RECEP AKDAĞ: PERFORMANS SİSTEMİNİN DAHA MÜKEMMEL HALE GETİRİLMESİ GEREKİYOR
"Vatandaşlarımızın sağlıktan memnuniyeti yüzde 39'dan yüzde 75’lere ulaştı. Anne ve bebek ölümlerinde çok ciddi azalmalar meydana geldi. Mesela anne ölümleri, her 100 bin annede 70’lerde iken bu 14’lere kadar geriledi."

03 Nisan 2017 Pazartesi 11:21
"Kamu ve Özel Ortaklığı Derneği" tarafından TÜYAP'ta düzenlenen Expomed Sempozyumu'nda konuşan Akdağ, sektörün bileşenleri ve paydaşlarıyla görüş alışverişinde bulunmanın faydalı olduğunu dile getirdi.
Sağlığın herkesin vazgeçemeyeceği çok önemli bir alan olduğunu dile getiren Akdağ, "Sağlık aynı zamanda toplumlar için kalkınmanın da çok önemli bir aracı. Lancet Komisyonu, son 20 yıl içerisinde gelişmekte olan ülkelerin yüzde 24'ünün yani dörtte birinin sağlığa yapılan harcamalardan ileri geldiğini ortaya koydu. Genellikle biz sağlık sistemleri yöneticileri ya da paydaşları, ülkelerin finansmanını sağlayan bakanlıklarca parayı harcayan kimseler olarak biliniriz. Ama bu yanlış bir bilgi. Aslında sağlığa yapılan harcama ülkelerin kalkınmasına yapılan harcama anlamına geliyor. Bunu bizler finansman sağlayıcılara çok iyi bir şekilde anlatmalıyız. Genelde biraz önce ifade ettiğim gibi bunun bir harcama kalemi olduğu düşünülüyor, halbuki bu bir kalkınma kalemidir." diye konuştu.
- "Sağlıkta dönüşüm"
AK Parti'nin iktidara geldiği 2002 yılında ülkenin kalkınması, insanlarının sağlıklı yaşam hakkına kavuşmaları için "Sağlıkta Dönüşüm Programı"nı başlattıklarını hatırlatan Akdağ, şöyle devam etti:
"Bu program 10 yıl içerisinde büyük bir başarı gösterdi. Şöyle ki, vatandaşlarımızın sağlıktan memnuniyeti yüzde 39'dan yüzde 75’lere ulaştı. Anne ve bebek ölümlerinde çok ciddi azalmalar meydana geldi. Mesela anne ölümleri, her 100 bin annede, 70’lerde iken bu 14’lere kadar geriledi. Öyle ümit ediyorum ki, bu sayıyı daha da aşağılara çekmiş olacağız. Türkiye’de doğumda beklenen yaşam süresi, 10 yıl içerisinde 72 yıldan 78 yıla çıktı. Finansal koruma açısında da Türkiye’deki sistem, oldukça mükemmel bir sistemdir. Bugün 80 milyon vatandaşımız, koruyucu bir kamu sağlık şemsiyesinin altındadır. Sağlık haklarına hem birinci basamak hizmetlerinde hem de ikinci basamak hizmetlerinde en mükemmel biçimde ulaşır."
Bakan Akdağ, Türkiye'de oluşturulan sistemin oldukça ucuz maliyetli ve herkesin kolaylıkla ulaşılabileceği kaliteli bir hizmet olduğunu kaydetti.
Türkiye’de kişi başına yılda 500 ile 550 dolar civarında sağlık hizmeti harcaması yapıldığını vurgulayan Akdağ, “Bir kıyaslama yapmanız için söylüyorum: Amerika’da bu rakam 9 bin 500 doların üzerinde. Tabii ki, ülkeler imkanlarına göre farklı harcamalar yapıyorlar. Bundan daha az harcayan ülkeler olduğu gibi, daha fazla harcayan ülkeler de var. Adanmışlıkla başlayan sağlıkta dönüşüm programı, verimlilikle, etkinlikle Türkiye’de gelişti. Erişim, sağlık durumunun iyileştirilmesi, vatandaşların finansal koruması ve memnuniyet, çok ciddi şekilde Türkiye’de artmış oldu.” ifadelerini kullandı.
Bakan Akdağ, Türkiye'de sağlıkta dönüşümü gerçekleştirmek için sistemin birçok noktasına dokunduklarını, pek çok değişim gerçekleştirdiklerini dile getirdi.
- "Patron devlettir"
Bu değişimin iki önemli ayağı olduğunu söyleyen Akdağ, şöyle konuştu:
"Birincisi çalışanlarımıza performanslarına göre ödeme yapmaya başladık. Bu çalışan verimliliğini çok ciddi şekilde artırdı. Kuşkusuz bunun daha mükemmel hale getirilmesi gerekiyor. İkincisi de kamu-özel ortaklığıyla yaptığımız işlerdir. Kamu-Özel ortaklığı denilince genelde büyük projeler akla geliyor. Bizim de şimdilerde Türkiye’de yapmaya başladığımız Şehir Hastaneleri. Ama kamu-özel ortaklığı bundan ibaret değil. 2002’nin başından itibaren biz, kamu-özel ortaklığını birçok alanda kullanıyoruz. Bugün Türkiye’deki Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kuruluşlarının, hastanelerin hizmetlerinin çok büyük bir bölümü özel sektör tarafından sağlanmaktadır. Ama altını çizerek söylüyorum: Patron devlettir."
Akdağ, sağlık hizmet sektörünün hatta sigortacılığının büyük ölçüde özel sektöre devredilmesinden yana bir politikacı olmadığını kaydederek sözlerini şöyle sürdürdü:
"Eğer bir ülkede kamuda sağlık sektörünü güçlendirirseniz, özel sektörden de kaliteli ve ucuz bir hizmet alabilirsiniz. Eğer kamuda sağlık hizmet sektörünü ve sigortacılığını güçlendiremezseniz, bu size çok pahalıya mal olur. Dünyada öyle ülkeler var ki, birisini söylüyoruz. Amerika Birleşik Devletleri, yılda kişi başına 9 bin 500 dolar sağlık harcaması yapmasına rağmen, en 30 milyon kişi sağlık hizmetini hiç alamıyor. Geriye, kalanlar ise aslında bir sağlık sigortası olduğu halde, ağır bir sağlık sorunu geçirdiği zaman varını-yoğunu satmak zorunda kaldığını biliyoruz. Böyle bir sağlık sistemi olmaz. Eğer insana hizmet edeceksek, herkes için sağlık prensibi ile hareket edeceksek, bana göre bunun yolu sağlıkta kamuda sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesidir. Ama bunu yaparken de kamu-özel ortaklığından ziyadesiyle istifade edebilirsiniz."
Yerli ve yabancı konuklara, Türkiye’nin kamu-özel sektör ortaklığının nasıl başladığını anlatan Akdağ, “Temizlik, yemek, hastanelerin bilgi işlem, güvenlik hizmetleri dediğimiz doğrudan tıbbi hizmetleri dışında kalan hizmetlerin hepsini özel sektörden almaya başladık. Daha sonra buna birtakım tıbbi destek hizmetleri dediğimiz, hizmetlerini dahil ettik. Bugün Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı, sağlık hizmetlerinin büyük kısmının sunumunu yerine getirmektedir. Hastanecilikte de büyük ölçüde Sağlık Bakanlığı yürütüyor. Ama bunun yanı sıra üniversite hastanelerimiz ve kamu ile birlikte çok gelişmiş özel hastanelerimiz de var. Kamu güçlü bir şekilde gelişince, özel hastaneler de buna ayak uydurarak gelişiyorlar ve maliyeti düşük ama kalitesi yüksek bir hizmet arzı ortaya çıkıyor. Bu şekilde kamu-özel ortaklığının bu biçimini bugün bana göre bütün ülkelerin yaygınlaştırması mümkündür. Bu verimliliğini büyük ölçüde artıracak ve maliyetleri aşağılara çekecektir. Türkiye’deki firmalar bu hususta, büyük bir tecrübeye sahiptir. Türkiye’deki firmalar bir araya gelerek, bu hizmeti entegre bir şekilde sunma kabiliyetine de sahiptirler." bilgisini paylaştı.
- "Şehir hastaneleri bir başarı hikayesidir"
Akdağ, özel sektörden parça parça alınan sağlık hizmetlerinin şehir hastanelerinde daha entegre bir şekilde bir bütün olarak alınabileceğinin imkanlarının da oluşturulduğunu belirtti.
Kurulacak büyük bir şirketin altında finansörlerin, inşaat şirketlerinin ve diğer hizmetleri sunan yapılar olduğunu kaydeden Akdağ, "Şehir Hastanelerinin mantığı bu. Aslında Türkiye’de daha küçük hizmetler olarak başlayan kamu-özel ortaklığının artık zirve ve iyice gelişmiş halidir. Şu anda hizmete aldığımız üç şehir hastanemiz var. Birincisi Mersin’de bin 300 yataklı hastane. İkincisi Isparta’da 800 yataklı hastane. Üçüncüsü ise Yozgat ilimizde 500 yataklı hastane. Önümüzdeki yıllarda belki, böyle 31-33 projemiz olacak. Toplamda 40 bin yatağın üstünde yeni yatak inşa etmiş olacağız. Bunu yaparken Türkiye’deki yatak kapasitesini 40 bin daha artırmıyoruz. Elimizdeki eskimiş binalar, artık zamanını doldurmuş ekipmanları yenileriyle değiştirmiş oluyoruz. Doğrudan satın alarak değil, kamu-özel ortaklığıyla. Böylece Türk firmaları, yabancı ortaklarıyla beraber, kamu-özel alanında şehir hastaneleri projelerimizde büyük bir tecrübe kazanmış oldular." değerlendirmesinde bulundu.
Akdağ, Şehir Hastaneleri Projesinde kamu-özel sektör ortaklığında yürütülen işlerin bir başarı hikayesi olduğunu ifade etti.
- Dost ülkelere iş birliği çağrısı
Bu başarı hikayesinin arka planında ise bir ülkenin ekonomik istikrarına duyulan güven olduğunu dile getiren Sağlık Bakanı Recep Akdağ, sözlerini şöyle tamamladı:
"Şehir hastaneleriyle yeni bir döneme başlıyoruz. Bu yeni dönemde ikinci bir hamlemiz de tıbbi cihazların yerleştirilmesidir. Kamu olarak büyük bir satın alma gücünüz olduğu zaman bunu da yapabilirsiniz. Dost ülkelerle ortaklıklar kurmamız mümkün. Böylece satın alma gücümüzü artırabiliriz. Sektörü ülkelerimizde doğrudan yatırıma cezbedebiliriz. Yatırımların bir kısmını Türkiye'de yaparken, diğer kısmını ise bu dost ülkelerle birlikte gerçekleştirebiliriz. Türkiye, sağlıkta dönüşüm programının ikinci dönemine başlıyor. Bu dönem; verimlilik, etkinlik ve bunun sonunda gerçekleşen kolay erişimin, artık çok kaliteli bir hizmete dönüşmesiyle inşallah gelişecek. İnsanların sağlıklı yaşamasını öne alan bir yaklaşım göstermeliyiz. Sağlık iş birliği yapılacak en mükemmel alanlardan birisidir. Ülkeler arasında bazı anlaşmazlıklar olsa bile sağlık alanında iş birlikleri geliştirmek mümkündür."
Sempozyumda Akdağ'ın yanı sıra Pakistan Pencap Eyaleti Sağlık Bakanı Khawaja Salman Rafique, Bahreyn Sağlık Bakanı Feaqe Saeed Alsaleh, Kırgızistan Sağlık Bakanı Talantbek Batraliev, Madagaskar Sağlık Bakanı Mamy Lalatiana Ahdrıamanarıvo da birer kısa selamla konuşması yaptılar.
Yabancı ülkelerin sağlık bakanları, Türkiye ile şu ana kadar devam eden sağlık alanındaki iş birliğinin daha da üst düzeye taşınması gerektiği yönünde mesajlar verdiler.
Sempozyuma; Kazakistan Cumhuriyeti Sağlık Gelişimi Genel Müdür Yardımcısı Kuzembayev Nurbol Irissmatovich, Azerbaycan Sağlık Bakan Yardımcısı Elsever Agayev, Kosova Sağlık Bakan Yardımcısı Kadir Hüseyin, Suudi Arabistan Krallığı Sağlık Bakan Yardımcısı Fayyad Dandashi, Kamu ve Özel Ortaklığı Derneği Başkanı Prof. Dr. Nihat Tosun ve TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Vural Kavuncu ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Tıp Dünyasının Gözü İstanbul’da: 33 Yıl Sonra Dev Kulak Burun Boğaz Kongresi (IFOS) BaşladıDünyanın en köklü ve prestijli sağlık organizasyonlarından biri olan Uluslararası Kulak Burun Boğaz Dernekleri Federasyonunun (IFOS) Dünya KBB Kongresi, 33 yıl aranın ardından İstanbul’da kapılarını açtı.11 Eylül 2026 Cuma 16:39BASIN HABERLERİ
Bipolar Bozuklukta Tedavi Uyumsuzluğu Alarm Veriyor: Pekin’deki Araştırmada Hastaların %42,7’si İlk Yılda İlacı BıraktıPekin’de 3.034 bipolar bozukluk hastasını kapsayan kapsamlı gerçek yaşam araştırması, kronik ruhsal hastalıklarda tedavi sürekliliğinin en kritik sorunlardan biri olduğunu gözler önüne serdi.11 Eylül 2026 Cuma 16:36BASIN HABERLERİ
"Süper Besin" Hürafesine Son: Karaciğer Sağlığının Anahtarı Tek Yiyecekte Değil, Akdeniz Tipi BeslenmedeKaraciğeri detoks içecekleriyle veya tek bir mucizevi besinle temizleme iddialarının bilimsel temeli olmadığı açıklandı.11 Eylül 2026 Cuma 16:33BASIN HABERLERİ
Donuk Omuz Tedavisinde Doğru Bilinen Yanlışlar: Takviyeler Değil, Doğru Egzersiz ve Bütüncül Tedavi İyileştiriyorOmuzda şiddetli ağrı ve hareket kısıtlılığıyla seyreden donuk omuz (adezif kapsülit) hastalığında vitamin, mineral veya bitkisel takviyelerin iyileştirici etkisine dair güçlü bilimsel kanıt bulunmadığı açıklandı.11 Eylül 2026 Cuma 16:31BASIN HABERLERİ
Ölümcül Astım Atağında Şaşırtıcı Keşif: Bağışıklık İzleri Akciğerle Sınırlı Kalmıyor, Bağırsak Lenflerine Kadar UzanıyorNature Communications dergisinde yayımlanan çığır açıcı bir çalışma, ölümcül astım krizlerinde bağışıklık sistemindeki sapmaların yalnızca akciğerlerle sınırlı kalmadığını ortaya koydu.11 Eylül 2026 Cuma 16:27BASIN HABERLERİ
Afyonkarahisar’da Feci Kaza: 15 Yaşındaki Çocuğun Kopmak Üzere Olan Kolu Konya’da 8 Saatlik Ameliyatla KurtarıldıAfyonkarahisar'da motosiklet kazası geçiren 15 yaşındaki Muhammet Ali Şimşek'in omuz seviyesinden kopmak üzere olan sağ kolu, Konya'da 3 farklı branştan uzman ekibin katıldığı 8 saatlik zorlu bir multidisipliner operasyonla ampute edilmekten kurtarıldı.11 Eylül 2026 Cuma 16:25BASIN HABERLERİ
34 Haftalık Prematüre Bebeğe Mucize Müdahale: Kalbindeki Delik Kasıktan Girilerek KapatıldıManisa'da 34 haftalıkken prematüre doğan ve kalbinde 4 milimetrelik delik tespit edilen Mehmet Fatih bebek, İzmir Şehir Hastanesinde 16 günlükken gerçekleştirilen başarılı anjiyo operasyonuyla sağlığına kavuştu.11 Eylül 2026 Cuma 16:23BASIN HABERLERİ
Kongo’da Ebola Salgını Büyüyor: Doğrulanmış Vaka Sayısı 6 Biti Aştı, Can Kaybı 3 Bin 267’ye UlaştıDünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 10 Eylül 2026 tarihli raporuna göre, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde Bundibugyo virüsünün yol açtığı Ebola salgınında bilanço ağırlaşıyor.11 Eylül 2026 Cuma 16:22BASIN HABERLERİ
Kafein Hücresel 'Yaşlanma Şalterini' Kapatıyor: 500 Milyon Yıllık Genetik Mekanizma Keşfedildiİngiltere’de yürütülen uluslararası bir araştırma, kafeinin hücrelerde enerji dengesini ve DNA onarımını sağlayan 500 milyon yıllık evrimsel bir biyolojik mekanizmayı uyardığını ortaya koydu.11 Eylül 2026 Cuma 16:20BASIN HABERLERİ
Çocuklarda Okul Reddine Dikkat: Arkasında Ayrılık Kaygısı ve Zorbalık Yatıyor OlabilirKTÜ Farabi Hastanesi uzmanlarından Dr. Öğretim Üyesi Volkan Şahin, çocukların okula gitmek istememesinin hafife alınmaması gerektiğini vurguladı.11 Eylül 2026 Cuma 16:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










