'KANSER CERRAHİLERİ LENFÖDEME NEDEN OLUYOR'
Prof. Dr. Borman: “Türkiye’de lenfödemin nedenleri arasında en fazla kanser cerrahileri dikkat çekiyor. Özellikle de meme kanseri cerrahileri sonrasında görülebiliyor.”

20 Aralık 2016 Salı 10:46
II. Lenfödem Sempozyumu, Hacettepe Üniversitesi Lenfödem Uygulama Araştırma Merkezi tarafından 16 Aralık 2016 tarihinde, Hacettepe Üniversitesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.
Ana teması “Alt Ekstremite Lenfödemleri” olan sempozyumda lenfödemin tanı, tedavi ve önlenmesi ile ilgili son gelişmeler katılımcılarla paylaşıldı.
“Prevantif yöntemler konusunda bilgilendirme eksik”
Hacettepe Üniversitesi Lenfödem Uygulama Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Pınar Borman, açılış konuşmasında, lenfödemin son yıllarda çok rastlanan kronik bir hastalık hâline geldiği bilgisini verdi. Kanser tedavisindeki gelişmelere paralel olarak disabilite ve yaşam kalitesinde azalmaya neden olan komplikasyonların arttığını ifade eden Borman, “Ne yazık ki bu konuda farkındalık az. Hastalar nereye gideceklerini bilememekte, hekimler onları yönlendirmekte; ancak çoğu zaman yeterli olamamakta. Yine ayırıcı tanılar da zor olmakta.” ifadelerini kullandı.
Hastaların lenfödem tedavisi için merkezlere ve uzman hekimlere ulaşmakta zorluk çektiğine değinen Borman, “Günümüzde bu hastalıkla ilgili prevantif yöntemler konusunda bilgilendirme oldukça eksik. Biz tüm bunları dikkate alarak 2014 yılında Hacettepe Üniversitesi bünyesinde Lenfödem Uygulama Araştırma Merkezini kurma çalışmalarını başlattık ve merkezimiz Mart 2015 tarihinde resmi olarak açıldı.” dedi.
“Lenfödem konusunda Türkiye’de ilk ve tek merkez”
Merkezin amacının “lenfödem hastalığı konusunda sunulacak hasta hizmetleri ve bilimsel faaliyetler için tüm branşların iş birliği içinde olması” olduğunu ifade eden Prof. Dr. Borman, “Yine bu konuda amacımız bilimsel araştırmalar yapmak; hem tanı hem korunma hem de tedavi yöntemleri hakkında meslek içi ve hastalar arasındaki farkındalığı ve bilgi düzeyini artırmaktı.” ifadelerini kullandı.
Hacettepe Üniversitesi Lenfödem Uygulama Araştırma Merkezinin, lenfödem konusunda Türkiye’de ilk ve tek merkez olduğunu vurgulayan Borman, lenfödem alanında eğitimler, kurslar ve uluslararası çalışmalar ile alana katkı sağladıklarını belirtti.
“Prevantif yaklaşım eğitimleri veriliyor”
Konusunda uzman hekim, fizyoterapist, hemşire ve diğer ilgili sağlık profesyonellerinin yer aldığı merkezde lenfödem tanı ve tedavisi ile ilgili çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Borman, “Bu merkezde haftanın üç günü hizmet veriyoruz. Prevantif yaklaşım eğitimleri ile erken tanı ve tedaviyi sağlamaya çalışıyoruz. Hastalarımızın en uygun ve en erken dönemde ilgili birimlere giderek önlem veya tedavi almasını sağlıyoruz ve izlemlerini de yine buradan yapıyoruz.” şeklinde konuştu.
“Lenfödem erken tanı ve tedavi gerektiren bir hastalıktır!”
Lenfödem hastalığı konusunda bilgilendirmede bulunan Prof. Dr. Borman, “Lenfödem, lenf sıvısının dolaşımındaki yetersizlik yüzünden dokular arasında proteinden zengin sıvı birikimine bağlı olarak şişlik ve ilerleyen dönemlerde etkilenen dokularda kronik inflamasyon ve dokularda sertleşme ile cilt üzerinde değişikliklerin görüldüğü bir durumdur. Genellikle kollarda veya bacaklarda şişme ile karakterizedir; ancak yüz, boyun, karın ve genital organlarda da lenfödem gelişebilir.” dedi.
“Nedenleri arasında en fazla kanser cerrahileri dikkat çekiyor”
Türkiye’de lenfödemin nedenleri arasında en fazla kanser cerrahilerinin dikkat çektiğini ifade eden Borman, “Özellikle meme kanseri cerrahileri sonrasında görülebilmektedir. Lenfödem sadece meme kanseri değil, karın içi organ veya yumurtalık ya da rahim kanserine bağlı ameliyatlardan sonra da gelişebilmektedir. Doğumsal olarak da erken çocukluk veya geç ergenlik dönemlerinde yüz, kol, bacak veya karın gibi bölgelerde lenfödem görülebilmektedir.” şeklinde konuştu ve şunları ekledi:
“Kanserli hastalarda erken tanı ve gelişmekte olan tedavi yöntemleri ile sağkalım oranları ve süreleri artmıştır. Bu süreçte cerrahi tipi, çıkarılan lenf nodu sayısı, kemoterapi, radyoretapi bölgesi ve radyoterapi dozuna da bağlı olarak değişen derecelerde lenfatik sistemin taşıma kapasitesi bozulabilmekte ve lenfödem erken dönemde veya tedaviden yıllar sonra gelişebilmektedir.”
“Kompleks dekonjestif terapi” altın standart
Lenfödem tedavisinde ilk olarak bilinen tedavinin birbiri içine geçen iki fazdan oluşan ve altın standart olarak nitelenen “kompleks dekonjestif terapi” olduğunu söyleyen Prof. Dr. Borman, “Bu konuda özel eğitim alan lenfödem uzmanları tarafından uygulanabilen kompleks dekonjestif terapideki amaç, biriken sıvıyı, şişliği, cilt değişikliklerini azaltmak, mobilite ve eklem hareket açıklığını korumak, enfeksiyonları önlemek, kozmetik görünümü iyileştirerek yaşam kalitesini artırmaktır. Faz 1 tedavi fazıdır ve günlük tedavilerden oluşur. Cilt, tırnak bakımı, günlük yaşamda dikkat edilmesi gereken konularla ilgili eğitim, elle yapılan özel bir drenaj masajı, çok tabakalı bandajlama, egzersiz ve kendine bakım eğitimlerini kapsayan bu dönem yaklaşık üç hafta sürer. Faz 2 devam dönemidir ve hastanın yaşamının sonuna dek devam eder. Cilt-tırnak bakımı, gün boyunca bası giysilerinin kullanımı, gerektiğinde özel drenaj masajı, gece bandajlama, egzersizler ve bu konuda uzman hekim tarafından yapılacak takip vizitlerinden oluşur.” açıklamalarında bulundu.
“Lenfödem ilerledikçe tedavide başarı oranı düşüyor”
Lenfödem ilerledikçe tedavide başarı oranının düştüğünü dile getiren Prof. Dr. Borman, “Komplikasyonlar hayatı tehdit edici boyutlara ulaşabilmektedir. Lenfödemde erken tanı ve tedavi hâlâ çözülmesi gereken bir problemdir. Maalesef sadece hastalar arasında değil, bu hastaları medikal veya cerrahi yönden tedavi eden hekimlerin de farkındalığı çok yeterli olmayabilir. Tıp eğitiminde bile çok fazla yer verilmeyen bu konuyla ilgili hem farkındalık/eğitim hem de tanı ve tedavi açısından ülkemizde önemli eksiklikler ve karşılanmayan tedavi ihtiyacı mevcuttur. Bu nedenlerden dolayı hastalar hem tanı hem de tedavi aşamalarında çok zorluklar yaşamakta ve farklı merkezlerde dolaşarak, dertlerine çare aramakta, gerekli olmayan incelemelerle vakit kaybedebilmekte ve uygun tedavilere erişememektedir.” dedi.
Gülme Krizlerini Oyun Sanan Aile Şokta: 3,5 Yaşındaki Çocuk 8 Kez Felç Geçirdiİngiltere’de 3,5 yaşındaki oğlunun aniden başlayan gülmelerini ve denge kaybını oyun sanan aile, acı gerçekle hastanede yüzleşti. Yapılan tetkiklerde minik çocuğun üst üste 8 kez felç geçirdiği ortaya çıktı.04 Ağustos 2026 Salı 11:39BASIN HABERLERİ
Türkiye Burun Estetiğinde Dünya İkincisi OlduUluslararası Estetik Cerrahi Derneği verilerine göre Türkiye, cerrahi tecrübe ve yeni teknolojilerin entegrasyonuyla rinoplasti alanında küresel ölçekte ikinci sıraya yerleşti.04 Ağustos 2026 Salı 11:36BASIN HABERLERİ
Afetlerin Görünmez Kahramanları: UMKE Dev Kadrosuyla Görev BaşındaSağlık Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren UMKE, 20 bini aşkın gönüllü personeli ve gelişmiş sahra hastaneleriyle afet ve acil durumlara müdahale etmeyi sürdürüyor.04 Ağustos 2026 Salı 11:35BASIN HABERLERİ
Günlük Hayattaki Bu Basit Hatalar Sivilce Oluşumunu TetikliyorDermatoloji uzmanları; yüzü sık sık yıkamak, sivilce sıkmak ve yastık kılıfı değiştirmemek gibi fark edilmeden yapılan rutin hataların akneye zemin hazırladığı uyarısında bulunuyor.04 Ağustos 2026 Salı 11:29BASIN HABERLERİ
Orman Yangını Dumanı Kalp Krizi ve İnme Riskini ArtırıyorYayımlanan yeni araştırmalar, orman yangını dumanının sadece solunum yollarını değil, damarlarda pıhtılaşmaya yol açarak kalp krizi ve felç riskini de önemli ölçüde artırdığını ortaya koydu.04 Ağustos 2026 Salı 11:27BASIN HABERLERİ
Çocuklarda Karın Ağrısını İhmal Etmeyin: Apandisit Habercisi OlabilirÇocuklarda sıkça karşılaşılan karın ağrılarının basit nedenlerden kaynaklanabileceği gibi apandisit gibi acil cerrahi müdahale gerektiren hastalıklardan da doğabileceği bildirildi.04 Ağustos 2026 Salı 11:23BASIN HABERLERİ
Diz Kireçlenmesinde Son Çare: Protez Ameliyatı İle Yaşam Kalitesi Artıyorİleri düzey diz kireçlenmesi nedeniyle hareket kabiliyeti kısıtlanan hastalarda uygulanan diz protezi ameliyatı, ağrıları sonlandırarak günlük yaşama dönüşü kolaylaştırıyor.03 Ağustos 2026 Pazartesi 17:42BASIN HABERLERİ
Astımlı Çocuklarda A Vitamini ile Akciğer Hacmi Arasında Bağlantı BulunduNefes darlığı ve astım şikayeti olan çocuklarda yürütülen araştırmada, kandaki A vitamini oranının yüksekliği daha büyük solunum kapasitesiyle ilişkili bulundu.03 Ağustos 2026 Pazartesi 17:40BASIN HABERLERİ
Omega-3 ve D Vitamini Biyolojik Yaşlanmayı Yavaşlatabilirİsviçre’de yürütülen DO-HEALTH araştırmasının analizi, günlük 1 gram omega-3 takviyesinin D vitamini ve egzersizle birleştiğinde hücresel yaşlanmayı yavaşlatabildiğini gösterdi.03 Ağustos 2026 Pazartesi 17:38BESLENME VE DİYET
Uçakta Rahatsızlanan Yolcuya İlk Müdahale Sağlık Bakanı Memişoğlu'ndan GeldiBatman ve Siirt programları dönüşünde Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun bulunduğu uçakta rahatsızlanan yolcuya ilk müdahaleyi Bakan Memişoğlu ve beraberindeki heyet yaptı.03 Ağustos 2026 Pazartesi 17:36BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










