MEME KANSERİNİN TEDAVİSİ
Doç. Dr. Hasan Karanlık, Meme kanseri tedavisi hakkında bilgi verdi.

17 Kasım 2014 Pazartesi 17:54
Kanserli hücre, normalde bulunduğu organın içerisinden çıkarak tüm bölgelere geçiş sağlayabilen ve normal hücre formundan daha güçlü yapıya sahip hücrelerdir ve meme kanserine sebep olan kanserli hücreler, meme bölgesinde bulunan süt bezlerinin çalışma fonksiyonlarını etkileyerek tıkanıklık oluşmasına neden olurlar. Meme kanseri oluşabilme ihtimali genetik faktörlerin etkili olmasından dolayı ailesinde bu rahatsızlığı geçiren ya da meyil gösteren bireylerde daha fazladır.
Nedenleri tam bilinmemesine rağmen meme kanserini ortadan kaldırabilmek veya yavaşlatabilmek için çeşitli tedavi yöntemleri geliştirilmiştir. Bu tedavi yöntemlerinden cerrahi tedavi son olarak başvurulan tedavi şekli olup, hormon tedavisi ve kemoterapi ilk aşamada uygulanan tedavi biçimidir. Tedavinin hangisi olacağına meme kanseri tipi belirlendikten ve tüm bulgular saptandıktan sonra doktor tarafından karar verilmektedir.
Vücutta oluşan tümörler pek çok kanserli hücreyi bünyesinde barındırabilmektedirler. Tümörlerin iyi ve kötü huylu olanları vardır ve kötü huylu tümörlere malign tümörler adı verilir. Bu tümör çeşidi kanser yapıcıdır. Yani malign olan tümörlere kanser denmektedir. Kanserli hücrelerin yayılma riski olduğundan erken müdahale edilmesi kurtarıcı bir durumu da beraberinde getirmektedir. Bkz: http://www.hasankaranlik.com/meme-kanseri-tedavisi-ve-yan-etkileri/
1. Cerrahi Tedavi
Kadınlar arasında en sık rastlanan malign tümör, gelişmiş ülkelerde en sık rastlanan tümör türüdür. Meme tümörünün gelişme olasılığı belirli özellikleri taşıyan kadınlarda daha yüksek gözlenmektedir. Cerrahi işlem öncesinde erken tanı konulması durumunda iyileşme şansı artmaktadır. Meme kanseri söz konusu olduğunda uygulanacak tedavi genel olarak cerrahi girişimdir. Memeyi koruyabilen cerrahi ve koruyamayan cerrahi olarak iki farklı durum söz konusu olmaktadır. Günümüzde genel olarak tercih edilen cerrahi girişim operasyonu mastektomidir. Memeyi koruyamayan cerrahi müdahale biçimi olan mastektomi; ameliyatla memenin tümünün alınması işlemine verilen addır.
Mastektomi tedavisi 3 farklı şekilde uygulanabilmektedir.
- Basit mastektomi
- Modifiye radikal mastektomi
- Radikal mastektomi
Meme kanseri oluşan bireyde bu durumun cerrahi yol ile giderilmesi söz konusu olduğunda basit mastektomi ile memenin kendisi, memenin derisi, aerola ve pektoral fasyanın çıkartılması işlemi uygulanır. Bir başka cerrahi yöntem olan modifiye radikal mastektomi de ise memenin tamamına ek olarak koltuk altı lenf bezlerinin alınması durumu söz konusudur. Bazı durumlarda bu işlem uygulanırken kanserli hücrelerin yayılmasına bağlı olarak koltukaltı bezlerinin arkasında bulunan kasların çıkarılması durumu da yaşanabilmektedir.
Koltukaltı bezlerinde yayılma yoksa çapı 2 cm’yi geçmeyen tümörlerde yalnızca tümörün çıkarılması ya da kanserli hücreler müdahale edilmesi yeterli olacaktır. Boyut olarak bakıldığında 2 cm den az olarak belirlenen ve koltukaltı lenf bezlerine yayılmamış tümörlerin söz konusu olduğu durumlarda memenin korunması gereklidir ve kadınlık için elzem bir organ olan memenin korunduğu cerrahi girişimler çok büyük önem taşımaktadır. Meme koruyucu cerrahi yöntemleri ise memenin içerisinde bulunan kanserli hücrelerin belirli bir sınır içerisinde alınması ile gerçekleşebilen ve memenin varlığının devam etmesini sağlayan tedavi yöntemidir.
Meme koruyucu cerrahi yöntemleri pek çok farklı yöntem ile uygulanabilmektedir.
- Geniş eksizyon
- Lumpektomi
- Kadrantektomi
- Segmental mastektomi
- Cilt koruyucu mastektomi
- Aroela (meme başı) koruyucu mastektomi
Sadece tümörün çıkarıldığı durumlar memenin korunması için sınırlı olmamakta ve farklı teknikler de kullanılmaktadır. Cerrahi müdahale için uygun hale getirilmiş koşullarda sadece tümörün çıkarılması da mastektomi olarak belirtilen yöntem ile aynı etkiye sahip olabilir. Alınabilecek en iyi sonuçlar için meme kanseri tedavisi uygulanırken cerrahi müdahale gerçekleştirildiğinde memenin çok küçük olmaması gerekmektedir ve kanserli hücrelerin areolaya belirli bir uzaklıkta bulunması gerekmektedir. Çünkü areola bölgesine yani göğüs ucuna yakın olan tümörler, kanserli hücreler oldukça büyük sıkıntı yaşatmakta ve memeyi kurtarmak pek mümkün olmamaktadır.
Mastektomi, aynı memede birden fazla tümörün var olduğu durumlar ve koltukaltı bezlerine kadar yayılmış olan kanserli hücrelerin cerrahi operasyon ile belirlenebilmesi durumlarında tercih edilmektedir. Koltukaltı bezlerine olan yayılma cerrahi müdahale öncesi belirlenemeyebilir. Kadınlar açısından meme kaybı risk olarak görüldüğünden cerrahi müdahale hasta tarafından istenmeyebilir. Bu durumda hastayı ikna etmek gerekecektir. Çünkü en iyi ve etkin müdahale cerrahi girişimdir ve sonrasında hastalığın tekrarlama riskini en aza indirgemektedir. Meme kanseri tedavisinde tüm memenin alınmasını istemeyen bireylerde radyoterapi uygulanır.
Kemoterapi
Tüm kanser tiplerinde kullanılan kemoterapi olarak adlandırılan kimyasal ilaç tedavisi, belirli kimyasal maddelerin kullanıldığı bir tedavi yöntemidir. Kemoterapide kullanılan ilaçlar kimyasal yapıları açısından birbirinden çok farklı olabilir fakat vücuttaki ortak etkileri bakteriler karşı savunma mekanizması geliştirebilmektedir. Kemoterapi ilaçlarının özgül etkileri vücudun biyolojik ve kimyasal işlevlerini zarar vermeden bakterinin yaşam sürecini engellemek biçimindedir.
Kemoterapide kullanılan pek çok ilaç vardır ve hem eheme hepsi organik yapılı bileşiklerdir. Karşı koydukları hastalık yapıcı etkene göre bunlar antiprotoal ve antihermintik gibi gruplar halinde sınıflandırılır. Kaynağı mikroplar olmayan tümörlerde etkili olan antiviral ve antimitotik ilaçlar kemoterapotik sınıfına girer. Enfeksiyonların tedavisinde çok yararlı olan kemoterapötikler hastalıktan korunmada fazla işe yaramadığımdan meme kanseri hastalarında tercih edilme durumları doktor kontrolünde gerçekleşen bir durumdur. Mikroorganizmalarda tıpkı antibiyotikler gibi kemoterapotiklere karşı da direnç oluşabilir.
Kemoterapi tedavisinin uygulanması kararlaştırıldığında ilk olarak hastanın kaç kür kemoterapi alacağına karar verilir ve belirli plan dahilinde hastanın psikolojik olarak kendini buna hazırlamasının ardından ilk kür verilir. Bu işlemler tıbbi onkolog tarafından gerçekleştirilecektir.
Medikal onkologlar tıp alanlarında uzmanlaşmış bireylerdir ve onların da bu konu hakkında yeterli deneyimi ve bilgisi bulunduğundan kemoterapi tedavisinde yetkili olabiliriler. Meme kanseri olarak kemoterapi tedavisine tabii tutulan bireylerin iç hastalıkları uzmanı tarafından tedavisine başlanacaktır. Tümör tedavisi bir ekip ile gerçekleştirilmesi gereken durumdur ve burada pek çok farklı alan doktoru iş birliği içerisinde olmalıdır. Hem medikal onkolog hem de radyasyon onkoloğu cerrahlar ile fikir alışverişi içerisinde kalarak bu işlemleri yürütmelidir. Kemoterapi için ilaç verilirken normal hemşireler yerine bu konuda deneyim kazanmış ve alanında uzmanlaşmış kemoterapi hemşireleri görev yaparlar.
Kemoterapi uygulamasında amaç ise tümörü tamamen ortadan kaldırmak için kimyasal ilaç verilmesidir. Normal hücreler kanserli hücreler ile bir arada bulunurlar. Fakat kanserli hücreler her organa geçebiliyor yani vücutta yayılabiliyorken normal hücreler özelleşmiş hücreler olduklarından özelleştikleri organa ait olacak şekilde konum değiştirmezler. Kemoterapi tedavisinde verilen ilaç tüm hücrelere nüfuz ettiğinden meme kanseri hastasının vücudundaki hem kanserli hücreler yok olacak hem de sağlıklı hücreler zarar göreceklerdir. Bu nedenle hastanın vücudunda kimyasal ve fiziksel değişimler gözlenmektedir.
Kemoterapi tedavisinin sıklığı ve uygulanış dozu tümörün cinsine ve hastanın özelliklerine göre değişiklik gösteren bir durumdur. Kemoterapi tedavisi uygulanırken başka tedavilere de devam edilerek hastanın tedavi bütünlüğü sağlanabilmekte fakat bu hastanın metabolizması için yorucu bir süreci beraberinde getirmektedir. Kemoterapi tedavisi cerrahi müdahale öncesinde ya da sonrasında gerçekleştirilebilir. Sonrasında tüm kürler bittiğinde hastaya ışın tedavisi uygulanır ve bu şekilde vücutta kalması olan kanserli hücreler tamamen ortadan kaldırılmış olurlar.
Kemoterapi sırasında kullanılan ilaçlar tümöre direkt olarak etki eden kemoterapötik ilaçlar ve hormonlar hastanın bağışıklık sisteminde kuvvetlendirici etkiye sahip olurlar. Tümöre doğrudan etki eden ilaçlar ise yan etkileri oldukça fazla olduğundan beraberinde bu yan etkileri azaltmak amacıyla verilen ilaçlarla desteklenerek kullanılırlar. Kemoterapötik ilaçların etki mekanizması kan yoluyla dağılma şeklindedir. Damar yolu açılarak yaklaşık olarak yarım saatlik süre zarfında vücuda yavaş yavaş ilaç verilir. İlaç etki ettiğinde tümörlü hücrelerin büyüyüp çoğalmasına ve sonrasında da ölmesine neden olurlar.
Yaşlanan hücrenin ölümü kolay olduğundan kanserli hücrelerin hızlı bir biçimde yaşlanmasını ve ölmesini sağlayan bu ilacın yan etkileri bireyden bireye değişiklik göstermektedir. Bazı hormon ilaçları da tedavide verilerek bu kanserli hücrelerin ölümü kolaylaştırılmış olunur. Hastaya ve metabolizmasına göre oluşturulan kemoterapi uygulama şemasına göre aylık ya da 3 haftalık dönemlerde hastaya ilaç enjeksiyonu gerçekleştirilir. En sık kullanılan yöntem damardan ilaç verilmesi olsa da ağızdan kapsül ile ilaç tedavisi de mümkün olan durumlardan biridir. Fakat pek çok ilaç sindirim kanalından emilimi olmadığından damar yolundan verilmektedir.
2. Hormon Tedavisi
Hormon tedavisi yöntemi ile kanserli hücrelerin büyümeleri ve gelişmeleri için gerekli olan hormonların alınması engellenecek biçimde bir yol izlenir. Östrojen ve prolaktin hormonlarının meme bezlerine direk olarak etki etmesi sonucu buradaki kanserli hücrelerde artış olacaktır. Bu durumu engelleyebilmek için hipofiz bezinden salgılanan bu hormonların bu bölgelere salgılanmaması sağlanır. Bu damar yoluyla verilecek ilaçlarla sağlanabileceği gibi genellikle ağız yoluyla verilen ilaçlar ile yapılmaktadır.

Diz Kireçlenmesinde Son Çare: Protez Ameliyatı İle Yaşam Kalitesi Artıyorİleri düzey diz kireçlenmesi nedeniyle hareket kabiliyeti kısıtlanan hastalarda uygulanan diz protezi ameliyatı, ağrıları sonlandırarak günlük yaşama dönüşü kolaylaştırıyor.03 Ağustos 2026 Pazartesi 17:42BASIN HABERLERİ
Astımlı Çocuklarda A Vitamini ile Akciğer Hacmi Arasında Bağlantı BulunduNefes darlığı ve astım şikayeti olan çocuklarda yürütülen araştırmada, kandaki A vitamini oranının yüksekliği daha büyük solunum kapasitesiyle ilişkili bulundu.03 Ağustos 2026 Pazartesi 17:40BASIN HABERLERİ
Omega-3 ve D Vitamini Biyolojik Yaşlanmayı Yavaşlatabilirİsviçre’de yürütülen DO-HEALTH araştırmasının analizi, günlük 1 gram omega-3 takviyesinin D vitamini ve egzersizle birleştiğinde hücresel yaşlanmayı yavaşlatabildiğini gösterdi.03 Ağustos 2026 Pazartesi 17:38BESLENME VE DİYET
Uçakta Rahatsızlanan Yolcuya İlk Müdahale Sağlık Bakanı Memişoğlu'ndan GeldiBatman ve Siirt programları dönüşünde Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun bulunduğu uçakta rahatsızlanan yolcuya ilk müdahaleyi Bakan Memişoğlu ve beraberindeki heyet yaptı.03 Ağustos 2026 Pazartesi 17:36BASIN HABERLERİ
Kalp Krizinin Sessiz Sinyallerine Dikkat: Yalnızca Göğüs Ağrısıyla GelmiyorKardiyoloji uzmanları; nefes darlığı, soğuk terleme, mide bulantısı ile çene veya kol ağrısının da kalp krizinin önemli habercileri olabileceği konusunda uyarıyor.03 Ağustos 2026 Pazartesi 17:34BASIN HABERLERİ
Her Sabah Poğaça Yiyenler Dikkat: Gizli Şeker ve Yağ Yükü Kalbi ve Bağırsakları Tehdit EdiyorHızlı bir kahvaltı alternatifi olarak görülen poğaça ve açma gibi hamur işleri, yüksek karbonhidrat ve doymuş yağ içeriği nedeniyle uzun vadede sağlığı olumsuz etkiliyor.03 Ağustos 2026 Pazartesi 17:33BASIN HABERLERİ
Dünya Sağlık Örgütü Uyardı: Alkol Kanser Riskini Doğrudan ArtırıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı, alkolü insanlarda kansere yol açtığı kanıtlanmış Grup 1 kanserojen maddeler arasında sınıflandırıyor.03 Ağustos 2026 Pazartesi 16:55DÜNYADA SAĞLIK
İnsan Ömrünün Üst Sınırı Kaç Yıl? Bilim İnsanlarından Yeni Yaşam Süresi ModeliGeliştirilen yeni bir matematiksel model, yaşlanmanın bilinen tüm olumsuz etkileri giderilse dahi insan ömrünün DNA hasarları nedeniyle teorik bir sınıra takılabileceğini ortaya koydu.03 Ağustos 2026 Pazartesi 16:28BASIN HABERLERİ
Zayıflama İğnelerinde Hızlı Kilo Kaybı Riski: Uzmanlar Hekim Kontrolü Şart DiyorPopüler zayıflama iğneleriyle gelen hızlı kilo kaybı, yüzde çökme ve saç dökülmesi gibi sorunlara yol açarken uzmanlar sürecin hekim denetiminde yürütülmesi gerektiğini belirtiyor.03 Ağustos 2026 Pazartesi 11:55BASIN HABERLERİ
40'lı Yaşlarda Tüketilen Kahve İlerleyen Yıllarda Zihinsel ve Fiziksel Sağlığı KoruyorYapılan bilimsel araştırmalar, orta yaşlarda günde yaklaşık 3 fincan kahve içmenin yaşlılık döneminde zihinsel ve fiziksel formu korumaya yardımcı olduğunu ortaya koydu.03 Ağustos 2026 Pazartesi 11:49BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










