KADININ ÜÇ MUHTEŞEM DÖNEMİ: ERGENLİK, GEBELİK VE MENOPOZ
Uzman Dr. Sarp Özcan, ergenlik, gebelik ve menopozun kadınların kendilerine ulaşmaları, bebeklerini kucaklarına alarak bir aile olmaları ve nihayetinde gerçek benlikleriyle tanışmalarını sağlayan üç muhteşem dönem olduğunu belirtti.

07 Mart 2014 Cuma 17:34
Acıbadem Ankara Hastanesi Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Sarp Özcan, ergenlik, gebelik ve menopozun kadınların kendilerine ulaşmaları, bebeklerini kucaklarına alarak bir aile olmaları ve nihayetinde gerçek benlikleriyle tanışmalarını sağlayan üç muhteşem dönem olduğunu belirterek,
“Bu dönemler sağlık açısından kimi zaman beraberinde bazı zorlukları ve dikkate alınması gereken süreçleri de getirebiliyor. Bunun en önemli nedeni, bu üç dönemin de hormon seviyelerini önemli ölçüde değiştirmesi. Kadınların hayatın her döneminde enerjik olabilmelerinin temelinde de bu değişimler ve ‘yenilenme’ süreçleri yatıyor” dedi.
Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özcan, genç kızlarda 9-13 yaş arası girilen ergenlik döneminin beraberinde birçok fizyolojik değişikliği de getirdiğine dikkat çekerek,
“İlk adet görme ile başlayan bu değişimler arasında en belirginleri; vücut hatlarındaki değişime, ciltte yağlanma artışı, akne oluşumu, kilo ve boy değişimleri olarak sayılabilir. Ergenlik dönemi ile meydana gelen bu değişimlere hormonlar da eklendiğinde genç kızlar için zorlu bir dönem başlamış oluyor. Dış görünüşlerindeki devrime alışamayan genç kızlarda bazen ciddi endişeler ve takıntılar gözleniyor. Aileleri tarafından bilinçlendirilen çocuklarda bu dönem daha sağlıklı bir psikoloji ile atlatılabiliyor. Değişim sürecinin farkında olan çocuklar, bu dönemde kendilerine yabancılaşmadan, yeni hallerini daha çabuk kabullenme eğiliminde oluyor” diye konuştu.
FİZİKSEL TAKINTILAR ERGENLİKTE BAŞLIYOR
Özellikle kadınlarda görülen fiziksel takıntıların ergenlik döneminde başladığını ve çocukların bu dönemde kendileriyle barışık olmayı öğrenemedikleri takdirde bu takıntıların ömür boyu devam edebildiğine dikkat çeken Dr. Özcan, şöyle devam etti: “Ergenlik döneminde yaşadıkları değişimler nedeniyle korku ve endişeye kapılan genç kızlar, psikolojik olarak sıkıntılı bir dönem geçiriyorlar. Bununla birlikte ergenlik döneminde aşırı kilo alma ya da ciltte akneler oluşması gibi çocuklar için endişe uyandırıcı belirtiler de meydana gelebiliyor. Ancak dikkat edildiğinde bu belirtilerin ergenlik sonuna kadar tamamen ortadan kalkabileceğinin bilinmesi gerekiyor. Bu dönemde ailelere düşen görev; çocuklarının aşırı kilo almasını veya hiç yemek yememeye meyilli olmasını engellemek. Hiç yememe, az yeme ya da aksine hızla kilo almanın sebep olabileceği hastalıklar konusunda ailelerin dikkatli ve kontrollü olmaları önemli.”
ERGENLİK REÇETESİ: SPOR VE SAĞLIKLI BESLENME
Dr. Özcan, ergenlik döneminde yapılacak en doğru seçimin sağlıklı bir beslenme programı belirlemek ve sporla tanışmak olduğunu vurgulayarak, “İyi beslenen ve spor yapan gençler bu dönemi çok hafif ve rahat atlatıyorlar ve gelişimleri, vücut yapıları daha sağlıklı oluyor. İleri yıllarda ortaya çıkabilecek kansızlık, yüksek tansiyon ve diyabet gibi birçok hastalık da bu şekilde engellenebiliyor. Bununla birlikte sporla ve sağlıklı yaşamla tanışan gençlerin özgüveni gelişiyor, kendileriyle barışık olabiliyorlar ve kendilerini daha mutlu ve enerjik hissediyorlar. Ergenlik dönemindeki hormon değişimlerinin de körüklediği psikolojik etkilerin kalıcı olmasını ve içine kapanık bir karakter yapısı gelişmesini önlemek için sağlıklı yaşam büyük ölçüde fayda sağlıyor. Ailelerin de bu dönemde yol gösterici, destekleyici olmaları; kırıcı davranışlardan, aşırı titiz, koruyucu ve ciddi eleştirel durumlardan uzak durmaları gerekiyor” ifadesini kullandı.
9 AY SÜREN HORMON EGEMENLİĞİ: HAMİLELİK
Dr. Özcan, hamilelik dönemi ile ilgili ise şu bilgileri verdi:
“Gebelik dönemindeki hormon değişimlerini diğer dönemlerden ayıran en önemli özellik, değişimlerin çok hızlı ve ani başlaması. Östrojen, progenteron ve hcg hormonları çok yüksek seviyelere hızla ulaşıyor. Bu yükselmeler beraberinde fizyolojik ve psikolojik değişimleri de getiriyor. Gebeliğin başında görülen halsizlik, yorgunluk, isteksizlik sıkıntılara neden olabiliyor. İlk 3 aylık dönem geçtikten sonra anne adayı yine hormonların etkisiyle psikolojik olarak olumlu değişimler yaşamaya başlıyor. Kendisini daha enerjik, daha pozitif duygular içerisinde buluyor. Son 3 aylık dönem ve doğum sonrasında ise artan bir unutkanlık durumuyla karşı karşıya kalabiliyor. Annelik içgüdüsel bir duygu durumu olarak tanımlanabiliyor. Hormonlar, beyinde tüm bölgeleri etkiliyor ve doğumdan hemen sonra prolaktin ve oksitosin hormonunun etkisi altında olan annenin bebeğine bağlanmasını sağlıyor. Bu çoğu kez ilk tensel temasla başlıyor. Bu güçlü bağın olması için doğum ekibi, bebeğin hemen anne ile temas etmesini sağlamaya özen gösteriyorlar.”
HAMİLELİKTE DEPRESYONA DİKKAT
Hamilelik döneminde meydana gelen hormon değişiklerinin beraberinde depresyon riskini de arttırabildiğini kaydeden Dr. Özcan, “Bu dönemde kadınların sağlıklı bir psikolojik süreç geçirebilmeleri için gebelik öncesinden başlayarak sağlıklı bir yaşam disiplini kazanmış olmaları önemli. Öncesinde ve gebelikte düzenli ve kontrollü hafif egzersizler yapmak, sağlıklı ve dengeli beslenmek, uykuya önem vermek ve eş başta olmak üzere yakın çevreden destek almak depresyona karşı alınabilecek önemler arasında. Özellikle eşlerin sevecen, anlayışlı, destekleyici yaklaşımı depresyonu engelliyor ya da daha sakin geçmesini sağlıyor. Eşlerin anne adayının beslenme, uyku ve egzersiz düzenini de takip etmesi ve yardımcı olması önemli. Tüm önlemlere rağmen meydana gelen ve uzun süre geçmeyen depresyon durumunda uzman desteği almak gerekebiliyor” şeklinde konuştu.
DOĞUM ÖNCESİ MOTİVASYON ÖNEMLİ
Anne adayı için bilinmezlikler içeren doğum anının bazı durumlarda gebeler için gereğinden fazla panik nedeni haline gelebildiğini söyleyen Dr. Özcan, “Özellikle doğumun yaklaştığı dönemlerde hekimin anne adayına doğru ve rahatlatıcı bilgileri tekrar tekrar anlatması önemli. Bu yaklaşımla anne adayı, doğum konusunda daha bilgili hale geliyor ve motivasyonu artıyor. Gebelik motivasyonunda çok önemli bir rol oynayan baba adaylarının bu dönemde kendi psikolojilerine de dikkat etmesi gerekiyor. Baba adayları, eşlerinin hamileliğinde çok değişik duygu durumları yaşayabiliyor. Baba olma duygusu, artan sorumluluk hissi, yeni bir yaşam biçimine adaptasyon çabası beraberinde stres ve panik duygularını getirebiliyor. Bu dönemde eşlerin birbirine destek olması, ortak payda ve zamanlarını arttırmaları ve güç birliği yapmaları iki taraf için de mutlu bir hamilelik döneminin kaynağı olabiliyor” dedi.
YENİLENMEK İÇİN GEÇİŞ DÖNEMİ: MENOPOZ
Dr. Özcan, birçok kadının menopoz dönemine sonun başlangıcı olarak baktığını ancak menopozun kadın hayatının en az üçte birlik bir süresinin geçeceği önemli bir dönem olduğunu ifade ederek şunları kaydetti:
“Fizyolojik değişikliklerin yol açtığı farklı belirtiler ve korkular ortaya çıkabiliyor. Yaşlanma duygusu, sağlığı kaybetme endişesi gibi birçok olumsuz duygu yaşanabiliyor. Azalan östrojen nedeniyle değişik derecelerde ateş basmaları, terlemeler, ani sıkıntı hisleri, cinsel istekte azalma, uykusuzluk, kemik gücünde azalma gibi değişiklikler ortaya çıkabiliyor. Bu belirtilerin üstesinden gelmek ve gerekli hormon düzenlemelerini gerçekleştirmek için bir uzmandan destek almak çok önemli. Şüphesiz ki menopoz dönemi kadınlar için gerek fiziksel, gerekse psikolojik olarak zorlu bir süreç. Bu süreçte de eşlerine düşen görevler bulunuyor. Ancak menopoz bir hastalık değil. Bu nedenle erkeklerin eşlerine sanki hastalarmış gibi yaklaşması, kadının kendini daha da yetersiz hissetmesine ve değişimleri daha zor kabullenmesine neden olabiliyor. İlgili, şefkatli, sevgili olmanın yanında destekleyici olmak ve eşlerini anlamaya çalışmak bu dönem için faydalı adımlar. Menopoz, perimenopoz adı verilen bir geçiş sürecinden sonra başlıyor. Kimi zaman ani, kimi zaman daha yavaş gelişen bu geçiş dönemi şikayetleri beraberinde getiriyor. Genellikle ilk birkaç yıl şikayetler yoğun olarak hissediliyor ve sonrasında azalmaya başlıyor. Bu dönemde hormon tedavisi ile birlikte sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz olumlu etkiler sağlıyor.”
Kilo Yönetiminde GLP-1 İlaçları Kullanımı: Sindirim Yan Etkileri ve Beslenme ÖnerileriObezite tedavisinde kullanılan GLP-1 temelli zayıflama ilaçları, mide boşalmasını yavaşlatarak iştahı baskılarken bulantı ve reflü gibi yan etkilere yol açabiliyor.29 Eylül 2026 Salı 16:15BASIN HABERLERİ
29 Eylül Dünya Kalp Günü: Türkiye’de Her 3 Öldümden Biri Kalp ve Damar Hastalıklarından KaynaklanıyorTÜİK’in 2025 verilerine göre Türkiye’deki ölümlerin yüzde 34,7’si dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle gerçekleşti. Tütün kullanımı ve obezitedeki artış gelecek riskini büyütüyor.29 Eylül 2026 Salı 16:13BASIN HABERLERİ
Böbrek Sağlığını Korumada Yanlış Bilinenler: Yalnızca Bol Su İçmek Yeterli DeğilUzmanlar, böbrekleri korumanın yolunun sadece bol su tüketmekten geçmediğini; kan basıncı, kan şekeri ve tuz kontrolü gibi adımların hayati önem taşıdığını vurguluyor.29 Eylül 2026 Salı 16:04BASIN HABERLERİ
JAMA Network Open Araştırması: 12 Yaşında Akıllı Telefon Sahibi Olmak Ergenlerde Yeme Bozukluğu Riskini Artırıyor8 bin 957 ergenin izlendiği araştırmada, 12 yaşında akıllı telefon edinmenin 14 yaşında yeme bozukluğu belirtileriyle ilişkili olduğu saptandı.29 Eylül 2026 Salı 15:58DÜNYADA SAĞLIK
FDA'dan Ergenler İçin Saçkıran Kararı: Baricitinib Kullanım Alanı GenişletildiFDA, şiddetli alopecia areata hastası 12 yaş ve üzerindeki ergenlerde baricitinib kullanımını onayladı.29 Eylül 2026 Salı 15:56BASIN HABERLERİ
Finlandiya’da Araştırıldı: Kahve Tüketimi Erkeklerde Testosteron ve Hormon Düzeylerini Nasıl Etkiliyor?Finlandiya'da 2 bin 264 kişiyle yapılan çalışma, fazla kahve tüketiminin erkeklerde toplam testosteron ve SHBG seviyeleriyle ilişkili olduğunu gösterdi.29 Eylül 2026 Salı 15:55DÜNYADA SAĞLIK
Erzurum'da Ameliyat Sonrası Ölen Hastayla İlgili Uzman Doktora Hapis Talebiyle Dava AçıldıErzurum'da böbrek taşı ameliyatından iki gün sonra hayatını kaybeden Seval Günaydınlı'nın ölümü üzerine doktor M.B.K. hakkında dava açıldı.29 Eylül 2026 Salı 15:54BASIN HABERLERİ
Uluslararası AlliGatOr Araştırması Açıklandı: Apandisitte Gecikme Perforasyon Riskini İki Katına Çıkarıyor112 ülkede yürütülen AlliGatOr çalışması, apandisit belirtilerinin başlamasından cerrahiye kadar geçen sürenin uzamasının perforasyon riskini artırdığını gösterdi.29 Eylül 2026 Salı 15:49BASIN HABERLERİ
Prof. Dr. Kiraz'dan COP31 Öncesi Çağrı: İklim ve Sağlık Destek Fonu Acilen OluşturulmalıProf. Dr. Emine Didem Evci Kiraz, COP31 öncesinde iklim krizinin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine karşı destek fonunun kurulmasını istedi.29 Eylül 2026 Salı 15:47BASIN HABERLERİ
Lokalize Prostat Kanserinde SBRT ve Cerrahi Karşılaştırmasında Uzun Dönem Sonuçları AçıklandıASTRO 2026 Toplantısında sunulan araştırmaya göre 5 seanslık SBRT, sekiz yıllık takipte cerrahiye benzer kanser kontrolü sağlarken daha az yan etki gösterdi.29 Eylül 2026 Salı 15:45BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










