MEME KANSERİNİN ŞİFRESİ ÇÖZÜLÜYOR
İstatistiklere göre kadınlarda görülen tüm kanserlerin yüzde 16'sını meme kanseri oluşturuyor. Ancak rakamlara bakıp umutsuzluğa kapılmamak gerekiyor. Zira erken tanı konan meme kanseri hastaları tam şifaya kavuşabiliyor.

25 Ekim 2017 Çarşamba 13:18
Gerek yaşam tarzı değişiklikleri, gerekse çevresel faktörler nedeniyle meme kanseri tüm dünyada en sık görülen kadın kanserleri arasında liderliğini korumaya devam ediyor. Bu konuda yürütülen bilimsel çalışmalar ise güzel haberler veriyor. Meme kanserinin şifreleri çözüldükçe yeni tedavileri geliştirmek mümkün olabiliyor. Böylelikle hastalıkla mücadelede tedaviler hastalara umut olmakla birlikte, meme kanserini kronik bir hastalık haline gelmesine de yardım ediyor.
Meme kanseri artık tek bir hastalık olarak değil, birbirinden farklı alt grupları olan bir hastalık olarak değerlendirilip tedavi ediliyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Demir, moleküler anlamda kanserin böyle alt gruplara ayrılmasının hem tanı, hem de tedavi yaklaşımlarının değişmesinde son derece önemli bir dönüm noktası olduğunu söylüyor. Artık farklı seçeneklerle meme kanserinde tamamen kişiselleştirilmiş bir tedavi uygulandığını belirten Prof. Demir, meme kanserinin iki farklı ana alt grubundaki gelişmeleri ve tedavi yaklaşımlarını anlatıyor.
HER2 MOLEKÜLÜ SAPTANAN HASTALAR İÇİN GÜZEL GELİŞMELER!
Cerb-b2 veya Her2, meme kanser hücresinin yüzeyinde bulunan ve ayırıcı tanıda kullanılan bir molekül. Her hastada pozitif olmamakla birlikte tüm meme tümörlerinin yüzde 20’sinde pozitiflik saptanıyor. Meme kanserinin alt gruplarından birini oluşturan Her2 veya Cerb-b2 pozitifliği olan hastaların tedavisinde yaşanan önemli gelişmeler çok büyük bir hasta grubunu etkiliyor.
Bilindiği üzere meme kanseri tedavisinde bugüne kadar cerrahi, radyoterapi, kemoterapi ve hormonal tedaviler kullanılıyordu. Bu tedavi portföyüne Her2 pozitif hastaları için akıllı moleküller ve hedefe yönelik tedavilerin eklenmesiyle son derece etkileyici sonuçlara ulaşıldığını söyleyen Prof. Dr. Gökhan Demir, “Bahsettiğimiz tedavilerin ilki aslında yıllardır kullandığımız Trastuzumab etken maddesi olan bir molekül. İleri evredeki hastalarda tedaviye bu molekülün eklenmesi başarıyı yüzde 35-40 arasında artırıyor. Bununla birlikte, erken evrede hastalığın tekrarlama riskini de önemli ölçüde azaltıyor” diyor.
Son yıllarda bu akıllı iki yeni ilaç eklendi. Pertuzumab denilen ilk yeni molekülün tedavi portföyüne katılmasının, tümör hücresini etkisiz hale getirerek yok olmasını sağlayacak yeni bir stratejinin de gelişmesinde etkili olduğu belirtiliyor.
AKILLI İLAÇLARIN KOMBİNE TEDAVİSİ BAŞARI ORANINI ARTIRIYOR
Kemoterapinin yanında bu iki ilacın kombine şekilde kullanılmasıyla bugün ileri evre meme kanserinin tedavisinde çok önemli gelişmelerin yaşandığını anlatan Prof. Dr. Gökhan Demir, ”Aynı zamanda ameliyat öncesi tümörün küçültülmesini esas alan neoadjuvan tedavide de etkileyici sonuçlar alınıyor. Öyle ki bu ikili ilaç birleşimini kullandığımız bazı hastalarda, tümör ameliyat öncesinde tamamıyla yok olabiliyor” diye konuşuyor.
HEDEFLENMİŞ TEDAVİLER, ONKOLOJİK YAKLAŞIMI DEĞİŞTİRDİ!
Her2 pozitif meme kanseri hastalarında kullanılan bir diğer güçlü silah da hücre içi kemoterapi, yani hedefe yönelik tedaviler. Her2 molekülüne karşı oluşturulan akıllı moleküle bir kemoterapi ilacı bağlanarak tümöre gönderilmesini esas alan bir yaklaşım.
Hedefe yönelik tedavileri, onkolojik kavramları değiştiren bir yaklaşım, olarak tanımlayan Tıbbi Onkoloji Uzmanı sözlerine şöyle devam ediyor:
“Tümöre yollandığında akıllı ilaç tümör hücresi yüzeyine bağlanıyor ve sırtında taşıdığı kemoterapi molekülü de tümör hücresini etkisiz hale getiriyor. TDM-1 ve Emtansine denilen moleküller tarafından tümör hücreleri özel olarak vuruluyor ve kemoterapi ilacının etkisi çok daha fazla oluyor. Aynı zamanda sağlıklı hücreler çok daha az etkiye maruz kaldığından yan etkiler de azalıyor.”
HORMONAL TEDAVİLERDE DEVRİM NİTELİĞİNDE GELİŞME
Meme kanserlerinin bir diğer alt grubunu ise hormon reseptörü pozitif olan Luminal A tipi meme kanseri hastaları oluşturuyor. Bu hastalarda çok uzun zamandır, kemoterapiler ile kıyaslandığında yan etkileri çok daha az olan hormonal tedaviler etkin olarak kullanılıyor. Ancak bu tedavilere belli bir noktadan sonra bir direnç oluşuyor ya da bazı hastalarda istenilen etkinlikte cevap alınamıyordu. Bu konuda da devrim niteliğinde aşama kaydedildiğini söyleyen Prof. Dr. Gökhan Demir, “Son yıllarda hormonal tedavilerle akıllı moleküllerin ve hedefli tedavilerin kombine edilmesi kavramı ortaya çıktı. Bu yaklaşım, hem hormonal tedavilerin etkinliğini belirgin bir şekilde artırdı, hem de zaman içinde bu tedavilere gelişen direnci ortadan kaldırdı” diye konuşuyor.
Tıp Dünyasının Gözü İstanbul’da: 33 Yıl Sonra Dev Kulak Burun Boğaz Kongresi (IFOS) BaşladıDünyanın en köklü ve prestijli sağlık organizasyonlarından biri olan Uluslararası Kulak Burun Boğaz Dernekleri Federasyonunun (IFOS) Dünya KBB Kongresi, 33 yıl aranın ardından İstanbul’da kapılarını açtı.11 Eylül 2026 Cuma 16:39BASIN HABERLERİ
Bipolar Bozuklukta Tedavi Uyumsuzluğu Alarm Veriyor: Pekin’deki Araştırmada Hastaların %42,7’si İlk Yılda İlacı BıraktıPekin’de 3.034 bipolar bozukluk hastasını kapsayan kapsamlı gerçek yaşam araştırması, kronik ruhsal hastalıklarda tedavi sürekliliğinin en kritik sorunlardan biri olduğunu gözler önüne serdi.11 Eylül 2026 Cuma 16:36BASIN HABERLERİ
"Süper Besin" Hürafesine Son: Karaciğer Sağlığının Anahtarı Tek Yiyecekte Değil, Akdeniz Tipi BeslenmedeKaraciğeri detoks içecekleriyle veya tek bir mucizevi besinle temizleme iddialarının bilimsel temeli olmadığı açıklandı.11 Eylül 2026 Cuma 16:33BASIN HABERLERİ
Donuk Omuz Tedavisinde Doğru Bilinen Yanlışlar: Takviyeler Değil, Doğru Egzersiz ve Bütüncül Tedavi İyileştiriyorOmuzda şiddetli ağrı ve hareket kısıtlılığıyla seyreden donuk omuz (adezif kapsülit) hastalığında vitamin, mineral veya bitkisel takviyelerin iyileştirici etkisine dair güçlü bilimsel kanıt bulunmadığı açıklandı.11 Eylül 2026 Cuma 16:31BASIN HABERLERİ
Ölümcül Astım Atağında Şaşırtıcı Keşif: Bağışıklık İzleri Akciğerle Sınırlı Kalmıyor, Bağırsak Lenflerine Kadar UzanıyorNature Communications dergisinde yayımlanan çığır açıcı bir çalışma, ölümcül astım krizlerinde bağışıklık sistemindeki sapmaların yalnızca akciğerlerle sınırlı kalmadığını ortaya koydu.11 Eylül 2026 Cuma 16:27BASIN HABERLERİ
Afyonkarahisar’da Feci Kaza: 15 Yaşındaki Çocuğun Kopmak Üzere Olan Kolu Konya’da 8 Saatlik Ameliyatla KurtarıldıAfyonkarahisar'da motosiklet kazası geçiren 15 yaşındaki Muhammet Ali Şimşek'in omuz seviyesinden kopmak üzere olan sağ kolu, Konya'da 3 farklı branştan uzman ekibin katıldığı 8 saatlik zorlu bir multidisipliner operasyonla ampute edilmekten kurtarıldı.11 Eylül 2026 Cuma 16:25BASIN HABERLERİ
34 Haftalık Prematüre Bebeğe Mucize Müdahale: Kalbindeki Delik Kasıktan Girilerek KapatıldıManisa'da 34 haftalıkken prematüre doğan ve kalbinde 4 milimetrelik delik tespit edilen Mehmet Fatih bebek, İzmir Şehir Hastanesinde 16 günlükken gerçekleştirilen başarılı anjiyo operasyonuyla sağlığına kavuştu.11 Eylül 2026 Cuma 16:23BASIN HABERLERİ
Kongo’da Ebola Salgını Büyüyor: Doğrulanmış Vaka Sayısı 6 Biti Aştı, Can Kaybı 3 Bin 267’ye UlaştıDünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 10 Eylül 2026 tarihli raporuna göre, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde Bundibugyo virüsünün yol açtığı Ebola salgınında bilanço ağırlaşıyor.11 Eylül 2026 Cuma 16:22BASIN HABERLERİ
Kafein Hücresel 'Yaşlanma Şalterini' Kapatıyor: 500 Milyon Yıllık Genetik Mekanizma Keşfedildiİngiltere’de yürütülen uluslararası bir araştırma, kafeinin hücrelerde enerji dengesini ve DNA onarımını sağlayan 500 milyon yıllık evrimsel bir biyolojik mekanizmayı uyardığını ortaya koydu.11 Eylül 2026 Cuma 16:20BASIN HABERLERİ
Çocuklarda Okul Reddine Dikkat: Arkasında Ayrılık Kaygısı ve Zorbalık Yatıyor OlabilirKTÜ Farabi Hastanesi uzmanlarından Dr. Öğretim Üyesi Volkan Şahin, çocukların okula gitmek istememesinin hafife alınmaması gerektiğini vurguladı.11 Eylül 2026 Cuma 16:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










