunun kanserojen olduğuna dikkati çekti.
- "Partiküllerin solunmasında sınır değer yok"
İç mekanda yakılan soba nedeniyle karbonmonoksit gibi eksik yanma ürünlerinin ortama alınabileceği bilgisini veren Güllü, şöyle devam etti:
"Ocağı yaktığınızda gördüğünüz mavi alev aslında karbonmonoksitte tam yanmanın olmadığını gösteriyor. O zaman ortama karbonmonoksit yayılabiliyor ve uzun süre o ortamda oturunca da etkileri görülebiliyor, o yüzden havalandırma olmak zorunda. Eksik yanma deyince sadece karbonmonoksit değil, azot oksitler gibi pek çok kirleticileri de saymamız mümkün. Bir de partikül kirleticiler var. Bu kirleticilerin içinde partiküller özel bir yere sahip çünkü partiküllerin solunmasında 'emniyetli bir sınır değer' yok aslında. Yani sağlığınız açısından hiçbir partikülü solumamanız lazım. Bunları da PM1, PM2,5, PM10 gibi farklı çap boyutlarına göre kategorize edebiliyoruz."
PM2,5 ve PM1'in akciğerlere inerek insan sağlığı üzerinde olumsuz etkilere neden olabileceğinin altını çizen Güllü, bu tip kirleticilere maruz kalmanın solunum yolu problemlerine ve kardiyovasküler hastalıklara yol açabileceğini kaydetti.
- Görünmeyen noktalarda mantar riski
Virüs, bakteri, mantar ve küflerin de partikül madde olarak tanımlanabileceğine değinen Güllü, "Eğer eviniz nemliyse, duvarda küf oluşumu ve boyada kabarmalar görüyorsanız aslında bilin ki onlar mantar. Bu mantarlar çok ciddi sağlık problemleri yaratabiliyor. İyi havalandırılmayan ortamlarda mantarlar nemi çok seviyor ve hemen büyümeye başlıyorlar. Özellikle mutfakta ya da banyoda dolap arkasında bu tip küf oluşan yerleri görmezsiniz ama oradan aslında bütün ortama bu mantarlar yayılır. Bunlar çok ciddi astım, Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) gibi sağlık sorunlarını tetikleyen, oluşturan ve kötüleştiren etmenler." diye konuştu.
İç ortam hava kirliliğiyle mücadele etmek için öncelikli olarak kirletici kaynaklarının azaltılması gerektiğini, bunun için de sigara içilmemesi, doğal temizlik ürünleri kullanılması, buharlı temizlik yöntemlerinin tercih edilmesi ve formaldehit içermeyen boyalar seçilmesi tavsiyesinde bulunan Güllü, iç ortamların her saat başı 5 dakika boyunca havalandırılması gerektiğini söyledi.
Bambu, palmiye ve aloe vera gibi bitkilerin iç ortam hava temizliğine katkı sağladığından ancak bazı bitkilerin de hava kirleticisi yayabildiğinden bahseden Güllü, düzenli temizlik yapılması, klima filtrelerinin temizlenmesi ve bakımlarının sağlanmasının iç ortam hava kirliliğine karşı alınabilecek önlemler olduğunu bildirdi.
02 Ekim 2026 Değişiklik Tebliğleri İşlenmiş Güncel 2013 SUT (SGK)Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından 1 Mayıs 2013 tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Uygulama Tebliğinde 02 Ekim 2026 Tebliği ile yapılan değişiklikler işlenmiş güncel hali yayımlandı.02 Ekim 2026 Cuma 17:38TEBLİĞLER - SUT, DEĞİŞİKLİKLERİ VE DUYURULARI
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










