RAMAZAN AYI’NDA BESLENMEYE DİKKAT: “REFLÜ VE KABIZLIK ŞİKAYETİ ÇOK ÖN PLANA ÇIKIYOR”
Ramazan Ayı'nda sağlıklı bir süreç geçirmek için uyarılarda bulunan Prof.

07 Mart 2024 Perşembe 12:53
Ramazan Ayı'nda sağlıklı bir süreç geçirmek için uyarılarda bulunan Prof. Dr. Esin Korkut, "Sahur öğünü, kesinlikle atlanmaması gerekiyor. Çay, kahve yerine mutlaka su öneriyoruz. İftar çok önemli, bütün gün aç kaldık, hemen yeme tarzında olmayacak. Özellikle kronik hastalığı olanlar, mutlaka hekimlerine danışmalı. Bu dönemde reflü ve kabızlık şikayetimiz çok ön plana geliyor. Bunun yanında ülser, gastrit şikayetlerimiz de oluşacak, başından önlem almak gerekiyor. Yemekten hemen sonra yatmayı kesinlikle önermiyoruz" dedi.
Vatandaşların sağlıklı bir Ramazan ayı geçirmesi için iftar, sahur ve bu öğünlerin arasında tüketilen besinler önem taşıyor. Hem sağlıklı hem rahat bir oruç süreci geçirilmesi için uzmanlar da beslenme önerilerinde bulundu. Medipol Mega Üniversite Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü'nden Prof. Dr. Esin Korkut mide problemleri yaşanmaması için dikkat edilmesi gerekenler ve mide hastalıkları olan kişilere yönelik tavsiyelerde bulunurken Diyetisyen Asya Naz Al da Ramazan Ayı'nda vatandaşların öğünlerde tüketmesi ve uzak durması gereken besinler hakkında konuştu.
"Mide ağrıları, yanmaları, reflü ve kabızlık çok sık karşılaşılan problemler"
İftar ve sahur öğünlerinde tüketilen ürünlere dikkat edilmesi gerektiğini aktaran Gastroenteroloji Bölümünden Prof. Dr. Esin Korkut, "Ramazan süresince yediklerimiz, yemek düzenimiz hepsi değişiyor. Gün içerisinde sürekli açız, çok ciddi susuz kalacağız. Akabinde gastroenterolojik problemler oluşmaya başlayacak. Mide ağrıları, yanmaları özellikle reflü ve kabızlık ilerleyen günlerde çok sık karşılaşılan problemler. En önemli öğün sahur öğünü, kesinlikle atlanmaması gerekiyor. Sadece su içeyim, yatayım tarzında olmamalı, mutlaka sahura kalkılacak ve yemek yenilecek. Yemekte daha çok tok tutmasını sağlayacak, protein kaynaklı gıdaları öneriyoruz, hem bizi tok tutuyor hem günümüzü rahat geçirtecek. Lif mutlak oranda öneriyoruz özellikle tam buğdaylı ekmekler bu süreçte soframıza dahil oluyor. İlerleyen günlerde kabızlık şikayeti olacağı için lifle birlikte kabızlık sorununu çözmeye başlayacağız. Kahveyi, çayı bu dönemde pek önermiyoruz. İçerisinde kafein var, aynı zamanda idrar söktürücü özelliği daha çok susuz bırakıyor. Çay, kahve yerine mutlaka su öneriyoruz. Protein, lif olacak, mutlaka su içeceğiz, iftar çok önemli. Bütün gün aç kaldık, hemen yeme tarzında olmayacak. En azından hafif bir çorba ile başlamayı öneriyoruz. Böylece hem su ihtiyacımızı almış oluyoruz hem de bir tokluk sinyali veriyoruz. Arkasından öğünlerimizde sebze, probiyotik mutlaka olmalı. Probiyotik en sevdiğimiz, sofralarımızın eksik olmaz yoğurdu" dedi.
"Hastalar mutlaka hekimlerine danışmalı"
Ramazan Ayı'nda sık karşılaştıkları rahatsızlıklar hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Korkut, sözlerine şöyle devam etti:
"Bu dönemde reflü ve kabızlık şikayetimiz çok ön plana geliyor. Bunun yanında ülser, gastrit şikayetlerimiz de oluşacak. Önlemek için başından itibaren önlem almak gerekiyor. Sahurda hemen yiyip yattığımızda ya da iftarda çok yedik hemen yatmaya kalkıştığımızda doğal olarak reflü şikayetleri çok olacak. Göğüs bölgesinde yanmalar, ağız içerisine acı su gelmeler, reflü hastalarının özellikle yağlı, çok fazla kızartmalar tüketmemesi gerekecek, yemekten hemen sonra yatmayı kesinlikle önermiyoruz. En az yarım saat, 1 saat oturur vaziyette olunmalı. Sahurda çalışma nedenlerimizden dolayı bunu çok yapamıyor olsak bile en azından yatak başını 10-15 santim yükseltip yatarsak reflü sorunlarını da gidermiş oluruz. Gastrik ülseri, gastriti olan hastalarımız neyin dokunup dokunmadığını biliyorlar. Çok acılı, baharatlı, yağlı gıdalardan uzak durması gerekecek. İlaç kullanımına gerek olabilir, gerekirse doktorunuz onu iftar, sahur şeklinde zaten bölecektir ancak tutmamanız gerekiyorsa da buna göre uygun önerilerde bulunacaktır. Özellikle kronik hastalığı olanlar, kronik ülseri, kabızlığı, reflü hastalarımız, tansiyonu, şekeri, kalp hastalığı olan hastalarımız mutlaka bu dönemde hekimlerine danışmalı. Ona uygun ilaçlarını ve beslenme düzenini korumalıdır"
"Çok tuzlu, yağlı, ağır yemeklerini tercih etmemeliyiz"
Ramazan Ayı'nda değişen beslenme düzenine uyum sağlanması için yapılması gerekenler hakkında konuşan Diyetisyen Asya Naz Al, "İftarda çok tuzlu, yağlı, ağır özellikle kırmızı et yemeklerini tercih etmemeliyiz. Edeceksek de bir tabakla sınırlandırmalıyız. Yanında mutlaka yoğurt, salata gibi lif, kalsiyum içeriği yüksek bir besinle birleştirmeliyiz. Sahur için de özellikle tuzlu, şekerli gıdaları tüketmemeliyiz çünkü gün içinde susuzluğumuzu artırabilir. Oruç tutmamızı zorlaştırabilir. İftarla sahur arasında en az 8-10 bardak su içmeye dikkat etmeliyiz. Sahurda kahvaltı şeklinde olması gerektiğini düşünüyorum. 1 veya 2 yumurta açlık durumunuza göre değişmekte. Yumurtayı sahurda tüketmemizi gerektiğini düşünüyorum çünkü tokluk süresini artırıyor. Lifli gıdalar, ekmek tercihimiz beyaz ekmek yerine tam buğdaylı olursa daha uzun süre tok tutacaktır. Çok tuzlu peynirler veya tuzlu zeytinleri su ihtiyacımızı artıracağından dolayı sahurda tüketmememiz gerekiyor. Normal bir kahvaltıyı nasıl yapıyorsak aslında sahuru o şekilde yapmamız gerekiyor. Pastırma gibi salamura etlerin tüketimini görüyoruz, bu da ertesi gün susamamızı ve çok fazla su ihtiyacımızın olmasını tetikliyor. İftarda zaten çok fazla ana yemek ağırlıklı tükettiğimiz için en azından sahuru biraz daha kahvaltı şeklinde, hafif yaparsak vücudumuzu biraz daha rahatlatmış oluruz. Her diyabetli ya da her hipertansiyonlu aynı olmuyor. Her kişinin hastalığı kendine özgü, her diyabetli ya da hipertansiyonlu oruç tutabilir diyemem. Önce hekiminden onay alması üzerine bir diyetisyenin de takip etmesi gerekiyor. Çorba ile başlayıp, 10 dakika ara verip sonra ana yemeğe geçebilirsiniz sonra tatlı tercih ediliyorsa edilebilir. Yemekler arası bir 10 dakika ara vermek en azından vücudu dinlendirir, hazmı da kolaylaştırır. İftarda çok fazla yemek yemekten kaçınmamız gerekiyor. sahurda da aynı şekilde. Yemeği hızlı ya da fazla yiyip tekrar uykuya dalıyoruz bu da hem zihnen hem metabolik olarak bizi rahatsız ediyor. Sahurda çok fazla su içip yatıyoruz bunun yerine iftarla sahur arasında bölerek suyu içmemiz gerektiğini düşünüyorum "şeklinde konuştu.
Kardiyoloji Uzmanından Kahve Açıklaması: Günde 4 Bardağa Kadar GüvenliKahvenin kalp sağlığına etkileri üzerine yürütülen araştırmaların sonuçlarını değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, ölçülü kahve tüketiminin kalp-damar sağlığı açısından güvenli olduğunu ifade etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:26BESLENME VE DİYET
Dışarıdan Fark Edilmiyor Ama Belirtileri Var: Gizli Varis Sağlığı Tehdit EdiyorBacaklarda gözle görülür mor damarlar oluşmadan da ortaya çıkabilen gizli varis; gece krampları, kaşıntı ve ödemle kendini gösteriyor. Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Koçyiğit, erken teşhis için Doppler ultrasonografinin önemine dikkat çekiyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:23BASIN HABERLERİ
Yıllardır Burun Tıkanıklığı Çekiyordu: Dişçi Muayenesinde Burun Boşluğundan Diş ÇıktıKronik nefes alma güçlüğü yaşayan 38 yaşındaki bir hasta, diş hekimi kontrolünde sıra dışı bir tıbbi durumla karşılaştı. Yapılan röntgen incelemesinde hastanın burun boşluğunda gelişmiş bir diş olduğu belirlendi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:18BASIN HABERLERİ
En Küçük İşitme Cihazı Her Zaman En İyisi Değil: Doğru Cihaz Seçiminde 8 Önemli Kriterİşitme cihazı seçerken yalnızca estetik kaygılara veya cihazın küçüklüğüne odaklanmak en sık yapılan hatalar arasında yer alıyor. Uzmanlar; işitme kaybının derecesi, kulak yapısı ve el becerisinin doğru cihaz seçiminde belirleyici olduğunu vurguluyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:15BASIN HABERLERİ
Semaglutid ve Biyolojik Yaşlanma: 84 Kişilik Araştırma Ne Söylüyor, Ne Söylemiyor?GLP-1 reseptör antagonisti semaglutidin, HIV ile ilişkili lipohipertrofisi bulunan hastalarda bazı epigenetik yaşlanma göstergelerini yavaşlattığı saptandı.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:13BASIN HABERLERİ
Küçük Sanılan Alışkanlıklar Kalbi Yoruyor: Kalp-Damar Sağlığını Tehdit Eden 8 Gizli TehlikeKalp sağlığı sadece ağır hastalıklar veya sigara kullanımıyla bozulmuyor. Günlük hayatta fark etmeden sürdürülen fazla tuz tüketimi, uzun süreli hareketsizlik, kalitesiz uyku ve ertelemeler zaman içinde kalp-damar riskini ciddi oranda artırabiliyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:11BASIN HABERLERİ
Deodorant ve Terleme Önleyici Ürünler Meme Kanseri Yapıyor mu? Bilimsel Veriler Ne Söylüyor?Koltuk altı kozmetik ürünleri ile meme kanseri arasındaki ilişkiye dair araştırmalar yeniden gündeme geldi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:08BASIN HABERLERİ
Erzurum Şehir Hastanesinden Kalp Sağlığı Uyarısı: Akdeniz Tipi Beslenme ve Haftada 150-300 Dakika Egzersiz29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Dr. Fikret Sefa Yağış, kalp ve damar sağlığını korumak için Akdeniz tipi beslenme ile haftada 150-300 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapılmasını tavsiye etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:04BASIN HABERLERİ
Prof. Dr. Alper Şener’den Solunum Yolu Enfeksiyonu Uyarısı: Grip Aşısını Geciktirmeyinİzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, havaların soğumasıyla başlayan solunum yolu enfeksiyonlarına karşı uyardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:50BASIN HABERLERİ
Türkiye Yükseköğretimde Küresel Başarı: THE 2027 Sıralamasında Dünya Üçüncülüğü GeldiTimes Higher Education (THE) 2027 Dünya Üniversite Sıralaması’nda Türkiye, 124 üniversitesiyle temsil edilerek ABD ve Hindistan’ın ardından dünyada 3’üncü sıraya yükseldi. İlk 500’e 4 Türk üniversitesi girmeyi başardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










