PROF. DR. ÖMER DEMİR: “TAŞ HASTALIĞI BÖBREK KAYBINA NEDEN OLABİLİR”
Taş hastalığının çocuk yaşlarda görülebildiği gibi genellikle 30-40 yaşlarda daha sık görüldüğüne dikkat çeken Minimal İnvaziv Üroloji Derneği...

10 Mart 2024 Pazar 10:48
Taş hastalığının çocuk yaşlarda görülebildiği gibi genellikle 30-40 yaşlarda daha sık görüldüğüne dikkat çeken Minimal İnvaziv Üroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ömer Demir, "Şikayetlere yol açmazsa ciddi anlamda böbrek kaybına ve enfeksiyonlara yol açabilir. Bu açıdan taş düşürmüş bireylerin belli aralıklarda doktor kontrollerine gitmesi gerekir" dedi.
Minimal İnvaziv Üroloji Derneği tarafından düzenlenen "8. Ulusal Minimal İnvaziv Ürolojik Cerrahi Kongresi", Antalya'da gerçekleştiriliyor. Geçmiş yıllarda olduğu gibi yine bu yıl da kongrede; üroloji alanında uygulanan en güncel tanı yöntemleri ve minimal invaziv cerrahi teknikler ayrıntılı bir şekilde alanında yetkin, Türk ve yabancı ürologlar tarafından sunuldu.
8. Ulusal Minimal İnvaziv Ürolojik Cerrahi Kongresi Başkanı Prof. Dr. Ender Özden, "Kongre programı laparoskopik ve robotik yardımlı laparoskopik ürolojik tedavi alternatiflerine de yer verilerek hem teorik sunumlar hem de canlı ve yarı canlı ameliyat sunumlarını kapsayacak şekilde hazırlandı. Kongremize ülkemizin çeşitli kliniklerinden gönderilen 67 video sunumu ve 125 sözlü sunum kabul edilmiş olup, üç gün boyunca interaktif bir ortamda katılımcıların ve deneyimli hocaların değerlendirmelerine sunuldu" dedi.
"Kadın ürolog sayısının artmasını istiyoruz ve giderek sayı artıyor"
Kongrede en güncel gelişmeler ile hem lazer hem de robotik teknolojinin yoğun bir şekilde ele alındığını belirten Prof. Dr. Ender Özden, "Gerek ülkemizden gerekse uluslararası camiadan önemli isimleri ağırladık. Birçok ülkeden misafirimiz oldu. Gelemeyenler de online sunum yaptı. Bu kongremizde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü de unutmadık. Kadın ürolog sayısının artmasını istiyoruz ve giderek sayı artıyor. Kongremizde kadın üroloji uzmanlarımızı da ağırladık" dedi.
"Taş hastalığı ülkemizde yoğun olarak görülüyor"
Minimal İnvaziv Üroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ömer Demir ise taş hastalığının dünya genelinde yaygın olarak görülen ve ciddi sağlık sorunlarına yol açtığına dikkat çekti. Demir, "Bu yılki kongrede, taş hastalığının minimal invaziv tedavi seçenekleri üzerine odaklanıldı ve bu alandaki yenilikçi yaklaşımların tartışılması sağlandı. Taş hastalığı ülkemizde yoğun olarak görülüyor. Gerek iklim şartları ve gerekse beslenme alışkanlıkları bunu besliyor. Taş oluşumunu arttıran faktörlere baktığımız zaman genetik etkenler var. Anne, baba ve kardeşlerinde taş hastalığı olanlarda daha fazla görülüyor. Obezite, yaşam tarzı gibi daha çok oturarak çalışmak taş hastalığını arttıran faktörlerin başında geliyor. Burada en çok altını çizmek istediğimiz nokta su tüketimidir. Eğer su tüketimiz azsa ve sıcak iklimde bulunuluyorsa taş oluşumu daha fazla oluyor" dedi.
"Ciddi anlamda böbrek kaybına ve enfeksiyonlara yol açabilir"
Taş hastalarında taşın tekrar nüksetmemesi için diyet konusunda önerilerde bulunduklarını belirten Prof. Dr. Ömer Demir, "Kısıtlamalar yapıyoruz. Eskiden taş hastası olan hastalarda süt ve süt ürünleri yememesi yönünde telkinde bulunurlardı. Aksine bunların tüketilerek dengelenmesi lazım. Bol su içilerek dengelenmesi gerekir. Kemik sağlığı açısından da süt ve süt ürünlerini tüketirken günlük en az 1-5, 2 litre su tüketmesini öneriyoruz. Taş hastalığı çocuk yaşlarda görülebildiği gibi genellikle 30-40 yaşlarda görüyoruz. Bu taş hastalığı şikayetlere yol açmazsa ciddi anlamda böbrek kaybına ve enfeksiyonlara yol açabilir. Bu açıdan taş düşürmüş bireylerin belli aralıklarda doktor kontrollerine gitmesi gerekir. Su tüketim miktarı kişiden kişiye değişir. Suyun ne türlü olduğu önemli değil, çay ve kahve su kapsamına alınmamalıdır" dedi.
"Eskiden 1 hafta süren işlemler şimdi günübirlik hastanelerde tedavi ediliyor"
Robotik cerrahinin taş hastalığında çok yaygın kullanılmadığını belirten Demir, "Sınırlı vakalarda kullanıyoruz. Lazer yöntemiyle tamamen kırarak tedavi ediyoruz veya tek delikten girerek taşı alıyoruz. Eskiden 1 hafta süren işlemler şimdi günü birlik veya 1-2 gece yatış yaparak hastanelerde tedavi ediliyor. Teknoloji bu hastalığın tedavisinde son derece işimizi kolaylaştırıyor" ifadelerine yer verdi.
"Erkek hastaların bir kısmı hayatta kadın üroloğa gitmeyeceğini belirtiyor"
Kongrede iki önemli konunun çok önemli olduğuna dikkat çeken ve bunlardan bir tanesinin kadın ürologların katılması olduğunu belirten Minimal İnvaziv Üroloji Derneği Kurucu Başkanı Prof. Dr. Cenk Yücel Bilen, "Toplumda kadın doktor olmak çok zor. Erkek hastaların bir kısmı kadın doktorları tercih ederken, bir kısmı ise hayatta kadın üroloğa gitmeyeceğini belirtiyor" dedi. Bir diğer konunun gelişen teknoloji olduğuna dikkat çeken Bilen, teknolojik gelişmelerin cerrahların kimliğini ve kişiliğini ortadan kaldırdığını söyledi. Bilen, hastaların teknoloji ile birlikte cerrahların adını unuttuğunu belirterek, doktor ve hastaların arasına teknolojinin girdiğini söyledi.
"Üroloji hastalıkları sadece erkekleri ilgilendirmiyor"
Kongreye ilk defa katılım gösterdiklerini ve 40 kadın üroloğun katıldığını belirten Doç. Dr. Naşide Mangır ise, "Konuşulması gereken şeyleri bugüne kadar konuşmamışız. Bunun farkına vardık. Üroloji alanında temsiliyet eşitsizliği vardı. Bize bu imkanı veren hocalarımıza teşekkür ederiz. Kongrenin en önemli kazanımlarından birisi oldu. Üroloji hastalıkları sadece erkekleri ilgilendirmiyor. Kadınları da etkiliyor, idrar kaçırma, organ sarkması, işeme bozuklukları gibi birçok konuyu uluslararası uzmanlar ile konuştuk" dedi.
"Perianal yöntemde iğne bağırsaktan geçmiyor"
Minimal İnvaziv Üroloji Derneği İkinci Başkanı Prof. Dr. Barbaros Başeskioğlu da bir hastalığın tedavi edilebilmesi için önce doğru tanının konulması gerektiğini belirtti. Daha önce yapılan standart biyopsilerde iğnelerin çoğu zaman prostattan örnek alırken bağırsaktan geçtiğini hatırlatan Başeskioğlu, "Dünyada artık bu bağırsaktan geçme yöntemini bitirme eğilimi var. Bunun da en büyük sebebi ölüme götürebilecek enfeksiyon oranlarıdır. Perianal yöntemde iğne bağırsaktan geçmiyor, geçmediği için de enfeksiyon oranı ciddi oranda düşüyor. Robot bize daha iyi yönlenme sağlayarak prostatın sağ tarafı için bir iğne girişi, sol tarafı için ise bir iğne girişi olmak üzere 2 iğne girişi ile tanıyı daha iyi koyuyoruz. Yara ve ağrı oranları minimuma indiriyoruz" açıklamasına bulundu.
"Bu yöntem minimal invazivdir ve hastaların iyileşme sürecini hızlandırmaktadır"
Minimal İnvaziv Üroloji Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Ahmet Güdeloğlu ise kongrede, iyi huylu prostat büyümesi (BPH) için yenilikçi cerrahi tedavilerin tartışıldığını ve lazer kaynaklarının kullanıldığı endoskopik prostat enükleasyon ameliyatlarının gerçekleştirildiğini belirtti. Kongrede 8 tane canlı ameliyat yapıldığını belirten Güdeloğlu, "Bu ameliyatların hepsi birbirinden zordu ve başarılı gerçekleştirildi. Bu ameliyatların büyük bir kısmı ülkemizdeki 50 yaş erkeklerin 2 kişiden 1'inde bulunan işeme problemi ile ilgili sıkıntıları kapsıyordu. İyi huylu prostat büyümesi ile ilgili olarak artık enükleasyon teknolojisi gündeme geldi. Holmium lazer kullanılarak prostat dokusunun idrar yapmayı zorlaştıran iç kısmının tamamının alınması sağlanıyor. Bu yöntem minimal invazivdir ve hastaların iyileşme sürecini hızlandırmaktadır. Hastaların hastanede kalış süresi ve sondalı kalma süresi de bu yöntemde kısadır" dedi.
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
2026-YÖK-YKDS Başvuruları Başladı: Sınav 28 Kasım'da YapılacakÖlçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Yükseköğretim Kurumlarının Öncelikli Alanlardaki Doktora Programlarına Öğrenci Seçme Sınavı (2026-YÖK-YKDS) başvurularının başladığını açıkladı.02 Ekim 2026 Cuma 15:13BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










