PROF.DR.ERBİL: TÜRKİYE’DE KADIN CERRAHLARIN YÜZDE 47’Sİ MOBBİNG’E UĞRUYOR
Adı Profesör Yeşim Erbil.Bir kadın cerrah. Alanının en iyilerinden.Babası rahmetli Sadettin Erbil, abisi de Mehmet Ali Erbil ama o, kadın ve cerrah olduğu için hep geride durmuş bir akademisyen. Ayşe Arman'ın kaleminden...

29 Kasım 2017 Çarşamba 10:29
Yıllarca kamuda görev yapıyor. Eğitime gönül vermiş bir profesör. Geçen yıl Çapa’dan ayrıldı. Artık özel sektörde çalışıyor, ayrılması da biraz kırgınlıktan. Sistemin hakkaniyetli olmamasından. Bir başka itiraz noktası da kadın cerrahların uğradığı mobbing. Bu ülkedeki kadın cerrahların yüzde 47’sinin mobbinge uğradığını söylüyor. Yok sayıldıklarını ve hak ettikleri değerin asla verilmediğini de ekliyor. Ve daha pek çok çarpıcı şey anlatıyor. Anlaşılıyor ki, her meslek grubunda olduğu gibi, cerrahlıkta da kadın olma zor...
Profesör Dr. Yeşim Erbil: Türkiye’de kadın cerrahların yüzde 47’si Mobbing’e uğruyor
- İki dönem Türk Cerrahi Derneği Başkanlığı yaptınız. 25 yıldır da endrokrin cerrahisyle uğraşıyorsunuz ve Türkiye’de endokrin cerrahisinin yayılmasına büyük katkı sağladınız...
Teşekkür ederim.
- 1987’de İstanbul Tıp Fakültesi’nde asistanlığa başlayıp, 1999’da doçent ve 2005’Te profesör oldunuz. Ama geçen yıl, yönetime kızgınlığınızdan dolayı çok sevdiğiniz “yuva”nızdan ayrıldınız. Neden? Problem neydi?
Kırgınlık galiba. Bir an geldi, sistemin hakkaniyetli olmadığını gördüm. Çalışanı ve çalışmayanı çok ayırmadığını fark ettim. 52 yaşından sonra pek özel sektöre çıkılmaz. Ben çıktım. Tecrübem de yoktu. Yine de yaptım. Yapılan şeylerin görülmemesi, değerli projelerin takdir edilmemesi, yönetimler değiştiği zaman işlerin değişmesi, kesintiye uğraması sonunda beni yıldırdı. Oysa bizim uğraştığımız şeyler ömürlük projelerdi. Galiba benim için bardak doldu ve taştı. Herkes çok şaşırdı. Hiç beklemiyorlardı. Ama ben ayrıldım...
- Onlar, “Kendini akademisyenliğe ve bize adadı, ömür boyu sesi çıkmaz!” diye mi düşünüyorlardı?
Muhtemelen. “Yeşim yapamaz. Fıtratı özel sektörü uygun değil!” diye düşünüyorlardı. Uygunmuş, Çapa’da tavrım nasılsa özel sektörde de öyle. Çok da mutluyum.
CERRAHLIK ERKEK MESLEĞİ OLARAK ALGILANIYOR
- Tüm akademik yaşamınız boyunca eğitim faaliyetlerinde bulundunuz. Sayısız kitap yazdınız. Canlı ameliyat yayınları gerçekleştirdiniz. Cerrahi alanında en fazla yabancı yayını olan kişiniz ama biz erkek cerrahları sizden daha fazla tanıyoruz. Neden?
Çünkü bizim meslekte de erkek egemen bir anlayış söz konusu. Başarılı kadın cerrahlar var ama pek az kişi tanır.
- Neden?
Çünkü cerrahlık bir erkek mesleği olarak algılanır. Aynı işi yapan kadın cerrah ve erkek cerrah söz konusuysa, erkek cerrah daha fazla kazanır. Hastalar da mesela, asistanlık dönemimizde bizi çok sever ama ameliyat söz konusu olunca, “Siz mi yapacaksınız?” diye sorarlardı. Alışık değillerdi. Hâlâ öyle. Muayene için kadın ararlar ama ameliyat için erkeğe giderler. Güç sembolü erkek gibi gelir. Yavaş yavaş aşılacak tabii bunlar...
- Peki insan delirmez mi, bütün hayatını buna vakfediyorsun ama algı bu...
Delirir. Hâlâ bir kadın cerrah olarak bu ülkede bir yerlere gelmek zor. Mide bağırsak cerrahisi isteyen kadınlar uzun süre engellendi. “Ne işin var senin bağırsakta!” diye. Kadınlar söz konusu olunca, “Aman canım, meme ve endokrin yapsın!” denirdi. Küçümsenirdi. Halbuki en önemli cerrahilerden biri tiroit...
- Ben sizin bir videonuzu izledim, orada meslekte kendinizi kabul ettirebilmek için “erkekleştiğinizi” hatta küfür etmek zorunda kaldığınızı anlatıyordunuz...
Doğru. Kadın doğumda, ürolojide ve genel cerrahide biraz argo ve küfürlü konuşulurdu. Kabul göreyim diye ben de öyle konuşmaya başladım. Yanlış ama yaptım. Çünkü “Ne biçim konuşuyorsun!” filan deseniz, sizi anında dışlarlar, masadan keserler, ameliyat yaptırmazlar. O nedenle bütün kadın cerrahlarda, kısmi bir erkekleşme var. Bizim meslekte salaş olmak, makyaj yapmamak, kendine çok bakmamak daha makbuldü...
BEN HEP MESLEĞİMDE GÖRMEZDEN GELİNDİM
- Yani kadınsı özelliklerinizi yok etmeniz ya da törpülemeniz mi gerekiyordu?
Evet. Zaten “Bu kadın bunu yapamaz!” diye bakıyorlar, bir de öyle makyajlı gitseniz iyice zorlaşır her şey. Ama şimdi sorsanız, “Kesinlikle öyle bir şey yok!” derler. Bal gibi var. Yazılı olmayan kurallar var. Ama zaten o iş yoğunluğunda, ayda 15 tane nöbet tutarken, saçlarınızı fönleyip makyaj yaptırmanız filan pek mümkün değil. Ancak eve gidip ölü gibi yatıyorsunuz.
- El becerisi konusunda erkeğin daha hünerli olduğu mu düşünülüyor?
Evet. Alakası yok oysa. Bilakis biz kadınlar el işine daha yatkın bir yapıya sahibiz. Sadece şu fark var: Kadın, egosunu daha rahat kontrol edebiliyor. Erkek, egosuna yenik düşüp, ameliyatlarda daha kör cesaretle davranabiliyor. Kadın cerrahlar her ihtimali düşünüp, daha genel baktıkları için, kör cesaretle ameliyat yapmıyorlar. Gerekirse yardım alıyorlar. Bu da sanki bir “yetersizlikmiş” gibi düşünülüyor.
- Bu anlattığınız cinsiyetçi bakış açısını böyle mi aştınız?
Aşamadık aslında. Ben hep mesleğimde görmezden gelindim. Benim başarımı, bulunduğum yerdekiler değil, dışarıdaki insanlar gördü ve takdir etti. Sonunda yapacakları bir şey kalmadı, mecburen “Helal olsun Yeşim’e!” oldu. Yine de abi-kardeş-hoca ilişkilerimiz devam ediyor, özelde seviyorum hepsini. Ama şu gerçeği artık kabul etmemiz gerekiyor: Kadın cerrahlar ülkemizde yok sayılıyor ve hak ettikleri değer verilmiyor.
CERRAHİDE DE KADIN OLMAK ZOR
Kadın Cerrahlar Çalışma Grubu’nun yaptırtığı araştırmanın çarpıcı sonuçları şöyle:
- Yüzde 47’si kadın olduğu için mobbinge maruz kaldığını düşünüyor.
- Yüzde 45’i kadın olduğu için sözlü tacize maruz kaldığını söylüyor.
- Yüzde 56.9’u kadın olduğu için küçümsendiğini belirtiyor.
- Yüzde 47’si iş arkadaşları ve hocaları tarafından, “İhtisasa hiç başlama! Ya da istifa et” telkinleriyle karşılaşıyor.
- Yüzde 33’ü meslek hayatında erkeksi giyinmek zorunda hissediyor.
- Yüzde 68’i küfürlü ya da sert konuşmak zorunda kaldığını belirtiyor.
- Yüzde 63’ü kadın olmanın akademik kariyere engel olduğunu söylüyor.
- Yüzde 55’i uzman olduktan sonra dışlandığını belirtiyor.
- Yüzde 75’i kendisini, erkek meslektaşlarına oranla daha fazla çalışma durumunda hissediyor.
3 Aydan Uzun Süren Bel Ağrılarına Dikkat: Ankilozan Spondilit Habercisi OlabilirDr. Kutay Can Çamlıca, 40 yaşından önce başlayan, dinlenmekle geçmeyip hareketle azalan bel ve sırt ağrılarının kronik omurga romatizması ankilozan spondilitin belirtisi olabileceğini belirterek erken tanının kritik önemine dikkat çekti.13 Ekim 2026 Salı 16:45BASIN HABERLERİ
Kahramanmaraş'ta Nadir Görülen Kalp Hastalığı Koltuk Altından Kapalı Ameliyatla Tedavi EdildiNefes darlığı ve çabuk yorulma şikayetiyle hastaneye başvuran 28 yaşındaki İsmail Yiğit'in kalbindeki delik ve akciğer toplardamarındaki doğumsal anomaliler, koltuk altından yapılan kapalı cerrahi müdahaleyle düzeltildi.13 Ekim 2026 Salı 16:34BASIN HABERLERİ
Dünya Artrit Günü'nde Uzman Uyarısı: Sabahları Süren Eklem Tutukluğu Romatoid Artrit Belirtisi OlabilirRomatoloji Uzmanı Dr. Hakan Aslan, sabahları uzun süren el ve parmak tutukluğunun ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, erken tanının kalıcı eklem deformasyonunu ve kas gücü kaybını engellemede kritik role sahip olduğunu söyledi.13 Ekim 2026 Salı 16:30BASIN HABERLERİ
Sancaktepe'de İleri Düzey Yenidoğan Yoğun Bakım ve Doğum Ünitesi Hizmete AçıldıSancaktepe Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde, riskli doğumlara ve kritik durumdaki bebeklere 4. düzey tedavi olanağı sunan Tandoğan Alpaslan Yenidoğan Yoğun Bakım ve Doğum Ünitesi törenle açıldı.13 Ekim 2026 Salı 16:28BASIN HABERLERİ
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan Sağlık Endüstrisi Mesajı: Savunma Sanayii Modeli Sağlık Teknolojilerine AktarılacakCumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Gölbaşı'nda katıldığı tıbbi cihaz üretim tesisi açılışında, kamunun alım ve düzenleyici gücüyle savunma sanayiinde yakalanan yerlileşme başarısının sağlık endüstrisine de aktarılacağını açıkladı.13 Ekim 2026 Salı 16:26BASIN HABERLERİ
Alzheimer ve Demans Tedavisinde Yeni Ufuk: Tau Proteininde Büyümeyi Yönlendiren Kritik Bölge SaptandıNorthwestern University öncülüğündeki araştırmada, Alzheimer ve frontotemporal demans hastalarında beyinde biriken tau proteinlerinin yanlış katlanarak kümelenmesini sağlayan tek bir kritik etkileşim bölgesi tespit edildi.13 Ekim 2026 Salı 16:25BASIN HABERLERİ
ABD'de Hastane Hekimlerinde Dijital Ekran Yorgunluğu: Her İki Doktordan Biri Tükenmişlik YaşıyorABD'de hastanede yatan hastaların genel bakımını üstlenen hekimlerin elektronik sağlık kayıtları (EHR), dijital uyarılar ve mesajlar nedeniyle ekran başında geçirdiği sürenin artması, mesleki tatmini düşürürken tükenmişliği tetikliyor.13 Ekim 2026 Salı 16:24DÜNYADA SAĞLIK
Uluslararası Diyabet Federasyonundan Yeni Sınıflandırma: Yetersiz Beslenme Kaynaklı Tip 5 Diyabet TanımlandıÖzellikle çocukluk dönemlerinde uzun süreli yetersiz beslenme öyküsü bulunan, dünya genelinde 20-25 milyon kişiyi etkilediği tahmin edilen tablo, Uluslararası Diyabet Federasyonu tarafından "Tip 5 Diyabet" adıyla ayrı bir sınıflandırma olarak kabul gördü.13 Ekim 2026 Salı 12:06BASIN HABERLERİ
GLP-1 Zayıflama İlaçları Bırakıldıktan Sonraki Kilo Artışına Karşı Dijital Destek ve Özel Öğün ModeliABD'de yürütülen yeni bir klinik araştırma, GLP-1 grubu zayıflama ilaçlarını bırakan kişilerde dijital davranış desteği ve kişiye özel hazırlanan öğünlerin ilk dört aydaki kilo artışını belirgin şekilde yavaşlatabildiğini gösterdi.13 Ekim 2026 Salı 12:04BASIN HABERLERİ
Gut Hastalığında Beslenme Tedavinin Yerini Tutmuyor: Yanlış Bilinen Diyet Tabuları ve DoğrularKandaki ürik asit yükselmesiyle ortaya çıkan gut hastalığında diyet değişiklikleri tedaviyi desteklese de uzmanlar, tıbbi tedavinin aksatılmaması ve bitkisel besinlerin gereksiz yere yasaklanmaması gerektiğini vurguluyor.13 Ekim 2026 Salı 12:02BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










