KOVİD-19 SONRASI GEÇMEYEN KOKU KAYBI UNUTKANLIĞA NEDEN OLUYOR
Türk ve Alman bilim insanlarının, uzamış Kovid-19'un yol açtığı koku kaybı hala geçmeyen hastaların beyin bağlantısallığının azaldığını, bu nedenle unutkanlık, dikkat dağınıklığı gibi sorunlar da yaşadığını belirlediği çalışma dünya tıp literatürüne girdi

12 Eylül 2023 Salı 21:04
Çalışmayı yürüten ekipte yer alan KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Aytuğ Altundağ: "Beyin bağlantısallığındaki azalmanın tespit edilmesi, bu hastaların tedavisinin nasıl sürdürüleceği anlamında net veriler sunmakta. Bu hastaların tedavi edilmesi gerektiği, hastalığın uzun dönem etkilerinin ne olabileceği konusunda da bize net bağlantılar sağlıyor"
Türk ve Alman bilim insanlarınca, Kovid-19 geçirdikten sonra koku duyusu azalan ya da tamamen kaybolan kişiler üzerinde yapılan çalışmada, beyindeki karar verme ve koku merkezleri arasındaki bilgi akışının azaldığı, bu nedenle hafızanın olumsuz etkilendiği, unutkanlık ve dikkat dağınıklığı gibi sorunlar da geliştiği tespit edildi.
SARS-CoV-2 virüsünün neden olduğu Kovid-19 hastalığının dünyada ortaya çıkışının üzerinden 4 yılı aşkın süre geçti. Hastalığa yakalanıp iyileşen bazı kişiler ise virüsün yol açtığı koku kaybı ya da bozukluğu, unutkanlık, dikkat dağınıklığı, dalgınlık ve yorgunluk gibi belirtilerle seyreden "beyin sisi" sorunlarını hala yaşıyor.
Türkiye ve Almanya'dan 6 bilim insanı da Kovid-19'un bazı insanlarda neden yıllarca iz bıraktığını ve özellikle de bu sağlık sorunlarıyla etkisini sürdürdüğünü anlamak amacıyla çalışma gerçekleştirdi.
Bilim insanları, araştırmalarında, koku kaybı yaşayan ya da kokuları farklı algılama (parosmi) hastalığı olan 145 Türk hastayı 3 yıl boyunca inceledi. Fonksiyonel MR görüntüleme yöntemiyle beyin bağlantısallık haritalamaları çıkarılan hastalarda, beynin hafıza, karar verme ve koku merkezleri arasında bilgi akışının azaldığı ortaya çıkarıldı.
Ekibin, çalışmalarını kaleme aldığı "Functional Connectivity Patterns in Parosmia" başlıklı makaleleri ise "Behavioral and Brain Functions (Davranışsal ve Beyin Fonksiyonları)" adlı uluslararası hakemli dergide yayımlanarak dünya tıbbında da kabul gördü.
- Kalıcı koku kaybı "tazı burun" kişilerde daha çok görüldü
Çalışmayı gerçekleştiren ekipte yer alan Kulak Burun Boğaz (KBB) ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Aytuğ Altundağ, AA muhabirine, Kovid-19 ile dünyada adeta bir koku kaybı salgınının da yaşandığını söyledi.
Yıllardır diğer virüslere ve travmalara bağlı gelişen koku alma bozukluklarıyla ilgilendiğini, bu nedenle birçok kişiyi tedavi ettiğini anlatan Altundağ, senelerdir karşılaştığı hasta sayısının belki de 100 katını salgın sırasında gördüğünü bildirdi.
Prof. Dr. Altundağ, salgın boyunca koku kaybı yaşayan ve yaşamayan hastalarda incelemeler yaptıklarını, kalıcı koku kaybının "tazı burun" diye adlandırılan, burundaki koku alanı geniş kişilerde daha çok ortaya çıktığını gözlemlediklerini belirtti.
- Türkiye'de 1 milyon kişide hala koku kaybı olduğu düşünülüyor
Salgının üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen Türkiye'de hala koku duyusu azalmış ya da geri gelmemiş kişiler olduğuna dikkati çeken Altundağ, "ABD rakamları net olarak açıkladı. Orada şu ana kadar raporlanan Kovid geçiren hasta sayısı 110 milyon. Yaklaşık 20 milyon insan da enfeksiyon esnasında koku kaybı yaşadı ve hala şikayeti devam eden 5 milyon insan var. Türkiye'deki rakamlara baktığımızda yaklaşık 16 milyon insanın Kovid geçirdiğini düşünürsek, neredeyse 850 bin ila 1 milyon kişinin hala Kovid sonrası koku kaybı şikayetinden mağdur olduğunu görmekteyiz." değerlendirmesini yaptı.
Altundağ, bunun uzamış Kovid-19 ile alakalı bulgularını ortaya çıkardıklarını ve bu anatomik saptamayı yaptıktan sonra hastaların fonksiyonel MR'larını çektiklerini kaydetti.
- Hafızadaki azalma da koku kaybının uzun sürmesini tetikliyor
Prof. Dr. Aytuğ Altundağ, Kovid-19 hastalarında yaptıkları beyin bağlantısallık haritalandırması, fonksiyonel MR görüntüleme ve klinik çalışmalarda, özellikle koku kaybı yaşayanlardaki beyin bağlantısallığında uzun dönemde azalma gördüklerini söyledi.
Kovid-19'un ya burun-beyin ya da burun-akciğer yoluna doğru gittiğini dile getiren Altundağ, şöyle konuştu:
"Burun-beyin yoluna gittiğinde hastalığın daha hafif geçirildiği düşünülüyordu fakat beyinsel uzun dönem etkileri bilinmiyordu. 'Long Kovid' kavramı bunu biraz açmış oldu. Ancak uzun dönem koku kaybı olan hastaların beyin bağlantısallığına bakıldığında, hafızada, dikkatte, bilişsel fonksiyonlarda azalmayı görünce dedik ki 'Kovid'deki koku kaybı unutkanlığa, hafızada bozulmaya ve bilişsel fonksiyonlarda azalmaya yol açıyor.' Hafıza ve bilişsel fonksiyonlardaki azalma da Kovid sonrası koku kaybının uzun dönem devam etmesine neden oluyor."
Haritalandırma işlemi sırasında kullandıkları görüntüleme yöntemiyle beyinde koordinasyonu sağlayan sinir iletimindeki yavaşlama ve azalmayı tespit ettiklerini aktaran Altundağ, bunun önemli olduğunu, çünkü Kovid-19 sonrası görülen beyin sisinin bir süre depresyondan kaynaklandığının düşünüldüğünü kaydetti.
Altundağ, "Beyin bağlantısallığındaki azalmanın tespit edilmesi, bu hastaların tedavisinin nasıl sürdürüleceği anlamında net veriler sunmakta. Bu hastaların tedavi edilmesi gerektiği, hastalığın uzun dönem etkilerinin ne olabileceği konusunda da bize net bağlantılar sağlıyor." dedi.
- Tedavinin ana unsurları "koku egzersizleri, spor, diyet ve ilaç"
Prof. Dr. Altundağ, çalışmalardan elde ettikleri bulgulara göre, bu tür sorunlar yaşayan hastalara uygulanması gereken tedavi yöntemlerini şu şekilde sıraladı:
"Beyin ve koku alanındaki iltihabı azaltacak ilaç tedavilerimiz var. Bununla birlikte koku egzersizleri vererek beyni uyarmak, yaşam değişikliklerine gitmek gerekiyor. Açık havada spor, egzersiz yapılmalı, uyku düzenlenmeli. Mevcut Akdeniz diyetinin modifiye hali olan daha düşük karbonhidratlı ve şekerli, bol lifli, bol yağlı, protein ihtiyacı artırılmış diyetlerle beslenilmeli. Bunlar, hastalardaki nöron yenilenmesini ve beyindeki bağlantısallığı tekrar üst düzeye çıkarıp, ileride demans, dikkat dağınıklığı, fonksiyon bozukluğu gibi hastalıkların olmasını engelleyecektir."
Hastalara koku egzersizi verildiğini, uyku sırasında kokular koklatılarak da bilişsel fonksiyonlarının ve hafızalarının artırıldığını bildiren Altundağ, kendisinin de bu bütünsel tedavileri uyguladığı hastalarının ilerleme kaydettiğini, birçoğunun artık iyileşmeye başladığını dile getirdi.
Çalışmalarının dünya tıp literatürüne girmesinin onur verici olduğunu belirten Altundağ, yeni yapacakları çalışmada da bu viral hastalıkların insan beyninde oluşturduğu etkileri yapay zekayla araştıracaklarını sözlerine ekledi.
02 Ekim 2026 Değişiklik Tebliğleri İşlenmiş Güncel 2013 SUT (SGK)Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından 1 Mayıs 2013 tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Uygulama Tebliğinde 02 Ekim 2026 Tebliği ile yapılan değişiklikler işlenmiş güncel hali yayımlandı.02 Ekim 2026 Cuma 17:38TEBLİĞLER - SUT, DEĞİŞİKLİKLERİ VE DUYURULARI
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










