RAMAZANDA SAĞLIKLI BESLENME ÖNERİLERİ
Ramazanın gelmesiyle değişen beslenme düzeni, doğru yönetilmediğinde sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

18 Şubat 2026 Çarşamba 17:04
Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Uzman Diyetisyeni Zeynep Yaşar, ramazanda sahur atlamaktan hızlı yemek yemeye kadar sık yapılan hatalar ile oruç tutarken metabolizmayı korumanın yollarını anlattı.
Ramazanda beslenme rutinindeki en büyük yanlışın sahur atlamak olduğunu belirten Yaşar, uykuya meyilli kişilerin bu öğünü geçiştirmesinin gün boyu halsizlik ve kan şekeri sorunlarına yol açtığını vurguladı.
Yaşar, diğer yaygın hataları ise şöyle sıraladı:
"Hızlı yemek diyebiliriz. Özellikle iftarda kişiler, iftarı açmış olmanın heyecanıyla çok hızlı yemek yiyebiliyor. Yine bunun dışında aşırı yağlı beslenmek, özellikle kızartma tüketmek ya da tuzlu beslenmek... Özellikle sahurda tuzlu beslenildiği zaman gün içerisinde susuzluk açısından sıkıntı olabilir. Zaten normal şartlarda toplum olarak su içmekte sıkıntı yaşıyoruz. Özellikle ramazanda da sürenin uzun olması neticesiyle su tüketiminde azalma oluyor ve en büyük hatalardan birisi de budur."
Sahur sofralarında bireyi tok tutacak protein ağırlıklı menü olması gerektiğini belirten Yaşar, yumurta, peynir, süt ve yoğurt grubunun mutlaka tüketilmesi, ekmek grubunda ise tam tahıllı gıdaların tercih edilmesi gerektiğini kaydetti.
Yaşar, sahurda çok yağlı, çok tuzlu, kızartılmış yiyecekler ve çok şekerli, özellikle sofra şekeri içeren gıdalardan uzak durulması uyarısında bulundu.
İftarda ise açılışın hurmayla yapılmasını öneren Yaşar, "Bizim zaten geleneksel bir yiyeceğimiz var, hurma. Hurmayla başlamak güzel bir alternatif, seçenek olabilir. Hurmayı büyük boysa bir, küçük boysa iki tane yiyebiliriz. Hem burada hızlı şekilde kan şekerini yükseltmemiş olur, daha kompleks bir karbonhidrat içerdiği için. Hurmanın yanında bir bardak su içebilir, bunun üzerine bir kase çorbayla iftar öğünümüze başlayabiliriz." ifadelerini kullandı.
"Tatlıyı yiyebilmek için üzerinden en az 2 saat geçmesi gerekir"
Yaşar, çorba ile ana yemek arasına mutlaka zaman dilimi konulması gerektiğini, hızlı yemek yemenin hazımsızlık ve şişkinliğe neden olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Çorbadan sonra en azından 9-10 dakika ara vermek gerekiyor. Bu ara içerisinde kişiler orada sabredemiyorsa sofradan kalkmalılar. Namaz kılan kişiler bu arada namaz ibadetlerini yapabilir veyahut evin içerisinde özellikle dik durarak bir yürüyüş yapmak kişiye faydalı olacaktır. Mide o çorbadan sonra artık sindirime başladığında ve kendine geldiğinde de ana yemekle devam edilebilir."
Kültürel olarak yemeğin hemen ardından tatlı tüketme eğiliminin mideyi yorduğunu ifade eden Yaşar, şunları kaydetti:
"Tatlıyı yiyebilmek için üzerinden en az 2 saat geçmesi gerekir. Şerbetli tatlı mı sütlü tatlı mı dersek tabii ki sütlü tatlıyı öneririm. Çünkü kalorisi daha düşük oluyor ve içerdiği süt neticesiyle, proteini açısından bizi destekliyor. Ama bundan daha iyi bir alternatif meyve tatlıları olabilir. Meyveyi şekerle birleştirmeden fırınlayıp, üzerine kan şekerini dengelemek için tarçın ve kuruyemiş ekleyerek daha sağlıklı bir tercih yapabiliriz."
Ramazanda sıvı tüketimi nasıl olmalı?
Yaşar, günlük su ihtiyacının kilo başına 30-35 mililitre (yaklaşık 1,5-2 litre) olduğunu, çay ve kahvenin de su yerine geçmediğini belirterek, şu tavsiyelerde bulundu:
"Normal şartlarda 5-6 fincanın üstünde çay, kahve tüketimini önermiyoruz. Her tükettiğimiz fincan başına ekstradan o fincan kadar su içmeyi faydalı buluyoruz. Ama kesinlikle şunu net bir şekilde söylemeliyim ki suyu su olarak tüketeceğiz. Yani 'Ben su yerine çay içtim, kahve içtim.' bu şekilde olmuyor. Direkt olarak su olarak tüketmemiz gerekir. Gazlı içeceklere gelecek olursak da zaten normal şartta da asla önermiyoruz. Bir de ramazanda midenin uzun süre boşalmasıyla birlikte midenin gerginliği ya da bir anda yemek yemeyle birlikte hazımsızlık problemleri zaten çok fazla gözlemleniyor. Bununla birlikte biz gazlı içeceği de tüketirsek bu problemleri daha da artırmış oluruz. Bu yüzden gazlı içecekleri kesinlikle önermiyoruz."
Bunların yerine rezene, papatya çayı gibi daha sakinleştirici, sindirim sistemine faydalı olabilecek çaylardan tüketilebileceğini dile getiren Yaşar, bunların da 1-2 fincanı geçmemesi gerektiğini söyledi.
"Vücudu alıştırarak eski beslenme düzenimize dönmemiz gerekiyor"
Yaşar, diyabet, böbrek yetmezliği gibi kronik hastalığı olanların, oruç tutmadan önce mutlaka doktorlarına danışarak ilaç düzenlemesi yapması gerektiğinin altını çizdi.
Spor yapanlar için ise en ideal zaman diliminin iftardan 1-2 saat sonra olduğunu belirten Yaşar, antrenman sonrası boşalan glikojen depolarını doldurmak için karbonhidrat ve protein içeren meyve ve yoğurt gibi hafif bir ara öğün yapılması tavsiyesinde bulundu.
Bayram süresince lifli gıdalara ağırlık verilmesinin sindirim sistemi sağlığı için kritik olduğunu vurgulayan Yaşar, şu ifadeleri kullandı:
"Ramazanda uzun süre açlık oluyor. Vücudun metabolizma dengesinde bozukluk oluyor. Sıvı, elektrolit dengesinde bozulmalar oluyor. Bu yüzden mümkün olduğunca vücudu alıştırarak eski beslenme düzenimize dönmemiz gerekiyor. Ama burada dikkat etmemiz gereken, her daim sağlıklı, dengeli, yeterli beslenmemiz gerekir. Zaten bu kurallara uyduğumuzda vücut buna çok güzel bir şekilde yanıt verecektir. Özellikle bu süreçte biraz daha lifli gıdalardan destek alırsak sindirim sisteminin de daha rahat çalışmasına yardımcı olmuş oluruz."
Silopi Devlet Hastanesinde İlk: Kaburga Kıkırdağı ile Burun Deliği Onarımı Başarıyla GerçekleştirildiŞırnak'ın Silopi ilçesinde, burun iç bölmesindeki geniş deliği (septal perforasyon) nedeniyle nefes darlığı ve kanama yaşayan hasta, kendi kaburga kıkırdağı ve kas fasyası kullanılarak yapılan ameliyatla sağlığına kavuştu.20 Ağustos 2026 Perşembe 16:53BASIN HABERLERİ
2026-TUS 1. Dönem Uzmanlık Dalı Değişikliği Tercihleri BaşladıÖSYM, 2026-TUS 1. Dönem sonuçlarına göre uzmanlık dalı değişikliği yapmak isteyen adaylar için tercih sürecinin başladığını duyurdu. Tercihler 23 Ağustos saat 23.59'a kadar alınacak.20 Ağustos 2026 Perşembe 16:48BASIN HABERLERİ
Yunanistan'da Batı Nil Virüsü Alarmı: Vakalar Tırmanışta, Ölü Sayısı 13'e YükseldiYunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu (EODY) Başkanı Prof. Dr. Theodoros Vasilakopulos, iklim değişikliği ve sivrisinek popülasyonundaki patlama nedeniyle Batı Nil virüsü vakalarında büyük artış yaşandığını duyurdu.20 Ağustos 2026 Perşembe 16:47DÜNYADA SAĞLIK
Beyin Savunmasında Ezber Bozan Keşif: Kafatası Kemik İliği Hastalıklara Karşı Kalkan OluyorWashington Üniversitesi Tıp Fakültesi araştırmacıları, kafatası kemik iliğinde beyne özgü bağışıklık yanıtı oluşturan ve daha önce bilinmeyen biyolojik yapılar keşfetti.20 Ağustos 2026 Perşembe 16:45DÜNYADA SAĞLIK
Türkiye’de HPV Aşısı Tartışması: Sağlık Bakanlığı "Profil Farklı" Derken TTB Bilimsel Veri İstiyorSağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun HPV aşısının ulusal takvime alınması konusunda bilim kurulunun ikiye bölündüğünü açıklaması, aşı tartışmalarını yeniden alevlendirdi.20 Ağustos 2026 Perşembe 16:28BASIN HABERLERİ
Kanser Tedavisinde Tarihi Dönüm Noktası: Kişiselleştirilmiş mRNA Melanom Aşısı başa çıktı!ABD’li tıp devleri Moderna ve Merck tarafından geliştirilen kişiye özel mRNA melanom aşısının 3. faz klinik deneyleri başarıyla tamamlandı. Aşının, cilt kanserinin nüksetmesini ve diğer organlara yayılmasını büyük oranda engellediği duyuruldu.20 Ağustos 2026 Perşembe 16:26BASIN HABERLERİ
TTB Merkez Konseyi’nden Sağlık Bakanı Memişoğlu’na Ziyaret: 13 Maddelik Talep Dosyası SunulduTürk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, Sağlık Bakanı Dr. Kemal Memişoğlu ile gerçekleştirdiği görüşmede hekimlerin çalışma koşulları, nöbet hakları, sağlıkta şiddet ve uzmanlık eğitimi gibi 13 kritik başlığı içeren çözüm dosyasını Bakanlığa iletti.20 Ağustos 2026 Perşembe 16:21BASIN HABERLERİ
Mersin Şehir Hastanesi Çalışanlarından "Birbirimize Candan Bağlıyız" Kan Bağışı EtkinliğiMersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi personeli, Türk Kızılay iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte kan bağışında bulunarak hayat kurtarma mücadelesine destek verdi.20 Ağustos 2026 Perşembe 13:27BASIN HABERLERİ
Cell Press’te Yayımlanan Çalışma: 100 Yaşını Aşanların Sağlık Sırrı "Öldürücü T Hücreleri" OlabilirOsaka Üniversitesi bilim insanlarınca yürütülen araştırmada, 100 yaşını aşmış bireylerin bağışıklık sisteminde kanser ve enfeksiyonlarla savaşan nadir bir T hücresi türünün oranının yüksek seviyelere ulaştığı saptandı.20 Ağustos 2026 Perşembe 13:26DÜNYADA SAĞLIK
"Belirtiler Başlarsa Tedavisi Yok": Prof. Dr. Harun Albayrak’tan Hayati Kuduz UyarısıProf. Dr. Harun Albayrak, kuduzun klinik belirtileri başladıktan sonra %100 ölümcül olduğunu belirterek, evcil hayvanların aşılanmasının ve şüpheli temas anında sağlık kuruluşlarına başvurulmasının önemini vurguladı.20 Ağustos 2026 Perşembe 11:34BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










