LÖSEMİYKEN ANNE OLDU, İKİNCİ KEZ HASTALIĞI YENDİ
Fatma Çelik (36), lösemi hastalığını yendikten 3 yıl sonra 6 aylık hamileyken yeniden aynı hastalığa yakalandı. Hamileliğinde aldığı kemoterapinin ardından 4'üncü çocuğunu dünyaya getiren Çelik, 8 ay sonra yapılan ilik nakli ile de ikinci kez kanseri yend

14 Ekim 2019 Pazartesi 07:42
Batmanlı Fatma Çelik (36), lösemi hastalığını yendikten 3 yıl sonra 6 aylık hamileyken yeniden aynı hastalığa yakalandı. Hamileliğinde aldığı kemoterapinin ardından 4'üncü çocuğunu sağlıklı bir şekilde dünyaya getiren Çelik, 8 ay sonra yapılan ilik nakli ile de ikinci kez kanseri yendi.
Batman'da yaşayan Fatma Çelik, 2011 yılında lösemiye yakalandı. Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde 7 ay boyunca kemoterapi tedavisi gören Çelik, kanseri yendi. Fatma Çelik, 2015 yılında 4'üncü çocuğuna 6 aylık hamileyken löseminin yeniden nüksettiğini öğrendi. Doktorlar, hastalığı ilerleyen Fatma Çelik'e, kemoterapi tedavisine başlanacağını, bu nedenle hamileliğin sonlandırılması gerektiğini söyledi. Ancak Fatma Çelik, çocuğunu dünyaya getirmek istediğini belirterek, kemoterapiyi reddettiğini söyledi. Bunun üzerine Doç. Dr. Mehmet Sinan Dal başkanlığında konsey oluşturuldu. Konseyde doktorların büyük bölümü hamileliğin sonlandırılması yönünde oy kullandı. Ancak Doç. Dr. Mehmet Sinan Dal, hamilelikte ilk 3 ay geçtiği için, gebeliğe uygun ve bebeğe zarar vermeyecek şekilde kemoterapi tedavisine başladı. Hamileliği döneminde iki seans kemoterapi alan Fatma Çelik, 8 aylıkken sezaryen ile kızını sağlıklı bir şekilde dünyaya getirdi.
DOĞMUDAN 8 AY SONRA İLİK NAKLİ
Fatma Çelik, doğumun ardından tedavisini, doktoru Doç. Dr. Mehmet Sinan Dal'ın tayin olduğu Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sürdürdü. Fatma Çelik'e, doğumdan sonra ilik nakli yapılması kararlaştırıldı. Dünya İlik Nakli Bankası'nda bulunan ilk iliğin nakli, donörün yurt dışından gelmemesi nedeniyle yapılamadı. Doç. Dr. Mehmet Sinan Dal'ın başvurusu ile Türkiye Kök Hücre Koordinasyon Merkezi'nde (TÜRKÖK) bulunan ikinci iliğin nakli ise başarıyla gerçekleştirildi. Hamileyken aldığı kemoterapiye rağmen bebeğini sağlıklı bir şekilde dünyaya getiren Fatma Çelik, kendisi de doğumdan 8 ay sonra yapılan ilik nakli ile sağlığına kavuştu.
'ÖLÜMÜ GÖZE ALARAK ÇOCUĞUMU ALDIRMADIM'
Fatma Çelik, doktoru Doç. Dr. Mehmet Sinan Dal'ın annesinin ismini verdiği kızı 4 yaşındaki Fatma Zeren ile her yıl Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde kontrollerini yaptırıyor. Fatma Çelik, kızı Fatma Zeren ve kendi hayatını doktoru Mehmet Sinan Dal?a borçlu olduğunu söyleyerek, şöyle konuştu:
"İkinci kez kansere yakalandığımı öğrenince doktorlar 'çocuğunuzu aldırmanız lazım, bebeği aldıktan sonra kemoterapi verebiliriz' dediler. İkimizin hayatının da riskli olabileceğini söylediler. Ama hayatımı kaybetme pahasına çocuğumu aldırmamayı tercih ettim. Bu sırada Doç. Dr. Mehmet Sinan Dal ki o benim en büyük şansım oldu, hamileyken de kemoterapi alabileceğimi söyledi. Kızıma hamileyken kemoterapi tedavisi gördüm. Sonra 8 aylıkken sezaryenle kızımı doğurdum. Kemoterapi tedavisi devam etti. Dünya İlik Bankası'ndan uygun ilik bulundu; ancak donör gelemedi. Umudumu kaybetmek üzereyken Sinan Hocam TÜRKÖK?e başvurdu ve buradan uygun donör bulundu ve nakil oldum" diye konuştu.
'KIZIM BAĞIŞÇI OLACAK'
Kızıyla birlikte parklarda eğlenen Fatma Çelik, kendisini yeniden doğmuş gibi hissettiğini ve kanseri yendikten sonra 3 yıldır doğum gününü kutladığını söyledi. Çelik, "Çünkü nakil sonrası yeniden doğmuş gibiyim. Kızıma 'Sen benden 8 ay büyüksün' diyorum. Çok şaşırıyor. Kızım hamileyken aldığım kemoterapinin yan etkilerini görmedi. Çok sağlıklı bir kız çocuğu. Özellikle hamileyken kansere yakalananlar lütfen ümidini kaybetmesin. Donör olmak çok önemli. Bir tüp kan veriyorsunuz sadece ve bir aile kurtuluyor. Biz 6 kişilik bir aileyiz. Bana ilik veren kişi sayesinde çocuklarım ve eşimle birlikteyim çok şükür. Fatma Zeren de 18 yaşına geldiğinde bağışçı olacak. Güzel bir duygu bir can yaşatmak. Korkulacak hiçbir şey yok. Bir hayat yaşatıyorlar" diye konuştu.
'BEBEĞE ZARAR VERMEYECEK KEMOTERAPİ BAŞLADIK'
Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hematoloji ve Kök Hücre Nakil Ünitesi'nden Doç. Dr. Mehmet Sinan Dal, Fatma Çelik?e hamilelikte ilk 3 ayı geçirdiği için bebeğe zarar vermeyecek şekilde kemoterapi tedavisi verildiğini söyledi. Dal, "Fatma Hanım'ın hastalığı ilerlemişti. Kadın doğum doktorları ve hematoloji doktorları birlikte konsey yaptık. Birçok hekim arkadaşımız annenin hayatının tehlikede olduğunu, bu nedenle gebeliğin sonlandırılması yönünde oy kullandı. Ancak hamilelikte ilk 3 ay geçtiği için gebeliğe uygun, bebeğe zarar vermeyecek bir kemoterapi başladık. Daha sonra sağlıklı bir bebeğimiz dünyaya geldi. Ona annesinin adını verdim. Fatma Zeren, anne karnındayken ciddi yan etkiler görmedi. Gayet sağlıklı, algıları açık bir çocuk" dedi.
'İLK 3 AY KEMOTERAPİLERİN TÜMÜ SAKINCALI'
Fatma Çelik'in bir gün kendisine "Uğraşmayın artık, iyileşemeyeceğim" dediğini anımsatan Doç. Dr. Mehmet Sinan Dal "Sonuna kadar umudunu kaybetmemesini söyledim. Şimdi çok iyi. Hamile kadınlar belirli kemoterapileri, belirli dönemlerde alabilirler. Gebeliğin ilk 3 ayında kemoterapilerin tümü sakıncalıdır. Ama 3 ay sonrasında bebekte organ gelişimi bittikten sonra belirli kemoterapileri, bazı hastalıklarda kullanabiliyoruz. Mesela lösemi, lenf kanserinde kullanabiliyoruz. Gebelik ve hematolojik kanser olduğu zaman deneyimli bir merkez önemlidir" diye konuştu.
Türkiye Yerli Sağlık Teknolojisinde Büyüyor: 40 Ülkeye Solunum Cihazı İhraç EdiliyorSağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Siirt ziyaretinde milli sağlık sanayisindeki gelişmelere dikkat çekerek Türkiye'nin 40 ülkeye solunum cihazı satan bir konuma ulaştığını söyledi.31 Temmuz 2026 Cuma 17:46BASIN HABERLERİ
Giresun'da Beyin Ölümü Gerçekleşen Kişinin Organları 4 Hastaya Yaşam Umudu OlduDenizde boğulma tehlikesi geçirdikten sonra beyin ölümü gerçekleşen 45 yaşındaki kişinin organları, nakil bekleyen dört hastaya ulaştırıldı.31 Temmuz 2026 Cuma 16:09BASIN HABERLERİ
Erken Çocuklukta Şeker Kısıtlaması Demans Riskini Yüzde 23 Azaltıyorİngiltere'de yürütülen kapsamlı bir araştırma, yaşamın ilk iki yılında şeker alımını sınırlamanın ilerleyen yaşlarda beyin sağlığını koruduğunu gösterdi.31 Temmuz 2026 Cuma 16:08DÜNYADA SAĞLIK
Yolculukları Eziyete Çeviren Araba Tutmasına Karşı Etkili ÖnlemlerHalk arasında araba tutması olarak bilinen hareket hastalığı, yolculuk esnasında mide bulantısı ve baş dönmesine yol açarak yaşam kalitesini düşürebiliyor.31 Temmuz 2026 Cuma 16:03BASIN HABERLERİ
Bağırsak Ve Beyin Arasındaki Gizli Bağ: Mikrobiyota Ruh Sağlığını Nasıl Etkiliyor?Bilimsel araştırmalar, bağırsak mikrobiyotasındaki dengesizliklerin depresyon ve anksiyete gibi ruh sağlığı sorunlarıyla ilişkili olabileceğini ortaya koyuyor.31 Temmuz 2026 Cuma 15:33BASIN HABERLERİ
Kalp Sağlığını Tehdit Eden Gizli Tehlike: Günlük Alışkanlıklar Riski ArtırıyorDünya genelinde en yaygın ölüm nedeni olan kalp ve damar hastalıklarından korunmak için yaşam tarzında yapılacak küçük değişiklikler büyük önem taşıyor.31 Temmuz 2026 Cuma 15:33BASIN HABERLERİ
KOAH Tedavisinde Yeni Yöntem: Bronkoskopik Balon Uygulaması Alevlenmeleri AzaltıyorTürkiye'de yürütülen bilimsel araştırmada, kronik bronşit baskın KOAH hastalarında uygulanan yeni balon tedavisiyle nefes darlığının azaldığı ve yaşam kalitesinin arttığı belirlendi.31 Temmuz 2026 Cuma 12:44BASIN HABERLERİ
Havuz Sonrası Kulak Temizliğinde Yapılan Bu Hata Enfeksiyon Riskini ArtırıyorYaz aylarında kulağa kaçan suyu çıkarmak için kulak çubuğu kullanmanın zararlarına dikkat çeken uzmanlar, doğal yöntemlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguluyor.31 Temmuz 2026 Cuma 12:00BASIN HABERLERİ
Bel Fıtığında Ameliyatsız Tedavi Mümkün mü? Uzmanından Önemli UyarılarBel fıtığı vakalarının çoğunda ameliyatsız tedavi yöntemleri başarı sağlarken, uzmanlar bacakta güç kaybı gibi belirtilerde acil müdahalenin şart olduğunu vurguluyor.31 Temmuz 2026 Cuma 11:58BASIN HABERLERİ
Toksik İlişkiler Erken Yaşlandırıyor! Yüzünüzdeki Kırışıklıkların Sebebi Çevrenizdeki İnsanlar OlabilirAcıbadem Life Klinik Psikoloğu Öykü Gönültaş, yönetilemeyen ilişkisel stresin yalnızca ruh sağlığını değil, telomer kısalması ve hücresel yıpranma yoluyla biyolojik yaşı da doğrudan etkilediğini belirtti.31 Temmuz 2026 Cuma 11:06BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










