KUVÖZDEKİ MİNİK BEBEKLERE ANNE ŞEFKATİYLE YAKLAŞIYORLAR
Trabzon'daki Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi Numune Kampüsü Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi çalışanları, kuvözdeki minik bebeklere hem şifa hem de şefkat eli oluyor.

26 Kasım 2024 Salı 12:13
Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi Numune Kampüsünde yer alan Doğu Karadeniz'in en büyük Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde çalışanlar, özellikle düşük ağırlık ve erken doğumla dünyaya gelen bebekleri hayatta tutmak için cansiparane çalışıyor. Ünitenin sorumlu doktorlarından Doç. Dr. Berna Hekimoğlu: - "Burada sadece bebeklere değil, aynı zamanda ailelere de güven ve rahatlatıcı bir ortam sağlamak zorundayız. Bebek ne kadar uzun süre yatarsa onlarla bağımız da o kadar uzun süre devam ediyor, aile gibi oluyoruz"
Nisan 2017'de faaliyete geçen, 44 kuvöz kapasitesi ile Doğu Karadeniz'in en büyük yenidoğan yoğun bakım ünitesinde, minik bebekler sağlıkçıların özverili bakımıyla hayata tutunuyor.
Ünitede görevli doktor ve hemşireler, özellikle düşük doğum ağırlığı ve erken doğumla dünyaya gelen bebeklere, tıbbi tedavi vermenin yanı sıra anne şefkatiyle de yaklaşıyor.
Bu kapsamda geçen yıl 2 bin, bu yılın 10 ayında ise 2 bin 500 bebek, hastanenin yenidoğan yoğun bakım ünitesinde gelişimini tamamlayıp sağlığına kavuşarak anne kucağıyla buluştu.
- "Gümüşhane, Bayburt, Ardahan, Kars gibi illerden de hasta sevki alıyoruz"
Ünitenin sorumlu doktorlarından Neonatoloji Uzmanı Doç. Dr. Berna Hekimoğlu, AA muhabirine, sadece Trabzon'a değil çevre illere de hizmet verdiklerini söyledi.
Özellikle bölgede yenidoğan uzmanlığının olmadığı Gümüşhane, Bayburt, Ardahan, Kars gibi illerden de hasta sevki aldıklarını belirten Hekimoğlu, Giresun, Ordu ve Rize'den de kuvöz kapasiteleri yeterli olmadığı durumlarda kendilerine hasta geldiğini kaydetti.
Yılda yaklaşık 2 bin 500-3 bin bebeği sağlıkla taburcu edebildiklerine dikkati çeken Hekimoğlu, "Geçen yıl yaklaşık 2 bin civarında bebeğimizi taburcu ederken, özellikle son zamanlarda yenidoğan yoğun bakım ihtiyacı olan bebekler ile prematüre doğumların, riskli gebeliklerin artmasıyla beraber bu sayı daha da fazla oldu. Bu rakam bu yıl 10 ayda 2 bin 500 civarındaydı." şeklinde konuştu.
- "Çok küçük bebeklerimizi sağlıklı şekilde yaşatabilme imkanına sahibiz"
Hekimoğlu, yenidoğan uzmanlığının zor bir branş olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Eskiden '22 hafta, 500 gram altı gibi bebekler yaşamaz' derken, bugün artık gelişen teknolojiyle bu bebekleri yaşatabilme imkanımız mevcut. Tabii sağlıklı şekilde yaşatabilmek önemli. Biz de ünitemizde özellikle çok küçük gebelik haftasındaki bebeklerimizi sağlıklı şekilde yaşatabilme imkanına sahibiz. Hastalarımız konuşamadıkları, kendileri ifade edemedikleri için zor bir branş. Bu bebeklere ancak gözlem yaparak tanı konulması söz konusu. Bu nedenle bebek ne kadar gebelik haftası düşükse, ne kadar düşük doğum ağırlığındaysa o kadar büyük sorumluluk gerekli."
Bebeklerin organları gelişmeden dünyaya geldiklerini ifade eden Hekimoğlu, "Bazen saatlerce, hatta sabaha kadar kuvöz başında takip ettiğimiz bebekler oluyor." dedi.
Hekimoğlu, bebekler çok küçük oldukları için klinik bulguların da anlık değişim gösterebildiğini belirterek, "Bu nedenle gecesi gündüzü olmayan, hafta sonu, bayram tatili olmayan sürekli yakın takip, ilgi gerektiren bir hasta grubuna hizmet vermekteyiz. Bebek ne kadar uzun süre yatarsa o bebek ve aileleriyle artık bir aile gibi oluyoruz. Kendi çocuklarımızdan daha çok onlarla vakit geçiriyoruz." diye konuştu.
Prematüre annesi olmanın zorluklarına da dikkati çeken Hekimoğlu, "Biz burada sadece bebeklere değil aynı zamanda ailelere de güven ve rahatlatıcı bir ortam sağlamak zorundayız. Tabii bebek ne kadar uzun süre yatarsa onlarla bağımız da o kadar uzun süre devam ediyor, aile gibi oluyoruz." diye konuştu.
- "Hastalarıma anne olmanın da verdiği duyguyla bakıyorum"
Ünitede hemşirelik yapan Fatma Ekinci de 20 yıllık meslek hayatının 15 yılında yenidoğan yoğun bakım ünitesinde çalıştığını anlattı.
Kendisinin de 3 çocuk annesi olduğunu aktaran Ekinci, "Bebeklerime, hastalarıma anne olmanın da verdiği duyguyla bakıyorum. Kuvözdeki bir hastamı, bebeğimi rahat ettiremezsem, onun huzursuzluğunu gideremezsem sanki kendi çocuklarım da huzursuzmuş gibi hissediyorum. O yüzden yenidoğan hemşireliği çok farklı bir alan." diye konuştu.
Ekinci, hemşireliğin kutsal bir meslek olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:
"Hemşirelik zaten kutsal bir meslek ama yenidoğan hemşireliği ayrıca özveri isteyen, dikkat isteyen bir meslek. Yani herkes hemşire olabilir ama herkes yenidoğan hemşiresi, bir yoğun bakım hemşiresi olamaz ve bu bizim yaptığımız iş de tek bir kişinin yapacağı hizmetle, bakımla yeterli değil. Doktorundan başlayıp hemşiresine, temizlik personeline bu aslında bir bağdır. Yeterli ve hijyenik bir temizlik olmazsa zaten enfeksiyon artar. Yani bu tek bir hekimin bakımıyla, hemşirenin bakımıyla ya da personelin hizmetiyle olacak gibi değil. Biz zincirleme bakımdır. Hepsi tam olursa kaliteli ve başarılı bir sonuç ortaya çıkar. Bizim yenidoğan ünitelerimizin de hepsi böyle. Herkes burada özveri ve vicdanlı."
Hemşirelerden Emine Tatlı da 28 yıllık meslek hayatının 15 yılını yenidoğan yoğun bakım ünitesinde çalışarak geçirdiğini ifade etti.
Yenidoğan yoğun bakımda çalışmanın özverili, zahmetli ama sonucunda mucizelerle doldu olduğunu aktaran Tatlı, "Bebeklerimizi sağlıklı bir şekilde annelerinin kucağına verdiğimizde, sağlıkla taburcu ettiğimizde çok mutlu oluyoruz. Gerçekten severek bu işi yapıyoruz." ifadesini kullandı.
- "Yoğun bakımdakiler bire bir sizinle ilgileniyorlar"
Bebeğini gebeliğinin 26. haftasında dünyaya getirmek zorunda kalan Rehza Usta da kendisini ve bebeğini hayata döndüren sağlık çalışanlarına teşekkür etti.
Erken doğumdan ötürü bebeğinin yenidoğan yoğun bakım ünitesinde tedavisinin sürdüğünü belirten Usta, "Yoğun bakımdakiler birebir sizinle ilgileniyorlar. 6 bölme var, herkesin hemşiresi ayrı. Sadece bu şekilde gelenler değil, sezaryenden sonra yoğun bakıma gelenlerin hem bebekleriyle hem anneleriyle de çok güzel ilgileniyorlar." diye konuştu.
Doktor Berna Hekimoğlu'ndan ve diğer tüm sağlık çalışanlarından çok memnun olduklarını vurgulayan Usta, "Benim içim çok rahat. Bebeğimin burada gerçekten güzel bir şekilde büyüyeceğini, güzel bir şekilde ilerleyeceğini düşünüyorum. İçim o yüzden bebek konusunda çok rahat, hiçbir endişem yok." ifadelerini kullandı.
Baba Utku Usta da sağlık çalışanlarına emeklerinden ötürü teşekkür ederek, "İlk geldiğim gün de baktım, işi kimse böyle işiymiş gibi yapmıyor, hakikaten severek, ilgiyle yapıyor. İçerideki çalışanlar hep güler yüzlü davrandılar bize, bir şey sorduğumuzda en ufak yüz ekşitme görmedik. Hepsine çok teşekkür ederim." diye konuştu.
Görünmeyen Yük ve İhmal Edilmişlik: Araştırmalar Doktor Eşlerindeki Yüksek Anksiyete ve Depresyon Riskini Gözler Önüne SeriyorToplumda "saygın ve rahat bir yaşam" algısıyla bakılan doktor evliliklerinin perde arkasında derin bir yalnızlık ve tükenmişlik yatıyor.10 Ağustos 2026 Pazartesi 17:52DÜNYADA SAĞLIK
Nijerya'nın Niger Eyaletinde Difteri Salgını: 17 Kişi Hayatını KaybettiNijerya'nın kuzeyindeki Niger eyaletinde yayılan difteri salgını nedeniyle 17 kişi yaşamını yitirdi, vakaların 124'e ulaştığı bildirildi.10 Ağustos 2026 Pazartesi 17:49BASIN HABERLERİ
Rekabet Kurumu Beklenen İlaç Sektörü Ön Raporunu Yayımladı: Üretimden Dağıtıma Kapsamlı AnalizRekabet Kurumu, ilaç sektöründeki yapısal rekabet sorunlarını tespit etmek ve tüketici refahını artıracak çözüm önerileri sunmak amacıyla hazırladığı "İlaç Sektör İncelemesi Ön Raporu"nu kamuoyunun görüşüne açtı.10 Ağustos 2026 Pazartesi 17:48BASIN HABERLERİ
"İlaçlar Zehirdir" Tuzağı Hayat Karartıyor: Şarlatanlar Tip 1 Diyabetli Çocukların Çaresizliğini SömürüyorPankreasın insülin üretememesi nedeniyle ömür boyu insülin tedavisi gerektiren Tip 1 diyabetli çocuklar ve aileleri, "kesin çözüm" vaat eden sahte tedavi tuzaklarının hedefi oluyor.10 Ağustos 2026 Pazartesi 17:47BASIN HABERLERİ
Kansere Karşı Biyolojik Kalkan: Otoantikorlar Kanserin Seyrini ve Riskini DeğiştirebilirBilim insanları, bağışıklık sisteminin kendi dokularına saldırmasına neden olan "otoantikorların", ömür boyu yüksek riske maruz kalmalarına rağmen bazı kişilerin kansere yakalanmasını önlemede koruyucu bir rol oynayabileceğini keşfetti.10 Ağustos 2026 Pazartesi 17:44BASIN HABERLERİ
Danıştay kararı ile ilgili SGK duyurusu-10.08.2026Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından Danıştay kararları ile ilgili duyuru yayımlandı.10 Ağustos 2026 Pazartesi 17:31DİĞER DUYURULAR
Trabzon'da İki Kez Açık Kalp Ameliyatı Olan Hastaya Kasık Damarından Müdahale: TAVI Yöntemiyle Hayata TutunduOf ilçesinde yaşayan 55 yaşındaki Murat Mahmutoğlu, işlevini yitiren biyolojik kalp kapağı nedeniyle girdiği çoklu organ yetmezliği tablosundan açık ameliyatsız TAVI yöntemiyle kurtarıldı.10 Ağustos 2026 Pazartesi 17:29BASIN HABERLERİ
ABD’de Sağlıkta İnsansız Hava Aracı Devrimi: Florida’da Dronelar Olay Yerine Tam Kan TaşıyacakABD'nin Florida eyaletinde hayata geçirilmesi planlanan yenilikçi projeyle, ağır travma ve kanama vakalarına 3 dakikadan kısa sürede drone ile tam kan ulaştırılarak kaza yerinde doğrudan kan nakli yapılması hedefleniyor.10 Ağustos 2026 Pazartesi 17:26DÜNYADA SAĞLIK
Sentetik Biyolojide Tarihi Eşik: Yapay Zeka İlk Kez Sıfırdan Tam İşlevsel Virüs Genomu TasarladıABD’li bilim insanları, büyük dil modellerine benzeyen yapay zeka sistemlerini kullanarak laboratuvarda çoğalabilen ve bakterileri yok eden yepyeni virüsler tasarladı.10 Ağustos 2026 Pazartesi 17:10DÜNYADA SAĞLIK
İzmir'de Anneler İçin Emzirme Seferberliği: "Anne Sütü Canlı Bir Sıvı ve Bebeğin İlk Aşısıdır"Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası kapsamında gebe ve yeni annelere uygulamalı emzirme eğitimi verdi. Uzmanlar, emzirmenin kanser riskini azalttığına ve bebeğin ilk aşısı olduğuna dikkat çekti.10 Ağustos 2026 Pazartesi 15:44BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










