KORUYUCU ADIMLAR RUH SAĞLIĞINDA ÖNEMLİ ROL OYNUYOR
Başhekim Mustafa Nuray Namlı: - "Bireysel olarak insanlar kendilerine vakit ayırmalı, boş vakitlerini dolu dolu geçirmeli, kendilerine zarar verecek insanlardan uzak durmalı. Çünkü sıkıntı ve stresin bulaşıcı bir özelliği var"

10 Ekim 2024 Perşembe 11:03
Başhekim Sema Baykara: "Kişinin travmaya maruz kaldığında ve sonraki dönemde sahip olduğu destek, ulaşabildiği imkanlar ve kendini daha iyi hissedebilmesi de travmanın ortaya çıkmasında veya çıkmamasında belirleyici oluyor. Dolayısıyla 'koruyucu ruh sağlığı' faaliyetleri, çok önemli bir rol oynuyor"
Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mustafa Nuray Namlı, stresin virüs gibi kişiden kişiye geçtiğini belirtirken, Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Sema Baykara ise "koruyucu ruh sağlığı" hizmetinin önemine dikkati çekti.
Ruh sağlığı ve hastalıklarına ilişkin farkındalığı artırmak amacıyla 1992'den beri her yıl 10 Ekim'de Dünya Ruh Sağlığı Günü kutlanıyor.
Dünya Sağlık Örgütü ruh sağlığını, "kişinin kendi potansiyelini gerçekleştirdiği, stres faktörleriyle baş edebildiği, toplumda üretken ve verimli olduğu, iç denge durumunu sağladığı hali" olarak tanımlıyor.
Doç. Dr. Mustafa Nuray Namlı, AA muhabirine, ruh sağlığının bir insan için belki de en önemli sağlık bileşeni olduğunu söyledi.
Ruh sağlığının "insanı anne karnından ölümüne kadar etkileyen bir süreç" olduğunu ifade eden Namlı, ruh sağlığı bozulduğunda bedenin işleyişinin de bundan etkilendiğini, aslında bedenin merkezini ruh sağlığının oluşturduğunu kaydetti.
Sosyal çevrenin ve psikolojik geçmişin ruh sağlığına etkisini irdeleyen Namlı, "Bireysel olarak insanlar kendilerine vakit ayırmalı, boş vakitlerini dolu dolu geçirmeli, kendilerine zarar verecek insanlardan uzak durmalı. Çünkü sıkıntı ve stresin bulaşıcı bir özelliği var. Sıkıntıyı ve stresi bir virüse benzetiyorum. Bu virüs size de bulaşıyor veya sizden ailenize bulaşıyor. Ailede anne babadan çocuğa veya çocuktan anne babaya geçebiliyor. Onun için kendimize vakit ayırıp, boş vakitlerimizi değerlendirmek, hobiler geliştirmek, olumlu şeylere odaklanıp hayatımızdaki olumlu şeyleri görmek bizi daha mutlu edecektir." diye konuştu.
Daha sağlıklı bir çocuk yetiştirmek için çaba gösterilmesi gerektiğinin altını çizen Namlı, çocukların hal ve hareketlerinde veya çevresinde bir rahatsızlık olup olmadığına ebeveynlerin dikkat etmesi tavsiyesinde bulundu.
Doç. Dr. Namlı, "Bütün rahatsızlıklar için önleyici tedbirler her zaman en başta gelir, bu özellikle psikiyatride daha ön plandadır. Kişi hastalanmadan önce daha dikkatli olup hastalığa davetiye çıkartmaması lazım. Belli bir noktaya kadar kendi iradesindedir ama bazı rahatsızlıklar siz istediğiniz kadar gayret edin, biyolojik bir zemininiz varsa rahatsızlanabilirsiniz. Bu da doğal bir şey. Yapılan çalışmalar, istatistiki olarak insanların yüzde 20-25'inin ruhsal bir rahatsızlık geçirdiğini ispatlamış." ifadelerini kullandı.
- Psikiyatrik rahatsızlıkla suçun ilişkisi
İstanbul'da 19 yaşındaki Semih Çelik'in aynı yaştaki iki kadını öldürdükten sonra intihar ettiği olayı değerlendiren Namlı, ne kadar çok gösterilir ve anlatılırsa suçun toplumda o denli infial ve korku yaratacağını, üçüncü kişilerde suçu öğrenme durumunun gelişebileceğini belirtti.
Dengeli bir politika izlenmesi gerektiğine işaret eden Namlı, şöyle konuştu:
"Suçu küçümsememek, takip etmek, eğer bir rahatsızlık varsa tedavi etmek ve hakkıyla cezalandırmak lazım. Ama bizim bu süreçte gördüğümüz şey suçu bir hastalıkla da ilintilendirmek. Bu çok da doğru değil, özellikle psikiyatrik rahatsızlıklarda. Çünkü psikiyatrik rahatsızlığı olan insanlar bu anlamda damgalanıyorlar veya psikiyatrik tedavi görmek istemiyorlar. 'Her psikiyatrik tedavi gören suçludur' veya 'her suçlunun psikiyatrik rahatsızlığı vardır' algısı tamamen yanlış. Bu, suçu biraz kolaya indirgemek oluyor. Yapılan çalışmalarda psikiyatrik tedavi gören, ruhsal rahatsızlığı olan veya yatarak tedavi gören insanlar ile psikiyatrik tedavi görmeyen, hastanelerde yatmayan insanlar arasında suç oranında bir farklılık yok. 'Eğer bir kişi suç işlemişse bunun mutlaka bir psikiyatrik rahatsızlığı vardır' demek bu işin kolaycılığı ve bununla birlikte diğer psikiyatrik tedavi gören veya ruh sağlığı bozuk olan kişilere büyük bir yük yüklemekte, var olan damgalanmayı daha da artırmaktadır."
- En çok 15-25 yaş grubu etkileniyor
Doç. Dr. Sema Baykara ise Dünya Sağlık Örgütünün "iyilik hali"ni tanımlarken bedensel ve ruhsal açıdan iyi olma halini bir bütün olarak ele aldığını, dolayısıyla ruh sağlığının genel sağlıktan ayrılamayacağını söyledi.
Ruhsal rahatsızlıklardan özellikle 15-25 yaş grubunun etkilendiğini vurgulayan Baykara, "Psikolojik hastalıklar daha çok bu dönemde ortaya çıkar. Bu yaş grubuna hitap eden eğitim programlarımızın olması ve onların bu konuya farkındalığının arttırılması çok önemli. 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Gününün kutlanması da ruh sağlığına olan farkındalığa dikkat çekmek ve bununla ilgili neler yapılabileceğini anlatmak gibi amaçlarla planlanmıştır." dedi.
Dünyayı etkileyen koronavirüs salgını ile Türkiye'de 11 ilde yıkıma yol açan depremler sonrası "koruyucu ruh sağlığı" hizmeti vermeye başladıklarını aktaran Baykara, büyük stres faktörü yaşamış insanlara birtakım psikolojik rahatsızlıklar ortaya çıkmadan önce destek olmaya çalıştıklarını dile getirdi.
Travma sonrası stres bozukluğu ya da akut stres bozukluğu ortaya çıkma ihtimalinin yüzde 20 olduğunu belirten Baykara, "100 kişi travmaya maruz kalıyorsa yaklaşık 15 ile 20'sinde bu bozukluk ortaya çıkıyor. Bu tabii çok çeşitli faktörlerden etkileniyor, kişinin ruhsal yapısı, daha önce travmaya maruz kalması, kalmaması gibi. Aynı zamanda kişinin travmaya maruz kaldığında ve sonraki dönemde sahip olduğu destek, ulaşabildiği imkanlar ve kendini daha iyi hissedebilmesi de travmanın ortaya çıkmasında veya çıkmamasında belirleyici oluyor. Dolayısıyla 'koruyucu ruh sağlığı' faaliyetleri, çok önemli bir rol oynuyor." diye konuştu.
Psikiyatri hastalarının en çok damgalanmaya maruz kalan hasta grubu olduğuna dikkati çeken Baykara, şunları kaydetti:
"Bunlar kendi kendilerini de damgalayabiliyor, aileleri ve toplum tarafından da damgalanabiliyor. Dolayısıyla yardıma ulaşmadaki istekleri en başta ortadan kalkmış oluyor. Ya da bir ruh sağlığı profesyoneline ulaşsa bile sonrasında tedavi veya yardım alma noktasında çok isteksiz davranabiliyorlar. Bizim hasta grubumuz yüzde 60-70 civarında tedaviyi en kısa zamanda bırakan bir hasta grubu. Bunda da en çok rol alan faktörlerden biri damgalanma. Dolayısıyla bugünün önemini konuşurken, damgalanmanın ne demek olduğunu, toplum üzerinde nasıl bir etkisi olduğunu ve tedaviyi nasıl olumsuz etkilediğini de konuşmak gerekir."
Kardiyoloji Uzmanından Kahve Açıklaması: Günde 4 Bardağa Kadar GüvenliKahvenin kalp sağlığına etkileri üzerine yürütülen araştırmaların sonuçlarını değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, ölçülü kahve tüketiminin kalp-damar sağlığı açısından güvenli olduğunu ifade etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:26BESLENME VE DİYET
Dışarıdan Fark Edilmiyor Ama Belirtileri Var: Gizli Varis Sağlığı Tehdit EdiyorBacaklarda gözle görülür mor damarlar oluşmadan da ortaya çıkabilen gizli varis; gece krampları, kaşıntı ve ödemle kendini gösteriyor. Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Koçyiğit, erken teşhis için Doppler ultrasonografinin önemine dikkat çekiyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:23BASIN HABERLERİ
Yıllardır Burun Tıkanıklığı Çekiyordu: Dişçi Muayenesinde Burun Boşluğundan Diş ÇıktıKronik nefes alma güçlüğü yaşayan 38 yaşındaki bir hasta, diş hekimi kontrolünde sıra dışı bir tıbbi durumla karşılaştı. Yapılan röntgen incelemesinde hastanın burun boşluğunda gelişmiş bir diş olduğu belirlendi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:18BASIN HABERLERİ
En Küçük İşitme Cihazı Her Zaman En İyisi Değil: Doğru Cihaz Seçiminde 8 Önemli Kriterİşitme cihazı seçerken yalnızca estetik kaygılara veya cihazın küçüklüğüne odaklanmak en sık yapılan hatalar arasında yer alıyor. Uzmanlar; işitme kaybının derecesi, kulak yapısı ve el becerisinin doğru cihaz seçiminde belirleyici olduğunu vurguluyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:15BASIN HABERLERİ
Semaglutid ve Biyolojik Yaşlanma: 84 Kişilik Araştırma Ne Söylüyor, Ne Söylemiyor?GLP-1 reseptör antagonisti semaglutidin, HIV ile ilişkili lipohipertrofisi bulunan hastalarda bazı epigenetik yaşlanma göstergelerini yavaşlattığı saptandı.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:13BASIN HABERLERİ
Küçük Sanılan Alışkanlıklar Kalbi Yoruyor: Kalp-Damar Sağlığını Tehdit Eden 8 Gizli TehlikeKalp sağlığı sadece ağır hastalıklar veya sigara kullanımıyla bozulmuyor. Günlük hayatta fark etmeden sürdürülen fazla tuz tüketimi, uzun süreli hareketsizlik, kalitesiz uyku ve ertelemeler zaman içinde kalp-damar riskini ciddi oranda artırabiliyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:11BASIN HABERLERİ
Deodorant ve Terleme Önleyici Ürünler Meme Kanseri Yapıyor mu? Bilimsel Veriler Ne Söylüyor?Koltuk altı kozmetik ürünleri ile meme kanseri arasındaki ilişkiye dair araştırmalar yeniden gündeme geldi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:08BASIN HABERLERİ
Erzurum Şehir Hastanesinden Kalp Sağlığı Uyarısı: Akdeniz Tipi Beslenme ve Haftada 150-300 Dakika Egzersiz29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Dr. Fikret Sefa Yağış, kalp ve damar sağlığını korumak için Akdeniz tipi beslenme ile haftada 150-300 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapılmasını tavsiye etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:04BASIN HABERLERİ
Prof. Dr. Alper Şener’den Solunum Yolu Enfeksiyonu Uyarısı: Grip Aşısını Geciktirmeyinİzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, havaların soğumasıyla başlayan solunum yolu enfeksiyonlarına karşı uyardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:50BASIN HABERLERİ
Türkiye Yükseköğretimde Küresel Başarı: THE 2027 Sıralamasında Dünya Üçüncülüğü GeldiTimes Higher Education (THE) 2027 Dünya Üniversite Sıralaması’nda Türkiye, 124 üniversitesiyle temsil edilerek ABD ve Hindistan’ın ardından dünyada 3’üncü sıraya yükseldi. İlk 500’e 4 Türk üniversitesi girmeyi başardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










