KÜRESEL ISINMA KENE, YILAN VE AKREP GİBİ CANLILARIN YAYILIMINI ARTIRIYOR
Uzmanlar, sıcaklık artışının kene, akrep ve yılan gibi türlerin yaşam döngülerinde değişikliğe neden olabileceğini, bu türlerin popülasyonunun artabileceğini ve habitatlarının genişleyebileceğini belirtiyor.

24 Haziran 2025 Salı 11:08
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İzzet Akça: "Bir kene türünün 15-20 derecelik ortamda gelişim süresi 3 aya kadar uzayabilirken, 25 dereceyi aşan sıcaklıklarda süre yalnızca birkaç güne düşebiliyor. Bu durum türlerin yıllık nesil sayısını katlayarak artırıyor, yılda 2 kez nesil vermesi beklenirken 6-8 nesle kadar çıkabiliyor"
Herpetolog Dr. Batuhan Yaman Yakın: "Hava sıcaklıklarındaki değişiklikler yılanların çiftleşme dönemlerini kaydırabiliyor. Bunun insanların doğada aktif olduğu zamanlara denk gelmesi karşılaşma olasılığını artırıyor"
Küresel ısınmanın, canlıların yayılım alanlarının genişlemesine etkisi hakkında AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Entomoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İzzet Akça, yaz aylarında özellikle sivrisinek, meyve sineği, kahverengi kokarca ve kene gibi zararlı türlerin artışında, sıcaklıkların belirleyici rol oynadığını söyledi.
Artan sıcaklıkların, bu türlerin üreme döngüsünü hızlandırdığını, bunun da yıl içinde daha fazla nesil vermelerine ve sayılarının artmasına yol açtığını kaydeden Akça, ayrıca böceklerin gelişim süresinin ciddi ölçüde kısaldığını, normalde 30-35 günde gelişen bir türün, sıcaklığın etkisiyle 7–10 gün içinde gelişip çoğalabildiğini anlattı.
Akça, şöyle devam etti:
"Bir kene türünün 15-20 derecelik ortamda gelişim süresi 3 aya kadar uzayabilirken, 25 dereceyi aşan sıcaklıklarda süre yalnızca birkaç güne düşebiliyor. Bu durum, türlerin yıllık nesil sayısını katlayarak artırıyor, yılda 2 kez nesil vermesi beklenirken 6-8 nesle kadar çıkabiliyor. Sıcaklık artışı, türlerin coğrafi dağılımını etkileyerek daha önce görülmedikleri bölgelere yayılmalarını sağlıyor. İstilacı türler bu dinamikten güç alarak ekosistemler üzerinde baskı kuruyor, hem tarımsal verimlilik hem de halk sağlığı açısından ciddi tehdit oluşturuyor."
- "Tek seferde 5 bine kadar yumurta bırakabiliyor"
Kenelerin sıcaklıkla daha fazla alana yayıldığı uyarısında bulunan Akça, özellikle Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi ölümcül hastalıklar taşıyan Hyalomma cinsi kenelerin tek seferde 5 bine kadar yumurta bırakabildiğini bunun da potansiyel tehditleri artırdığını işaret etti.
Yaz aylarında sayıları artan zararlı türlere karşı bireysel tedbirlerin büyük önem taşıdığına dikkati çeken Akça, "Kene gibi zararlıların vücuda tutunmasını önlemek için açık renkli, mümkünse beyaz ve uzun kollu, kapalı kıyafetler tercih edilmeli. Bu, kenelerin daha kolay fark edilmesini sağlar. Yeşil alanlarda yere doğrudan oturulmamalı, çimenlik alanlarda uzun süre kalınmamalı. Kene tutunmaları genellikle gözle görülür yerlerde olmaz. Ense, kulak arkası, koltuk altı, kasık gibi bölgeler dikkatle kontrol edilmeli. Kenenin yapısı gereği kendi imkanlarınızla vücudunuzdan çıkarmanız mümkün değil. Ayrıca çıkarmaya çalıştığınız bu tür kusmaya başlayarak sağlığınızı tehdit edebilir. Şüpheli durumda en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalı." dedi.
Akça, şehirde yaygınlaşan türlerden biri olan kahverengi kokarcanın, taşımacılık yoluyla kent merkezlerine kadar ulaştığını, evlerde bulunan saksı türleri dahil 300'ün üzerinde bitkiyle beslenebildikleri için aç kalmayarak hızla çoğaldıklarını aktardı.
Kahverengi kokarcaların sonbaharda evlere girerek mobilyaların görünmeyen yerlerinde saklanıp kışı geçirdiklerine değinen Akça, bu tür zararlılara karşı evlerde tarım ilacı kullanılmaması, Tarım ve Orman Bakanlığı ya da Sağlık Bakanlığı onaylı biyosidal ürünlerle mücadele edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
- "Akreplerin yaşam alanları kuzeye doğru genişliyor"
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Alaşehir Meslek Yüksekokulu Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölümü Organik Tarım Programı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersen Aydın Yağmur, küresel ısınma iklim değişikliğiyle habitatların kuzeye doğru genişlediğini, bazı akrep türlerinin de yavaş bir şekilde kuzeye doğru yayılabileceğini, henüz Türkiye'ye bu şekilde yayılmış bir tür bulunmasa da bazı türlerin insanlar tarafından yeni habitatlara taşınabildiğini belirtti.
Yağmur, "Isınmayla birlikte hayvanlar daha önce yaşamadıkları kuzey bölgelere yayılabiliyor. Ancak bu göç değil, yaşam alanının genişlemesi." diye konuştu.
Bazı bölgelerde görülen dönemsel akrep artışlarının her zaman küresel ısınmayla ilişkilendirilemeyeceğinden bu artışların yağış, sıcaklık ve böcek bolluğu gibi mevsimsel nedenlerle de olabileceğinden bahseden Yağmur, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Türlerin, ısınmanın artması sonucunda değişen gıda, rekabet ve barınma gibi faktörlere nasıl tepki vereceğini bilmiyoruz, bazı endemik türler dağların yüksek kesimlerindeki nemli habitatlarda yaşamlarını sürdürüyor ve bu alanlar bir süre daha korunabilir. Şu anda bir şehirde ya da köyde görülen akrep artışını doğrudan küresel ısınmayla ilişkilendirmek mümkün değil; bu durum mevsimsel yağış, dönemsel sıcaklık değişiklikleri ve besin bolluğu gibi kısa vadeli etkenlerle de açıklanabilir çünkü küresel ısınma yavaş ilerleyen uzun vadeli ve kendisini besleyen bir süreçtir. Küresel ısınmayla sıcaklık yılda ortalama 0,01 derece artıyor. Bu yavaş ama tehlikeli bir süreç ve 50 yıl içinde habitatların ciddi şekilde değişmesi bekleniyor."
- "Kırsal alanlara doğru yayılan yerleşimler yılanların yaşam alanlarını daraltıyor"
Herpetolog Dr. Batuhan Yaman Yakın, iklim değişikliğinin yılanların yaşam alanlarını ve davranışlarını doğrudan etkilediğini, çevresel sıcaklık artışının hem türlerin yayılımını değiştirdiğini hem de insanlarla karşılaşma olasılığını artırdığını kaydetti.
Yılanların, vücut sıcaklıklarını dış ortama bağlı düzenleyen ektoterm canlılar olduklarından bahseden Yakın, şu bilgileri paylaştı:
"Hava sıcaklıklarındaki değişiklikler yılanların çiftleşme dönemlerini kaydırabiliyor. Bunun insanların doğada aktif olduğu zamanlara denk gelmesi karşılaşma olasılığını artırıyor. İnsan nüfusunun artışıyla kırsal alanlara doğru yayılan yerleşimler yılanların yaşam alanlarını daraltıyor. Yılanlar, insanlar kadar kolay yer değiştiremez. Bu nedenle ya habitatlarına uyum sağlamaya çalışıyorlar ya da daha sakin bölgelere yöneliyorlar. Ancak bu süreçte insanla karşılaşma olasılıkları da artıyor."
Yakın, ayrıca yerleşim alanlarına yakın bölgelerde yılanların görülmesinin başlıca nedeninin gıda kaynakları olduğunu, çöp alanları, tahıl depoları, kümes hayvanları ve kemirgen yoğunluğunun yılanları bu alanlara çektiğini, bunun doğrudan saldırı olmadığını ifade etti.
Yakın, yılanlarla karşılaşma durumuna karşı alınabilecek önlemleri şöyle sıraladı:
"Uzun otlar, çalılıklar temizlenmeli, odun ve taş yığınları dışarıda bırakılmamalı. Pikniklerde kapalı ayakkabı ve uzun pantolon tercih edilmeli. Geceleri doğada yapılan faaliyetlerde daha dikkatli olunmalı. Karşılaşmalarda en doğru davranış uzak durmak çünkü yılanlar insanı tehdit olarak algıladığında savunmaya geçebilir. Yılanı dürtmek, taş atmak veya sosyal medyada görüntülemek amacıyla rahatsız etmek iki taraf için de risklidir. Belediye, itfaiye veya Doğa Koruma ve Milli Parklar gibi kurumlardan destek istenmeli."
Yılanların doğrudan insan sağlığını tehdit etmediklerini, ekosistemde denge sağlayan önemli canlılar olduklarını vurgulayan Yakın, türün özellikle kemirgen popülasyonunu kontrol ettiğini, aşırı şekilde öldürülmelerinin ekosistem dengesini bozabileceğini sözlerine ekledi.
DMD hastası Ayaz yardım bekliyor: 14 ayda hedefin sadece yüzde 12’si toplandıVan’da yaşayan 11 yaşındaki DMD hastası Ayaz Tokyay için başlatılan yardım kampanyasında, 14 ayda gerekli tedavi ücretinin yalnızca yüzde 12’si toplanabildi. Aile, zamanla yarıştıklarını belirterek destek çağrısında bulundu.08 Nisan 2026 Çarşamba 17:41BASIN HABERLERİ
Türkiye’de tedavi edilen Özbek hastadan umut veren başarı hikâyesiÖzbekistan’da uzun süre astım tedavisi gören hastanın nefes borusunda nadir görülen kanserli tümör tespit edildi. Ülkesinde ameliyat edilemeyeceği belirtilen hasta, Türkiye’de gerçekleştirilen çok aşamalı operasyonla sağlığına kavuştu.08 Nisan 2026 Çarşamba 17:28BASIN HABERLERİ
Yapay Zeka Destekli Sağlık Platformu eCliniq Acil Yoğunluğunu Azaltmayı HedefliyorTürkiye’de geliştirilen yapay zeka destekli sağlık platformu eCliniq, hastaların hızlı değerlendirilmesini sağlayarak acil servislerdeki yoğunluğu azaltmayı amaçlıyor.08 Nisan 2026 Çarşamba 16:55BASIN HABERLERİ
Türkiye’den İran’a Sağlık Yardımı: 3 TIR Tıbbi Malzeme Yola ÇıktıSağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan ilaç, tıbbi cihaz ve sarf malzemeleri yüklü 3 TIR insani yardım, İran’a ulaştırılmak üzere yola çıktı.08 Nisan 2026 Çarşamba 16:52BASIN HABERLERİ
Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesinde Yapılan Düzenlemeler Hakkında Duyuru 2026/15Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından "Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesinde Yapılan Düzenlemeler-2026/15'' konulu duyuru yayımlandı.08 Nisan 2026 Çarşamba 16:41DİĞER DUYURULAR
Aşırı Tuz Tüketimi Mide Kanseri Riskini ArtırabilirUzmanlar, aşırı tuz tüketiminin mideyi koruyan yapıyı zayıflatarak enfeksiyonlara açık hale getirdiğini ve mide kanseri riskini artırabileceğini belirtiyor.08 Nisan 2026 Çarşamba 11:13BASIN HABERLERİ
Türkiye’nin İlk Özgün Kanser İlacı RS-0139 Küresel Yatırımcıların RadarındaTürkiye’de keşfedilip geliştirilen ilk özgün ilaç adayı RS-0139, FAZ-1 klinik çalışmalarını başarıyla tamamlayarak uluslararası yatırımcıların ilgisini çekti.08 Nisan 2026 Çarşamba 10:54BASIN HABERLERİ
Kalbi Durdurmadan Yapılan Ameliyat Hayat Kurtardı: Üçüncü Operasyonda Kritik BaşarıDaha önce iki kez kalp kapak ameliyatı geçiren 69 yaşındaki hasta, Türkiye’de geliştirilen özel yöntemle kalbi durdurulmadan ameliyat edilerek sağlığına kavuştu.08 Nisan 2026 Çarşamba 10:38BASIN HABERLERİ
Guillain-Barré Hastalığını Yendi, Tıp Fakültesini KazandıElazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi’nde tedavi gören Yusuf Yılmaz, zorlu hastalık sürecine rağmen eğitimini bırakmayarak Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandı.08 Nisan 2026 Çarşamba 10:30BASIN HABERLERİ
D Vitamini ve Alzheimer İlişkisi: Yeni Araştırmadan Dikkat Çeken BulgularGalway Üniversitesi öncülüğünde yapılan uluslararası araştırma, orta yaşta yüksek D vitamini seviyelerinin ilerleyen yıllarda Alzheimer ile ilişkili biyobelirteçleri azaltabileceğini ortaya koydu.08 Nisan 2026 Çarşamba 10:29BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










