PROF. DR. AZİZ EKŞİ: 'PLASTİK KAPLARDAKİ SALÇA İNSAN SAĞLIĞINA ZARARLI'
Plastik ambalajlarda satılan salçalara koruyucu katkı maddelerinin karıştırılmasına izin vermesi üzerine açıklama yapan Prof. Dr. Aziz Ekşi, " Plastik kaplardaki salça tüketici sağlığını riske atar" dedi.

18 Ağustos 2017 Cuma 08:03
Lefke Avrupa Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü'nde öğretim üyesi Prof. Dr. Aziz Ekşi, plastik ambalajlarda satılan salçalara koruyucu maddelerin karıştırılmasına izin verilmesi ve evde yapılan salçaların olumsuz yönleri üzerine açıklama yaptı.
Alınan bu karar sonrasında Türkiye'nin imajının sarsılacağını belirten Prof. Dr. Ekşi, "Türkiye dünyada en modern salça teknolojisini uygulayan ülkelerden birisi, dünyada ilk 5'te yer alıyor.
Siz eğer yalnız plastik kaplarda yapılan domates salçasına koruyucu katkı maddesi katılmasına izin verirseniz bunun maliyeti çok ucuzdur ama hijyen kalitesi düşüktür, sağlık açısından riski vardır. Dolayısıyla siz bu ucuz salçayla diğer ileri teknoloji uygulanarak üretilen salçanın dürüst rekabet koşullarında yarışmasını bekleyemezsiniz.
Zamana bağlı olarak bütün firmalar koruyucu katkı maddesi katan yönteme yani plastikte salça üretmeye devam edebilirler ve Türkiye'nin dünyadaki olumlu imajı sarsılabilir. Öte yandan tüketici sağlığı da riske atılmış olur" diye konuştu.
"ENDÜSTRİYEL SALÇA, EVDE YAPILAN SALÇADAN DAHA KALİTELİDİR"
Endüstriyel salçanın evde yapılan salçadan her zaman kalite olarak daha üstün olduğunu bildiren Prof. Dr. Aziz Ekşi, "Yapılan salçanın kalitesi açısından endüstriyel salça evde yapılan salçadan her zaman daha üstündür. Kalite açısından baktığımızda salçayı ya açık kazanlarda kaynatarak ya da güneşte bekleterek koyulaştırıyoruz. Eğer kazanda koyulaştırırsak çok koyu bir madde olduğu için karıştırması zor dolayısıyla salçanın kaba değen bölümlerinde yanma olması kaçınılmaz bu öncelikle rengin kararmasına, siyah lekelerin oluşmasına yol açar.
Sıcaklık kontrol edilemediği için besin öğesi kaybı fazla olur. Eğer güneşte bekleterek bu işlemi yapıyorsak uzun süre açık havada bekletmek zorundayız. Havadaki toz, toprak,gaz,böcek, karınca gibi her şeye açıktır, dolayısıyla bir kontaminasyon söz konusudur. Ayrıca yine açık alanda uzun süre beklediği için oksidasyon olacaktır ve domatesin en değerli bileşeni olan likopenokside olup besin değeri azalacaktır" dedi.
"PLASTİK KAPLARDAKİ SALÇAYI ALMAYIN"
Bilinmeyen plastikte satılan herhangi bir gıdayı salça dahil satın almamanın en doğru davranış olduğunu aktaran Prof. Dr. Ekşi, "İster kaynatarak istersek güneşte koyulaştıralım geldiğimiz noktada içerisine fazla miktarda tuz konulması gerekir, tuz fazlalığı yüksek tansiyon ve onunla ilişkili bir çok hastalığın nedeni.
Biz evde salça yaparak aynı zamanda sağlıksız beslenmeye yol açmış oluyoruz. Salçadaki bir takım uygulamalar örneğin eczanelerde domates tozu diye satılan salisilat(aspirin) koruyucu madde olarak kullanılıyor ki bu izinli bir katkı maddesi değildir, sağlık açısından zararlıdır.
Evde yapılan salçanın olumsuz yanı ise genelde salçayı plastik kaplara koyuyoruz. Plastik kapların ne olduğunu bilmiyoruz. Yani gıda için kullanılmaya uygun olup olmadığını bilmiyoruz. Kullandığımız plastikten salçaya sağlığa zararlı maddeler geçmesi söz konusudur, bunlar genelde kanserojen bileşenlerdir. Bilinmeyen plastikte satılan herhangi bir gıdayı salça dahil satın almamak en doğru davranıştır" dedi.
"AB'NİN YÖNETMELİĞİNDE DE BENZOAT VE SALİSİLAT KATILAN GIDALAR ARASINDA SALÇA YOK"
2008 yılına kadar Türkiye'de salçalara katkı maddesi koyulmasının yasak olduğunu dile getiren Prof. Dr. Ekşi, "Hatta dünyada da yasaktı. Çünkü salçanın tanımına bakarsak salça;fiziksel yolla dayanıklı hale getirilen veya ısıl işlemle muhafaza edilen gıdadır. Yani bu ne demektir yalnızca fiziksel işlem uygulayarak, pastörize ederek muhafaza edilebilir.
Şimdi bir ürünün tanımını böyle yapıp sonra kimyasal madde katılmasına izin verilmesi çok çelişkili bir durumdur. Öncelikle ürünün tanımına aykırıdır. Ayrıca AB'nin gıda katkı maddeleri yönetmeliğinde benzoat ve salisilat katılan gıdalar arasında domates salçası yoktur.
Türkiye'de zorlama bir yorum yapılarak bu gruba alınmıştır. Yani salça, meyve ve sebze müstahzarlarından sayılmıştır. Oysa salça öyle bir gıda değildir. Tam tersi konserve edilen gıdalardan birisidir. Konserve edilen gıdalara koruyucu madde katılması yasaktır, zaten gerekmez" ifadelerini kullandı.
"ETİKETİNDE TR VE ÜRETİLDİĞİ İLİN TRAFİK KODUYLA BAŞLAYAN SAYI YOKSA O SALÇAYI ALMAYIN"
Marketten salça veya herhangi bir gıda alırken önce ambalajına bakmak gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ekşi, "Ambalajında deformasyon var mı?, ürün düzgün olmalı çarpık, deforme veya sızıntı olmaması gerekir.
Daha sonra etiketi okumalıyız. Türkiye'de tüketicilerin etiket okuma alışkanlığı yeterli değil. Etiketi okurken öncelikle kayıt numarasına bakılmalı. Bu işletme Tarım Bakanlığı'na kayıt yaptırmış mı? TR ve üretildiği o ilin trafik koduyla başlayan bir sayıdır bu. Eğer bu numara yoksa o ürün merdiven altı, kayıt dışı üretimdir. Bu numara olmayan gıdaları kesinlikle almamalıyız.
Daha sonra içindekiler bölümüne bakmak lazım. Her etikette gıdanın ne içerdiğinin yazılı olması lazım. Eğer salçanın içerik bölümünde E-200,201,202,203 gibi sayı varsa veya sorbik asit, potasyum sorbat gibi koruyucu maddenin adı yazıyorsa bilinki bu salçada koruyucu madde vardır; zaten bu salça plastiktedir,diğerlerine katılması yasaktır. Tüketici bu durumu bilsin ama tercih kendisinindir" açıklamalarında bulundu.
"KOYU RENKLİ, TUZLU VE EKŞİ SALÇANIN KALİTESİ DÜŞÜKTÜR ÇÜNKÜ..."
Salçanın rengi ne kadar koyuysa, tuzu ne kadar fazlaysa ve ne kadar ekşiyse kalitesinin o kadar düşük olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ekşi şöyle konuştu:
"Salçada tüketici algısının değişmesi gerekiyor. Kaliteli salçayı anlatmaya tüketici algısı büyük bir engel. Kaliteli salça dediğimizde renginin domatesten biraz koyu ama parlak kırmızı olması gerekir. Yanık siyah lekelerin bulunmaması lazım.
Tuzu düşük olmalı ve koruyucu madde içermemeli. Ama evde salça yapıldığında bunların hepsi var. Çünkü ev kadınları evde salça yakarken şöyle düşünüyor; rengi ne kadar koyuysa, tuzu ne kadar fazlaysa ve ne kadar ekşiyse yemeğe o kadar tuz,ekşilik ve renk geçecektir dolayısıyla bu salça iyidir. Oysa bu salça iyi değil tam tersine kalitesi düşük salçadır.
Öncelikle tüketicinin bunu bilmesi gerekir.Birde evde salça yaparken kadınlar domatesin suyunu atıyor. Yani domates parçalanıyor, domatesle su ayırıyorlar sıvı bölümü atılıyor. Biz ona serum ayrılması diyoruz. Bu aslında domatesin suda çözülen C vitamini ve mineral maddeler başta olmak üzere domatesin başlıca bileşenin kendi elimizle atılması demektir. Dolayısıyla besin değeri düşürülüyor,suyunu atmamak gerekir" dedi.
Ebola’nın Sinsi Varyantına Karşı Tarihi Adım: Dünyanın İlk İnsanlı Aşı Denemesi Başladı!Oxford Üniversitesi Aşı Grubu, Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Uganda'yı sarsan ve onaylanmış bir tedavisi bulunmayan Bundibugyo Ebola virüsüne karşı geliştirilen aşı için dünyada ilk kez insanlar üzerinde klinik denemelere başladı.14 Temmuz 2026 Salı 16:26DÜNYADA SAĞLIK
KDC’de Ebola Alarmı: Ölüm Oranı Yüzde 36’yı Aşarak 5 Eyalete Yayıldı!Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde (KDC) etkili olan Ebola salgınında bilanço her geçen gün ağırlaşıyor.14 Temmuz 2026 Salı 16:25DÜNYADA SAĞLIK
Yenidoğan Çetesi Davasında Ara Karar: Tutuklu Sanıkların Tutukluluk Hallerinin Devamına Karar Verildi!İstanbul'da bebek acil hastalarını anlaşmalı özel hastanelere sevk ederek ölümlerine yol açtıkları ve haksız kazanç sağladıkları iddiasıyla yargılanan 10'u tutuklu 62 sanıklı davada mahkeme ara kararını açıkladı.14 Temmuz 2026 Salı 16:23BASIN HABERLERİ
Kene Vakalarına Karşı Hayati Uyarı: Üzerine Kesinlikle Kolonya veya Alkol Dökmeyin!Bahar ve yaz aylarında artış gösteren kene vakalarına karşı uyarılarda bulunan Dr. Merve Kaplan, vücuda tutunan kene karşısında yapılan yanlış müdahalelerin hayati risk oluşturduğunu belirterek doğru müdahale yöntemlerini anlattı.14 Temmuz 2026 Salı 15:04BASIN HABERLERİ
Mardin’de Tarihi Ameliyat: Kalp Damarı Yırtılan Hasta Zamanla Yarışta Kurtarıldı!Göğüs ve sırt bölgesindeki şiddetli ağrı şikayetiyle Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvuran Songül Özgün’ün yırtılan aort damarı, kentte ilk kez gerçekleştirilen zorlu bir operasyonla yapay damarla değiştirildi.14 Temmuz 2026 Salı 15:01BASIN HABERLERİ
Burdur MAKÜ Tıp Fakültesi Kapılarını Açıyor: İlk Öğrencilerini Bu Yıl Kabul Edecek!Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Tıp Fakültesi’nin önümüzdeki eğitim öğretim yılında öğrenci alımı yapması Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından onaylandı.14 Temmuz 2026 Salı 15:00BASIN HABERLERİ
Klimasız Olmuyor Ama Dikkat: Bilinçsiz Klima Kullanımı Hastalıklara Davetiye Çıkarıyor!Yaz sıcaklarının artmasıyla birlikte kullanımı yoğunlaşan klimalar, doğru kullanılmadığında solunum yolu enfeksiyonlarından kas tutulmalarına kadar birçok sağlık problemine yol açabiliyor.14 Temmuz 2026 Salı 13:56BASIN HABERLERİ
Yenidoğan Çetesi Davasında 9’uncu Oturum: Sanık Avukatlarından Rapora İtiraz ve Tahliye Talebi!Kamuoyunda büyük yankı uyandıran yenidoğan çetesi davasının 9’uncu duruşmasında sanık avukatlarının savunmaları alındı. Adli Tıp raporlarındaki eksikliklere ve illiyet bağı yetersizliklerine dikkat çeken avukatlar, müvekkillerinin tahliyesini talep etti.14 Temmuz 2026 Salı 13:42BASIN HABERLERİ
Burdur’da Üçlü Çarpışma: Askeri Ambulansın da Karıştığı Kazada 2 Kişi Yaralandı!Burdur merkezde iki otomobil ile hasta sevki gerçekleştiren askeri ambulansın karıştığı zincirleme trafik kazasında 2 kişi yaralandı. Hastaneye kaldırılan yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu bildirildi.14 Temmuz 2026 Salı 11:30BASIN HABERLERİ
10 Saniyelik Lazer Tedavisiyle Kornea Naklinden Son Anda Kurtuldu!Yaklaşık yedi yıl önce bir gözüne kornea nakli yapılan zabıta memuru Pınar Selvi, diğer gözündeki ciddi görme kaybı ve lekelenmelerden Doç. Dr. Ali Ceylan’ın uyguladığı 10 saniyelik PTK lazer tedavisiyle kurtuldu.14 Temmuz 2026 Salı 11:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










