OBEZİTE AMELİYATI HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR!
Obezite cerrahisi hakkında toplumda doğru sanılan bazı yanlışların da bu hastalığın görülme sıklığının artmasına yol açtığını belirten Prof. Dr Tayfun Karahasanoğlu, doğru bilinen 9 yanlışı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

15 Şubat 2022 Salı 13:23
Modern çağın en önemli sağlık sorunlarından biri olan obezite dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla yaygınlaşıyor. Prof. Dr. Tayfun Karahasanoğlu, özellikle son iki yıldır Covid-19 pandemisinden dolayı evde geçirilen sürenin artması, fiziksel hareketsizlik ve sağlıksız beslenme nedeniyle obezitenin çocuk ve yetişkin her yaştan kişiyi çok daha fazla tehdit eder hale geldiğini söylüyor.
Ben kilomla barışığım, ameliyata hiç gerek yok. Hele pandemide asla!: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Obezite yaşam süresini ve yaşam kalitesini belirgin olarak düşürür. Üstelik obez olan ya da obeziteye bağlı diyabet veya kardiyovasküler hastalığı olan bir hasta Covid-19 olduğunda sonuçlar çok daha kötüdür. Bu nedenle bu hastalardaki tedavi doğru bir zamanlamayla multidisipliner bir ekip tarafından doğru yöntemle gerçekleştirilmelidir.
Obezite sadece estetik bir sorundur: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Bazı insanlara göre obezite sadece estetik bir sorundur. Bu çok yanlış bir düşüncedir. Çünkü obezite çok ciddi bir hastalıktır. Obeziteye bağlı ortaya çıkan diyabet, hipertansiyon, kalp ve damar hastalıkları, uyku apnesi, kanser ve depresyon gibi birçok problem nedeniyle obez hastaların yaşam süresi ve yaşam kaliteleri olumsuz etkilenmektedir. Oysa fazla kilolardan ve tüm bu hastalıklardan kurtulmak mümkündür.
Obezite bir irade sorunudur. Hasta isterse zayıflayabilir: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Birçok hastaya ailesi ve çevresi bu gözle bakar. Oysa şu gösterilmiştir ki; hastanın kilosu arttıkça ve hastanın bu fazla kiloda kaldığı süre uzadıkça hastanın kalıcı zayıflama şansı azalır. Özellikle vücut kitle indeksi 35 hatta 40’ın üzerine çıkan ve bu sürede bir yıldan uzun süre kalan hastaların büyük bir kısmının irade, psikoterapi, akapunktur, diyet, egsersiz vb yöntemlerle kalıcı zayıflama şansı maalesef çok azdır.
İsteyen herkes obezite ameliyatı olabilir: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Prof. Dr. Tayfun Karahasanoğlu, obezite ameliyatlarının doğru ekiple, doğru hastaya, doğru yöntemle uygulandığında birçok hastada sonucun mükemmel olduğunu belirtirken, bunun tersi durumlarda ise çok ciddi sorunlara neden olabildiğini belirterek şöyle konuşuyor: “Bu nedenle tüm dünyada obezite cerrahisinin belli kriterlere uyularak uygulanması önerilmektedir. Bu kriterlere göre; vücüt kitle indeksi 40’ın üzerinde olanlar, vücut kitle indeksi 35-40 arası olup obeziteye bağlı diyabet, hipertansiyon gibi ciddi sorunları olanlar, 15-65 yaş arasındakiler, en az bir yıldan beri vücut kitle indeksi 40’ın üzerinde olup diyetisyen gözetiminde en az iki kez diyetle zayıflamaya çalışan ama başarılı olamayanlar cerrahi adaylarıdır . Bununla birlikte hastalar bu kriterlere uygun olsa da, kronik alkol veya madde kullanımı alışkanlığının bulunması, ciddi psikiyatrik problem veya yeme bozukluğu olması, ameliyat konusunda hastanın isteksiz olması gibi sorunlardan birinin bile olması halinde hastaya obezite cerrahisi uygulanmaz.”
Ameliyata gerek yok. Yağ aldırma ile kilo sorunumu çözerim: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Prof. Dr. Tayfun Karahasanoğlu “Obezite tedavisinde birçok yöntem kullanılmaktadır. Bunlar çoğunlukla birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır. Çok fazla kilosu olmayan hastaların tedavisine tabii ki rejim, egsersiz, yaşam tarzının değiştirilmesi gibi yöntemlerle başlamak gerekir. Kilo biraz daha arttığında endokrinolog önerisiyle medikal tedavi ve belki endoskopik yöntemler de eklenebilir. Ama bu tedavi yaklaşımı tüm hastalar için doğru değildir. Mesela, en az iki yıldan beri vücut kitle indeksi 45 olan, 1.60 boyunda 115 kg ağırlığındaki bir hastada bu yöntemler çoğunlukla yararlı olmaz. Hatta ciddi egzersiz sonucu kalp hastalıkları riski artabilir. Bu nedenle obezite tedavisi multidisipliner bir ekip işidir. Her hasta bağımsız olarak değerlendirilerek hasta için en uygun tedavi yöntemi seçilmelidir” diyor.
Her hasta için en uygun ameliyat tüp mide ameliyatıdır: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Obezite cerrahisinde özellikle son on yıl içerisinde tüm dünyada en sık tercih edilen yöntem sleeve gastrektomi (tüp mide) işlemi olmuştur. Günümüzde dünyada obezite nedeniyle ameliyat edilen hastaların yarısından çoğuna bu işlem yapılmaktadır. İşlemin bu kadar yaygınlaşmasının ana nedenleri; diğer obezite ameliyatlarına göre teknik olarak daha kolay bir işlem olması, dolayısıyla komplikasyon oranının daha düşük olması, ek sağlık sorunları olan hastalarda daha güvenle yapılabiliyor olması ve işlemin uzun dönem sonuçlarının kabul edilebilir olmasıdır. Ancak hastanın yaşı, cinsiyeti, vücut kitle indeksi, eşlik eden hastalıkların varlığı, yeme alışkanlıkları vb faktörler de ameliyat seçimini etkileyeceği için ‘her hastada mutlaka tüp mide ameliyatı kesin fayda sağlar’ düşüncesi doğru değildir.
Ameliyat sonrası tekrar kilo almam: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Karahasanoğlu “Obezite cerrahisi sonrasında bazı hastalar yeterince kilo veremediği gibi (ameliyattan 18 ay sonra fazla kilonun yüzde 50’sinden azını kaybetmek), bazı hastalar da yıllar geçtikçe yeniden kilo almaya başlar. Bu hastalarda varsa obeziteye bağlı gelişen diyabet, hipertansiyon vb ciddi problemler ameliyat sonrası ya düzelmez ya da bir süre düzelip hasta yeniden kilo almaya başladığında yeniden ortaya çıkar. Bu gibi problemler nedeniyle yeniden ameliyat olma oranı ortalama yüzde 20’dir. Bu durum bir çok faktöre bağlı olabilir. Örneğin; tüp mide ameliyatında gereğinden daha büyük bir mide bırakılması veya midenin fundus adı verilen yemek borusuna yakın bölümünün yetersiz çıkarılması gibi problemler bu duruma neden olabileceği gibi bazen ana sorun, hastanın yaşam şekli ile ilişkili problemlerdir yani hastanın diyet alışkanlığının değişmesi, yeme bozuklukları, fiziksel aktivitenin bırakılması ve kontrolsüz psikolojik problem yeniden kilo alımını hızlandırabilir.”
Ameliyata rağmen yine kilo aldım, artık çözümü yok: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Obezite tedavisinde en sık kullanılan yöntemler olan davranış tedavisi, diyet, egsersiz, antiobezite ilaçlar (iştah kesiciler), psikoterapi ve endoskopik yöntemler bu hastalarda da denenebilir. Bu işlemler ikinci bir ameliyat ihtiyacını ortadan kaldırmak için denense de bu hastalarda başarı oranları oldukça düşüktür. Bu nedenle birçok hastada ikinci bir ameliyat (yeniden sleeve, gastrik bypass, BPD-duodenal switch ve SADI gibi) gerekebilir. Bu tür ikinci cerrahi işlemler ilk ameliyatlara göre hem teknik olarak daha zordur hem de daha fazla morbiditeye neden olabilir. Ancak, iyi merkezlerde, doğru bir ekiple bu işlemler güvenle yapılabilir.
Obezite cerrahisi sonrası çoğu hastada ölüm kaçınılmazdır: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Karahasanoğlu “Gerek hastalığın daha iyi anlaşılması, gerek hastalığın tedavisindeki ilerlemeler nedeniyle obezite ameliyatları sonrasında ölüm oranı yıllar içerisinde iyi merkezlerde belirgin olarak düşmüştür. Üstelik çalışmalar şunu göstermiştir ki; ciddi obezite nedeniyle ameliyat edilen hastalardaki ölüm riski, tedavi edilmeyen veya ilaç tedavisi ile tedavi edilenlere göre daha düşüktür. Bu nedenle bugün şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki; obezite cerrahisi iyi merkezlerde, profesyonel bir ekip tarafından multidisipliner bir yaklaşımla güvenle yapılabilir” dedi.
02 Ekim 2026 Değişiklik Tebliğleri İşlenmiş Güncel 2013 SUT (SGK)Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından 1 Mayıs 2013 tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Uygulama Tebliğinde 02 Ekim 2026 Tebliği ile yapılan değişiklikler işlenmiş güncel hali yayımlandı.02 Ekim 2026 Cuma 17:38TEBLİĞLER - SUT, DEĞİŞİKLİKLERİ VE DUYURULARI
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










