SAĞLIK BAKANLIĞI; "BİTKİSEL TEDAVİ YOKTUR!"
"Doktorların 'bitkisel tedavi yoktur söylemleri ve mevzuat yokluğunda derdine çare arayan hastalar ticari tuzaklara düşüyor" dedi.

23 Aralık 2013 Pazartesi 11:13
Sağlık Bakanlığı, fitoterapi, ozonterapi, akupunktur, refleksoloji ve proloterapi gibi tamamlayıcı tıp uygulamaları ile ilgili mevzuat çalışmalarının sürdüğünü ve mevzuatın önümüzdeki yıl çıkacağını açıkladı. Bu alandaki yasal boşluktan yararlanan ve kendilerini "uzman" diye nitelendirenlerin toplum sağlığı ile oynadığını belirten Fitoterapist Dr. Ümit Aktaş, tamamlayıcı tıp mevzuatının bir an önce çıkması gerektiğine söyledi, "mevzuat yokluğunda olan hastalara, yani halka oluyor" dedi.
Türkiye'nin aslında 1993'de imzaladığı anlaşma ile Avrupa Birliği'nin tamamlayıcı tıp mevzuatına uyumlu davranmayı kabul ettiğini, bu taahhüt çerçevesinde, AB'nin ilgili kurumlarına 1993'den itibaren üye olduğunu aktaran Aktaş, "Türkiye, AB'nin fitoterapi (bitkilerle tedavi) konusundaki çalışmaları düzenleyen kuruluşu ESCOP'a (European Scientific Cooperative on Phytotherapy) üyedir ve aidat ödemektedir, yani fitoterapiyi resmi olarak kabul etmiştir" diye konuştu.
HASTALAR YANLIŞ UYGULAMALARDAN NASIL KORUNACAK?
Ancak geçen 20 yıl zarfında konuyla alakalı mevzuatın çıkarılmamış olmasının ciddi bir boşluk yarattığını dile getiren Aktaş, tamamlayıcı tıp mevzuatının olmamasının, devletin bu alanı denetleyememesi ve kontrol edememesi anlamına geldiğini söyledi. "Hangi uygulamayı, hangi yönetmeliğe göre denetleyeceksiniz? Bu uygulamaları yapmak için kimler yetkilidir? Bu alandaki tedaviler hangi standarda göre yapılmalıdır? Doğru ve yanlış uygulamalar birbirinden nasıl ayrılacaktır? Hangi tedavi tamamlayıcı tıp kapsamındadır, hangisi değildir? Hastalar, tamamlayıcı tıp olduğu iddia edilen yanlış uygulamalardan nasıl korunacaktır?" sorularını sıralayan Dr. Aktaş, durumun sakıncalarını ve yarattığı riskleri anlattı:
'VATANDAŞ, SUİİSTİMALCİLERİN KUCAĞINA İTİLİYOR'
"Ülkemizin tamamlayıcı tıp alanında bir mevzuatının olmaması, devletin bu tedavi alanlarını resmen tanımadığı şeklinde bir algı yaratıyor. Bazı doktorlar, bu tedavilerin yanlış olduğunu ve kullanılmadığını iddia ediyor. Oysa tamamlayıcı tıp uygulamaları, tüm dünyada kullanılmakta ve ciddi bilimsel yayınlarla desteklenmektedir. Doktorların tamamlayıcı tıbbı reddeden yaklaşımları, hasta vatandaşı, bu alanı suiistimal eden insanların kucağına itmektedir. Hayatın olağan akışı, boşluğu affetmez, doktorlar talebi karşılayamayınca doğan boşluğu, doktor olmayanlar doldurur. Özellikle günümüz ortodoks tıbbından çare bulamayan kronik ve ölümcül hastalıkları olanlar, doğal olarak tamamlayıcı tıp uygulamalarına yöneliyor. Üstelik tamamlayıcı tıp yöntemleri doğru uygulanırsa, bu hastalıkların pek çoğunun tedavisinde başarılı olmak mümkündür."
'ÇARESİZ HASTA, YANLIŞ UYGULAMALARIN KURBANI OLUYOR'
"Önümüzde kontrolsüz şekilde büyüyen dev bir pazar var" ifadesini kullanan Dr. Aktaş'a göre, çok sayıda hastanın tamamlayıcı tıp ile ilgili talebi var ancak bu talep doktorlar tarafından karşılanmıyor. Çaresiz kalan hastalar da uzman olmayan kişilerin para tuzağına düşüyor: "Hasta doktoruna bu talebini iletince, bir de üzerine azar işitiyor. Bu tedavileri doğru şekilde uygulayacak hekim bulamayan hasta da internetten, medyadan araştırıyor ve doktor olmayan, açgözlü sahtekârların ticari ağlarına düşüyor. Denize düşen yılana sarılır misali aslı astarı olmayan uygulamaları kullanmaya başlıyor."
Ülkemizde tamamlayıcı tıp uygulamalarında sadece akupunkturun mevzuatı var ve tıp fakültelerinde eğitimi veriliyor ancak diğer uygulamaların tıp fakültelerinde eğitimi yok. Aynı zamanda akupunktur uzmanı olan Dr. Aktaş'a göre, mevzuat yokluğunun yarattığı en önemli problemlerden biri de doktorların tamamlayıcı tıp konusunda eğitim alamamaları. Türkiye'de fitoterapi alanında uzmanlık derecesine sahip sadece 6 tıp doktoru bulunduğunu belirten Aktaş, "Bizler de fitoterapi eğitimlerimizi eczacılık fakültelerinde yüksek lisans yaparak aldık" dedi.
ETKİNLİĞİ KANITLANMAMIŞ YÖNTEMLER HAYATİ RİSK TAŞIYOR
Geçtiğimiz günlerde Antalya'da yapılan Sindirim Sistemi konferansına katılan uzmanlar da etkinliği ispat edilmemiş yöntemlerin ve bitkisel ürünlerin, asılsız vaatler ve ticari amaçla satılmasının hayati risk oluşturduğuna ve önemli bir ekonomik kayıp olduğuna vurgu yapmıştı.
'DOKTORLAR YANLIŞ İDDİALARINDAN VAZGEÇMELİ'
Dr. Aktaş da aynı noktayı işaret etti; TV, internet ve dükkânlarda satılan yüzlerce bitkisel ürünün yanlış bilgiler ve boş vaatlerle satıldığına dikkat çekti: "Türkiye'de doktorların, 'bitkisel tedavi diye bir şey yoktur' tezini savunmaları, hastaları bu tarz yanlış ürün satan firmalara ve kişilere itmektedir. Doktorlar, bu yanlış iddialarından vazgeçmelidir. Bitkilerle tedavi diye bir şey vardır, bir bilimdir ve adına fitoterapi denilmektedir. Bu bilim, doktorların işidir, bitkilerle tedaviyi bu alanda eğitim almış doktorlar uygulamalıdır. Eğer bu şekilde uygulanmaz ise hastalar doktor olmayanların elinde kalmaya devam edecek ve zarar katlanarak büyüyecektir. Doktorlar eğitim alıp fitoterapi uygulamadıkça problem kanayan bir yara olmaya devam edecektir. Bu nedenle devletimizin ilgili mevzuatı bir an önce çıkarması ve denetim yapması şarttır."
HANGİ HASTALIKLARDA KULLANILIYOR?
Tamamlayıcı tıp uygulamaları neden önemli ve hangi hastalıklarda, nasıl kullanılıyor? Bu tedavilerin hastaya zarar değil, yarar getirmesi için mutlaka tıp eğitimi almış, bu alanda uzmanlık yapmış doktorlar tarafından uygulanması gerektiğini vurgulayan ve Sağlık Bakanlığı'nın üzerinde çalıştığı mevzuata değinen Dr. Ümit Aktaş, "Dünyadaki uygulamalarda, çok çeşitli tedaviler tamamlayıcı tıp şemsiyesi altında toplanır. Bakanlığımızın açıklamalarına göre, çıkacak olan mevzuatta tamamlayıcı tıp uygulamaları 14 başlık halinde toplanmış durumda. Bu tedavileri tüm hastalıklarda kullanmak mümkün. Örneğin; akupunktur ile bel fıtığı ve migren tedavilerinde başarı oranı son derece yüksektir. Ozonterapi ile diyabet tedavisinde veya diz kireçlenmelerinde başarı sağlandığı gibi, antiaging uygulamaları da yapılabilir. Fitoterapi ile ise kanser tedavisi bile mümkündür. Esas olan, hasta için doğru tedavi yöntemini seçmek ve bunu ehil ellerde yapmaktır" ifadesini kullandı.
Gürültü kirliliği kalp ve damar sağlığını etkiliyorÇağın önemli sorunlarından gürültü kirliliği, kalp ve damar sağlığını da olumsuz etkiliyor. 53 desibelin üstündeki gürültü kalp hastalığı riskini artırıyor, 45 desibelin üstündeki gürültü ise kalp ritmini bozuyor.03 Şubat 2026 Salı 14:19BASIN HABERLERİ
Her öksürükte 'antibiyotiğe sarılmayın' uyarısıUzmanlar, solunum yolu enfeksiyonlarının birçoğunun sebebinin viral enfeksiyonlar olduğunu, viral enfeksiyonlarda da antibiyotiğin yeri bulunmadığını söyledi.03 Şubat 2026 Salı 14:13BASIN HABERLERİ
Dişlerinizin durumu erken ölüm riskinin habercisi olabilirYapılan araştırmalar, kaybedilen diş sayısının beklenenden daha erken ölüm riskine işaret ettiğini gösterirken; yeni bir çalışma, ağızda kalan dişlerin durumunun da hayati önem taşıdığını ortaya koyuyor.03 Şubat 2026 Salı 14:11BASIN HABERLERİ
Türkiye'nin ilk 'Doğum Dostu Ebe Destek Merkezi', Ankara'da açıldıSağlık Bakanlığı tarafından yürütülen Normal Doğum Eylem Planı ve 'Her Gebeye Bir Ebe' yaklaşımı kapsamında, Ankara Etlik Şehir Hastanesi Kadın Doğum Hastanesi bünyesinde Türkiye'nin ilk 'Doğum Dostu Ebe Destek Merkezi' hizmete açıldı.03 Şubat 2026 Salı 14:05BASIN HABERLERİ
En yaygın böbrek taşlarının içinde bakteri bulunduAraştırmacılar, en yaygın böbrek taşı türünün içinde bakteri bulunduğunu ortaya koydu. Bu keşif, böbrek taşı oluşumunda daha önce fark edilmemiş bir biyolojik bileşenin rol oynayabileceğine işaret ediyor.03 Şubat 2026 Salı 14:02BASIN HABERLERİ
Tarama, aşı, erken tanı ve tütünden uzak yaşam kanserden korunmada etkin rol oynuyorTürk Jinekolojik Kanser Vakfı Başkanı Prof. Dr. Polat Dursun, birçok kanser türünde, tarama programlarına katılım, İnsan Papilloma Virüsü (HPV) ile Hepatit B aşılarının yaygınlaştırılmasıyla kanserden korunmanın mümkün olduğunu belirtti.03 Şubat 2026 Salı 12:03BASIN HABERLERİ
Farelerdeki pankreas kanserini tedavi eden araştırmacılara klinik deneyler için en az 30 milyon avro gerekiyor"Üçlü kombinasyon tedavisi"yle farelerdeki pankreas tümörünü yok eden İspanyol araştırmacılar, klinik deneyler için en az 30 milyon avroya ihtiyaç duyulduğunu bildirdi.03 Şubat 2026 Salı 11:56DÜNYADA SAĞLIK
Depremlerde sağlık altyapısı zarar gören Hatay'ın her ilçesine devlet hastanesiDepremlerde 11 devlet hastanesinden 5'i yıkılan Hatay'da, sağlık altyapısının ayağa kaldırılması için 9 yeni hastane yapılarak vatandaşların hizmetine sunuldu.03 Şubat 2026 Salı 11:54BASIN HABERLERİ
Tatvan Devlet Hastanesinde Uyku Laboratuvarı hizmete açıldıBitlis Tatvan Devlet Hastanesinde Uyku Laboratuvarı hizmete açıldı. Laboratuvarda, uyku apnesi, huzursuz bacak sendromu, narkolepsi ve parasomnia gibi uyku bozukluklarının tanı ve tedavisi yapılmaya başlandı.03 Şubat 2026 Salı 11:52BASIN HABERLERİ
AB'den bebek mamalarında toksinin düşürülmesi tavsiyesiAvrupa Birliğinin (AB) gıda güvenliğinden sorumlu kurumu, bebek mamalarında bulunan sereulid toksini için kabul edilebilir eşik değerinin düşürülmesini tavsiye etti.03 Şubat 2026 Salı 11:51DÜNYADA SAĞLIK
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










