’’MİKROBİYOTASINI TANIYAN SAĞLIĞINI DA KORUR’’
'Mikrobiyotanın tanınmasına vurgu yapan Diyetisyen Pınar Demirkaya, "Bedenin iç ekosistemi olarak ifade edebileceğimiz mikrobiyota, sağlığımız ve hastalıklarımızın...

23 Kasım 2022 Çarşamba 10:53
'Mikrobiyotanın tanınmasına vurgu yapan Diyetisyen Pınar Demirkaya, "Bedenin iç ekosistemi olarak ifade edebileceğimiz mikrobiyota, sağlığımız ve hastalıklarımızın sebebi olarak dikkat çekiyor. İkinci beyin olarak ifade edilen bağırsak mikrobiyotası pek çok hastalığın sebebi olarak gösteriliyor" dedi.
Herkesin mikrobiyotası kendine özeldir. "Mikrobiyotasını tanıyan ve koruyan, sağlığını da korur" diyen Diyetisyen Pınar Demirkaya, hormon dengesinden uyku problemlerine, depresyondan inflomasyon denilen yangıya kadar pek çok hastalığa zemin hazırlayan sağlıksız mikrobiyotanın doğru beslenme ile düzeltilebileceğini söyledi.
Diyetisyen Demirkaya, "Bedenin iç ekosistemi olarak ifade edebileceğimiz mikrobiyota, sağlığımız ve hastalıklarımızın sebebi olarak dikkat çekiyor. İkinci beyin olarak ifade edilen bağırsak mikrobiyotası pek çok hastalığın sebebi olarak gösteriliyor. Bağırsak mikrobiyotasının sağlığına yapacağımız destek genel vücut sağlığını desteklemek anlamına gelir" dedi.
"Mikrobiyota sağlığa bakış açımızı değiştirdi"
"Mikrobiyota sağlığa bakış açımızı değiştirdi" diyen Diyetisyen Demirkaya, "Mikrobiyota, sayısı insan hücrelerinin 10 katından daha fazla olan yararlı ve zararlı bakterilerden oluşan çok büyük ve herkesin kendine özel olan bir canlı grubu olarak tanımlanabilir. Bağırsaklarımızda yaşayan çok çeşitli yararlı ve zararlı bakteriler, yediklerimizle beslenirler. Dolayısıyla yediklerimiz bağırsak sağlığımızı ve mikrobiyotayı yakından ilgilendirir. Mikrobiyotanın keşfi, başta obezite, Tip 2 diyabet gibi beslenmeden kaynaklanan sağlık sorunlarının çözümünde farklı bakış açıları geliştirmemize de yol açtı" şeklinde konuştu.
"Mikrobiyotası bozuk olan mutlu olamıyor"
Mikrobiyotanın mutluluk ile ilişkisini değerlendiren Diyetisyen Demirkaya, "Kötü bakterilerin çoğunlukta olduğu bir bağırsak mikrobiyotası, ishal ve kabız gibi sorunlarla kendini hissettirir. Buna bağlı olarak da vücudun vitamin değerlerinde kayıplar ortaya çıkar, bağışıklık düşer. Hormonal yapı ve tüm salgılar bağırsağın huzursuz ortamından olumsuz etkilenirler ve önce ruh sağlığımız bozulmaya başlar. Mutluluğumuzdan sorumlu serotonin hormonunun yüzde 95'i bağırsaklardan, yüzde 5'i beyinden salgılanıyor. Alerjiler, kilo kontrol problemler, yeme bozuklukları- duygusal yeme, gıda bağımlılığı, Obezite, Tip 2diyabet, egzama, gül hastalığı, ürtiker gibi cilt hastalıkları, kronik yorgunluk, otoimmün hastalıklar, nörolojik hastalıklar, bağırsak hastalıkları, çocuklarda otizm, yetişkinlerde depresyon, fibromiyalji, kaygı bozukluğu mikrobiyotanın iyi çalışmadığı zamanlarda çıkan hastalıklardan sadece bazılarıdır" diye konuştu.
"Herkesin mikrobiyotası kendine özel"
Herkesin mikrobiyotasının farklı olduğuna vurgu yapan Diyetisyen Demirkaya, "Mikrobiyota parmak izi gibi kişiye özeldir ve anne karnında oluşmaya başlar. Doğum kanalından geçerken bebek, anneden yararlı bakteriler alır. Anne sütü ile başlayan beslen döneminden itibaren 5-7 yaşına kadarki süreçte, insan mikrobiyotası büyük ölçüde oluşmuş olur. Bu nedenle normal doğum ve anne sütü, sağlıklı bir mikrobiyotaya sahip olmak açısından hayli önemlidir.
Şehir hayatı, hava kirliliği, canlı suya erişiminin olmaması gibi birçok çevresel koşul, mikrobiyotanın bozulmasına neden olur. Gene de büyük pay beslenme alışkanlıklarına aittir. Şeker bağımlılığı, nişasta ve karbonhidrat bağımlılığı, fastfood beslenme, diyet ürünler tüketmek, tatlandırıcı kullanmak, endüstriyel yağlar ve margarinler kullanmak, GDO içeren besinler tüketmek mikrobiyotanın en büyük düşmanıdır" ifadelerini kullandı.
Mikrobiyota diyeti
Mikrobiyota diyetini Diyetisyen Demirkaya şöyle özetledi: "Mikrobiyota diyeti, bağırsaktaki zararlı bakterilerin yararlı bakterilere baskın gelmesini hedefleyen herkese özel olarak planlanan bir diyettir. Özellikle kilo verme sürecinde bağırsak florasını düzeltmek ve yeme alışkanlıklarını değiştirmek amacıyla uyguladığımız bir tür eliminasyon diyeti şeklinde ifade edilebilir.
Yapılacak testlerle kalori sınırlaması olmaksızın, kişiye özel bir eliminasyon diyeti başlanmaktadır. Bağırsak florası düzeldikçe, puanı düşük besin grupları veya daha önce elimine edilen besinler, ufak ufak diyete dahil edilmeye başlanır. Tıpkı ek gıdaya geçen bir bebek gibi, vücut tüm gıdalarla tek tek ve yeniden tanıştırılır.
Mikrobiyota diyeti ile ilgili çok yazılıp çiziliyor. Bu konuda en temel bilgi bunun tamamen kişisel bir düzenleme olduğudur. Örneğin enginar gibi çok faydalı bir besindir ancak sizin için o kadar da faydalı olmayabilir ya da bademe alerjiniz vardır ama bir başkası için badem en faydalı besinlerden biridir.
Prebiyotik yani probiyotikleri besleyen ve çoğalmalarını sağlayan elma, çilek, sarımsak, soğan, enginar, domates, kuşkonmaz gibi gıdalar beslenmeye eklenir. Zeytin, Zeytinyağı ve avokado gibi sağlıklı yağlar ev yapımı lahana turşusu ve benzeri zengin probiyotik kaynakları, mikrobiyota diyetinin olmazsa olmazlarıdır."
Mikrobiyota diyeti ile vücutta neler değişir?
Diyetisyen Demirkaya, sözlerini şöyle tamamladı: "Bağırsak florasının dengeye kavuşunca, kilo almaya neden olan şeker ve karbonhidrat gibi besinlere bağımlılık azalır ya da tamamen ortadan kalkar. Bu da ideal kiloya kavuşulmasını sağlar. Besinler en iyi şekilde sindirilince, vücut besinlerden maksimum fayda sağlar. Mikrobiyota bozulunca ortaya çıkan otoimmün hastalıklar, yeni düzenle ortadan kalkar. Bağırsak dostu bakterilerin çoğunlukta olduğu bir bağırsak mikrobiyotası güçlü bir bağışıklık sistemine sahip yardımcı olur. Mikrobiyota dengemizi stabil hale getirebilmek için diyetisyen desteği almak önemlidir."
Kamuda hekim krizi derinleşiyor: 78 branşın 28’i tercih edilmediSağlık Bakanlığı’nın açtığı uzman hekim kadrolarında doluluk oranları alarm vermeye devam ediyor. Son yıllarda yapılan atamalarda onlarca branşta kadrolar boş kalırken, özellikle Doğu ve Güneydoğu illerindeki hastanelerde uzman hekim eksikliği büyüyor.14 Mayıs 2026 Perşembe 11:59HEKİMLER
Bakan Memişoğlu: Hemşire ve ebe sayımızı 330 binin üzerine çıkardıkSağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, “İlk Nefeste Siz, Her Umutta Siz” temasıyla düzenlenen programda ebe ve hemşirelerin sağlık sistemindeki rolüne dikkat çekerek, çalışma şartlarının iyileştirilmesi için yeni adımlar atılacağını açıkladı.13 Mayıs 2026 Çarşamba 17:01BASIN HABERLERİ
Andes virüsü sonrası uzun vadeli etkiler araştırılıyorİki ana etken, gemi yolcuları arasındaki son vakalar da dahil olmak üzere hantavirüsle ilgili endişeleri artırıyor: Sekiz haftaya kadar uzayabilen kuluçka süresi ve ruhsatlı herhangi bir antiviral tedavi ya da aşının bulunmaması.13 Mayıs 2026 Çarşamba 16:52BASIN HABERLERİ
Antalya’da sağlık çalışanları Termessos’ta buluştuAntalya’da düzenlenen etkinlikte sağlık çalışanları ve aileleri, Termessos Antik Kenti’ni ziyaret ederek hem tarihi mirası yakından tanıdı hem de sosyal sorumluluk projesine destek verdi.13 Mayıs 2026 Çarşamba 16:50BASIN HABERLERİ
AFSÜ’de bir ilk: Nadir kan hastası Alperen, ablasından yapılan nakille sağlığına kavuştuAfyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hastanesinde, nadir görülen “piruvat kinaz eksikliği” hastalığı nedeniyle Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen kemik iliği nakli başarıyla sonuçlandı.13 Mayıs 2026 Çarşamba 16:43BASIN HABERLERİ
Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesinde Yapılan Düzenlemeler Hakkında Duyuru 2026/19Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından "Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesinde Yapılan Düzenlemeler-2026/19'' konulu duyuru yayımlandı.13 Mayıs 2026 Çarşamba 14:29DİĞER DUYURULAR
DSÖ’den MV Hondius açıklaması: “Bu, yeni bir pandemi değil”Dünya Sağlık Örgütü, MV Hondius gemisinde görülen hantavirüs vakalarına ilişkin yaptığı açıklamada virüsün kolay yayılmadığını ve mevcut durumun COVID-19 benzeri yeni bir pandemi anlamına gelmediğini bildirdi.12 Mayıs 2026 Salı 16:18BASIN HABERLERİ
Sahra tozları Türkiye’ye ulaşıyor: Uzmanlardan alerji ve solunum hastalarına uyarıSahra Çölü’nden taşınan toz bulutlarının hafta boyunca Türkiye genelinde etkili olması bekleniyor. Uzmanlar, polen yoğunluğuyla birleşen çöl tozlarının özellikle alerji ve solunum hastaları için risk oluşturduğunu belirtiyor.12 Mayıs 2026 Salı 16:15BASIN HABERLERİ
Hollanda’da 12 sağlık çalışanı hantavirüs şüphesiyle karantinaya alındıHollanda’daki Radboudumc Nijmegen Üniversite Hastanesinde görev yapan 12 sağlık çalışanı, MV Hondius gemisinden tahliye edilen hantavirüs hastasına yanlış prosedür uygulanmasının ardından tedbir amaçlı karantinaya alındı.12 Mayıs 2026 Salı 16:13BASIN HABERLERİ
B12 vitamini yaşlanmayı yavaşlatabilir: Yeni araştırmadan dikkat çeken bulgularCornell Üniversitesi araştırmacıları, B12 vitamininin metabolik stresle mücadele ederek hızlandırılmış yaşlanma ve bazı hastalıklara karşı koruyucu rol oynayabileceğini ortaya koydu.12 Mayıs 2026 Salı 16:11BESLENME VE DİYET
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










