OZON TABAKASINDAKİ İYİLEŞME KÜRESEL ISINMAYI TAHMİNLERDEN DAHA FAZLA ARTIRABİLİR
Avrupa ve ABD'den bilim insanlarının araştırması, stratosferdeki ozon toparlanmasının küresel ısınmaya etkisinin, daha önceki tahminlerden iki kat fazla olabileceğini ortaya koydu.

16 Eylül 2025 Salı 11:08
Reading Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. William J. Collins: "Ozon da bir sera gazı olduğundan atmosferde daha fazla ozon gazının olması daha fazla ısınma demek. Yani ozon tabakasının iyileşmesi iklimi daha da ısındıracak ki bu zaten Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli tarafından da bildirildi"
"Daha bütüncül bir yaklaşım sunan çalışmamız, stratosferdeki ozon toparlanmasından kaynaklanan ısınmanın, IPCC’nin daha önce hesapladığının yaklaşık iki katı olacağını gösteriyor. Ayrıca gelecekteki ozon miktarının iklim üzerindeki toplam etkilerinin IPCC tahmininden yaklaşık yüzde 40 daha yüksek olacağını bulduk"
İnsan sağlığına zarar veren ultraviyole ışınların yüzde 99'unu emerek canlı yaşamının sürdürülmesinde hayati bir rol oynayan ozon tabakasında incelme olduğu yönündeki endişeler, bilim insanları tarafından 1970’lerin sonlarına doğru gündeme getirildi.
Bu alandaki çalışmalara yoğunluk veren bilim insanları, 1985 yılında, Antarktika üzerinde oluşan ve her yıl 7 Eylül–13 Ekim arasında en ince durumuna gelen ozon deliğini keşfetti.
Bu keşif üzerine Birleşmiş Milletler (BM) tarafından hazırlanan ve 1987’de kabul edilen Montreal Protokolü ile ozon tabakasının incelmesine neden olan kloroflorokarbon gazlarının kullanımı yasaklandı. Türkiye'nin 1991'de taraf olduğu protokol, dünya genelinde 1992 yılında yürürlüğe girdi.
Protokolün imzalandığı tarih olan 16 Eylül, BM'nin aldığı kararla 1995'ten bu yana "Uluslararası Ozon Tabakasının Korunması Günü" olarak kabul ediliyor. BM bu yılki etkinliklerin temasını "Bilimden Küresel Eyleme" olarak belirledi.
Ozon tabakasındaki durumu düzenli olarak takip eden ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesinin (NASA) ölçümlerine göre 1979'da ozon deliğinin büyüklüğü ortalama 0,1 milyon kilometrekareyken bu tarihten sonra artmaya başladı. Montreal Protokolü'nün kabul edildiği 1987'de 19,3 milyon kilometrekare olan ozon deliği, protokolün uygulanmaya başladığı yıl olan 1992’de 22,3 milyon kilometrekareye ulaştı.
Protokolle beraber yeni önlemler devreye girse de mevcut gazların devam eden etkisi hızlı bir iyileşmeyi geciktirdi. 2006 yılında ozon deliğinin büyüklüğü 26,6 milyon kilometrekareyi buldu.
Ozon deliği 2022’de 23,2 milyon kilometrekare, 2023’te 23,1 milyon kilometrekare ölçüldü.
NASA ve ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA) verilerine göre 2024'te 19,6 milyon kilometrekare ölçülen ozon deliği alanı, 1992’den bu yana yedinci en düşük seviye olarak kayıtlara geçti.
Dünya Meteoroloji Örgütünün (WMO) geçen hafta yayımladığı rapora göre 2003-2022 uzun dönem ortalamasıyla karşılaştırıldığında 2024'te ortalama ozon miktarı daha yüksek seyretti. Antarktika'ya yakın bölgeler ve 15 derece güney enlemi boyunca uzanan bölgeler dışında ozon iyileşmesinde pozitif bir eğilim görüldü.
Çabaların devamı halinde ozon tabakasının 2066 yılına kadar tamamen iyileşebileceği öngörülüyor.
- Bir sera gazı olan ozonun artması küresel ısınmayı tetikleyebilir
Ozon tabakasındaki küçülme başta insan sağlığı olmak üzere birçok gösterge açısından önem taşırken tabakadaki iyileşmenin iklim değişikliğine etkisi çeşitli açılardan değerlendiriliyor. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) ve BM verilerine göre kloroflorokarbonların azalması küresel ısınmayı yavaşlatabilir. Ancak ozon tabakası kalınlaştıkça bu kez atmosferdeki ozon gazının miktarı da artıyor ve bir sera gazı olan ozondaki bu artış, küresel ısınmayı tetikleyici etki oluşturabiliyor.
Bu etkinin boyutunu araştıran Avrupalı ve ABD’li bilim insanları, "Gelecekteki ozon değişikliklerinden kaynaklanan iklim zorlaması: Ölçütler ve yöntemlerin karşılaştırmalı analizi" başlıklı bir çalışma yayımladı.
Çalışmada ozon tabakasında yaşanan değişimlerin güneş ışığını tutma ve geri yansıtma kapasitesi, stratosferin, ozon tabakasında yaşanan değişimlere verdiği tepki ve nemlilik, bulutların durumu ile yeryüzündeki yansımaların etkisi incelendi.
Elde edilen veriler üzerinden ozon tabakasında yaşanan hızlı iyileşmenin 2015-2050 yılları arasındaki olası etkileri araştırıldı ve bu iyileşme sonunda, 2050'ye gelindiğinde ozon gazının, karbondioksitten sonra küresel ısınmanın "en büyük ikinci sorumlusu" olacağı öngörüldü.
Buna göre ozon artışı bulutları azaltarak soğutma etkisini düşürürken su buharı ve yüzey değişimleri gezegeni ısıtıyor. Her iki faktör de dünyanın daha fazla ısınmasına yol açıyor.
Çalışmanın başyazarı, İngiltere'deki Reading Üniversitesi Meteoroloji Departmanı Atmosferik Kimya ve Dünya Sistemi Modelleme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. William J. Collins, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
- "Tam iyileşme 2070'leri bulabilir"
Ozon tabakasındaki incelmenin, artan kloroflorokarbon emisyonlarıyla birlikte 1960'lı yıllarda başladığını belirten Collins, Antarktika bölgesindeki aşırı incelme sonucu "ozon deliği" ifadesinin literatüre girdiğini aktardı.
Montreal Protokolü ve sonrasında atılan adımlarla ozon tabakasının iyileşmeye başladığını anlatan Collins, atmosferde kalan kloroflorokarbonların güneş ışığıyla yok edilmesiyle bu yüzyılın ikinci yarısında tam bir iyileşmenin beklendiğini, tabakadaki durumun 1980 öncesindeki seviyesine dönmesinin ise 2070'leri bulabileceğini söyledi.
Collins, Montreal Protokolü’yle, sera gazı olan kloroflorokarbonların sınırlandırılmasıyla başarılı bir iklim politikası yürütülmesine karşın küresel ısınma boyutuyla bakıldığında bu protokolün iklimi soğutmak yerine ısınmaya yol açabileceği değerlendirmesinde bulundu.
Collins, şöyle devam etti:
"Ozon da bir sera gazı olduğundan atmosferde daha fazla ozon gazının olması daha fazla ısınma anlamına geliyor. Yani ozon tabakasının iyileşmesi iklimi daha da ısındıracak. Bu zaten IPCC tarafından da bildirildi. Çalışmada kullandığımız modeller sayesinde bunun üzerine, ozondaki değişimlerin bulutlar, su buharı ve sıcaklıklar üzerindeki etkisini de eklemiş olduk. Daha bütüncül bir yaklaşım sunan çalışmamız, stratosferdeki ozon toparlanmasından kaynaklanan ısınmanın, IPCC’nin daha önce hesapladığının yaklaşık iki katı olacağını gösteriyor. Ayrıca gelecekteki ozon miktarının iklim üzerindeki toplam etkilerinin IPCC tahmininden yaklaşık yüzde 40 daha yüksek olacağını bulduk."
2050 yılına gelindiğinde karbondioksitin hala en kritik sera gazı olmaya devam edeceğinin altını çizen Collins, "Artan ozon gazı, 2015 ile 2050 yılları arasında küresel ısınmaya yaklaşık 0,1 derece katkıda bulunacak" dedi.
Ozon tabakasının iyileşmesinin sağlık faktörleri boyutuyla önemli bir etmen olduğuna işaret eden Collins, bu noktada hem iklim değişikliğini dengeleyecek hem de ozon iyileşmesini devam ettirecek adımlara ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.
Dünya Sağlık Örgütü Demans Rehberini Güncelledi: Toplumdaki Vakaların Yüzde 45'i Önlenebilir Risk Faktörleriyle İlişkiliDünya Sağlık Örgütü (DSÖ), demans riskinin azaltılmasına yönelik küresel önerilerini yeniledi.10 Eylül 2026 Perşembe 17:14BASIN HABERLERİ
Sonbahar Tükenmişliğine Karşı "Eyleme Geçin" Uyarısı: Motivasyonu Beklemeyin!Mevsim geçişlerinde artan yorgunluk, isteksizlik ve enerji kaybının ruh hali üzerindeki etkilerine dikkat çeken Klinik Psikolog Burçin Deniz, sonbaharda yaşanan davranışsal yavaşlama döngüsünü kırma yollarını anlattı.10 Eylül 2026 Perşembe 17:00BASIN HABERLERİ
"Sinsi İlerleyen Diyabete Karşı 'Rakamlarınızı Öğrenin' Çağrısı: 35 Yaş Üstüne Yıllık Kontrol Uyarısı"Diyabetin yıllarca hiçbir belirti vermeden damarları yıpratabildiğine dikkat çeken uzmanlar, 35-40 yaşından itibaren yılda bir kez kan şekeri kontrolü yaptırılmasını öneriyor.10 Eylül 2026 Perşembe 16:46BASIN HABERLERİ
Yılların Öksürük Şurubu Parkinson’a Umut Oldu: Ambroksol İçin Faz 3 Süreci BaşladıYıllardır soğuk algınlığı ve balgam söktürücü tedavilerinde güvenle kullanılan ambroksol etken maddesi, Parkinson hastalığının ilerlemesini durdurma potansiyeliyle tıp dünyasının odağında.10 Eylül 2026 Perşembe 16:44DÜNYADA SAĞLIK
Sağlık Bakanlığı'ndan Suçiçeği Aşısında Yeni Dönem: Çocuklar İçin İkinci Doz Aşılama BaşladıSağlık Bakanlığının yeni düzenlemesi doğrultusunda, 1 Eylül itibarıyla 48. ayını dolduran çocuklara suçiçeği aşısının ikinci dozu uygulanmaya başlandı.10 Eylül 2026 Perşembe 16:41BASIN HABERLERİ
Yaşlılarda Ani Kafa Karışıklığına Dikkat: Demans Değil "Deliryum" Olabilir!Yaşlı bireylerde aniden ortaya çıkan kafa karışıklığı ve davranış değişiklikleri her zaman demans belirtisi olmayabilir.10 Eylül 2026 Perşembe 16:39BASIN HABERLERİ
Yapay Zekâ Desteği Hekim Performance'ını Artırdı: 3 Ülkeden Katılan Hekimlerle Emsal AraştırmaEndonezya, Kenya ve Hollanda’dan 249 hekimin katıldığı randomize kontrollü yeni bir araştırma, GPT-4o erişimi sağlanan hekimlerin klinik vakalardaki performansının yapay zekâ desteği almayanlara göre daha yüksek olduğunu ortaya koydu.10 Eylül 2026 Perşembe 16:38BASIN HABERLERİ
Erken Akciğer Kanseri Teşhisinde "Kandaki DNA" Umudu: Likit Biyopsilerde Önemli GelişmeKandaki tümör DNA'sı ve metilasyon izlerini inceleyen yeni nesil likit biyopsi testleri, erken evre akciğer kanserini saptamada 2026 verileriyle ümit verici sonuçlar sağladı.10 Eylül 2026 Perşembe 16:35BASIN HABERLERİ
Sağlık Bakanlığı'ndan Anne ve Bebek Sağlığı İçin Yeni Dönem: RİTAS 81 İlde Devreye AlındıSağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, gebe ve lohusaların takip süreçlerini daha güvenli ve etkin kılmak amacıyla hazırlanan Riskli Takip Sistemi’nin (RİTAS) 81 ilde uygulamaya girdiğini duyurdu.10 Eylül 2026 Perşembe 16:34BASIN HABERLERİ
Yunanistan'da Batı Nil Virüsü Alarmı: Son Bir Haftada 34 Yeni Vaka Saptandı, Can Kaybı 30'a YükseldiYunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu (EODY), ülkede yıl başından bu yana toplam 324 Batı Nil virüsü vakasının kaydedildiğini açıkladı.10 Eylül 2026 Perşembe 16:33BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










