"RAHİM AĞZI KANSERİNE DUR DİYELİM" SEMPOZYUMU
Başbakan Davutoğlu'nun eşi Sare Davutoğlu: "Büyük oranda biz HPV'yi erken tanıyabilirsek, kanserden önce oluşan kansere dönüşme ihtimali olan lezyonları tanıyıp, tedavi edebilirsek bu kanserlerin yüzde 95'ini teorik olarak önlememiz mümkün"

16 Mart 2015 Pazartesi 12:53
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun eşi Sare Davutoğlu, rahim ağzı kanserine sebep olan HPV virüsünün erken tanımlanmasıyla bu kanserin yüzde 95'ini önlemenin mümkün olduğunu belirterek, "Ancak sadece hanımlara bu konuda sorumluluk yüklemenin yanlış olacağına inanıyorum. Bu konuda erkeklere de çok önemli bir sorumluluk düşüyor. Çünkü bu virüs yüzde 95 oranında primer olarak kadınlarımıza eşlerinden bulaşıyor" dedi.
Sare Davutoğlu, Kadın Sağlıkçıları Eğitim ve Dayanışma Vakfı ve Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Kanser Daire Başkanlığınca Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Rahim Ağzı Kanserine Dur Diyelim" başlıklı sempozyumun onursal başkanlığını yaptı.
Sempozyumun açılışında konuşan Davutoğlu, anne sağlığının toplum sağlığını belirleyen en önemli göstergelerden biri olduğunu belirterek, rahim ağzı kanserlerinin de özellikle doğurganlık yaşındaki kadınları etkilediği için önemli halk sağlığı sorunlarından biri olduğunu söyledi.
Türkiye'de 2002 yılında kanserden ölümler tüm ölümlerin yüzde 12'sini oluşturuyorken, bu oranın 2009'da yüzde 21'e ulaştığını ifade eden Davutoğlu, bu oranın artık ülkede salgın hastalık, savaş ölümlerinin yaşanmadığını gösterdiğini ancak her oluşan 100 ölümden 20'sinin kanser nedeniyle gerçekleştiğini kaydetti.
Davutoğlu, bunun için, özellikle önlenebilir kanser türlerinde çok ciddi çalışmaları gerektiğini anlatarak, şöyle devam etti:
"Bunların önlenmesi konusunda elimizden geleni yapmamız gerekiyor. Kanserlerin bazılarında genetik faktörler de önemlidir. Ancak kanserlerin birçoğunda çevresel faktörler son derece önemli. Bunların da büyük bir kısmı önlenebilir faktörler çerçevesinde değerlendiriliyor. Özellikle ortaya çıkışının önlenebildiği, taramalarla erken teşhis edildiğinde tedavinin yaşam kalitesine çok şey katabildiği kanser türlerinde mücadele çok yüz güldürücü sonuç veriyor. Hem önleme hem erken teşhisle hekimler ve sağlık kurumlarından önce temel sağlık politikalarına ve insanların sağlıklarına gösterdikleri önem bu noktada son derece önemli. Çevresel kanserojenlerden kaçınmak, beslenme bu konuda çok üzerinde durabileceğimiz ve kanserlerin önlenmesi konusunda elimizde olan önemli silahlar."
- "Obezitenin birçok kanser türüyle bağlantısı tespit edildi"
Sare Davutoğlu, birçok kanser türüyle obezitenin bağlantısının, vücutta artmış yağ kütlesinin, kanseri kolaylaştırıcı etkilerinin yapılan araştırmalarla ortaya koyulduğunu anlatarak, "Kişinin kendine gösterdiği özen çerçevesinde hem fiziksel aktivitenin artırılması hem beden kitle endeksinin normal sınırlarda tutulmasının önemini artık hepimiz biliyoruz" dedi.
Türkiye İstatistik Kurumu'nun verilerine göre Türkiye'de kadın nüfusunun yüzde 30'u fazla kilolu, her 10 kadından 7'sinin vücut kitle endeksinin sağlıklı sınırın üzerinde olduğunu dile getiren Davutoğlu, özellikle kadın kanserlerinde de rahim içi, rahim ağzı ve meme kanserlerinde obezitenin olumsuz etkilerinin araştırmalarla tespit edildiğini söyledi.
Davutoğlu, anne ölümlerinin sayısının düşürülmesiyle bu konuda çok fazla ilerleme kaydedildiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Bir annenin ölümü hem aileyi hem de toplumu çok derinden etkileyen bir sorun. Rahim ağzı kanseri de adeta bir anne ölümü gibi, biz ne kadar azaltabilirsek ne kadar gelişmiş olduğumuzu da göstereceği için hassasiyetle üzerinde durmamız gereken bir konu. Dünya Sağlık Örgütü dünya genelinde yılda 530 bin rahim ağzı kanseri tespit edildiğini ve 275 bin kadının da bu nedenle öldüğünü bildirmekte. Rahim ağzı kanserine dünyada kadın kanserleri arasında 3. sıklıkla rastlanırken, gelişmekte olan ülkelerde 2. sıraya düşmekte. Pek çok gelişmekte olan ülkedeyse kadınlarda kanserden ölümlerin en sık sebebi rahim ağzı kanseri olmakta. Son yıllarda gelişmiş ülkelerde ise bu oranda büyük bir düşüş mevcut. Aynı düşüş maalesef ki gelişmekte olan ülkelerde görülememektedir. Gelişmiş ülkelerde yılda görülme insidansı yüz binde 10 iken, gelişmekte olan ülkelerde bu oran yüz binde 40'a kadar çıkmaktadır. 2030'da rahim ağzı kanserinde yılda 474 bin kadının öleceği ve bu ölümlerin yüzde 95'inden fazlası düşük ve orta gelirli ülkelerde meydana geleceği tahmin edilmektedir."
- "Rahim ağzı kanseri çok önemli bir toplum sağlığı sorunudur"
Davutoğlu, son kanser istatistiklerine göre Türkiye'de her yıl yaklaşık 98 bin erkek ve 63 bin kadının kansere yakalandığını, bu vakaların büyük bir kısımını da akciğer, meme gibi önlenebilir kanserlerin oluşturduğunu anlatarak, akciğer kanserlerini büyük ölçüde sigarının oluşturduğunun bilindiğini ve buna karşı da ülkede büyük bir mücadelenin sürdüğünü kaydetti.
Tüm yaş gruplarında kadınlarda en sık rastlanan 10 kanserde birinci sırada meme, ikinci sırada tiroit, sonra da kalın bağırsak kanseri geldiğini, rahim ağzı kanserinin ise 8-10. sıralarda yer aldığına işaret eden Davutoğlu, "25-49 yaş grubunda ise rahim ağzı kanseri 5. sıra düşmektedir. İşte bunun için bizim bu çağda çocukları küçük ve aile için son derece önemli bir konuma sahip olan annenin sağlığını koruma noktasında rahim ağzı kanserine engel olabilirsek, her bir yakaladığımız rahim ağzı kanserinin, hem aile hem çevresiyle çok önemli bir toplum kesiminin sağlığını etkileyebileceğini söyleyebiliriz" değerlendirmesinde bulundu.
Davutoğlu, HPV insan siğil virüsü enfeksiyonunun, rahim ağzı kanserinde esas sebep olan faktör olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"200 kadar tipi bulunan bu virüsün 15 tipi yüksek kanser yapıcı özelliğe sahiptir. Tüm rahim ağzı kanserlerinin yüzde 95'inden sorumludur. Toplumda yaygın olan inanış şu, kanseri tümüyle engellemek mümkün değil. Ancak bu rahim ağzı kanseri için hakikaten mümkün olan bir şey. Çünkü yüzde 95 çok önemli bir oran. Bu virüs çok hızlı bir şekilde kansere yol açmıyor çoğu kez. Büyük oranda biz HPV'yi erken tanıyabilirsek, kanserden önce oluşan kansere dönüşme ihtimali olan lezyonları tanıyıp, tedavi edebilirsek bu kanserlerin yüzde 95'ini teorik olarak önlememiz mümkün. Mutlaka hanımlarımızın düzenli kontrollerini yaptırması gerekiyor. Ancak sadece hanımlara bu konuda sorumluluk yüklemenin yanlış olacağına inanıyorum. Bu konuda erkeklere de çok önemli bir sorumluluk düşüyor. Çünkü bu virüs yüzde 95 oranında primer olarak kadınlarımıza eşlerinden bulaşıyor.
Eşlerinin enfekte başka kadınlarla olan ilişkisinden bulaşıyor. Başka bulaşma yolları da tespit edilmiş. O konuda da hepimizin dikkatli olması gerekiyor. Cinsel ilişki kurmamış kızlarımızda da tespit edebiliyoruz. Fakat esas olarak hanımlar bu virüsü eşlerinden alıyorlar. Bu nedenle erkeklerimize de önemli bir mesaj olarak hem kendilerinin hem eşlerinin hem de ailelerinin sağlığını koruma noktasında kendilerine çok büyük bir sorumluluk düştüğünü, hem tek eşlilik hem aile içi, birliktelik yaşamamak noktasında, taşımaları gereken sorumluluğu sizler kanalıyla iletmek istiyorum."
- "Değerlerin erozyona uğraması sağlığımızı da etkilemektedir"
Davutoğlu, erken yaşta cinsel ilişkiye başlamak, düşük eğitim ve sosyoekonomik durum, genital siğiller, sigara kullanımı, çok uzun süre doğum kontrol hapı kullanmak ve beslenmede bazı hususlara dikkat etmeme gibi durumların da rahim ağzı kanseri ihtimalini artırdığını ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Değişen dünyayla beraber yaşama koşullarının değişmesi ve sahip olunan değerlerin erozyona uğraması aile yapımız yanında sağlığımızı da etkilemektedir. Özellikle gençlerin eğitim ve ailelerin eğitim, özellikle erkeklerin sürece dahil edilmesi, farkındalık çalışmalarının önemi hepinizin malumu. Tarama konusunda da ülkemizde son yıllarda da büyük atılımlar yapılmıştır. HPV taramalarının özelikle Avrupa'da tarama programlarına eklenmesine bağlı olarak, ülkemizde 2014 yılında HPV sıklığının ve tiplerinin saptanmasına dair çalışmalar 2014 yılında başlamıştır. Her ülkenin kendine has özellikleri var. Bizler, yurt dışında yapılan çalışmalar yol gösterici olabilir ancak kendi ülkemizin gerçeklerini bilerek savaşımızı planlamak durumundayız."
Acil servislerde 7/24 görev: “Saniyelerle yarışıyoruz”Ankara Bilkent Şehir Hastanesi acil servis ekipleri, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında yaptıkları açıklamalarda, yoğun tempoda 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet verdiklerini ve ekip çalışmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.13 Mart 2026 Cuma 16:42BASIN HABERLERİ
Doğum izni 24 haftaya çıkıyor, sosyal medyaya 15 yaş düzenlemesi gündemdeTBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu, doğum izni süresini artıran ve 15 yaş altına sosyal medya kısıtlaması getiren kanun teklifini görüştü. Alt komisyon kurulması önerisi kabul edilirken görüşmelere ara verildi.13 Mart 2026 Cuma 16:39BASIN HABERLERİ
İzmir Şehir Hastanesi’nden Dünya Böbrek Günü etkinliğiİzmir Şehir Hastanesi, 12 Mart Dünya Böbrek Günü kapsamında farkındalık etkinliği düzenleyerek vatandaşlara bilgilendirme yaptı ve tansiyon ölçümü gerçekleştirdi.13 Mart 2026 Cuma 16:36BASIN HABERLERİ
Bakanlıktan kronik böbrek hastalığı uyarısıSağlık Bakanlığı, kronik böbrek hastalığının erken tanı ve düzenli takip ile önlenebileceğini belirterek risk faktörlerine karşı toplumu uyardı.13 Mart 2026 Cuma 16:34BASIN HABERLERİ
Uzmanlardan böbrek sağlığı uyarısıSakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Halis, böbrek hastalıklarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini belirterek risk grubundaki kişilerin düzenli kontrol yaptırması gerektiğini söyledi.13 Mart 2026 Cuma 16:31BASIN HABERLERİ
Japonya’da tedavi hatası: Lösemi hastası hayatını kaybettiKyodo News tarafından aktarılan habere göre, Saitama Çocuk Tıp Merkezinde yaşanan tedavi hatası sonucu bir lösemi hastası yaşamını yitirdi, iki hastanın durumu ise kritik olarak bildirildi.13 Mart 2026 Cuma 16:30DÜNYADA SAĞLIK
Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokolde Değişiklik Yapılması Hakkında DuyuruSosyal Güvenlik Kurumu Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü tarafından 'Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol'de değişiklik yapılması hakkında duyuru yayımlandı.13 Mart 2026 Cuma 16:17DİĞER DUYURULAR
Türkiye’de yaşlı nüfus 5 yılda yüzde 20,5 arttıTürkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye’de 65 yaş üzeri nüfus 2025 itibarıyla 9 milyon 583 bine ulaştı. Yaşlıların toplam nüfus içindeki oranı yüzde 11,1’e çıkarken Türkiye, demografik dönüşüm sürecinde hızla yaşlanan ülkeler arasında yer aldı.13 Mart 2026 Cuma 16:11BASIN HABERLERİ
Dr. Av. Şehmus Ertekin Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı olduSağlık Bakanlığı bünyesinde yeni bir görevlendirme gerçekleştirildi. Dr. Av. Şehmus Ertekin, Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Yardımcılığı görevine atandı.13 Mart 2026 Cuma 16:09BASIN HABERLERİ
SGK: 560 Bin Kişi Sahte Sigortalı Olarak Tespit Edildi, 12 Bin 209 Emeklilik İptal EdildiSGK, son günlerde gündeme gelen “yüz binlerce emekliliğin iptal edildiği” iddialarına ilişkin açıklama yaptı. Kurum, 2021-2025 yılları arasındaki denetimlerde 560 bin 540 kişinin sahte sigortalı olarak tespit edildiğini açıkladı.13 Mart 2026 Cuma 16:06BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










