PROF. DR. BARIŞ ATA: "TÜP BEBEK TEDAVİSİNİ DENEMEYE DEVAM EDİN"
Üreme Sağlığı ve İnfertilite Derneği-TSRM ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Barış Ata, "Tüp bebekte 5 kereye kadar, genetik tarama yapılmış bir embriyolarla...

19 Kasım 2023 Pazar 11:18
Üreme Sağlığı ve İnfertilite Derneği-TSRM ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Barış Ata, "Tüp bebekte 5 kereye kadar, genetik tarama yapılmış bir embriyolarla 5 kere transfer yapıldığında yüzde 98'den fazla doğum oluyor. Yumurta çıkıyorsa, embriyo yapılabiliyorsa, rahmi de varsa, çok kolay görülecek problemleri ekarte ediyorsanız bu 5 embriyoyu yapmak, her yenisi yeni ve eşit bir şans, bunları üst üste topladığınızda ulaşılan rakam yüzde 98'den büyük. Heyecanlanacak, panik olacak ya da her seferinde yanına başka bir şey ekleyecek, paranızı stresinizi enerjinizi bunlara harcamak yerine, denemeye devam ediyorsanız, sonunda büyük olasılıkla insanlar doğuruyor" dedi.
20. yılını kutlayan Üreme Sağlığı ve İnfertilite Derneği-TSRM tarafından düzenlenen 11. Üreme Sağlığı ve İnfertilite Kongresi-TSRM 2023, Antalya'nın Belek Turizm Merkezi'ndeki bir otelde gerçekleştirildi.
Kongre çerçevesinde düzenlenen basın toplantısında konuşan Üreme Sağlığı ve İnfertilite Derneği-TSRM ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Barış Ata, Türkiye'den ve yurt dışından alanında söz sahibi bilim insanlarının konuşmacı olarak katıldığı kongrede; "Over Doku Transplantasyonu: Teknikler-Sonuçlar ve Gelişmeler, Embriyo transferinde seçim için yapay zeka, Sperm Seçimi Gebelik Oranlarını Artırabilir mi?, Açıklanamayan İnfertilite Nasıl Yönetilir?, Erkek İnfertilitesinde Diyetin Rolü" gibi ilgi çekici başlıklar her yönüyle tartışılıp, güncel veriler sunulduğunu aktardı.
Ata, hem sürekli eğitim ihtiyacını karşılayan, hem de en üst düzey akademik tartışmaların yer aldığı, toplam 900'ü aşkın katılımcının takip ettiği kongrede, Türkiye'den 187 konuşmacı ve oturum başkanının, yurtdışından 51 davetli yabancı konuşmacının görev aldığı oturumlarda yeni gelişmelerin katılımcılarla paylaşıldığını kaydetti.
"Ticari kaygıdan uzak bir bilgilendirme sitesini hayata geçireceğiz"
Bu kongrenin, Türkiye'de bu alandaki en büyük toplantı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Barış Ata, "Kurumsal olarak bizimle beraber toplantıda olan 4 ayrı uluslararası dernek var. Bunlardan birisi Amerikan Üreme Tıbbı Derneği, bizim Amerika'daki dengimiz diyebiliriz. Amerika ve Avrupa dernekleri global olanlar. Amerikan Üreme Tıbbı Derneği'nin başka bir dernekle gelip ortak bir aktivite yapması Türkiye'de ilk kez oluyor. Her yıl bir delegasyonla burada olacaklar. Onların 12-13 bin kişilik toplantıları var yıllık. O toplantıda her yıl bizim derneğimizin temsil edildiği oturumumuz olacak. Hasta eğitimi için geliştirdikleri için çok materyalleri var. Bizim derneğimizin kendine koyduğu hedeflerden biri sadece aramızda aktivite yapmak ya da eğitmek değildir. Toplumun üreme sağlığı ve üremede yaşadığı problemlerle ilgili bilimsel, tarafsız, ticari kaygıdan uzak bilgiye ulaşabilecekleri kaynak olmak istiyorduk. İnsanların çoğu maalesef herhangi bir şey yapacağımız zaman internette, daha genç olanlar sosyal medyada arıyor. Sonuçta oralarda karşımıza çıkan şeyler, canı isteyenin yazabildiği bir yer. Canının istediği endişeyle yazabildiği bir yer, yani kirli bilgiden öte, ticari yönlendirme amacıyla paylaşılan koyulan şeyler. En iyimser şekilde ifade edecek olursak tamamen yanlış olmasa bile, abartılı iddialar, bazen tamamen bilimsel dayanağı olmayan şeyler bulunabiliyor. Bu insanların sadece zaman ve para kaybetmesine değil, bazen fiziksel zarar görmelerine neden oluyor. O nedenle bu bilinirliğe ulaşıp, insanlara açtığımızda global bir akademik bir kurumdan bilimsel veri, global uzmanların deneyimiyle üretilen, ticari kaygıdan uzak olduğu açık olan bir bilgilendirme sitesini hayata geçireceğiz. Bu yeni birliktelik hedefimize büyük oranda yaklaştırıyor. Bu yılki toplantının en önemli yanı budur" ifadelerine yer verdi.
"Denemeye devam edin"
İnsanların karşılaştığı problemlerin birinden bahseden Ata, "İnsanlar her ay gebe kalmıyorsa, her tedavide özellikle tüp bebek için bakıldığında gebelikle sonuçlanmıyor. Her embriyo o potansiyele sahip değil ve onun anlamanın bir yolu yok. O nedenle yapıp da olmadığında insanların moralleri bozuluyor. Aslında tedaviye devam edecek olsalar daha şansları varken. Şöyle örnek vereyim, evde deniyorlar bir de olmayınca bırakılıyor mu bir daha deniyorlar. Bunda da bir kere olmadığında iki kere olmadığında bir noktada olmadığında, embriyo üretilebiliyorsa hala, ümitsizliğe kapılıp bıraktığında aslında ileride deneyerek şansı olacaksa orayı kaybetmiş oluyor. Ümitsizliğe kapılıp da bırakmakla beraber, diğer sıkıntı sürekli doğal dürtü bu farklı bir şey yapma ihtiyacı hissediyorlar. Başka yeni ne yapacağız. Sanki yapılan şey doğru yapılsa da her seferinde olacaktı da bir şey eksik yapıldığı için olmadı gibi düşünülüyor. Halbuki o değil, her seferinde yeni yumurta, yeni sperm, yeni embriyolar var. İnsanlara ne kadar denedikten sonra daha bambaşka bir deneysel şeyleri düşünmek gerekir gibi çalışmalar var. 5 kereye kadar, genetik tarama yapılmış bir embriyolarla 5 kere transfer yapıldığında yüzde 98'den fazlası doğum yapıyor. Yumurta çıkıyorsa, embriyo yapılabiliyorsa, rahmi de varsa, çok kolay görülecek problemleri ekarte ediyorsanız bu 5 embriyoyu yapmak. Verdim birinciyi bir kısmı gebe kaldı, olmadı ikinciyi, olmadı üçüncüyü verdin, gebelik ve doğum oranı sabit gidiyor bunlarda. Her yenisi yeni ve eşit bir şans. Bunları üst üste topladığınızda ulaşılan rakam yüzde 98'den büyük. Heyecanlanacak, panik olacak ya da her seferinde yanına başka bir şey ekleyecek, paranızı, stresinizi, enerjinizi bunlara harcamak yerine, denemeye devam ediyorsanız sonunda büyük olasılıkla insanlar doğuruyor. Bunu bulmak için 127 bin hastanın dosyası taranarak, 30 klinik 56 ülkede taranarak ortaya çıkmış, gerçek hayat verisi. "Bilmem neyi icat etti onu veriyoruz, yüzde 80 gebelik oluyor" diye bir şey gördüğünüzde bu genellikle doğru değil. Ama 3 kere embriyo transferi olmuşsanız, sonunda doğurma oranınız yüzde 92'yi buluyor ve doğrudur. Amaca ulaşmanın yolu fazla kurcalanmadan başka sıkıntılara girmeden denemeye devam etmek" dedi.
"Erkek çocuklar adölesan dönemde aşılanmalı"
Üreme Sağlığı ve İnfertilite Derneği- TSRM Saymanı ve Kongre Sekreteri Doç. Dr. Sezcan Mümüşoğlu ise HPV ile güncel bilgilerin giderek arttığını dile getirdi.
Önlem için ellerinde aşı olduğunu ifade eden Mümüşoğlu, "Bilinmeyen bir taraf olan erkek faktörü üzerine etkisi bugüne kadar ağırlıklı olarak hep kadın üzerinde duruyorduk. Ancak son 10 yılda özellikle İtalyan araştırmacıların öncülük ettiği çalışmaların devamında gelen çalışmalar; cinsel aktif erkeklerde de yüzde 10 ile 13 civarında HPV varlığı taşıyıcılığını göstermiş durumda. Bu tabi ki beklendik bir durum ama HPV uzunca süre sperm ve spermin içinde aktif olarak kalabiliyor. Bu uzun süre kalmanın getirisi ne diye bakıldığında, birikenler bize gösteriyor ki sebebini bilmediğimiz kısırlık. Yani çiftler kendi kendilerine bir yıldan uzun süredir çocuk denemelerine rağmen gebe kalamadıklarında ve biz bunu araştırdığımızda aslında standart testlerimizde hiçbir şey bulamadığımızda, biz bu çiftte açıklanamayan kısırlığı olan çift olarak adlandırıyoruz. Bunlarda aşılama ve tüp bebeğe kadar giden bir tedavi uyguluyoruz. Biriken veriler gösteriyor ki, açıklanamayan kısırlığın bir kısmı, aslında erkekte ve spermde uzun süre kalan HPV olabilir. HPV varlığı olan erkeklerde tasnifle daha iyi sperm ayırıcı yöntemlerin geliştirilmesi bizim tedavi uygulamalarındaki başarımızı maksimize edebilir. Bu çerçevede HPV sadece kadın değil, üreme sağlığı içinde de konumlandırıyoruz. Korunmak için elimizde bir silah varken aşıyı yaygınlaştırmak, erkek çocuklarını adölesan dönemde aşılamak korunmanın yolu olabilir" diye konuştu.
"9 yaşından itibaren hem kız hem erkek çocukların aşılanmasını öneriyoruz"
Üreme Sağlığı İnfertilite Derneği- TSRM Yönetim Kurulu Üyesi ve Kongre Sekreteri Doç. Dr. Işıl Kasapoğlu da HPV virüsü hakkında açıklamalarda bulundu.
HPV üzerinde Sağlık Bakanlığı'nın son yıllarda çalışmalar yaptığını dile getiren Kasapoğlu, "Önlenebilir kanserler var, rahim ağzı kanseri gibi. Bunlar aşı yapıldığı takdirde HPV enfeksiyonunu baskıladığı için kanser insidansını oldukça azaltmış durumda. Hepatit aşısı gibi HPV aşıları da rutin bazı ülkelerde aşı takvimine girmiş durumda. Bizde aşı takvimine girmedi ama 9-26 yaş aralığında hem kız hem erkek çocukların aşılanması öneriliyor. Bu zaman geçirildiyse, herhangi bir yaşta yapılacaksa mümkünse HPV virüsüyle karşılaşmamış olması tercihen aşı aktivasyonunu arttırdığı için öneriliyor. Genellikle 3 doz halinde yapılıyor. Sadece rahim ağzı değil, erkeklerde de görülen HPV'ye bağlı gırtlak kanseri gibi. Erkeklerin de aşılanması öneriliyor. Aşıyla ilgili son yıllarda çalışmalar devam etse de ülkemizde yaklaşık şubat ayından beri 9'lu aşı denilen, HPV tiplerinden 9 tanesine etki gösteren bir aşı mevcut. 4'lü aşıyı yaptırmış olsa da üzerinden bir yıl geçse de 9'lu aşıyı yapmasını da öneriyoruz. Bunlar henüz Sağlık Bakanlığı tarafından aşı takvimine alınmadığı için ücretli aşılar olarak uygulanabiliyor. 9 yaşından itibaren hem erkek hem kız çocukların aşılanmasını öneriyoruz" açıklamasını yaptı.
"Nadir hastalıkları tespit edebiliyoruz"
Üreme Sağlığı İnfertilite Derneği- TSRM, Reprodüktif Genetik Özel İlgi Grubu Koordinatörü Doç. Dr. Evrim Ünsal, tüp bebek uygulamalarının dünyada ve Türkiye'de artık hızını kaybetmeden infertil çiftler için uygulanmaya devam ettiğinin altını çizdi.
Türkiye'de her şehirde tüp bebek merkezlerinin olduğunu ifade eden Ünsal, "Asıl amaç ailelerin sağlıklı bebek sahibi olmasıdır. İnfertil çiftler en büyük hasta grubunu oluşturuyor ama genetik tıbbının ilerlemesiyle birlikte tüp bebek yöntemiyle elde edilen embriyolarda nadir hastalıkları tespit edebiliyoruz. Bu aileler için sağlıksız çocuk sahibi olmada çok önemli bir faktör. Tüp bebek yöntemiyle her iki eş bir hastalık taşıdığında, diyelim ki SMA olsun. Resesif aktarılan nadir hastalıklar her iki eş aynı mutasyonu taşıyorsa çiftleri hasta çocuk sahibi yapıyor. Bu çiftler taşıyıcı olduğu için hastalık kliniği göstermiyorlar. Ancak her iki çiftte de aynı gende bir bozukluk olursa hasta çocuk sahibi olabiliyorlar. Böyle bir durumda ancak kendilerinin taşıyıcı olduğunu anlıyorlar. Ülkemizde akraba evliliği yüksek bir toplum olduğumuz için bu çiftleri hasta çocuk sahibi olmadan taramak ve tanısını koymak çok önemlidir. Beta talasemi tarama programına alındı ve hastalığın ülkemizde yaygınlaşmasını önemli ölçüde önlendi. Çiftler bir danışmanlık aldılar. Çiftlere üreme seçenekleri söylenmeye başlandı. Günümüz teknolojilerinde biz tüp bebek yöntemiyle elde edilen embriyolarda preimplantasyon testleri yaparak embriyodan bir hücre alıp ilgili hastalığı bu hücrede tarayıp, sadece sağlıklı embriyoların rahim içine transfer edilmesi yöntemiyle çiftlerin sağlıklı gebelik başlatmasını sağlayabiliyoruz" diye konuştu.
"Akraba evliliği doğuda yüzde 40'larda"
Türkiye'de akraba evliliğinin yüksek olduğunu ve doğu bölgelerinde bu oranın yüzde 40'ları bulduğunu aktaran Ünsal, "Bu çerçevede çiftlerin ortak gen bozukluğu taşıma ihtimali çok artıyor. Bu akraba taramalarının yapılmasıyla birlikte geniş test panellerinin uygulanmasıyla bu hastalıklar tespit edilebilir. Dünya üzerinde tanımlanmış 8 bin hastalık var. Her hafta en aşağı 5 hastalık literatüre giriyor. Yüzlerce daha tespit edilmemiş gen bozukluğu mevcut. Avrupa ülkelerinde sık görülen hastalıklar, diyelim ki 15-20 civarında hastalık bizim ülkemizde yüzde 35'lerde görülüyor. Yani yüzde 65-70 civarındaki hastalık dünyanın çok bilmediği nadir olan hastalıklar, o nedenle bizim mücadelemiz biraz daha fazla. SMA ilaç tedavisi çıktığı için çokça bilinen bir yöntem ama birçok hastalık mevcut. TSRM bilinçlendirmeyi arttırmayı hedefliyor" dedi.
28 Yıllık Araştırmadan Çarpıcı Sonuç: Günde Yarım Çorba Kaşığı Zeytinyağı Kalp Hastalıkları ve Kanser Riskini DüşürüyorAmerikan Kardiyoloji Koleji Dergisi'nde yayımlanan ve 92 bin kişinin 28 yıl boyunca izlendiği araştırmaya göre, günde yarım çorba kaşığı zeytinyağı tüketmek kalp ve damar hastalıkları, kanser ve nörodejeneratif hastalık riskini belirgin şekilde azaltıyor.01 Ekim 2026 Perşembe 16:17BASIN HABERLERİ
Üniversite Hastanelerinin Araştırması Tehlikeyi Ortaya Koydu: Ergenlerin Yüzde 12,5'i Elektronik Sigara KullanıyorGazi Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde yapılan araştırma, 10-19 yaş arasındaki gençlerin yüzde 12,5'inin son bir ayda elektronik sigara kullandığını gösterdi.01 Ekim 2026 Perşembe 16:15BASIN HABERLERİ
Gündüz Bastıran Aşırı Uyku Hali Hastalık Habercisi Olabilir: Uzmanından Uyku Laboratuvarı UyarısıNöroloji Uzmanı Dr. Demet Aslan, gece 7-8 saat uyunmasına rağmen gün içinde aniden bastıran aşırı uyku halinin (hipersomni) ciddi sağlık sorunlarına işaret edebileceğini belirtti.01 Ekim 2026 Perşembe 16:13BASIN HABERLERİ
Uzmanlardan Okula Başlayan Çocuklar İçin Tuvalet Uyarısı: İdrarı Tutmak Mesaneye Zarar VeriyorÇocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Cihangir Akgün, idrarın uzun süre tutulmasının tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarına ve mesane kas yapısının bozulmasına yol açabileceği uyarısında bulundu.01 Ekim 2026 Perşembe 16:09BASIN HABERLERİ
Diyabetik Ayak Hastalarında Magnezyum Düzeyi ile Kalp Damar Sağlığı Arasında Bağlantı SaptandıFrontiers in Endocrinology dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, diyabetik ayak yarası bulunan hastalarda yüksek kan magnezyum düzeyi, düşük kalp krizi, inme ve ölüm riskiyle ilişkili bulundu.01 Ekim 2026 Perşembe 15:59BASIN HABERLERİ
Sağlık Bakanı Memişoğlu Açıkladı: Normal Doğum Oranları Yüzde 15,8 Artış GösterdiSağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Normal Doğum Eylem Planı kapsamında yürütülen çalışmalar sayesinde Temmuz 2024’ten bu yana normal doğum oranının yüzde 15,8 arttığını duyurdu.01 Ekim 2026 Perşembe 15:56DÜNYADA SAĞLIK
Kumluca Devlet Hastanesinde Onkoloji Ünitesi İçin Çalışmalar BaşladıAntalya'nın Kumluca ilçesinde kanser hastalarının kent merkezine gitmeden yerinde tedavi görebilmeleri amacıyla Kumluca Devlet Hastanesi bünyesinde 8 yataklı Onkoloji Tedavi Takip Ünitesi kuruluyor.01 Ekim 2026 Perşembe 15:55BASIN HABERLERİ
Sağlıkta Yeni Finansman Modeli: Sağlıklı Hayata Katkı Fonu GeliyorSağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan 25 maddelik yasa teklifi taslağı kapsamında Sağlıklı Hayata Katkı Fonu kurulması planlanıyor.01 Ekim 2026 Perşembe 15:54BASIN HABERLERİ
Uzmanlardan Tütün Uyarısı: Akciğer Kanseri Riskini 20 Kat ArtırıyorProf. Dr. Esengül Koçak, tütün ürünlerinde bulunan 7 binin üzerinde zararlı maddenin hücre DNA'sına hasar vererek kansere yol açtığını belirterek, tütün kullanımının akciğer kanseri riskini 15 ila 20 kat artırdığı uyarısında bulundu.01 Ekim 2026 Perşembe 15:52BASIN HABERLERİ
Beypazarı Devlet Hastanesinde Yeni Dönem: Op. Dr. Ayberk Karaman Başhekimlik Görevine BaşladıDaha önce Beypazarı'nda uzman hekim ve Güdül Devlet Hastanesinde başhekim olarak görev yapan Op. Dr. Ayberk Karaman, Beypazarı Devlet Hastanesi Başhekimliğine atandı.01 Ekim 2026 Perşembe 15:51BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










