PROF. ŞENGÖR : İSTANBUL DEPREMİNİN ELİ KULAĞINDA
Gazete Habertürk'ten Ümran Avcı ve Öznur Karslı, deprem denilince akla gelen önemli isimlerden biri olan Prof. Dr. Celal Şengör ile Türkiye'nin korkutan gerçeği deprem hakkında konuştu

16 Ağustos 2017 Çarşamba 09:21
Yarın 17 Ağustos depreminin 18'inci yıldönümü. Beklenen İstanbul depreminin eli kulağında. Uzmanlara göre büyük deprem kapıya dayandı. Kesin tarih verilemese de 2030 yılına kadar ortalama 7.2 büyüklüğünde bir deprem tehdidi altındayız. Prof. Dr. Celal Şengör'ün deyişiyle, "Türkiye'nin durumu deprem açısından bakıldığında tam bir felaket ve bu felaket geldiğinde Türkiye bağımsızlığını kaybedecek..."
Daha başlarken oldukça distopik bir manzara çizdik evet ama bu yazı dizisinin amacı zaten okurlara "sakinleştirici" niyetine, bilim adamlarının 'teskin edici' görüşlerini sunmak değil. Tam tersi gelmekte olan tehlikenin ciddiyetini aktarıp alınması gereken önlemler için refleks oluşturmak. Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, yakın zamanda ciddi bir deprem beklendiğinin altını çizerek, Türkiye'de 1999 öncesi yapılan 7.5 milyon yapı stokunun yıkılarak yenilenmesi gerektiğini söyledi.
Mevcut yapıların % 60'ının mühendislik hizmeti görmediği bir kentleşmeden söz ediyoruz. Durum böyleyken, ruh durumumuz da Adalet Ağaoğlu'nun bir kitabına adını verdiği "Ölmeye Yatmak"tan farksız. Ege neredeyse her gün sallanırken bu yazı dizisinde bir kez daha bilim adamlarının uyarılarına kulak vereceğiz. Bir yandan da hem İstanbul'u, hem de Türkiye'yi yıkan depremleri hatırlatarak hafıza tazelemesi yapacağız.
Türkiye'de deprem denilince akla gelen önemli isimlerden biri olan Prof. Dr. Celal Şengör, İstanbul'u bekleyen büyük tehlikeyi Habertürk için değerlendirdi. "Şu anda beklediğimiz en çetin deprem İstanbul depremi" diyen Şengör, depremin maksimum büyüklüğünü 7.6 olarak tahmin ettiklerini söyledi. İşte Şengör'ün açıklamalarından önemli satır başları:
'ŞİDDETİ 10'U BULUYOR'
Bu depremin şiddetine baktığımızda sahillerde Yeşilköy'de, Tuzla'da depremin şiddeti 10'u buluyor, diğer sahil bölgelerinde 8'i buluyor. Bu, binaların yarısı gidecek demektir. Depremin şiddeti 10'u bulduğu zaman ayakta neredeyse bina kalmıyor. İstanbul'un üzerinde kurulduğu jeolojinin özelliklerinden, yapı envanterinin kötülüğünden ve hala yüklenen nüfus nedeniyle bir felaket ve çılgınlık. İstanbul'u 7.6'lık bir deprem vurduğu zaman başa çıkmanız mümkün değil. Türkiye batıya doğru senede 2.5-3 santimetre kayıyor. Aynı zamanda Türkiye'nin batısı bir elin parmakları gibi genişliyor. Bölgedeki depremler bu açılmanın yarattığı depremlerdir. 1999'daki İzmit ve Düzce depremine kadar 'Depremler birbirlerini tetiklemez' deniyordu. Bu depremlerden sonra patır patır depremler olmaya başladı. Yunanistan'da, Ege Denizi'nin içinde, Batı Anadolu'da. Uzun süre depremin nakledilebileceğine inanılmadı...

'KIRILACAK FAYIN BOYU BELLİ'
İstanbul'da depremin büyüklüğünün maksimum 7.6 olacağını biliyoruz. Bunu nereden biliyoruz? Kırılacak fayın boyu belli. Ne kadar bir alanı etkileyeceği, kırılacak kabuk parçasının derinliği belli. Buradaki taşın özgül ağırlığı 2.7-2.8 arasında değişiyor. Hacim hesabı yapıldığında bu kadar ağır bir kütleyi birkaç saniye içerisinde 6 metre kaydırmak için ne kadar enerjiye ihtiyaç var?
Türkiye'nin durumunda her deprem başka depremi tetikleyebilir. 1999 depremi İstanbul'u depreme hazırladı. İstanbul eli kulağında. Zeminin karakterinden ötürü depremin şiddeti çeşitlilik gösteriyor. Şu anda asıl tehlike Edremit civarı. Ayvacık, Behramkale ve sahil kısmında 7 büyüklüğünde deprem olabilir. Bin senedir o bölgede deprem olmamış, orada biriken yamulmayı düşünebiliyor musunuz? Bu kadar hızlı gerilen Ege'deki faylar ölmez.
'GİRİT'İN ETKİSİ KORKUNÇ OLUR'
Girit, 9 büyüklüğünde deprem üretirse Anadolu'ya etkisi korkunç olur, burada rahat konuşamayız. Santorini Adası'nı yerle bir eden volkanik patlama olursa facia olur. Neden facia? Ortalığa tüf saçıyor. Tüfün içinde silisyum yani çimento var. Yutulduğunda ciğerlere gidiyor, ciğerlerde su olduğu için ciğerlerde beton oluyor. Boğularak ölünüyor.
'BAĞIMSIZLIĞINI KAYBEDER'
Türkiye depreme hazır değil. Özellikle İstanbul'u vuracak bir deprem için. İstanbul'da bir sel olduğunda, kar yağdığında hiçbir yere gidemezsiniz. Deprem olduğu zaman İstanbul'u nasıl besleyeceksiniz? Yaralılara nasıl hizmet götüreceksiniz, insanlar nereye sığınacak? Hareketli iskelelerimiz hazır mı? Denizden besleyebilir miyiz İstanbul'u? Yapacak fazla bir şey yok, felaketi bekliyoruz. Bu felaket geldiğinde Türkiye bağımsızlığını kaybedecek. Muhtaç olacak. Yardım için Avrupa'ya el açacaksınız! İstanbul'un yıkıldığını düşünebiliyor musunuz? Hangi gelirle ayağa kalkacak? Hangi uzmanlıkla kaybolmuş, zarar görmüş, kültürel varlıklar tamir edilecek? Marmara'da yapılanlar şöyle başladı. Önce deprem güzergahını dolaştık. Deprem fayı Marmara'nın altına giriyordu. En son adam gibi çalışmaları Abdülhamid zamanında Ruslar yapmıştı. Bir proje yapmaya karar verdik. 2000 yılında bir subay gemisi gelmişti. Avrupa'dan da büyük paralar alınmıştı. 90'lı yıllardan beri Naci Görür 'Türkiye'de denizleri çalışmalıyız, Türkiye'de bir sürü gemi var, araştırma yapılmıyor' diyordu. Naci Görür'ü projenin koordinatörü yaptık. Bir sürü gemi geldi. Şu anda Marmara dünyanın en iyi bilinen iç denizi oldu. Ama buna Türkiye'nin katkısı sıfıra yakın oldu. Araştırmayı yapan uzmanların yüzde 90'ı İTÜ'dendi. Sismografların yerleştirilmesi için Naci Görür İBB'den 388 bin TL istedi. Son güne kadar beklediler ve 'Hayır' dediler. Bu şartlar altında Türkiye'nin depreme hazır olması mümkün olamaz. Buna rağmen İTÜ, MTA ve Kandilli Rasathanesi elinden geleni yapıyor. 'Türkiye faal fayları' haritası hazırlandı ama bunu hazırlayan kişi uygulanan kötü politikalar yüzünden MTA'dan ayrıldı.
SİLİVRİ'DE DEPREM KESİTİRİM İSTASYONU
Depremlerin önceden tahmin edilmesi için yürütülen çalış- malar kapsamında geçen ay İstanbul Silivri'de bir merkez faaliyete geçti. ABD merkezli araştırma derneği GeoCosmo ile Doğa Hareketleri Araştırma Derneği (DOHAD) işbirliğiyle kurulan "Deprem Kestirim İstasyonu", dünyada bir ilk olma özelliğini taşıyor. İstasyonda, deprem öncesindeki meteorolojik ve jeolojik değişiklikler bir arada incelenecek. GeoCosmo Baş- kan Yardımcısı Ronald Karel, "Tezimiz kanıtlandığı takdirde 3-5-7 gün önceden depdemlerin yerlerini, kuvvetlerini ve zamanını tespit etme durumuna gelebiliriz. Havadaki nemi, rüzgar yönünü, ısıyı ayrıca karbonmonoksit, karbondioksit gibi gazları, iyonu, elektromanyetik dalgaları ölçen sensörlerimizle atmosferdeki hareketleri inceleyeceğiz. Uydu verileri DEÜ Bilgisayar Bölümü'nde toplanıp değerlendirilecek ve GeoCosmo'nun NASA'daki ofisine gönderilecek. En az 5-6 ay, deprem öncesinde ne gibi deği- şiklikler oluyor, ne gibi veriler elde ediyoruz bunları araştıracağız" diye konuştu. DOHAD Başkanı Fuat Agalday da araştırmalara göre, deprem olmadan 15-30 gün önce ölçülebilir parametlerde değişimlerin gerçekleştiğini ifade etti. Agalday, istasyonda deprem olmadan önceki birçok parametreyi takip etmeye başladıklarını anlattı
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
2026-YÖK-YKDS Başvuruları Başladı: Sınav 28 Kasım'da YapılacakÖlçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Yükseköğretim Kurumlarının Öncelikli Alanlardaki Doktora Programlarına Öğrenci Seçme Sınavı (2026-YÖK-YKDS) başvurularının başladığını açıkladı.02 Ekim 2026 Cuma 15:13BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










